izmir escort escort izmir porno porno izle
Göz İle İlgili Atasözleri, Deyimler ve Anlamları - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Arrow Göz İle İlgili Atasözleri, Deyimler ve Anlamları #1
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2014
Mesajlar: 15.190
Aldığı Beğeni: 245
Beğendikleri: 194
10 Kasım 2014 , 17:28
Alıntı ile Cevapla
gözaltına almak
güvenlik kuvvetleri birini belli bir süre, belli bir yerde tutmak, nezarete almak.
* gözaltında tutmak
1) güvenlik kuvvetleri birini belli bir süre, belli bir yerde tutmak; 2) gözetlemek.
* gözaydın etmek
güzel bir olay için kutlamak, iyi dileklerde bulunmak: “Bir hafta evimize geldiler, gittiler. Köylerden bizleri tanıyanlar bile geldiler, gözaydın ettiler.” -M. Ş. Esendal.
* gözaydına gelmek
birine kavuştuğu sevindirici bir durum dolayısıyla kutlamaya, iyi dilekte bulunmaya gelmek: “Eve dönünce orasını düğünevi gibi kalabalık buldum. Duyan kadınlar gözaydına gelmişler.” -M. Ş. Esendal.
* gözaydına gitmek
birine kavuştuğu sevindirici bir durum dolayısıyla kutlamaya, iyi dilekte bulunmaya gitmek.
* (birine) gözdağı vermek
sonradan verilecek bir ceza ile korkutmak, yıldırmak, tehdit etmek, caydırmaya çalışmak: “Sarhoş ağabeyi, parası pulu ile gözdağı vermeye kalktı onlara.” -N. Cumalı.
* gözden çıkarmak
bir mal, para, değer yargısı vb. maddi veya manevi varlığın elden çıkarılmasını kabul etmek: “İnsan, emeğini o kadar kolay gözden çıkaramıyor.” -A. Ağaoğlu.
* gözden geçirmek
1) okumak: “O günkü gazeteleri gözden geçirdi.” -F. R. Atay. 2) niteliğini anlamak için bir şeyin her yanına bakmak, incelemek, muayene etmek: “Akşam hazırlanmış sofrayı gözden geçirmek için odasından çıktı.” -A. Kutlu. 3) araç, motor vb.nin çalışıp çalışmadığını incelemek, denemek, denetlemek.
* gözden gönülden çıkarmak
önem vermemek, ilgisini kesmek: “Şimdi, artık gözünden ve gönlünden çıkardığı bu adamın her şeyi onun için müsavi idi.” -R. N. Güntekin.
* gözden (gözünden) düşmek
bir kişi veya şey değerini yitirmek, rağbet görmemek: “Muhtarın oğlu bu hasta köpeklere düşman olduğu günden beri gözümden düştü.” -S. F. Abasıyanık.
* gözden (gözünden) kaçırmak
dalgınlıkla görmemek: “Fikirleri dağınıklıktan kurtarmak için, özüne irca etmek ve onu gözden kaçırmamak lazımdır.” -M. Kaplan.
* gözden (gözünden) kaçmak
görülmemek, farkına varılmamak: “Emeğinin ve cesaretinin gözümden kaçmış bulunmasından hâlâ üzgünlük duyuyorum.” -A. Ağaoğlu.
* gözden (gözünden) sürmeyi çalmak (çekmek)
hırsızlıkta çok becerikli, çok usta olmak.
* gözden ırak tutmak
görmek istememek.
* gözden ırak tutulmak
önem verilmemek, değersiz bulmak: “Bunca yüzyıl gözden ırak tutulan gerçek Türkçeyi ön plana almak gerekiyordu.” -A. Erhat.
* gözden kaybetmek
görünmemek, ortadan çekilip gitmek: “Mektepten sonra birbirimizi gözden kaybetmiştik.” -R. N. Güntekin.
__________________
Kendimi teselli için çok defa şöyle derim;
Pekala, Pekala, ihtiyar gönül!
Başına bir şanssızlık geldi, bunu sanki bir mutlulukmuş gibi al ve tadını çıkar.

Friedrich Nietzsche - ‘’ Böyle Buyurdu Zerdüşt ‘’




« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)