izmir escort escort izmir porno porno izle
Önemli tanrılar, tanrıçalar ve kahramanlar - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Red face İsis ve Osiris Miti #1
Üyelik Tarihi: 12 Ekim 2012
Mesajlar: 9.274
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
10 Mart 2013 , 22:53
Alıntı ile Cevapla
Zamanın başlangıcından önce mutlak yaratıcı tanrı Ra-Atum kaos suları Nun'dan doğmuştu. Bundan sonra tanrı Shu (rüzgar) ve tanrıça Tefnut (su) yaratılarak iki çocukları olan erkek toprak Geb ve dişi hava Nut'u doğurdular. Onların birleşiminden Osiris İsis Seth ve Nepthys adlı dört tanrı ile birlikte Dünya'daki bütün canlılar ortaya çıktı. Tanrıların en büyüğü olan Osiris kral oldu. Eşii İsis ile birlikte Mısır'ı yöneten bilge ve cömert bir kraldı. İnsanlarına uygarlığı ve tarımı getirerek herkesin refah içinde yaşamasını sağladı.

Osiris bu bilgilerin tüm insanlığa aktarılması gerektiğine karar vererek harekete geçti. Onun yokluğunda kardeşi Seth yönetime geçti. Seth güçten hoşlandı ve ağabeyi geri döndüğünde krallıktan vazgeçmemeye karar verdi.

Seth Osiris'in Mısır'a döndüğünü duyduğunda ağabeyini öldürmeye çalıştı. Tam Osiris'e uygun bir lahiti vardı. Osiris'in onuruna verilen muhteşem bir ziyafette Seth lahiti ortaya çıkardı ve ona tam olarak uyan kişiye vereceğini söyledi. Saray mensupları tek tek denediler ama hiçbirine uymadı. Ardından tabuta girme sırası Osiris'e geldi. Seth hemen kapağı kapadı ve lahiti Nil'e attı. İsis çok üzüldü ve kocasının cesedini aramaya başladı. Buldu ama onu hayata geri döndüremeden Seth çifti yakaladı. Osiris'in bedenini ondört parçaya bölerek Mısır'a savurdu.

İsis büyü güçlerini kullanarak kocasının parçalarını aradı. Bir Nil yengeci tarafından yenmiş penisi dışında hepsini buldu. Hepsini birleştirerek kocasının cesedine tekrar yaşam üfledi. Ardından yeni bir penis yaparak kendisini hamile bıraktı ve kısa süre sonra Horus adındaki oğullarını doğurdu. Dünya'yı yönetmekten sıkılmış olan Osiris Seth'e karşı savaşmak üzere şahin başlı oğlu Horus'u bırakarak ruhsal aleme geri döndü.

Antik Mısırlılar ölen kişinin dünyadayken yaptıkları için yargılanmak üzere Osiris'in karşısına çıktığına inanırlardı. Bu sınavı aşarlarsa cennette kalmalarına izin verilirdi ama aşamazlarsa timsaha dönüştürülürlerdi. Bu yargılama sahnesi mezarlarda sık sık resimlenmiştir ve "kalbin tartılması" töreni olarak bilinir.

Osiris miti birçok şekilde yorumlanabilir. Bazı araştırmacılar Osiris ve İsis'in gerçek insanlar olabileceğini söylemişlerdir. Sembolik bir yönden bakıldığında doğamızın Seth ile simgelenen maddiyatçı yönüyle Osiris ile simgelenen ruhsal yanı arasındaki fark gösterilebilir.

Mısır hanedanlığında firavun Horus'un insan bedeninde enkarne olmuş hali olarak görülür düzensizlik ve kaosun güçleriyle savaştığına inanılırdı. Bilinen en eski tabletlerden birinde -1. Hanedanlık döneminde Yukarı ve Aşağı Mısır'ın birleştiği dönemlerden kalan Narmer tableti- Horus kralın üzerinde uçarken resmedilmiştir.

Alıntıdır.
__________________
Bu bilinmezlik tiyatrosunun,en afili oyuncularıyız artık
yalnızlık bir boksörün sol kroşesi kadar sert
yalnızlık bir halk klişesi kadar efsane.
işte şimdi sevgilim,ben tam olarak bu coğrafyayı
bu coğrafya yapan unsurlardan biri oldum.
Bu ülke kadar soyulmuş,bu ülke kadar yorgun
bu ülke kadar tutsak ve,üzerine oyunlar oynanmış.
beni öpmeye gelirken,bana bir kalbin arasına gizlenmiş
YENİ BİR KİMLİK GETİR!


