izmir escort escort izmir porno porno izle
Allah'ı (cc) görmek mümkün müdür? - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

ALLAH (c.c.) niçin görünmez??? #1
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
20 Mart 2012 , 01:06
Alıntı ile Cevapla
ALLAH (c.c.) niçin görünmez???



“Süphe yok ki gökLerde ve yerde mü'minler için (Allah'ın varlığına dair) deLiLLer vardır.” (Casiye:3)

Resim...............Ressam
Aslı..................Yaratan


Nasıl bir resim gördüğünüz zaman o resmi yapan bir ressam oldugunu kabul edersek kâinattaki resimlere de bakacak olursak kâinattaki varlıkları da bir yaratanın oldugunu kabul etmemiz gerekir.


Kâinattaki varlıklara (resimlere) bir bakalım:

Dünyamız güneşin etrafında dönmektedir. Eğer dünyamız güneşe biraz daha yakın dönseydi yanacaktı.
Biraz daha uzak dönseydi donacaktı.
Dünyamızı tam dengede döndüren kimdir? Bazen ufacık füzelere ,uçaklara dahi hakim olamazken o akıl almaz hız ve büyüklükteki yüz milyonlarca kütlenin (gezegen,yıldız,nebula... ) en ufak bir hata dahi yapılmadan gezdirilmesine neden olan kimdir?

Parçalanan, yaşlanan, gezegenler, çürüyen bitki hayvan ve insanlar ile her yer (gökyüzü, yeryüzü) çöp pislik olacağına, bir düzen içinde çöpleri temizlik görevlilerine (kara delik, böcek, kurt,solucanlara... ) toplatan kimdir?

Atmosferdeki su, karbondioksit, oksijen ve azotun devredilmesindeki ahengi, nizam ve intizami bildigimiz için, yagmur yerine “kezzap” adını verdigimiz nitrik asitin yağabileceği aklımıza dahi gelmez, degil mi?

Oysa ki, atmosferin % 80'ini teşkil eden azot gazı, yıldırım ve şimşeklerin tesiri altında oksijenle birleşir. Bu oksitlenme sonucunda, nitratların meydana gelmesine yarayan azot oksitleri teşekkül eder. Yani ilmen, havadaki her elektriklenmede, nitrik asit yağmurunun meydana gelmesi için bütün şartlar hazırdır....

Ancak şimşek çaktığında , damla damla merhamet ve rahmet yağar. Ve bize haddimizden fazla değer veren yüce kudrete bütün mahlûkat sükreder.

Üzerimize her an kezzap yagabilmesinin mümkün oldugunu bilen kimya âlimi Prof. Dr. Arthur Macomb bu konuda sunlari söyler:

“Ne zaman şimşek çakıp gök gürlese, semâdan yağmur yerine nitrik asit yağacak diye soluğum kesilir, rengim kaçar, sığınacak bir yer ararım. Çünkü havada nitrik asit teşekkülü için bütün şartlar hazırdır.”

H2 + O = su ( söndürücü )
H (Hidrojen) yanıcı O (Oksijen) yakıcı

Yanıcı ve yakıcı iki madde bir araya gelince yangına neden olacağına tam tersine , söndürücü olmaktadır.Bunu ayarlayan kimdir?



Diş doktoru yıllarca okuyup makineler yardımı ile takma dişler yapmaktadır. Bu dişler kırılsa bize haber veremez.

Fakat binlerce senedir ağzımızdaki dişler çürümeye baıladığı an alarm sistemi (sinir sistemi) ile bize haber vermektedir. Takma dişi doktor yapabiliyorsa çok daha ileri teknolojiye sahip ağzımızdaki dişleri yapan kimdir?

Ağzımızdaki dişlerin sıralanısı: 32122123 = üst çene
32122123 = alt çene

Dişlerimizi böyle simetrik olarak dizen kimdir?



Gazete yaprakları ile aynı kalınlıkta olan ağaç yaprakları fabrika gibidir. Oksijeni alır, karbondioksit verir, içinde damarlar vardır, içinde yeşil renk veren klorofil maddesi vardır .

Yaprağı “ oksijen fabrikası” şeklinde yaratan kimdir?



İnsanlar henüz ot ve suyla çalışan karşılığında süt veren bir fabrika yapamamışlardır. Fakat milyonlarca senedir milyarlarca, çoğalan, yürüyen, büyüyen, duvarlarından (derisinden) faydalanılan, makinelerden (etlerinden) yemek yapılan sadece ot ve su karşılığında bize süt veren fabrikaları yaratan kimdir?

