izmir escort escort izmir porno porno izle
Engelli Çocukları Gaz Odasında Öldürüp, Cesetlerini Yakan Ölümcül Nazi Programı: T4 - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Engelli Çocukları Gaz Odasında Öldürüp, Cesetlerini Yakan Ölümcül Nazi Programı: T4 #1
Üyelik Tarihi: 10 Ocak 2015
Nereden: Tel'aran'rhiod
Web Adresi: www.forumdenizi.com
Mesajlar: 11.463
Aldığı Beğeni: 71
Beğendikleri: 86
09 Haziran 2016 , 13:54
Alıntı ile Cevapla
Ötanazi.

Acı çekmeksizin, ağrısız bir ölüm. Ya da hayatından ümit kesilen veya tedavisi imkânsız hastanın, ağrı ve acı duymaksızın öldürülmesi.

Bu tanım, sözlüklerde geçen hali. Fakat Almanya Nazisi için ‘ötenazi’ kavramı, çok başka anlamlara gelen bir ölüm şekli.

Küçücük engelli çocukların, gaz odalarında zehirlenerek öldürülmesi sonra da yakılması anlamına gelen hatta…

T4 programı da, bu sonsuz öldürme eyleminin adı…


T4 Ölüm Programı



T4 programı, üstün Alman ırkının geleceğinin sağlama alınması amacıyla Yahudilerden, çingenelerden ve diğer etnik kökenlilerden ziyade; zihinsel ve fiziksel engelli, yaşlı, kalıtsal hastalığı olan çocuk/yetişkin, kısacası ‘çürük’ olan her insanın yok edilmesi temeline dayalı bir Nazi Almanyası programıdır.

Programın Nazi Almanyası tarafından yürürlüğü sokulma hikayesi de oldukça ilginçtir. 1939’da Gerhard Kretschmar adında fiziksel engelli bir çocuğun doğması ile birlikte çocuğun ebeveynleri, çocuklarının öldürülmesi isteğini Alman hükümetine bir şekilde ulaştırır ve Hitler de bu iş için oldukça tecrübeli doktorlar atar.

Tiergartenstrasse 4 isimli bir evde infaz gerçekleşir ve artık bu bir katletme operasyonun adıdır.


Amaç, Saf Alman Irkı Yaratmak


Program, Almanya ve Almanya’nın işgal ettiği yerlerdeki hastanelerde bulunan engelli insanların, gizli kapaklı bir şekilde öldürülmesi amacına dayanıyordu ve Nazi Almanyası’nın ilk toplu katliam politikasıydı.

Avrupalı Yahudilere soykırım uygulamayı planlayanlar gibi, “ötenazi” programını düzenleyenler de, ırksal olarak saf ve verimli bir toplum hayal etmiş, vizyonlarına uymayanları ortadan kaldırmak için radikal stratejiler benimsemişti.


Ölüm Koğuşları


Alman hükümeti 1939 yılının ortasında, hastanede çalışan personelin, üç yaşından küçük olan veya yeni doğan engelli bebekleri bildirmesi için bir bildiri yayınladı. 1939 yılının sonlarına doğru da, engelli çocuğa sahip olan ebeveynlerin çocuklarını kliniğe bırakmasını teşvik edici yayınlar yaptı.

Fakat işin aslı çok farklıydı. Amaç, çocuklara daha iyi bir bakım ya da iyileştirme çabası değildi. Klinikler, özellikle genç hastalarını ölümcül dozda ilaçla ya da aç bırakarak öldüren tıbbî personelin işe alındığı birer ölüm koğuşuydu.


Program’ın Bir Günü



Çocuklar gruplar halinde bahçeye çıkarıldı. Çocuklardan biri merak içinde bakıcısına doğru koştu: "Nereye gidiyoruz?". "Cennete" diyebildi bakıcı gözündeki yaşları saklayarak.

Bakıcının okuduğu mutlu sonla biten masalları anımsamış olacak ki, gözleri parladı çocuğun. Arkadaşlarına bu haberi vermeliydi; "Cennete gidiyoruz". Sevinerek şarkılar söylemeye başladılar. Otobüslere neşe içinde bindiler.

Hadamar Enstitüsü'ne vardıklarında engelli çocuklar araçlardan indirildi. Girer girmez yetkili birisi "Duşlara" diye bağırdı, "herkes elbiselerini çıkarsın çabuk". "Ellerinizi kaldırın" dedi yine aynı ses. Ne kadar çok kişi sığarsa o kadar çabuk bitecekti...


Gaz Odaları, Ceset Yakmalar



İlk başlarda sadece çocukların öldürülmesine yönelik olan katliamlar, sonlara doğru 17 yaşındaki gençleri de kapsayacak şekilde genişletildi. Hitler, 1939 sonunda programa katılan personeli adlî takibattan koruyan gizli bir yetki belgesi imzaladı. Böylece katliamı yapanları da kendi koruması altına aldı.

Yetişkin ve çocuklardan oluşan kurbanlar, bu merkezlere vardıktan sonra saatler içinde, duş tesisatı olarak kamufle edilmiş gaz odalarında saf karbon monoksit gazı kullanılarak öldürüldü. Programda görev alan kişiler, cesetleri yaktı.

Daha sonra işçiler büyük bir yığından, yakılan kurbanların küllerini alarak hayalî bir ölüm nedeni belgesiyle birlikte akrabalarına göndermek üzere vazolara koydu.


200.000 Kişinin Ölümüne Neden Oldu



Yapılan katliamın medyada ve kamuoyunda yer almasından ötürü Hitler, 1941 yılının ortasında programın durdurulmasını istedi. Fakat tüm bunlara rağmen, ötenazi programı gizli bir şekilde devam etti.

Artık gaz odalarından ziyade zehirli iğne ile öldürmeyi ve aç bırakarak işkence etmeyi yaygınlaştırdı Alman görevliler. Pek çok insan bu yollarla öldürülüyordu.

Cinayetler geriatri hastalarını, bombardıman kurbanlarını ve zorla çalıştırılan yabancıları da kapsayacak şekilde yaygınlaşarak savaşın son gününe dek sürdü. Tarihçiler, “ötenazi” programının, tüm safhalarında 200.000 kişinin hayatına mal olduğunu tahmin etmektedir.

Alıntı:
Onedio.com alıntıdır
__________________
Rorschach a.k.a. Farkedmez

Standart #2
Üyelik Tarihi: 27 Mayıs 2016
Mesajlar: 6.381
Aldığı Beğeni: 176
Beğendikleri: 148
09 Haziran 2016 , 14:07
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Canım acıyarak okudum, böyle bir katliama yorum yapacak gücümün olmadığını düşünüyorum.
Paylaşım için teşekkürler.
__________________
"Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere,
memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet
ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler."

Standart #3
Üyelik Tarihi: 29 Mayıs 2015
Mesajlar: 4.765
Aldığı Beğeni: 81
Beğendikleri: 39
09 Haziran 2016 , 15:01
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
ehehe bunlar bide bizim için soykırımı onaylamışlardı dimi federal meclisde bu bilgileri derleyip toplayıp rulo haline getirip bi taraflarına sokmak gerek bu almanların.

belki o zaman anlarlar aslında kimin gerçekten soykırım yaptığını.
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)