izmir escort escort izmir porno porno izle
Allahu Teala'nın merhameti - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Allah Yolunda Yardımlaşma.. #1
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Aralık 2012 , 15:06
Alıntı ile Cevapla
Allah Yolunda Yardımlaşma..



‘Dîni yalan sayanı gördün mü? İşte odur yetimi şiddetle iten. Ve yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen. Veyl o namaz kılanların haline. Ki,onlar namazlarından gafildirler. Ki,onlar gösteriş yaparlar. Ve zekatı da men ederler.’’(1)

Dinin gerçek manada tasdiki,dille söylenen bir laf değildir, bilakis o, kalbte yerleşen bir kuvvettir. Allah’u teâlâ c.c’nın vahiy yoluyla indirdiği hükümlerin tamamına ‘’Din’’adı verilir.

Fıkhî Terim itibariyle din, Kur’an-ı Kerim’de üç şekilde karşımıza çıkmaktadır. a)Muhasebe, ceza, hesap mânâsınadır.(2),
b)Hüküm koyma ve şeriat mânâlarına gelir.(3)
c)Allah’u teala’nın hududları ve hükmü mânâsınadır.(4)

‘’Dîni yalan sayanı gördün mü?’’Cenab-ı Allah’ın vahiy yoluyla indirdiği hükümleri reddeden, hududlarını çiğneyen, İslam şeriatının dışında, gayr-i İslamî nizamları din olarak kabul eden her şahıs, bu Sûre’nin bahsettiği kimseler arasındadırlar.

Allah c.c’ın Âyet’lerine iman etmek, İslam dînine yönelmek, akidedeki inancı sağlam Tevhid dîniyle bütünleştirmek, istenilen budur.

Cenâb-ı ALLAH c.c şöyle buyuruyor.
‘’……Allah:’’Ben dilediğim kimseyi azabıma uğratırım. Fakat Rahmetim her şeyi kuşatmıştır. Rahmetimi, sakınanlara, zekatı verenlere ve Âyet’lerimize iman edenlere yazdım.’’(5)

Allah c.c’ın Rahmetine mazhar olup olunmadığı iyi düşünülmelidir. Mâun Sûresi, namaz kılanları muhatab alarak Veyl ile uyarmaktadır. Kılınan namazın ruhsuz bir namaz olmaması gerektiği hatırlatılmaktadır. Kılınan namazın, tağutları rahatsız etmesi, müşrikleri tedirgin etmesi gerekir ki, gerçek bir namaz olduğu anlaşılabilinsin…

Mâun:Yardımlaşma, zekat verme anlamlarına gelmektedir. Namazı desinler diye veya öylesine kılan bir kimseden, zekat verme veya mustaz’aflarla yardımlaşması beklenemez.

Mü’min kardeşliği yaşamak, din kardeşiyle birlikte gülmek, birlikte ağlamak vardır bu dînin temelinde…Temiz duyguya dayalı kardeşlik duygularını yaşayabilmek ALLAH c.c’a şirksiz iman etmekten, din cennette müjdelenen kullar olmayı arzulamaktan geçiyor.

Cenâb-ı Allah(c.c)’ın emri gereği :
‘’Mü’minler ancak kardeştirler.’’(6) Âyetinin inceliğinde, kardeşliğin iman etmekle elde edileceğini anlıyoruz. Kâmil bir mü’minin sıfatı da, mü’min kardeşlerini düşünme, yardımlaşma duygularını beraberinde getirir. ALLAH Rasulü (s.a.s) bir hadis’lerinde şöyle buyuruyorlar:

‘’Sizden biriniz, kendisi için istediği bir şeyi kardeşi için de istemedikçe kâmil bir mü’min olamaz.’’(7)

Allah teala c.c buyuruyor:
‘’Kendileri şiddetle ihtiyaç içinde olsalar bile, din kardeşlerini nefislerine tercih ederler.’’(8)

İşte örnek bir mü’min ve örnek bir iman tablosu…Kendisinin aşırı derecede ihtiyacı olduğu halde, mü’min kardeşini kendi nefsine tercih etmesi, Din gününe iman etmiş olanlarla yardımlaşması, iyilikte bulunması, fena (yanlış) şeylerden alıkoymasıdır.