İnsanlar, Cenâb-ı Hakk'ın yarattığı odundan ancak tahta, tahtadan masa ve sandalye gibi seyler yapabilmektedir. O Kadîr-i Mutlak ise odundan meyve yapıyor, yaprak ve çiçek çıkarıyor. Demek ki iş odunda değil, ustadır.
Bir iplik fabrikasi düşünelim; irili, ufaklı, yürüyen, çoğalan, incecik fakat çok sağlam iplikler üreten bir fabrika. Insanlar nokta büyüklügünde böyle fabrikalar yapamamışlardır. Fakat binlerce çeşidiyle milyonlarca, bir yaratıcı tarafından yaratılmıştır ; ipek böceği , örümcek!... O , kimdir?


Yağmur gökyüzünden tane tane yagmaktadır, damlacıklar birleşip sel olarak yağmamaktadır. Buna engel olan kimdir? Her yıl yağan kar tanecikleri milyonlarcasını her seferinde her biri ayri ayri desenlerle gökyüzünden bize yollayan, gökyüzünde birleştirip çığ olarak göndermeyen kimdir?
Uzayın akıl almaz derinlikleri içinde günesimiz gibi 200 milyar günesi ihtiva eden Samanyolu Galaksisi'nde yaşıyoruz. Samanyolu ise, varlığı kanıtlanabilen en az 300 milyar galaksiden sadece bir tanesidir. Bu dev evreni düzen ve uyum içinde yaratan , yaşatan kimdir?



“Dünyada hiçbir delil kalmasa bile, bir mikrobun hayati bana Allah'i ispat etmeye yeter. “ LUIS PASTEAUP

ALLAH (C.C) NİÇİN GÖRÜNMEZ

Eger Allah görünseydi imtihan diye bir şey kalmazdı.

Allah görülmeyecek ki o görülmeyen Allah'ı bulan insan mükâfat ( cennet ) kazanabilsin. Ayrıca daha Allah'ın yarattıklarını görememekteyiz:
Küçük seyleri göremeyiz : Mikrop ,atom , hücre....
Büyük seyleri (-n tamamını ) göremeyiz: dünya, ay, okyanus...vs...

Özelliği görünmez olanları göremeyiz: Rüzgar, ısınlar

(alfa, beta, gama, ultraviyole, kızıl ötesi... ) ses-radyo dalgaları, akıl, üzüntü, sevinç, elektrik...Bizim görme oranımız 1.000.000/3.5'tur. Yani çevremizde var olan 1000.000 varlığın sadece 3,5 unu görebiliyoruz...

O halde bizler daha Allah'in yarattıklarını göremiyoruz.
Görülmeyen seyleri yaratan Allah'i hiç göremeyiz.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

Standart Cennette Aziz Allah’ı Görmek- #2
Üyelik Tarihi: 27 Ağustos 2012
Mesajlar: 5.884
Aldığı Beğeni: 1
Beğendikleri: 0
22 Eylül 2012 , 17:40
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Cennette Aziz Allah’ı Görmek-

-Kalbinizi paslardan yeterince arındırmışsanız bu yazıyı soluk soluğa okuyacaksınız.-