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Red face Çin Mitolojik Ögeleri - Çin Mitolojik Unsurları #2
Üyelik Tarihi: 12 Ekim 2012
Mesajlar: 9.274
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
11 Mart 2013 , 16:49
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Çin mitolojisine göre başlangıçta evren bir yumurtanın içindeydi. Evrende ilkin sonsuz ve sessiz bir hiçlik varmış. Her yer karanlıklar içindeyken ilk olarak Pengu (Pan Ku) oluştu. Pengu yumurtanın kabuğunu kırarak dünyayı on sekiz bin yılda düzene soktu. Yumurtanın üst kısmı yükselip gökyüzünü Yang'ı meydana getirdi. Alt kısmı ise çökerek yeri Yin'i oluşturdu. Yin dişi Yang ise erkekti. Birbirlerini tamamladılar. Bu iki gücün birleşimi dev bir yaratıcılık etkisi doğurmuş ve sonuçta dünyanın ve varlıkların temelini oluşturmuştur. Bu ikiliğin her parçası birbirine geçmekte birbirini koşullandırmakta ayrı olamamakta böylece karşıtlar arasındaki birlik ve savaş oluşmaktadır. Yin ve Yang enerjileri sürekli birlikte dans ederler. Ve böylece kozmik dengenin uyumunu yaratırlar. Yinsoğuk karanlık ve atıldır. Yang sıcak aydınlık ve hayat doludur. Bu ikili sonradan Feng shui'yu hayat enerjisinin akışını anlatan yaşama sanatını ortaya çıkarmıştır.

Çin mitolojisinde birçok farklı yaratık bulunmaktadır. Bunlar genelde birçok farklı hayvanın özelliğini bir arada bulunduran hibrit yaratıklardır. Çin mitolojisinde genellikle iyiyi temsil eden hikmet sahibi yaratıklar Ejderler bulunurdu. Ayrıca Zürafa bir qilin olarak anılmış ve betimlenmiştir. Hibrit yaratıklara bir başka örnek de rüzgârların hükümdarı Fei Lian'dır. Betimlemelere göre bir boğa kafasına sahip olan Fei Lian'ın kanatları vardı ve sıklıkla yılan kuyruğuna sahip bir şekilde betimlenirdi.
__________________
Bu bilinmezlik tiyatrosunun,en afili oyuncularıyız artık
yalnızlık bir boksörün sol kroşesi kadar sert
yalnızlık bir halk klişesi kadar efsane.
işte şimdi sevgilim,ben tam olarak bu coğrafyayı
bu coğrafya yapan unsurlardan biri oldum.
Bu ülke kadar soyulmuş,bu ülke kadar yorgun
bu ülke kadar tutsak ve,üzerine oyunlar oynanmış.
beni öpmeye gelirken,bana bir kalbin arasına gizlenmiş
YENİ BİR KİMLİK GETİR!


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Red face Çin mitolojisinde üçleme #3
Üyelik Tarihi: 12 Ekim 2012
Mesajlar: 9.274
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
11 Mart 2013 , 16:53
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Birçok din ve mitolojide görülen üçleme olgusuna Çin mitolojisinde de rastlanır. Daoist geleneğe göre Üç Saf ve Berrak Olanlar Üç Saf Olanlar Üç Saflık gibi isimlerle anılan üç ilâhî figür her şeyin üstündeki en önemli varlıklardır. Bunlar sırasıyla: yaratılışın kökeni Yu-ch'ing (Kanton lehçesi: Yoc-Tsing) ilâhîliğin ve zenginliğin kökeni Shang-ch'ing (Kanton lehçesi: Serng Tsing) ve Dao ve erdemlerin kökeni T'ai-ch'ing (Kanton lehçesi: Tai Tsing) olarak isimlendirilirler. Yaratılışın kökeni olan Yu-ch'ing'in ise başlangıçta saf enerjiden ortaya çıktığına bu bir varlığın iki varlığa dönüştüğüne (neden olduğuna) iki varlığınsa üç varlığa dönüştüğüne (neden olduğuna) inanılır. Buradaki dönüşmek veya neden olmak Hıristiyan inancındaki üçlemedeki neden olmaya benzer bir şekildedir ve insanî üremeye benzer bir tür doğurma fiilinden farklıdır. Daoist yazınlarına göre Dao ve erdemlerin kökeni olan T'ai-ch'ing zaman içinde çeşitli şekillerde vücut bularak insanlara doğruları öğretmeye çalışmıştır. Daoizmde Daoizmin kurucusu olan Laozi'nin de T'ai-ch'ing'in enkarnasyonlarından yani vücut bulmuş hâllerinden birisi olduğuna inanılır.
__________________
Bu bilinmezlik tiyatrosunun,en afili oyuncularıyız artık
yalnızlık bir boksörün sol kroşesi kadar sert
yalnızlık bir halk klişesi kadar efsane.
işte şimdi sevgilim,ben tam olarak bu coğrafyayı
bu coğrafya yapan unsurlardan biri oldum.
Bu ülke kadar soyulmuş,bu ülke kadar yorgun
bu ülke kadar tutsak ve,üzerine oyunlar oynanmış.
beni öpmeye gelirken,bana bir kalbin arasına gizlenmiş
YENİ BİR KİMLİK GETİR!


