izmir escort escort izmir porno porno izle
Minos Uygarlığı - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Like Tree2Beğeni
  • 1 Post By Tupac
  • 1 Post By Painfully

Standart Minos Uygarlığı #1
Üyelik Tarihi: 23 Mart 2019
Nereden: Yalnızlık.
Web Adresi: Forumtutkusu.com
Mesajlar: 1.861
Aldığı Beğeni: 449
Beğendikleri: 407
10 Nisan 2019 , 15:30
Alıntı ile Cevapla
Minos Uygarlığı

Minos Uygarlığı
Batı, Rönesans ile birlikte Yunan düşüncesini keşfettikten ardından Yunan uygarlığı üstüne çoğu incelemeler yapılmış, 19.
Yüzyıldan ardından da planlı kazılara başlanmıştı.
Ancak Girit ve etrafı 19.
Yüzyılın bitimine kadar suistimal edilmişti.
Burada incelemeler yapmış ilk ad, meşhur Heinrich Schiliemann idi.
Efsanelerden yola çıkan Schiliemann, Girit’te hafriyat yerleri belirlemiş ama bu çalışmalar Schiliemann’ın ölümü hasebiyle gerçekleşmemişti.
Girit’te ilk kazıları yapmış en ehemmiyetli şahıs Sir Arthur Evans’dır.
İlk yazı örnekleri üstüne incelemeler yapmış Evans, Girit’e geldikten sona buradan ayrılamamış ve ilk kazıları başlatmıştır.
Knossos’da kazılara başlayan Evans buradaki kalıntıların yanında çoğu da yazılı kapsül bulmuştur.
Ünlü sarayı da bulan Evans, ardından adanın çoğu yerinde kazılar yapmıştır.
Evans dışında çoğu arkeoloji kümeleri de 20.
yüzyıl içerisinde Girit’te kazılar yapan ve çoğu buluntuyu gün ışığına çıkarmışlardır.
Neolitik devre (MÖ 6000 - 2600)
Girit, Paleolitik devre süresince iskan edilmemiş gibi gözükmektedir.
Paleolitik devreye ilişkin hiçbir arkeolojik buluntuya rastlanmaması ve adanın neolitik kültürüne ilişkin keramiklerin, Anadolu'da üretilenlerle bariz benzerlik göstermesi hasebiyle adaya ilk yerleşenlerin Anadolu’dan geldikleri ve adada Neolitik devresinin bu yolla başladığı kabul edilmektedir.
Bu dönemde evlerin inşaatı ve alet tüketimi ilerlemiş ve ilk ana tanrıça idolleri meydana çıkmıştır.
Ayrıca bu dönemde Girit etrafındaki adalarla, Anadolu, Yunanistan, Mezopotamya ve Mısır ile ticari ilişkiler içerisine de girmeye başlamıştır.
Eski Minos Devresi (MÖ 2600 - 2100)
Bu devre bu arada adada ilk metalin kullanıldığı zamanlardır.
Evans’a göre adada ilk metal tüketimi buraya kaçan Mısır’lılar doğrulusunda başlatılmıştır.
Ancak bu görüş zaman içinde terk edilmiş ve adadaki metal tüketimine geçişte kaynağın Anadolu bulunduğu anlaşılmıştır.
Böylece adanın doğu kısmının de uygarlaşmada Anadolu ile tek köprü teşkil ettiği görülmüştür.
Bu dönemde Girit etrafındaki adalarla da ticaret ilişkilerini geliştirmiştir.
Bu da büyük oranda Girit’in denizcilikte, bölgedeki başka uygarlıklara göre ileri olduğundan kaynaklanmıştır.
Bu devresinin bitimine doğru Knossos ehemmiyet kazanmaya başlamıştır.
Orta Minos Devresi (MÖ ~ 1600 - 1400)
Bu dönemde Girit Uygarlığında süratli tek gelişme kaydedilmiştir.
Bu devresinin en ehemmiyetli özelliği Anadolu ile olan ilişkilerin zayıflaması, buna mukabil Mısır ile olan ilişkilerin kuvvetlenmesidir.
Buna bağlı olarak Girit’in Doğusu zaman içinde ehemmiyetini yitirmiş ve orta kısımlar kuvvetlenmeye başlamıştır.
Girit Kronolojisinde bu devre sarayların yapımına göre Külüstür ve Yeni Saraylar Devirleri olmak suretiyle ikiye ayrılır.
Eski Saraylar Devri MÖ 2000 ile 1700 seneleri arasına tarihlenir.
Bu dönemde Girit yüzünü Ege adaları ve Mısır’a çevirmiş ve buralarda kesif ekonomik ilişkilere girmiştir.
Öte yandan Anadolu ile olan ilişkiler zayıf düşmeye başlamıştır.
Ekonominin ağırlığının doğudan orta bölgelere kayması da bu dönemde hızlanmıştır.
MÖ 2000 seneninde adanın Doğu ilçesinde, Mallia’da inşa edilen tek sarayın 1900’de ardından kullanılmamaya başlanması bu kazanın ekonomik gerileyişi ile ilgili da ipuçları vermektedir.
Eski Saraylar devrinde Orta Girit’te tespit edilen iki kent ön tasarıya çıkmıştır.