En büyük ihtişam ihtişamların kaynağına kavuşmak; saltanatların sultanıyla buluşmaktır. Devlet başkanıyla buluşmayı düşündünüz mü? Ayrı düştüğünüz ailenize kavuşurken bile içiniz titremez mi? Öyleyse acaba evren saltanatının sultanı Aziz Allah’a ulaştığınız gün ne hissedersiniz?
¨ Allah size ne lütfetti? Bir Aziz Azamet düşünün ki sizi bir damlacıktan derleyip düzenledi. Size yüzünüzle gözünüzle elinizle teninizle can tatlısı bir beden sundu. Sizi en güzel surette yarattı ve size Zat’ından bir ruh sırrını emanet etti. Siz bir hiçtiniz. Evrenin tüm maddi manevi değerlerinden özetlediği insan kimliğini lütfetmek için sizi seçti.
Sizin gibi bir meyve versin diye koskoca evrenin bunca macerasını yarattı. Sırf sizin içten dualarınızı kabul ettiği için en güzel eseri olan cennetini düzenleyip size hazırladı. Sizi bir hayat boyunca nasıl da koruyup gözettiğine bir bakın:
¨ Allah sizi nasıl koruyor? Annenizden bir ucube suretinde değil bir dünya güzeli kimliğinde doğdunuz. İlk şaşkınlığınızı ********n mis kokulu kucağına gönderdiği sonsuz şefkatle giderdi. Sizi en güzel iki çeşmeden çıkardığı bembeyaz sütle besledi.
Bütün duyularınızı açtı da beyniniz üzerinden olup bitenleri kaydettiniz. Evreni ve çevrenizdeki insanları tanıdınız. Okudunuz büyüdünüz yetiştiniz. Genç kız/delikanlı anne/baba ve en sonunda birer bilge dede/nine oldunuz.
¨ Rabbinizi arıyor musunuz? Yaşınız ilerledikçe keşfiniz gelişti. Yerlerin ve göklerin düzenini düşündünüz. Şu yeri ve göğü bir avuç içinden alıp o enginliğe taşıyan kimdir? Şu minicik dünya mücevherini bunca güzel bitkilerle hayvanlarla ve rengârenk güzelliklerle boyayıp duran kimdir? Cansız ateşten ürettiği kara toprakta bir emirle binbir canlı kalbi şekillendiren kimdir? Eserlerini hızlı ustalıklı düzenli ve sakin yaratırken kendisini perde ardına neden gizliyor? Kimdir o Yüceler Yücesi?
Yeryüzünde -inş- imanlı ahlaklı dürüst iyiliksever yaşadınız. Yaşlanıp beden gömleğini çıkarmaya hazırlandınız. İman ve ahlakınız size ahireti sevdirdi ölüm endişenizi giderdi. Siz de herkes gibi dünyadan göçtünüz. Dirilişten hesaptan mizandan geçip müjdelendiğiniz cennete uçtunuz.
¨ Cennet hayatı nasıl geçiyor? Cennetin hayal edemediğiniz ihtişamı çağlayanlar gibi kalbinize çarptı. Parkınızın bahçenizin eşinizin eğlencenizin ihtişamlı uçuşunuzun arasındaki kalbiniz meraktan çatlıyor. Bu güzel lezzet nehirlerinin asıl kaynağını görmek istiyorsunuz. Rabb’iniz gizlice kalbinizi kavuşacağınız güne hazırlıyor. Çünkü:
i) Sonsuz güvende hissediyorsunuz. “Size artık ölüm yok yaşlanma yok kınanma eleştirilme kederlenme yok.” “Tam rahata kavuştunuz.” “Hiçbir derdiniz ve tehlikeniz kalmadı.[1]
ii) İçten şükrün sevincindesiniz. Kalbin huzuru malda makamda şanda şöhrette değil şükürde saklıdır. Mutlu kalp içten şükreden kalptir. Şükürdesiniz çünkü 1) cehennemin korkunç kahrından kurtulmuşsunuz 2) tattıklarınızın parıltılı sevinci yüzünüzün nurunu yükseltiyor.[2]
iii) İlahî rızayı bilmenin güvenindesiniz. Evren saltanatının Sultanı’nın kulluğunuzdan razı olmasının değerini düşünün. Sonsuzluğun Sahibinin sevgisini kazanmak ne büyük zaferdir. Cennetin hiçbir zevki Allah’a dostluğun tadıyla kıyaslanamaz. “Mümin nefis Allah’tan hoşnut olmuş ve Allah’ı hoşnut etmiş olarak cennete girmiştir. Allah müminlerden müminler de Allah’tan razıdır.”[3]
¨ Aziz Allah’ı bizzat görebilecek misiniz? Buyrulur ki “Gözler Allah’ı idrak edemez. Fakat Allah bütün gözleri idrak eder.”[4] Ayetten anlıyoruz ki yaratılmış maddi bir göz Aziz Allah’ı tecellisiz Zat’ıyla göremez. Ancak Allah her müminin gözüne nuruna uygun perdeden tecelli eder.
Allah şöyle buyurur: “Bazı yüzler o gün Rabb’lerine bakarken mutluluktan parlayacaktır.”[5] Hadislere göre cennette Allah -bir tecelliyle- cuma günleri herkese gökteki dolunay kolaylığında görülür. Adn cennetlerindekiler dilediklerinde yüksek dereceli müminler de sıklıkla görürler.[6]
¨ Allah’ı görmek nasıl bir hâldir? Cennetin tüm lezzetleri bir damla gibiyse Allah’ın cemalini görmek bir okyanus gibidir.
Siz dünyadayken gayba kapalı kalp gözünüzün imanı ölçüsünde Allah’ı hissederdiniz. Ezeli azametini yerde gökte ve her mevsimde sezerdiniz. Yağmurun damlalarında göğün gürlemesinde kalbiniz Rabb’inize hayranlığını haykırırdı.
Cennet gözünüzdeki maddi sebepler perdesini kaldırdı. Allah’la aranızda sadece nurdan perdelerin kaldığını görüyorsunuz. Emrettiğinde yer ve gök Allah’ın sözünü söylüyor. Dilediğinizde anında yaratıyor. Derin heyecan hissinde aradaki o nurani perdeleri de aşmak istiyorsunuz.
İşte o günlerden birindesiniz. Muhabbetlerinizle meşgulsünüz. Yapraklar ufkunuzda titriyor. Cennet ikliminin tanımsız müziğine karışmış mis kokulu dalgalarda akıp gidiyorsunuz.
Bir sonsuz nur ansızın tüm zerreleri içten dışa dıştan içe kuşatır. Başka her şey söner durur donar. Ruhunuza bir aşk bir ihtişam açılır. Diliniz tutulur benliğiniz sadece titrer. Yerinizi yönünüzü mesafenizi yitirirsiniz. İşte siz şimdi canların Canı’nın nurların Nur’unun en yüce tecellilerinden birine bakıyorsunuz. Şefkatli Sahibinizi nurunuzun taşıyabileceği yükseklikte bir perdeden görüyorsunuz. Tarifsiz! Açıklanamaz! Söylenemez! Konuşulamaz!
Diliniz kilitli. Gözleriniz başka her şeye kör kulaklarınız başka her şeye sağır. O ışıktan öte hiçbir ışık yok. O güzellikten ötesi olamaz. O sonsuzlukta yok olma iştiyakından başka hiçbir şey yok! O hâlde birazcık daha birazcık daha kalabilmek için yalvarırsınız. O hâlde mum gibi eriyip kaybolmak istersiniz. Lakin tecelli biter ve cennetinize geri dönersiniz.
Öyle bir dönüş ki önceki bütün lezzetlerinizi âdeta sıfırlar. Öyle ki yedi kat içiniz dışınız güzelliklerle örülür. Gittiğiniz her yerdeki taşlar saraylar hizmetçiler ve eşinize kadar herkes hâlinize şaşırır. İmana ahlaka sımsıkı sarılıp Allah’a tertemiz kavuşana müjdeler olsun.