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Red face Önemli tanrılar, tanrıçalar ve kahramanlar #4
Üyelik Tarihi: 12 Ekim 2012
Mesajlar: 9.274
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
11 Mart 2013 , 16:53
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Çin mitolojisi politeistik bir yapıdadır. Bununla birlikte bu yapıya yol açan etmenlerden bazıları köken itibariyle ateistik olabilirler: Çin mitolojisini büyük oranda etkilemiş özgün ve yerli Daoizmi kuran kişilikler eserlerinde herhangi bir tanrıdan veya tanrısal figürden söz etmemişlerdir[23]. Bununla birlikte bu dinî ve mistik hareketlerin ortaya çıktığı veya Çin'e getirildiği dönemde (örneğin Budizmin Çin'e geldiği dönemde) Çin halkı hâli hazırda politeistik inançlara sahipti. Her ne kadar sistematik bir şekilde ele alınmamış olsa ve farklı yerel topluluklarda büyük farklılıklar gösterse de var olan politeizm netti; böylece zaman içinde yeni dinî ve mistik akımlar da bu politeizmi sahiplendi ve kendi düşüncelerinin temelleri doğrultusunda sistematize etti[24]. Çok büyük bir hiyerarşiye sahip olan Çin politeizminde imtihanlarda başarıyı getiren tanrıdan mutfak tanrısına kadar çok çeşitlilik söz konusudur. Çeşitli önemli tanrıların altında özellikle farklı yerel bölgelerde birçok sayıda farklı tanrıya inanılmaktaydı. Ayrıca aynı konuyla ilişkilendirilen birden çok tanrı veya tanrıça bulunmaktaydı.



Üç Saflık (veya Üç Saf Olanlar 三清) - Daoizmdeki üçleme
Dört İmparator (四御) - Daoizmdeki cennetsel krallar
Yeşim İmparator (玉皇大帝 her şey ve herkesin hakimi)
Beiji Dadi (中天紫微北极大帝 yıldızların hakimi)
Tianhuang Dadi (勾陳上宫天皇大帝 tanrıların hakimi)
Dünya İmparatoriçesi (后土皇地祇)
Xi Wangmu (西王母 王母娘娘) - Batının ana kraliçesi; sonsuz yaşamın sırrına sahip olduğuna inanılırdı
Xuan Wu (玄武 玄天上帝) - ayrıca Bei Di (北帝) olarak da bilinir
Xuan Nü (玄女) - Huang Di'ye (黃帝) Chi You (蚩尤) karşısında yardım etmiş olan tanrıça
Sekiz Ölümsüz (八仙) - Daoist
He Xiangu (何仙姑)
Cao Guojiu (曹國舅)
Tie Guaili (鐵拐李)
Lan Caihe (藍采和)
Lu Dongbin (呂洞賓)
Han Xiangzi (韓湘子)
Zhang Guolao (張果老)
Han Zhongli (漢鍾離)
Budist kökenli ilâhlar
Guan Yin (觀音) (觀音菩薩 ayrıca Kuan Yin) - Merhamet tanrıçası (ilk mitolojilerde Daoist gelenekte yer alır ve Daoist ismi şudur: Ci Hang Zhen Ren 慈航真人)
Gülen Buda (彌勒菩薩) - Popüler Budist tanrı; mutluluk ve mülk tanrısı
Dizang (地藏菩薩) - Ölülerin kurtarıcısı.
Yanluo (閻羅) - Cehennemin hakimi (閻魔羅社 isminin kısaltılmışı Sanskritçe Yama Raja)
Dört İlâhî Kral (四大天王) - Dört Budist koruyucu tanrı
Gautama Buddha (釋迦牟尼) - Bazılarınca tanrı olarak inanılan figür
Lei Gong (雷公) - Gök gürültüsü tanrısı
Guan Yu (關聖帝君) - Askerî güç savaş ve kardeşlik tanrısı
Zhao Gongming (趙公明) - Zenginlik tanrısı
Bi Gan (比干) - Zenginlik tanrısı
Bi Fang - Ateş tanrısı
Kui Xing (魁星) - İmtihan tanrısı
Sun Wukong (孫悟空) - Batı'ya Yolculuk anlatısındaki Maymun Kral
Matsu (媽祖) - Deniz tanrıçası; cennetin kraliçesi olarak da tanınırdı (天后)
Zao Jun (灶君) - Popüler mutfak tanrısı (veya tanrıları)
Tu Di Gong (土地公) - Arazi tanrısı (veya tanrıları)
Tam Kung - Deniz tanrısı
Zhu Rong (祝融) - Ateş tanrısı Gong Gong'u yenmiştir
Gong Gong (共工) - Su tanrısı; ateş tanrısı ile savaşında Buzhou Dağını ezmiş göğü kırmıştır ki gök daha sonra Nü Wa tarafından onarılmıştır
Chi You (蚩尤) - Savaş tanrısı metal silahların mucidi; ayrıca Huang Di'nin de düşmanıydı
Da Yu (大禹) - Taşkınları kontrol etmek için nehirlerin seyirlerini düzenleyen tanrı
Hou Yi (后羿) - Güneşleri vuran kurtarıcı bir okçu kahraman
Chang E (嫦娥) - Hou Yi'nin karısı; Ay tanrıçası olmuştur
Han Ba (旱魃) - Antik kuralık tanrıçası
Gao Yao - Adalet ve yargı tanrısı
__________________
Bu bilinmezlik tiyatrosunun,en afili oyuncularıyız artık
yalnızlık bir boksörün sol kroşesi kadar sert
yalnızlık bir halk klişesi kadar efsane.
işte şimdi sevgilim,ben tam olarak bu coğrafyayı
bu coğrafya yapan unsurlardan biri oldum.
Bu ülke kadar soyulmuş,bu ülke kadar yorgun
bu ülke kadar tutsak ve,üzerine oyunlar oynanmış.
beni öpmeye gelirken,bana bir kalbin arasına gizlenmiş
YENİ BİR KİMLİK GETİR!