‘’İyilik etmek, fenalıktan sakınmak (takva) hususunda birbirinizle yardımlaşın.’’(9)

Ve yine diğer bir Ayet’te şöyle buyruluyor:
‘’Allah YOLUNDA infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle ateşe atmayın, iyilik edin. Şüphesiz ALLAH iyilik edenleri sever.’’(10)

Veyl durumuna düşmekten kaçının,’’kendinizi kendi ellerinizle ateşe atmayın!’’
Bu Ayet ile ilgili olarak Ebu’l A’la el-Mevdudi şunları beyan ediyor:

–‘’Allah YOLUNDA infak etmek, ALLAH tarafından emredilen hayat nizamını kurmak için mâli fedakârlıkta bulunmaktır. Âyet şu anlama gelir: Eğer bencil davranır ve ALLAH YOLUNDA harcamada bulunmazsanız, bu dünyada aşağılık bir hayat sürer ve ahirette de en büyük azaba uğrarsınız. Bunun sonucunda Allah, bu dünyada kâfirleri size hakim kılar ve ahirette de O’nun verdiği serveti yine O’nun YOLUNDA harcamadığınız için sizi cezalandırır.’’(11)

Gerçek tehlike, malların başında durup, onları koruma ve çoğaltmayla uğraşarak, maddi, manevi yardımlaşmayı kesmekle olur.

Rabbimiz buyuruyor:
‘’Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe erişemezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz ALLAH onu bilir.’’(12)

Müslümanın sevdiği şey ilim ise ilmini, evladıysa, malıysa malını, eğer sevdiği hiçbir şeyi yok da bir tek canı varsa canını infak etmek ve iyiliğe erişmek. Rabbi tarafından, ilimle mükafatlandırılan ilim ehlinin, imandan yana yetim, öksüz olanları, İslam’dan yana hidayetten yana yetim olanları kuşatması, ellerinden tutup yardımlaşması ve onlara ilimden infak etmesi gerekmektedir. Zira yıllardır, insanlar ne anadan ne babadan, her şeyden önemli olan İslâm’dan yoksul bırakılmışlardır. İlim öğrenenler de, âdeta ilimden nasibsiz yetimleri itip horlamakta, dinini öğrenmesine yardımcı olmamaktadırlar, Akîdedeki inancını düzelten mü’min, diğer insanları da düzeltmek üzere Allah’ın tekliflerine uygun amellere, hayırlara, yardımlara koşmalı ve ‘’yetimi şiddetle iten’’durumuna düşmekten, ateşten kaçar gibi uzaklaşmalıdır…

Rabbimiz bir ALLAH (c.c), vahyinde şöyle buyuruyor:
‘’…….Aramızdaki beyinsizlerin yaptıklarından ötürü bizi helak eder misin Allah’ım?……’’(13)

Rabbimizin indirdiğiyle yine Rabb’e yöneliyor ve yakarıyoruz:’’Aramızdaki beyinsizlerin, akılsızların, şeytanîlere uyup Allah’ın tekliflerine yüz çevirenlerin, yetimi, yoksulu şiddetle itenlerin, malını, hayatını Rabbinin YOLUNDA feda edemeyenlerin, mâun’u terk ederek Allah’ın dîni en yüce olsun diye çaba sarfetmeyenlerin yaptıklarından ötürü bizi helâk eder misin Allah’ım?’’