[1] Ramuz el-Ehadis-1 s. 138/13 170/1; (Tirmizi) Büyük Hadis Külliyatı-5 s. 409/10099.
[2] Kur’an: 7/43 35/34 83/24.
[3] Kur’an: 89/27-30 98/8 9/72.
[4] Kur’an: 6/103.
[5] Kur’an: 75/22-23.
[6] Müslim Mesacid 211 İman 296; Ebu Davud Sünnet 20; Buharî Tefsir 55; Müslim Cennet
__________________
Uçmayı öğrenmeden
Göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz.
Standart Allah Her Yerdedir" demek sakincalii #3
Üyelik Tarihi: 27 Ağustos 2012
Mesajlar: 5.884
Aldığı Beğeni: 1
Beğendikleri: 0
22 Eylül 2012 , 17:46
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
"Allah Her Yerdedir" demek sakincalii

Birileri tarafından : (Hasa)

"Allah heryerdedir her yerde hazırdır (vardır)."

"Allah göktedir Arş-ı A'la'dadır arşın üstündedir."


"Allah yalnız bir yerde degil ( pis de olsa) her yerdedir."

"Allah nerede anarsan oradadır sen nerede isen O'da oradadır."

"Allah her yerde vardır. Aynı anda heryerde bulunabilir. O'nun bulunmadıgı hicbir yer yoktur."

"Nasıl ki yag sütün şeker şerbetin her tarafında ve her bir yerinde her zerresi ve her bir molekülünde varsa Allah da kainatin her yerindedir; her bir tarafında vardır." gibi sözler sarfedilmektedir.

Bilinmelidir ki bu tür sözler kitabi degildir. Yani Ehl-i Sünnet alimlerinin kitaplarında bulunmamaktadır.


"Matüridiyye Akaidi'nde ifade edildigi gibi mekan tutan yer işgal eden bir kimsenin aynı anda iki mekanda olması mümkün degildir. Durum böyleyken yer edinmesi imkansız olan yani mekan tutmaktan bir yerde olmaktan münezzeh olan yüce Allah'ın her yerde olması; bütün mekanlarda bulunması mekanları işgal etmesi nasıl mümkün olabilir.


Sayet Allah korusun sen "Allah her yerdedir" dersen bir inançsız dinsiz ve imansız da kalkar; çizmesinin altını veya pislik cukurunu gösterebilir. Yüce Allah ezelde yer ve mekanlar yokken nasıl mekansız olarak var idiyse simdi de ezelde oldugu gibidir. Yersiz ve mekansız olarak vardır.
__________________
Uçmayı öğrenmeden
Göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz.
Allah’ın işitmesi ve görmesi #4
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
04 Mart 2013 , 22:44
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Allah’ın işitmesi ve görmesi

Sual: Kitaplarda, (Allahü teâlâ işitir, görür; ama Onun işitmesi, görmesi bizim gibi vasıtayla, yani göz ve kulakla değildir) diye bildiriliyor. O zaman bunun gibi, (Allah’ın gözü, kulağı vardır; ama bizim gözümüze, kulağımıza benzemez, nasıl olduğu bilinemez) demek de caiz olur mu?
CEVAP
Hayır, kesinlikle caiz olmaz. Bunu söyleyen, Mücessime ve Müşebbihe ismindeki sapık fırkalardır. Bunlar, (Allah cisimdir) diyerek Onu mahlûklara benzetiyorlar. Bunun gibi vehhabiler de, (Allah’ın eli vardır; ama bizim gibi değildir, nasıl olduğu bilinemez) diyorlar.

