izmir escort escort izmir porno porno izle
"Allah, Kâmil-i Mutlak olduğundan, lizatihî mahbubdur." cümlesini izah eder misiniz? - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

"Allah, Kâmil-i Mutlak olduğundan, lizatihî mahbubdur." cümlesini izah eder misiniz? #1
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
08 Nisan 2013 , 18:33
Alıntı ile Cevapla
"Allah, Kâmil-i Mutlak olduğundan, lizatihî mahbubdur." cümlesini izah eder misiniz?

Üstad Hazretleri "sebebi muhabbet üçtür" diyor. Bunlar ihsan, cemal ve kemaldir. Yani insan ihsan, cemal ve kemalden dolayı bir şeyi sever ve ona muhabbet besler.

Bir insan bize karşı çok ikram ve lütuflarda bulunsa, biz ona karşı kalben ilgisiz kalamayıp ona muhabbet duyarız. Aynı şekilde, bize sayısız ve sonsuz ikram ve ihsanlarda bulunan Allah’a karşı ilgisiz ve alakasız kalmamız mümkün değildir.

Halbuki kainattaki bütün ihsan ve ikramlar ondan geliyor, insanların ihsan ve ikramları da onun ihsan ve ikramının bir tecellisi basit bir gölgesidir.

Hal böyle iken insanın Allah’a sonsuz bir muhabbet beslemesi gerekirken, insan bu ikram ve ihsanların Allah geldiğini iyi okuyamayıp sebeplere vermesi, muhabbetin yüzünü sebeplere çeviriyor. Mesela anne ve babanın üstünde Allah’ın şefkat elini görmeyen bir yavru, muhabbetini anne ve babasına sarf ediyor Allah’ı aklına getirmiyor.


İşte biz sağlam ve tahkiki bir iman ile kainattaki bütün ikram ve ihsanların Allah’tan geldiğini görebilirsek, o zaman sebeplere dağılmış muhabbetimiz Allah’ta toplanabilir.

İnsan kalbi güzelliklere de ilgisiz kalmaz; bir yerde güzellik gördü mü ona muhabbet beslemeye başlar. Güzellik sadece bir suret ve şekil güzelliği anlamında değildir, ahlak güzelliği, iç güzellik, gibi her şeyin kendine mahsus bir güzelliği vardır.

Kainattaki bütün güzellikler de aynı ihsan ve ikramda olduğu gibi Allah’ın sonsuz güzelliğinden gelen basit ve çok perdelerden geçmiş birer gölgeler hükmündedir.

O zaman güzelliğin gerçek kaynağı olan Allah dururken, onun basit ve çok perdelerden geçmiş güzelliklerini sevmek ve ona ilgi duymak ve asıl kaynağı unutmak akıl karı değildir.


İşte biz yine sağlam ve tahkiki bir iman ile kainattaki bütün cemal ve güzelliklerin Allah’tan geldiğini görebilirsek, o zaman sebeplere dağılmış olan muhabbetimiz Allah’ta toplanabilir.

Kamil-i mutlaklık kusursuzluk ve mükemmellik demektir. İnsanın kalbi, kusursuz ve mükemmel olan bir şeyi dolaysız olarak yani direkt sever ve muhabbet eder.

Kainattaki bütün mükemmellikler, Allah’ın mutlak ve sonsuz mükemmelliğinden süzülüp gelen basit bir tecellidir. Basit bir kemal kalbimizi coşturup sevgi seline çeviriyor ise, kemalin ve mükemmelliğin kaynağı olan Allah kalbimizi parça parça etmesi gerekmez mi? Etmiyor ise, bakışımızda ve imanımızda bir kuvvetsizlik ve arıza var demektir.

İşte yine sağlam ve tahkiki bir iman ile kainattaki bütün kemal ve mükemmelliklerin Allah’tan geldiğini görebilirsek, o zaman sebeplere dağılmış olan muhabbetimiz ve coşkumuz Allah’ta toplanabilir.

“Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizâtihi mahbubdur.” sözünün meali bu şekilde anlaşılabilir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...


« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)