Câhiliyyenin, ahtapot gibi tüm dünyayı sardığı imtihan asrında Veyl sıfatına bulaşarak helâk olan ümmetlerden olmamak için yeniden düşünmeli, yeniden büyük çabalar içersine girilmelidir. Yetim yoksul bırakılan ümmeti yetimlikten, itilen kakılan bir toplum olmaktan kurtarana, namazları ruhlu kılınan namazlar olmasını başarana dek, malını ALLAH YOLUNDA cihad eden mücahid ve mücahidelere harcayıncaya dek, bu mücadele devam etmelidir…

Cenab-ı Allah, cümle mü’minleri Rasulullah’ın izince ilerleyen davayı hakim kılma yolunda, hedefine ulaşan takva ehli kullarından eylesin. Amin…Allah yâr ve yardımcımız olsun…

Dipnot:1-Maun,107/1-7

2-Fatiha,1/3
3-Bakara,2/193
4-Nur,24/2,Yusuf Kerimoğlu,Emanet ve Ehliyet,ist.C.1,sh.59-60
5-A’raf,7/156
6-Hucurat,49/10
7-Sahih-i Buhârî,Kitabu’l-iman,,B.6,Hds.6
8-Haşr,59/9
9-Maide,5/2
10- Bakara,2/195
11-Mevdudî,Tefhimu’l Kur’an,çev.Nazife şişman,ist.1986,c.1,sh.125
12-ÂL-i İmran,3/92
13-A’raf,7/155…..’
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

merhamet #2
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
01 Ocak 2013 , 00:17
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
MERHAMET

Acıma, esirgeme, koruma, sevgi gösterme, yardım etme. İnsanı başkalarına iyilik ve yardım etmeye yönlendiren acıma duygusu. Tüm yaratılmışlara sevgi ile yaklaşma, onları kötülüklerden koruma ve kurtarma, zor durumlarında yardım etme, bağışta bulunma, affetme gibi iyi huy ve davranışların başlıca nedenidir. Kaynağı Allah'tır. İnsanlardaki merhamet, Allah'ın rahmet ve merhametinin bir tecellisi, bir yansımasıdır.

Allah'ın en önemli niteliklerinden birisi merhametidir. Bu niteliğini ifade eden Rahman ve Rahim adlarının Kur'an'da Allah ve Rab adlarından sonra en çok anılan adlar olması, Allah'ın merhamet niteliğinin önemini ve sonsuzluğunu gösterir. Allah bu niteliği nedeniyle besleyip büyütür, ödüllendirir, nimetler bağışlar, suçları affeder, peygamberler aracılığı ile insanlara doğru yolu gösterir. Hz. Peygamber (s.a.s)'in gönderilmesi, Kur'an'ın indirilmesi de Allah'ın merhametinin bir sonucudur. O'nun rahmeti herşeyi kuşatmıştır (el-A'raf, 7/156), merhametlilerin en merhametlisidir (el-A'raf, 7/151) ve merhamet edenlerin en hayırlısıdır (el-Mü'min, 23/109).

Hz. Peygamber (s.a.s), Allah'ın merhametinin büyüklüğünü ve insanlardaki merhametin kaynağı olduğunu dile getirdiği bir hadislerinde şöyle buyurur: "Allah merhametini yüz parçaya ayırdı, doksan dokuz parçasını kendi yanında tuttu, bir parçasını yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle yaratıklar birbirine merhamet eder. Hatta yavrulu hayvan, bir tarafını incitir endişesiyle ayağını yavrusundan sakınır" (Buhari, Edeb, 19, Müslim, Tevbe, 17).

Allah'ın merhamet niteliğinin bir sonucu olarak insanlara gönderilen peygamberlerin en önemli özelliklerinden birisi de merhametli olmalarıdır. Kur'an, âlemlere rahmet olarak gönderildiğini (el-Enbiya, 21/107), Allah'ın rahmeti sayesinde insanlara yumuşak davrandığını (Âl-u İmran, 3/159) belirttiği Hz. Peygamber (s.a.s)'in bu özelliğini şöyle açıklar:

"Ey mü'minler! And olsun ki, içinizden size sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, mü'minlere şefkatli ve merhametli bir peygamber gelmiştir" (et-Tevbe, 9/128).