Hâşâ, gözü, kulağı veya eli vardır demek, yaratılmışlara benzetmek olur. (Nasıl olduğu bilinemez, bilinen şeylere benzemez) dense de, mahluklara benzetilmiş olur; çünkü göz, kulak ve el birer organdır yani maddedir, cisimdir. Allahü teâlâ ise, bunlardan uzaktır. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez.)
[Şura 11]
İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, madde ve cisim değildir. O, bildiğimiz, düşünebileceğimiz şeyler gibi değildir. Nasıl olduğu anlaşılamaz, düşünülemez. Benzeri olamaz. Şu kadar biliriz ki, Allahü teâlâ vardır, bildirdiği sıfatları da vardır; fakat kendisinde, varlığında ve sıfatlarında akla gelen, hayalimize gelen her şeyden münezzehtir, uzaktır. İnsanlar Onu anlayamaz. (2/67)
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Allah'u Tealayı cennette gorme #5
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
24 Mart 2013 , 23:10
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Allah'u Tealayi cennette gorme..

RU'YETU'L-LAH(ALLAHU TEALA'YI CENNETTE GORME)


Mu'minler ahirette;cennette Allahu Teala'yi bas gozleriyle gercek sekilde goreceklerdir. Bu hususta Kur'an-i kerim'den ve hadis-i serif'lerden deliller vardir. Kur'an-i Kerim'de soyle buyurulur:
'Nice yuzler vardirk i, o gun (kiyamette) guzelligi ile parildar.
(O yuzler)Rab'lerine bakarlar.''(Kiyameh:22-23)

Hadis-i Serif'de de soyle buyurulur:
'Sizler kiyamette Rabbinizi, ondordu (bedir)gecesi ay'i gordugunuz gibi gorceksiniz''.(Buhari ve Muslim)

Allahu Teala'nin Musa Aleyhisselam'a hitaben ?'Beni kat'iyyen goremezsin.''(A'raf:143),kavli ise dunyada goremezsin, manasinadir. Ahirette gormenin vukuuna mani degildir. Cunku dunyevi guc ve unsurlarin O'nu gormeye takati olmaz. Nitekim, bu hususta soyle buyurulur: ?'Hic bir goz O'nu dunyada ihata ve idrak edemez'' (En'am:103) Yaniunyada O'nu mevcud maddi goz goremez,demektir. Yahut da: Kafirlerin gozleri goremez, demektir. Cunku, soyle buyurulur:
'Hayir(onlar iman etmezler).Muhakkak ki, onlar, o kiyamet gunu Rab'lerinin rahmetinden men'edilmislerdir.''(Mutaffifin:15)

Mu'minlerin,kiyamette,Allahu Teala'yi goreceklerine iman etmek de, yine bir iman geregidir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Herşeyin üzerinde gözetici ve koruyucudur #6
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
25 Mart 2013 , 00:16
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Herşeyin üzerinde gözetici ve koruyucudur

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

Dedi ki: "Daha önce kardeşi konusunda size güvendiğimden başka (bir şekilde) onun hakkında size güvenir miyim? Allah en hayırlı koruyucudur ve O, esirgeyenlerin esirgeyicisidir." (YUSUF SURESi / 64)

(Oğlu) Dedi ki: "Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur." Dedi ki: "Bugün Allah'ın emrinden, esirgeyen olan (Allah)dan başka bir koruyucu yoktur." Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu. (HUD SURESi / 43)

Oysa onun, kendilerine karşı hiç bir zorlayıcı-gücü yoktu; ancak biz ahirete iman edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırdetmek için (ona bu imkanı verdik). Senin Rabbin, her şeyin üzerinde gözetici-koruyucudur. (SEBE' SURESi / 21)

Kim, güzel bir aracılıkla aracılıkta (şefaatte) bulunursa, ondan kendisine bir hisse vardır; kim kötü bir aracılıkla aracılıkta bulunursa, ondan da kendisine bir pay vardır. Allah her şeyin üzerinde koruyucudur. (NiSA SURESi / 85)

__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

Herşeye şahit olandır #7
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
25 Mart 2013 , 00:28
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Herşeye şahit olandır

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla


Senin içinde olduğun herhangi bir durum, onun hakkında Kur'an'dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir iş yoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, biz sizin üzerinizde şahidler durmuş olmayalım.

Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiç bir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın. (YUNUS SURESi / 61)

De ki: "Benimle aranızda şahid olarak Allah yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir." (iSRA SURESi / 96)

O inkâr edenler şöyle derler: "Sen gönderilmiş (Allah'ın bir elçisi) değilsin." De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter ve yanlarında kitabın ilmi bulunanlar da (bu gerçeği bilir)." (RA'D SURESi / 43)

Biz ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her şeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi? (FUSSiLET SURESi / 53)

__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Allah Cennette görülecektir #8
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Nisan 2013 , 16:29
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Allah Cennette görülecektir

Sual: Cennet nimetleri yalnız bedene mi olacaktır? Müminler ahirette ve Cennette Allahü teâlâyı görecekler mi?