Bunlardan birincisi Ege adaları ile ticareti ilerleten Knossos diğeri de Mısır ile ticareti ilerleten Paestos’dur.
Bu illerdeki ekonomik zenginlik kalıntıları gün ışığına çıkartılan saraylarla da meydana konmuştur.
Her iki kent arasında bazı zamanlar çekişmeler olsa da Knossos üstünlüğünü meydana koymuştur.
Bu devresinin nihayetinde bölgedeki binalarda tek felaket göze çarpmaktadır.
Bu yıkımın kaynağı devasa tek ihtimalle adaya dışarıdan gelen istilacılar olmakla beraber henüz araştırılmaktadır.
Yeni Saraylar devrinde ise, Girit uygarlığı adeta hiçbir kesintiye uğramamış gibi devam etmektedir.
Knossos’da, Phaestos’da ve Mallia’da yeni saraylar inşa edilmiş, eskileri de onarılmıştır.
Bu dönemde Girit şehirleri arasında rekabet devam etmiş de olsa Knossos her bakımdan üstünlüğünü meydana koymuştur.
Yakın Minos Devresi (MÖ ~ 1600 - 1100)
Bu devre Knossos Krallığının egemen bulunduğu dönemdir.
Evans bu devre uygarlığını, efsanevi kral Minos’dan dolayı, Minos uygarlığı diye adlandırmayı makul bulmuştur.
Bu dönemde Knossos’da Minos diye tek kralın bulunduğuna değin tarihi belgeler yoktur, fakat MÖ 1700-1400 seneleri arasında karar süren tek hanedanın krallarının Minos veyahut buna benzer tek adla adlandırıldığı tahmin edilmektedir.
Bu dönemde Girit’in devasa tek deniz üstünlüğüne mevcut bilinmektedir.
Thukydides bu hususta şu şekilde yazmaktadır: “ Geleneğe göre tek donanmaya öncelikle Minos sahip oldu ; bu gün Yunan Denizi ismini sunduğumuz şeyin devasa tek bölümüne gücünü kabul ettirdi ; Kyklades adalarına boyun eğdirdi ve Karia’lıları kovduğu bu adalarda öncelikle sömürgeler kurdu; adalara vali olarak öz erkek çocuklarını yerleştirmişti ; ayrı olarak vergilerin toplanmasını henüz basitçe sağlamak emeliyle korsanlığı elinden geldiğince ortadan kaldırdı.”
Knossos ayrı olarak, bu dönemde başka Ege adalarına hükmetmeye başlayarak ve gücünü Yunanistan’a , anakaraya kadar genişletmiştir.
Mısır’da, 18.
sülale de Keftiu ülkesine başka bir deyişle Girit’e armağanlar iletmistir.
Ancak Girit uygarlığının sonu MÖ 1400 senesine doğru tek yıkımla gelmiştir.Bu devre saraylarında, yapılarında tek yangın izine rastlanmaktadır.
Yıkımın sebebi tam anlamıyla bilinmemekle beraber dışarıdan gelen tek istila veyahut içeriden tek ayaklanma olasılıkları tartışılmaktadır.
Bu yıkımdan ardından ise gelen Akha istilaları adayı Helenleştirmiş fakat uzun seneler süresince külüstür kültürü ve dili koruyanlar meydana gelmiştir.
Daha sonraları Miken egemenliğine giren Girit MÖ 1100 senelerinde da Dor hakimiyeti altına girmiştir.
Bu dönemde tek kere henüz yakıp yıkılan Girit bundan sonra tek Yunan kenti olarak külüstür, görkemini kaybetmiştir.
Klasik Yunan Mitolojisinde Girit konusunda hatıralar konumunu mitoslara bırakmış ve burası konusunda farklı mitler oluşmuştur.
Bunlardan en ehemmiyetlisi Minos konusunda olan mitlerdir.
Minos isiminin belirlenmiş yaşamış tek krala mı ilişkin bulunduğu yok ise Midas, Cæsar gibi yaşamış şahıslardan alınan tek unvan mı bulunduğu tartışmalıdır.
Ancak mitolojik öykülerde Girit dönemini anlatmak için kullanılmaktadır.
Mitolojide de Minos boğa kültünden ayrıca geçmez.
Mitolojiye göre Minos Zeus ile Europe’nin üç çocuğundan bir tanesidir.
Minos efsanesini Azra Erhat şu şekilde anlatır: “ Minos Girit tahtına çıkmak isteyince üç kardeş arasında dövüş kopmuş, fakat Minos tanrıların kendisinden yana olduklarını ileri sürmüş, bunu ispatlamak emeliyle de Poseidon tanrıdan tek istek dilemiş, denizden tek boğa çıkarmasını istemiş ve bu boğayı da yine tanrıya kurban etmeye soz vermiş.
Dilediği gibi olmuş, denizden köpükler gibi ak tek boğa çıkagelmiş.
Minos boğayı almış, tahta oturmuş fakat hayvanı tanrıya kurban etmeyi unutmuş.
Güzelim ak boğayı sürülerinin arasına damızlık olarak göndermiş.
