izmir escort escort izmir porno porno izle
Paganizm Nedir? - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Like Tree1Beğeni
  • 1 Post By Mylife

Standart Paganizm Nedir? #1
Üyelik Tarihi: 25 Mart 2019
Nereden: Alanya / Antalya
Web Adresi: https://localhost/
Mesajlar: 458
Aldığı Beğeni: 278
Beğendikleri: 237
10 Ağustos 2019 , 22:01
Alıntı ile Cevapla
Paganizm sözcüğü Latince 'paganus' sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcüğün anlamı köye ait, köylü demektir. Ancak zaman içinde, Roma Imparatorluğu nun Hıristiyanlığı kabulü ile Hıristiyanlık şehirlerde daha çabuk yayılmış ve eski din köylerde yaşamaya devam etmiştir. İşte eski dini devam ettiren köylüler bu sözcük ile tanımlanmış ve paganus ''eski dini sürdüren'' anlamında kullanılmıştır.

Paganus sözcüğünün de kökenine bakarsak, Hint Avrupa kökü olarak pag- kökünü görürüz ki bu da 'yerine bağlı' anlamına gelmektedir. Etimoloji de paganın toprağına bağlılığını göstermektedir. Zamanla pagan sözcüğü, Hıristiyanlık dışı çok tanrılı dinleri tanımlamak için de kullanılmıştır. Özellikle eski inançları anlatırken, -Kelt, Germen vs- pagan sözcüğü kullanılmıştır. Bu bağlamda tarih içinde bu terim, Hıristiyanlar tarafından daha çok aşağılamak amacı ile de kullanılmıştır.


Pagan sözcüğü ortaçağ boyunca dinsizleri ve Müslümanları ifade etmek için kullanılmış olsa da, Rönesans tan sonra, Antik düşünceyi ifade etmek için kullanılmıştır. Daha sonra da tektanncı dinler öncesi dinleri ifade etmek için kullanılan pagan sözcüğünün içeriğinin günümüzde de tam anlaşıldığını söylemek zordur.
Öte yandan paganizm '' modern yaşama uyumlu olma'' kaygısı gütmez. İleride de ayrıntıları ile göreceğimiz gibi ''modern yaşam'' küresel kapitalizmin dayattığı bazı tüketim kalıplarından oluşmaktadır ve bu bağlamda Dünya yı tüketen bir tarzdır. Bir paganın bununla uyumlanması kesinlikle beklenemez. Pagan Dünya’nın tükenmesine karşı koyan kişi de olmak zorundadır.

Shanddaramon (2006) paganizmi tanımlarken, paganizmin üç temel direği olduğunu söyler ve bunları şöyle tanımlar:
Her şey kutsaldır ve bizde, etrafimızda tanrısallık her yerde bulunur. Yaşamımızı ve ruhsal yolumuzu seçmekte özgürüzdür ve bunun sonucunda yaptığımız seçimlerden sorumlu oluruz. Evrenin doğal döngülerini kutsar ve kutlarız.

Bu tanım eksik olmakla birlikte, paganizmin temellerini de ortaya koymaktadır.
Çok popüler bir paganizm kitabında (Higginbotham, 2002) yazdığı gibi paganizmi hem bir din hem de bir ruhsallık biçimi olarak kabul etmek de doğru değildir. Birçok kere belirteceğimiz gibi, paganizm “religio” anlamında bir din değildir. Bu düşünce ortaya çıkmadan önce var olmuş bir Doğa-insan iletişimine dayanan bir pratik olarak, yukarıda da belirttiğimiz gibi, ruhsallık ile de alakalı olmamıştır. Bu tür düşünceler, günümüzde ortaya çıkan anakronik tanımlamalardır.

Burada ifade edilmesi gereken önemli bir husus da paganizmin kendi içinde ''dogma''ları olmadığı , birçok kavramın sembolik olduğu ve defalarca ifade edeceğimiz gibi pagan izmin bir “din” olmadığıdır.

O halde paganizm, önceleri Hıristiyanlık öncesi dinleri tanımlamakta kullanılmakta iken, günümüzde, çok geniş anlamda, bildiğimiz tektanrıcı dinlerin dışında kalan, ancak evrensel kutsal bir gücü kabul eden, doğa tabanlı eski inançları anlamak için kullanılmaktadır.

Günümüzde yaşayan paganizm ise sözü geçen eski temellerini koruyan, Dünya nın tükenmesine karşı bir duruş gösterebilen ve kutsallığı yeniden tesis etmeyi amaçlamış bir yaşam biçimidir. Öyleyse paganizm bir bakıma yeniden Doğa ile barışmak, onunla bir bütün olmak ve uyumlanmak için yapabileceğimiz kişisel ve toplumsal eylemleri de kapsamaktadır.


Burada ''Doğa tabanlı'' sözcüğünü biraz daha açmak gerekmektedir.