CEVAP

Cennet nimetlerini, lezzetlerini yalnız bedenin lezzeti zannetmek yanlıştır. Dünyada yükselmeye başlayan bir ruh, bedenden ayrılınca, kıyamete kadar, her an yükselmeye devam eder. Cennette beden, sonsuz kalabilecek evsafta dünyadakinden bambaşka özellikte var olacaktır. Yükselmiş olan ruh, bu ceset ile birleşerek kıyamet hayatı başlayacaktır. Cennette, bedenin ve ruhun çok farklı nimetleri, lezzetleri olacaktır. Yüksek olanlar, Cennette de ruhun lezzetlerine önem vereceklerdir. Ruhun lezzeti, bedenin lezzetlerinden çok farklı ve çok fazla olacaktır. Ruhun lezzetlerinin en tatlısı, en yükseği de, Allahü teâlâyı cemal sıfatı ile görmek olacaktır.

Cennet lezzetlerinin tadını alabilmek için, önce acı, sıkıntı çekmek lazım değildir; çünkü Cennetteki bedenin yapısı, dünyadaki gibi değildir. Dünyadaki beden, yok olacak bir halde yaratıldı. Takriben yüz sene dayanacak kadar sağlamdır. Cennetteki beden ise, sonsuz kalacak, hiç yıpranmayacak sağlamlıktadır. Aralarındaki benzerlik, insan ile aynadaki hayali arasındaki benzerlik gibidir. İnsan aklı, kıyametteki varlıkları anlayamaz. Akıl, his organları ile duyulanları ve bunlara benzeyenleri anlayabilir. Cennet nimetlerini, lezzetlerini, dünyadakilere benzetmek, onlar üzerinde mantık, fikir yürütmek insanı, yanlış sonuçlara götürür. Bilinmeyen şeylerin, bilinen şeylere benzetilmesi batıldır.

Allahü teâlâyı, dünyada baş gözü ile görmek caiz ise de, kimse görmemiştir. Peygamber efendimiz Miracda, ahirete giderek görmüştür.

Allahü teâlâ, kıyamette, mahşer yerinde, kâfirlere kahır ve celal ile, yani azap edici olarak; salih müminlere ise, lütuf ve cemal ile yani büyük bir nimet, büyük bir zevk olarak görünecektir. Cennette de, cemal sıfatı ile görünecektir.

Rüyada görmek, dünyada görmek değildir. Peygamber efendimiz, Allahü teâlâyı rüyada gördüğünü Camiussagir’deki hadis-i şerifte bildirmektedir. İslâm âlimlerinden de rüyada görenler olmuştur.

Her zaman görülecek mi?

Sual:
Cennete giren müminler Allahü teâlâyı istedikleri her zaman görebilirler mi?

CEVAP

Tecelli genel ve özel olmak üzere iki kısımdır:
Genel tecelli bir Cuma günü kadar olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ Cennet ehline her Cuma günü tecelli eder.) [Cami-us-sagir]

Özel tecellide Cennettekiler eşit değildir. İlim ve ameldeki olgunluklarına göre görürler. En yüksek derecede olanlar, her zaman müşahede ederler. (Feraid-ül-fevaid)


Cennette görmek ne demek?

Sual:
Abdurrahim Semerkandi, Füsul-i imadi fıkıh kitabında diyor ki: (Bir kimse, Allah’ı Cennette görüyorum derse kâfirdir. Cennetten görüyorum derse kâfir değildir. Zira birincisinde Allah mekâna nispet edilmiştir. (Cennetten görüyorum) sözündeki maksat, (Allah Cennette olacağı için, Onu Cennette görürüm) ise yine kâfirdir.)

Okuduğum diğer kitaplarda ise, (Cennette Allah görülecektir) deniyor. Bu nasıl küfür olur?

CEVAP

Bir kere tercüme Türkçe’ye uygun değil. Cennette veya Cennetten görüyorum denmez. Çünkü henüz Cennete gitmedi ki öyle bir şey desin. Cennette veya Cennetten görülecek der.

Tercüme düzgün değil, maksat açık anlatılamamış. Ahirette, mahşerde Allahü teâlâ görülecektir. Bu demek hâşâ, (Allah ahirettedir, mahşerdedir) demek değildir. Allah Cennette de görülecektir. Cennette müminlere hitap edecektir. Böyle söylemek de hâşâ, (Allah, Cennettedir) anlamında değildir. Allah mekândan münezzehtir. (Allah, Cennettedir, ahirettedir, dünyadadır, kâinattadır, Arştadır) gibi sözlerin hepsi yanlıştır. Cennette mekândan münezzeh olarak görülecektir.