Bu vaziyete defa kızan deniz ilâh, ak boğayı Minos’un başına bela etmiş; tek efsaneye göre de hayvan kudurmuş , ortalığı kasıp kavurduğu tek sırada Herakles’in elinden öldürülmüş, fakat iş bununla da kalmamış, kralın karısı Pasiphae bu boğaya doğadışı tek aşkla tutulmuş ve onunla birleşmiş.
Kral Minos güneş ilâh Helios’un kızlarından Pasiphae ile evlenmişti.
Bir vakitler Europe gibi boğaya vurulan Pasiphae ak boğayla birleşebilmek için Daidalos’a tek inek heykeli yaptırır, içerisine girer ve hamile kalarak Minotauros’u doğurur.
Ondan ardından da doğurur.
Ondan ardından da Girit sarayının hayatı karmakarışık gerçekleşir.
Helios döllerinin hepsi gibi Pasiphae de büyücüdür, seviştiği boğayı öldürttü diye Minos’u büyüler, yatağından yılanlar, çıyanlar, akrepler çıkmasını sağlar.
Bunlar işi çapkınlığa vuran Minos’un yatağına giren her kadını sokup öldürmekteymişler.“
Minos ile ilgili anlatılagelen bu efsaneler de Minos’un Yunan mitolojisinde Midas’a benzer tek yer aldığını göstermiştir.
Bu efsanede boğa kültünün ehemmiyeti de ilgi çekmektedir.
Burada Minos’un boğayı kurban etmemesi ve ardından da bu boğayı öldürmesi neticesi tek tür lanetlenme ile karşı karşıya kalması anlatılmaktadır.
Başka tek efsaneye göre de bu yılanların,çıyanların ve kreplerin Minos’un sperminden çıkması , Girit krallık soyuna karşı da tek reaksiyon olduğunu göstermiştir.
Pasiphae’nin, Helios soyundan olması ve büyücü olması boğa ile ilintili ay kültü ile güneş kültü arasındaki tek karşıtlığı yansıtmaktadır.
Bütün bunların dışında Minos, Yunanlılara göre halkının üstünde adaletli ve düzgün tek şeklinde karar sürmüş tek hükümdardır.
Minos’un hükümdarlığı da, doğu kültürlerinde bulunduğu gibi tanrısaldır.
Minos da yasaları Zeus’un iradesi ile gerçekleştirmektedir.
Bunu ispatlamak için de her dokuz senede tek İda mağarasına gitmektedir ve burada tanrısal ilhamı da alabilmektedir.
Minos’un mitolojide çoğu yere gitmiş olması da Girit kolonilerinin buralara uzandığını göstermiştir.
Minos konusunda en meşhur efsanelerden bir tanesi de yukarıda kısaca sözü geride bıraktığımız Minotauros efsanesidir.
Azra Erhat , Mitoloji Sözlüğü’nde Minotauros’u şu şekilde anlatır: “ Ismi Minos’un boğası mananına gelen Minotauros insan bedenli boğa başlı tek canavarmış.
Tanrı Poseidon’un kral Minos’a gönderdiği tek boğa ile Minos’un karısı Pasiphae’den doğmaymış.
Minos bu korkunç yaratığı gizlemek için mimarı Daidalos’a Labyrinthos sarayını yaptırmış.
Theseus Minos’un kızı Ariadne’nin yardımı ile Minotauros’u öldürmüş.
Minotauros Girit sarayında derince izler bırakmış olan Girit’e has tek boğa kültünün sembolü olsa lüzum.
“
Aslında bu efsane oldukça önemli ipuçları da vermektedir.
Minotauros yanlızca Minos’un boğası mananına gelmemekle beraber tek bileşik ad olarak Boğa Minos mananına da gelmektedir.
Eğer Minos’u tek unvan olarak düşünecek olursak Boğa Kral gibi tek mana kazanabilir.
Bu ise henüz külüstür dönemlerden kalan tek unvanı veyahut tek mabette duran tek Boğa-tanrı heykeli ile temaslı tek kültü düşündürtmektedir.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”

Konu Dem tarafından (14 Nisan 2019 Saat 12:29 ) değiştirilmiştir.

Standart #2
Üyelik Tarihi: 17 Eylül 2016
Nereden: Ankara
Mesajlar: 1.963
Aldığı Beğeni: 781
Beğendikleri: 967
10 Nisan 2019 , 15:35
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Minnoş diye okudum (:
Painfully Bunu Beğendi.
__________________
Ve bir gün tanrı olsanız da karşınızda eğilmem!
Standart #3
Üyelik Tarihi: 23 Mart 2019
Nereden: Yalnızlık.
Web Adresi: Forumtutkusu.com
Mesajlar: 1.861
Aldığı Beğeni: 449
Beğendikleri: 407
10 Nisan 2019 , 15:46
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Alıntı: Tupac Nickli Üyeden Alıntı
Minnoş diye okudum (:
Minnoş da olur ;d
Tupac Bunu Beğendi.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”

« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)