Paganizmin Doğa tabanlı olması iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Öncelikle ilk insanların var olması için yaşamları tamamen Doğa ya bağlı idi ve Doğa nın her türlü olaydan bağımsız değildi. Bu nedenle ilk insanların Doğa’daki her unsura bir “kutsal”lık atfettikleri ve bunlar ile uyum içinde yaşamaya çalıştıklarını bilmekteyiz. Ancak insanlar ''teknolojik'' buluşlarla Doğa ile daha da uyumlu yaşayacakları yerde dilimizde yanlış olarak yerleşen bir düşünce kalıbı ile ''Doğa yı yenmek'' için çalışmışlar ve kendilerini Doğa’ dan ayırarak, Doğa yı ve geniş anlamı ile Dünya yı tüketen bir yaşam biçimi geliştirmişlerdir. Oysa paganizm her zaman Doğa ile ''savaşmayı'' değil uyumlanmayı öngörmüştür.

O zaman paganizmin Doğa ile uyumlanmasının temelinde Doğa nın, daha geniş bir deyişle, etrafımızda gördüğümüz her şeyin ''kutsal'' olduğuna ve bu kutsallıkta ''tanrısallığın'' tezahürü olduğuna inanç vardır; bu aynı zamanda bu kutsallığı taşıyan insanın evrensel kutsallıkla uyumlaşması demektir.

Pagan, Doğa ile uyumlanarak ulaştığı bu kutsallığı ya da Evren in Yaratıcı Gücü nü çeşitli sembollerle ifade eder. Tanrılar ve Tanrıçalar bu gücün farklı yönlerinin sembolleridir.
Doğa ile uyumlaşmanın bir başka görüntüsü de Doğa nın zamansal döngülerine uyum sağlamaktır. Bilindiği gibi Dünya mızın yörünge düzlemi ile ekvator düzlemi arasında 23°27 açı olması mevsimlerin var olmasına neden olmaktadır. Bu da gece-gündüz döngüsünden sonra Dünya’nın en önemli döngüsünü oluşturmaktadır. Kuzey Yarımküre de, Avrupa ve Akdeniz havzasında yaşayan paganlar da bu döngüden etkilenmektedir. Bu döngülerin en önemli günleri olan Yaz Gün Dönümü 21 Haziran, Kış Gün Dönümü 21 Aralık ve Ekinokslar olan 23 Eylül ve 21 Mart da önemli günler arasında yer alacaktır.

Paganizm, Doğa ile olan bu bağlantısını ilk insan topluluklarıyla beraber kurmuştur. MÖ 100.000 civarında ölüsünü gömebilen Neanderthal insanı Doğa ile insan arasındaki ilişkiyi keşfetmişti. Bu bağlamda paganizmin tarihi tam olarak insanlık tarihi kadar eskidir.

Uygarlık dediğimiz, kültür kalıplarını ve bilgileri depolamayan erken dönem insan toplulukları, tarihinin ilk devirlerinde Doğa ile olan ilişkileri çok daha özgür olarak keşfetmiş ve günümüze kadar gelecek olan paganizmin temellerini atmıştı. İlk insanın Doğa yı kutsallaştırması da bugünkü paganizmin içinde özgün hali ile vardır.

Öte yandan, çok doğru bir ayırım olmamakla birlikte, birçok araştırmacı pagan düşüncesinin evrimini üç bölümde incelemektedir.
Paleo-Paganizm: Eski toplumların inançları. Tek tanrılı dinler öncesi, paleolitik toplumlardan Roma’ya kadar yaşayan, diğer toplumlarda daha da süren çok tanrılı ve Doğa temelli inançlar. Çok tanrılı dinlerin gelmesi ile ya da Medeniyetin( ! ) yayılması ile yok olduğu öne sürülen bu inançlar aslında hem günümüzde yaşamakta hem de günümüz pagan inançlarına temel teşkil etmektedirler.

Mezo-Paganizm: Bu daha çok Rönesans’tan On dokuzuncu yüzyıla kadar, eski inançların yeniden canlandırılmasına dayanır. Ancak bazı araştırmacılar bazı ezoterik hareketleri de bu akım içerisine dahil ederler. Gül-Haç, Masonluk, Altın Şafak gibi. Ancak bu tür ezoterik ya da romantik hareketler bu çalışmamızın konusunu teşkil etmediğinden fazla üzerinde durmayacağız.

Neo-Paganizm: Neo-paganizm ise Yirminci yüzyılın ikinci yarısında tam olarak ortaya çıkmış ancak kökenieri daha eskiye dayanan bir düşüncedir. Neo-paganizm, doğaya bağlı, doğanın döngülerini takip eden ve doğayı ''Tanrıça'' kavramı ile özdeşleştiren bir düşünce biçimidir. Bu bağlamda Neo-pagan eski pagan atalarının yolunu günümüz koşullarında takip etmeye çalışan kişidir.
Kaynak: (Ekstrembilgi)
PySSyCaT Bunu Beğendi.
__________________
You will never be good enough..


« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj
Ay
Psikoloji
0
07 Ağustos 2019 00:11
Cigdem
Ekonomi Haberleri (Arşiv)
0
05 Ağustos 2019 12:42
Cigdem
Şifalı Taşlar
0
26 Haziran 2019 08:12
Ay
Meslek Tanıtımları
0
20 Haziran 2019 00:42