Cennetten görülecek derken, bir yönden görülecek demek de aynı şekilde caiz değildir. O da mekân tayin edilmiş olur. Din kitapları diyor ki:
Allahü teâlâyı müminler Cennette, cihetsiz olarak ve karşısında bulunmayarak ve nasıl olduğu anlaşılmayarak ve ihatasız, yani bir şekilde olmayarak görecektir. Allahü teâlâyı ahirette görmeye inanırız. Nasıl görüleceğini düşünmeyiz. Çünkü, Onu görmeyi akıl anlayamaz. İnanmaktan başka çare yoktur. Felsefecilere ve Mutezile’ye ve Ehl-i sünnetten başka bütün fırkalara yazıklar olsun ki, kör olduklarından, buna inanmaktan mahrum kaldılar. Görmedikleri, bilmedikleri şeyi gördükleri şeylere benzetmeye kalkarak iman şerefine kavuşamadılar. (Mektubat-ı Rabbani 2/67)

Allahü teâlâyı müminler Cennette görecektir. Fakat, nasıl olduğu bilinmeyen bir görmekle göreceklerdir. Nasıl olduğu bilinmeyeni, anlaşılmayanı görmek de, nasıl olduğu anlaşılmayan bir görmek olur. (Mektubat-ı Rabbani 3/17)

Allahü teâlâ, Cennette mümin kullarına (Kullarım, Benden daha ne istersiniz ki vereyim) buyuracak, Cennette, mekândan münezzeh olduğu halde cemalini gösterecektir. (Miftah-ül cenne)

Kıyamette, mahşer yerinde, kâfirlere, kahr ve celal ile; salih müminlere ise, lütuf ve cemal ile görünecektir. Müminler, Cennette, cemal sıfatı ile görecektir. (İtikadname - Mevlana Halid-i Bağdadi)

İnkâr eden mahrum kalır

Sual:
Cennette Allahü teâlânın görüleceğini inkâr eden, bozuk itikadının cezasını Cehennemde çektikten sonra Cennete girse, Allahü teâlâyı göremez mi?

CEVAP

İtikadı bozuk olan bir kimse, imanla ölür de, Cehennemde bozuk itikadının cezasını çektikten sonra Cennete girerse, Allahü teâlâyı görür. Cennet, nimetlerden mahrum olma yeri değildir. Allahü teâlânın Cennette görüleceğini inkâr edenlerin, Nass’ları yani mânâsı açık olan âyet-i kerime ve hadis-i şerifleri inkâr ettikleri için, Cennete hiç giremeyecekleri bildirilmektedir. Kur’an-ı kerimde mealen, (Kıyamette ışıl ışıl parlayan yüzler, [müminler] Rablerine bakacaklardır) buyuruluyor. (Kıyamet 22, 23)

Her âyet-i kerimeyi inkâr küfür olduğu gibi, bu âyet-i kerimeyi de inkâr küfür olur. Peygamber efendimiz, bu âyet-i kerimenin açıklaması olarak Kütüb-i sittenin hepsinde bulunan meşhur ve sahih bir hadis-i şerifte, ayın dolunay olduğu bir zamanda buyuruyor ki:

(Gökteki şu Ay’ı nasıl net görüyorsanız, [Cennette] Rabbinizi, böyle açıkça göreceksiniz.) [Buhari, Müslim, İbni Mace, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, İ. Ahmed, İbni Huzeyme, İbni Hibban]

Bu meşhur hadisi de inkâr, yukarıdaki âyeti inkâr gibidir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Allahü teâlâ akıl ve insaf versin de, Allahü teâlâ Cennette görülemez diyenler, Kur’an-ı kerimde açıkça bildirilmiş olan Nass’lara karşı gelmesinler. Sahih hadisleri inkâr etmesinler. Bunlar gibi, açık bildirilmiş olanlara iman etmek lazımdır. Bunların nasıl olduklarını Allah bilir demeli. Anlamadıkları için, (Aklım ermiyor) demeli. Kendi aklına güvenip, anlamadığına inanmamak, çok yanlıştır. (3/44)

Allahü teâlâyı Cennette görmeye inanmak şerefinden mahrum olanlar, bu saadete kavuşmakla nasıl şereflenebilir? (İnkâr eden, mahrum kalır) buyurulmuştur. Cennette olup da görmemek de uygun değildir, çünkü İslamiyet, (Cennette olanların hepsi görecektir) diyor. Bir kısmı görecek, bir kısmı görmeyecek demiyor. (3/17)

Allahü teâlâyı görmeyi inkâr edenler, açık Nass’ları inkâr ettikleri için, Cennete giremeyeceklerdir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Allah'ı (cc) görmek mümkün müdür? #9
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
21 Nisan 2013 , 02:21
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Allah'ı (cc) görmek mümkün müdür?

Rü'yetullah (Allah'ı görmek) mümkün müdür? Kadın-erkek herkes Allah'ı (cc) görebilecek mi?

