izmir escort escort izmir porno porno izle
Allah itibarı dindar kimselere verdi. - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Standart Allah itibarı dindar kimselere verdi. #1
Üyelik Tarihi: 25 Temmuz 2015
Mesajlar: 4.373
Aldığı Beğeni: 1
Beğendikleri: 0
06 Ocak 2017 , 13:53
Alıntı ile Cevapla
Allah itibarı dindar kimselere verdi.
Mübarekler buyurdular ki; Hangi dinden olursa olsun, Allah 'celle celalühü' itibarı, dindar kimselere verir. Dindar insanlar her yerde, her zaman muteber insanlardır. Bir gün Paris'te Orion havaalanında, İsviçre'ye gitmek için uçağı bekliyorduk. O sırada akşam vakti de girmişti. Uçağın kalkmasına da biraz vakit vardı. Namazı orada havaalanında kılmaya başladık. Orada, iri bir adam yanıma geldi, gitti. Sonra yine geldi, gitti. Ben eyvah, şimdi bir vursa dedim... Neyse namaz bitti, adam yanımıza geldi. Okuduğum gazeteye baktı. İngilizce olduğunu gördü. Seni tebrik ederim. Şu kadar kalabalık içerisinde bir insan Allah'a ibadet ediyor. O insana içimden saygı duymak geldi. Onun için seni tebrik ederim dedi. Ben de, teşekkür ederim dedim. Sonra, bizim kiliselere gençler gelmiyor. Biz anlatamıyoruz, devlet eğitemiyor dedi. Aynen böyle konuştu. Artık uçağa bineceğiz. Tam kapının önüne gedik, Buyurun geçin, dedim. Bana; olmaz. Bütün uçak bekler, fakat ben bir adım öne atmam! Çünki, ibadeti ben yapmadım, sen yaptın dedi. Sonuçta, Allah itibarı dindar kimselere verdi.

Böbrek ameliyatında her tarafım kordon içindeyken gene namaz kıldık elhamdülillah. Ama ima ile kaldık, teyemmüm ile abdest aldık. Geçen dün doktor geldi, Enver bey hatırlıyor musun, odada şuradan şuraya kadar yürüyemiyordun dedi. İnsan vücudu hasta olunca, hem ibadetleri hem hizmetleri yapamıyor. Ben yapamadım, siz de yapamazsınız. Çünki hastalık.. İnsan vücudu hasta olunca ibadetleri tam yapamıyorsa, insanın kalbi hasta olunca da Allahü tealanın emir ve yasaklarını tam yapamaz. Yapsa da az yapar. Nasıl ki bedenimizi tedavi ettirmek için doktora gidiyorsak, ibadetlere engel olan kalp hastalığını da tedavi etmeliyiz. Kalp hastalığı demek, Allahü tealadan, dinden başka şeylere âşık olmak demektir. İnsan neye âşık olur? İki şeye. Servete ve şöhrete. İkisi de felakettir. Mübarekler buyurdular ki; Allah'tan başka şeylere âşık olmanın, yani kalp hastalığının tedavisi bir tanedir. Sabahlara kadar zikr etse, akşamlara kadar namaz kılsa, her gün oruç tutsa yine kurtulamaz. Çünki, ilacı o değil. Kalbin tedavisi ancak büyüklerin sevgisiyle mümkündür. Bir arkadaşımız; Enver abi, Mübarekler, hep büyükleri sevmekten bahsediyorlar. Bu sevgi nerede başlar, nerede biter. Miktarı ne kadardır diye sordu. Ben de Mübareklere arz ettim. Efendim, bir arkadaşımız sevginin tarifini soruyorlar dedim. Allah Allah, garip bir sual. Kardeşim, sevgi itaattir buyurdular. Ne kadar itaati çoksa sevgisi o kadar fazladır. Mesela, Ebu Bekir 'radıyallahü anh"ın sevgisi en çoktur. Çünki, itaati en çoktur. Herkes cenab-ı Peygamberi 'aleyhissalatü vesselam' inkar ederken, o, tasdik etti. Herkes Mescid-i Aksa'ya ne kadar zamanda gidip gelinir diye sorarken, o; madem ki O söylüyor, doğru söylüyor demek suretiyle tam teslim oldu. Sevgisi de tamdır. Dolayısıyla, kalbin tedavisi ancak büyüklere iman etmekledir, itaat etmekledir.
Enver abiler (rahmetullahi aleyh)


« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)