Merhamet mü'minlerin de temel özelliklerindendir. Bu nedenle Kur'an mü'minlerin birbirlerine karşı merhametli olduklarını belirtir (el-Fetih, 48/29). Başka bir yerde de kurtuluşa eren, ahirette kitapları sağ ellerinden verilen mü'minlerin nitelikleri sayılırken "Sonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametli olmayı tavsiye edenlerden olmaktır" (el-Beled, 90/17) buyurulur. Kur'an'ın bu tutumuna uygun olarak Hz. Peygamber (s.a.s) de merhamet konusu üzerinde önemle durmuş, teşvik etmiş, zaman zaman katı ve acımasız davranan insanları uyarmıştır. Sözgelimi bir hadislerinde: "Merhamet etmeyene merhamet edilmez" (Buhari, Edeb, 18) buyurmuştur. Diğer bir hadislerinde de insanın merhametinin Allahın kendisine göstereceği merhametin nedeni olduğunu şöyle belirtir: "İnsanlara merhamet etmeyen kimseye de Allah merhamet etmez" (Müslim, Fezail, 66). "Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekiler (Allah ve melekler) de size merhamet etsin" (Ebu Davud, Edeb, 58; Tirmizi, Birr, 16) hadisi de aynı olguyu farklı biçimde yeniden vurgular.

İslam'ın öngördüğü merhamet tüm yaratıkları içine alacak kadar geniş kapsamlıdır. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, yetimler, kimsesizler, hastalar ve yoksullar başta olmak üzere tüm insanlara merhamet göstermenin yanısıra, diğer tüm canlılara da merhametli davranmak mü'minlerin görevidir. Yüzüne damga vurulmuş bir eşeği görünce "Bu hayvanı dağlayana Allah lanet etsin" (Müslim, Libas, 107) buyuran Hz. Peygamber (s.a.s), bir hadislerinde kötü yola düşmüş bir kadının susuzluktan ölmek üzere bulunan bir köpeğe su verdiği için Allah tarafından bağışlandığını (Buhâri, Şürb, 9, Edeb, 27; Müslim, Selam,153, Cihad, 44), diğer bir hadisinde de kedisini açlıktan ölmeye mahkum eden merhametsiz bir kadının, bu davranışı, nedeniyle cehenneme atılmayı hakettiğini (Buhari, Edeb, 18, 27; Müslim, Fezail, 65) belirterek merhametin insanlârla sınırlı olmadığını dile getirir. Hayvanlara iyi bakılıp beslenmesi (Ebu Davud, İsti'zan, 39), zevk için dövüştürülmemesi (Ebu Davud, Cihad, 51; Tirmizi, Cihad, 30), nişan atılan hedefler yerine konulmaması (Müslim, Sayd, 59), zevk için öldürülmemesi (Nesai, Dahaya 42) yolundaki emirleri de İslam'ın bu konudaki kapsamlı bakışını yeterince ortaya koymaktadır.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Allahu Teala'nın merhameti #3
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
24 Mart 2013 , 23:33
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Allahu Teala'nin merhameti...

Selamun aleykum rahmetullah ve berakatuhu

Altdaki yazi da yuce Rabb'imizin ne kadar merhametli oldugunu bir kere daha farkina varacagiz InsAllah, Rabbim Rahman ve Rahim sifatlariyla bizleri bagislasin. Resulullahin sefaatina nail olan kularindan eylesin ! Amin...

Not yazi : Ebu'l-Leys Semerkandi (Rahmetullahi Aleyh)'in Tebbihül-Gafilin & Bostanül-Arifin adli eserlerinden alinmistir.

Fakih ravileri ile Hz.ömer radiyallahu anh'den söyle anlatiyor

- Hz.ömer radiyallahu anh bir gun aglayarak Resúlullaha sallallahu aleyhi ve sellem'in huzuruna cikti. Resulullah Salallahu aleyhi ve sellem sordu:

- "Ya ömer, neden aglarsin ? "

- Ya Resulullah, kapida bir genc var; oyle agliyorki, cigerimi yakti, deyince.

resulullah sallallahu aleyhi ve sellem soyle buyurdu :

- "Ya ömer onu iceri al; bana getir."

- Ey genc , nicin agliyorsun ?

- Ya Resulallah, gunahlairmin coklugundan agliyorum. Gazapli Cebbar Allah'in bana gazabindan korkuyorum.

Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem ona sordu:

-"Ey genc, Allah'a sirk mi kostun? "

- Hayir , deyince tekrar sordu :

-"Haksiz yere birini mi oldurdun ?"

- Hayir ! deyince Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem soyle buyurdu:

-"Allah gunahlari bagislar, isterse yedi kat gok , yedi kat yer kadar olsun. Isterse koklu daglar misali olsun.

Bunu dinleyen genc soyle konustu:

-Ya Resulullah, benim gunahim yedi kt sema, yedi kat yer ve koklu daglardan da buyuk.

Bundan sonra aralarinda su konusma oldu, Resulullah sordu , o da cevabini verdi:

-"Gunahin kürsi'den de buyuk mu ?

- Evet , gunahim kürsi'den de buyuk.

-"peki gunahin Allah'in affindan da mi buyuk"?

- Suphesiz Allah en buyuktur.

-"O halde yuce olan Allah gunahlari bagislar."

Resulullah Sallallahu aleyhi ve Sellem devam etti:

-"Simdi gunahini bana anlatabilirmisin ?"

O genc soyle dedi:

- Senden utaniyorum , ya Resulallah!..

Bunun uzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, soyle buyurdu:

-"gunahini bana anlatabilirsin."

Bundan sonra genc soyle anlatmaya basladi:

-Ben kefen soyucuyum, yedi yildan beri kabirleri acarim. bir gun Ensar'dan birinin kizi oldu.

Gidip kabrini actim. Kefeni soyup cikardim. Az gittim. Seytan beni aldatti. Donup geldim.

Onunla nefsimi korelttim. Yanindan az ayrildim; o kiz ayaga kalkti bbana soyle dedi :

-Ey Genc, sana yaziklar olsun ! Kiyamet gunu'nun sahibi , Deyyan Olan Allah'tan utanmiyor musun ? ki, o yarin Mahkeme-i ilahisinde haksizliga ugrayan hakkini zalimden alacak. Beni , bu oluler arasinda ciplak biraktin. Allah'in huzurunde kirlettin.

O genc sozunu bitirir bitirmez Resulullah urperdi, ayaga kalkti. bir yandan basini sag sola salliyordu. Bir yandan da soyle buyurdu:

-"Ey fasik, cehenneme oyle laykisin ki ! .. Derhal buradan cik."

O genc cikip gitti ,tam kirk gece Allah'a yalvardi. kirkinci gece basini semaya kaldirdi, soyle yalvardi:

- Ey Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in, Adem'in (aleyyhiselam), Havva'nin (rahmetullahi aleyh) Allah'i.

Eger ben bagislandiysam Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem)'e ve arkadaslarina bildir. Bagislanmadiysam semadan bir ates gonder, beni yaksin. ahiret azabindan beni kurtar.

Bunun uzerine Cebrail Resulullah'a geldi, soyle dedi:

- Ya Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem), selam sana ! Rabbin de sana selam eder...

Bunun uzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem soyle buyurdu:

-"Selam Allah'adir. Selam Allah'indir ve selam O na doner.

Bundn sonra Cebrail, Resulullah'a Allah'in emrini bildirdi:

- Allahu Teala soruyor: Halki senmi yarattin, Ben mi ?

-"Hayir, beni de , cumle halki da Allah yaratti."

- Onlarin rizkini sen mi veriyorsun ?

-"Hayir!, onlarinda , benim de rizkimizi Allah veriyor"

- Onlarin tevbesini Allah mi kabul buyuracak yoksa senmi ?

-"hayrin, benim tevbemi de, onlari tevbesini de Allah kabul buyuracak."

- Allahu Teala emir veriyor: O kulumun tevbesini tam ve halis tevbeden sayacaksin. Ben de onun tevbesini kabul ettim.

Bundan sonra, Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem o genci cagirdi: mujdeledi:

"Allahu Teala, tevbeni kabul buyurdu."

Demmeki kardeslerim Allahu Teala dan umit kesilmez, her zaman tevbe-istigfar edelim

__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)