Cevap:


Âlimler, Allah’ı (cc) görmenin mümkün olup olmadığı konusunu “ahirette, dünyada ve rüyada Allah’ı (cc) görmek” olmak üzere üç başlıkta incelemiştir:

Allah’ı (cc) ahirette görmek
“Nice yüzler vardır ki, o gün (ahirette) parlaktırlar! Rablerine nazar edicidirler! (Allah’ın cemalini görmeye mazhar olurlar!)” (Kıyame, 22-23)

Hz. Cabir İbn-u Abdillah (ra) anlatıyor:

“Resulullah (asm) buyurdular ki:


Cennet ehli nimetler arasında yaşarken onlar için bir nur parlar. Onlar derhal başlarını kaldırırlar. Rab Teâlâ’yı başlarının üzerinde kendilerine yaklaşmış ve:

“Ey cennet ehli sizlere selam olsun!” dediğini görürler.

Resulullah (asm) devamla dedi ki:


“İşte bu hal Kurân’da zikri geçen ‘Rahmet sahibi Rab’lerinden onlara selam vardır.’ ayetinin haber verdiği durumdur. Rab Teâlâ onlara onlar da Rab Teâlâ’ya bakarlar. O’na baktıkları müddetçe etraflarındaki cennet nimetlerinden iltifat etmezler. Bu hal onların nazarında Rab Teâlâ hicaba bürününceye kadar devam eder. Rab Teâlâ hicaba bürünür, fakat Allah’ın (cc)nuru ve bereketi cennet ehlinin üzerinde ve makamlarında baki kalır.” (Kütüb-i Sitte)

Bu ayet ve hadisten açıkça anlaşıldığı üzere kadın-erkek cennet ehli olan bütün müminler ahirette Allah’ı (cc)görecektir.
Müminlerin ahirette Allah’ı (cc) görmesinin mümkün olacağına apaçık bir diğer delil de; Peygamber Efendimiz’in (asm) Miraç gecesi “ahirette” Allah’ın (cc) rüyetine mazhar olmasıdır.

Âlimlere göre Allah’ın (cc) tecellisi iki şekilde olacaktır. Biri genel tecelli, diğeri özel tecellidir.

“Allahü Teâlâ cennet ehline her cuma günü tecellî eder.” (C. Sağir) Hadis-i şerifine göre; genel tecelli bütün cennet ehline ve bir cuma günü kadardır.

Özel tecelli ise; müminlerin ilim ve ameldeki olgunluklarına göredir. En yüksek derecede olanlar, her zamanAllah’ı (cc)müşahede ederler.

Allah’ı (cc)dünyada görmek

“Hiçbir göz onu (dünyada) ihata ve idrak edemez; fakat o (ilmiyle) bütün gözleri (varlıkları) ihata eder. O bütün incelikleri bilir ve her şeyden haberdardır.” (En'âm, 103)

“Musa tayin ettiğimiz vakitte gelip Rabbi ona hitap buyurunca:
‘Rabbim! Bana (kendini) göster; sana bakayım!’ dedi.
(Rabbi) buyurdu ki: ‘(Sen) beni (bu dünyada) asla göremezsin; fakat dağa bak, şayet o yerinde durabilirse, o halde (sen de) beni görebilirsin!’ derken Rabbi dağa tecelli edince onu paramparça etti; Musa da bayılarak (yere) düştü! Nihayet ayılınca: ‘(Rabbim!) seni her noksanlıktan tenzih ederim! (Bu talebimden dolayı) sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin ilkiyim!’ dedi.” (A'râf, 143)

Bu ayetlerden açıkça anlaşıldığı üzere dünyada Allah’ı (cc) görmek mümkün değildir.

Allah’ı (cc) rüyada görmek

“Rüyanın en hayırlısı, kulun Rabb’ini görmesi veya peygamberini görmesi yahut Müslüman olan anne babasını görmesidir.” (Akâid, Ömer Nesefî)

Bu hadis-i şerife dayanarak ehl-i sünnet âlimlerinden çoğu rüyada Allah’ın (cc) görülebileceğine hükmetmiştir.

İmâm-ı Âzam, İmâm-ı Ahmed Bin Hanbel, Kurra-i Seb’a'dan Hamza ve Muhammed b. Ali Tirmizi gibi bir çok zât rüyalarında Allah’ı (cc) gördüklerini rivayet etmişlerdir.

Ehl-i sünnet âlimlerinin büyüklerinden İmâm Âmidî ve Saadettin Teftazanî; rüyada Allah’ı (cc) görmeye hiçbir engel olmadığını fakat bu görüşün bir çeşit gözlem olup, göz ile değil kalp ile olduğunu belirtmişlerdir.

Rüya tabircilerinin imamı Muhammed İbn-ü Şirin de:


“Rüyada Rabbi'ni gören kimsenin rüyası, onun cennete gireceği şeklinde tabir olunur.” demiştir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)