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Marduk #5
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
01 Haziran 2013 , 20:16
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.



Marduk




Marduk

Marduk (Akadça'daki Sümerce yazılışı AMAR.UTU (güneşsel dana), tevrat'ta Merodach), antik Mezopotamya'daki geç dönem tanrılarından birinin adı. Babil şehrinin baş tanrısıydı; Hammurabi zamanında Babil, Fırat vadisinin politik merkezi olduğunda, Babil panteonunun başı olarak Marduk'a tapınılmaya başlanmıştır. Babil yaratılış destanı olan Enûma Eliş'te tanrıların en büyüğü ilan edilmiştir.

Lakabı “Büyük Efendi, dünyanın ve cennetin efendisi” idi. Gücünün, her zaman fakir insanlara yardım etme ve kötüleri cezalandırmada kullandığı bilgeliğinde saklı olduğuna inanılırdı.

Mardok olarak da okunabilir. Bereket tanrısıdır ve sembolu mer-doğ (bağ belidir) ileriki tarihlerde bu mazda olarak değişecektir. Bu tanrıya inananlardan biride mardailar yani Mardinlilerdir (Merd-inliler). Daha sonra (r fonetiğinin düşmesi ile) Medlere dönüşmüş olma ihtimali vardır.

Mezopotamya dininde Babil'in büyük koruyucu tanrısıdır. Bu özelliğiyle sonunda Bel'le özdeşleştirilmiştir. Eskiçağ çok tanrılıcığında Marduk özel bir yeri olan en büyük tanrılardan biridir. İlkin tarım tanrısıydı, sonra MÖ 20. yüzyılda kral Hamurabi tarafından en yüce tanrı derecesine yükseltildi, daha sonra MÖ 16. yüzyılda kral Buhtunnasr (Nabuhodonosor) tarafından tektanrı sayıldı.

Bu açıdan bakınca Marduk tektanrıların ilkidir, Mısır'lı IV. Amenotep'in tektanrısı Aton (MÖ 12. yüzyıl)'dur. Ne var ki Buhtunnasr, Marduk'un tektanrı olduğu inancını sadece kendi taşımış, ulusuna yaymak gücünü gösterememiştir. İnançsal tarihi MÖ 4. binyıla kadar iner. Eski Mezapotamya inançlarında o, özdeğe biçim veren ve detayı yaratan tanrı sayılmaktadır. Balçıktan insanı yaratan odur. Tarım tanrısı olduğundan ötürüde marru (bel küreği)'yla simgelenmiştir. Sümerler Amoritlere yenilince Marduk tanrı Enlil'in de yerini almış ve bütün tanrıların en büyüğü sayılmıştır.

Sümerlerin Enuma Eliş[1] (Gökyüzünde) sözcükleriyle başlayan ve bundan ötürü bu adla anılan uzun yaratılış şiiri, Marduk'un baştanrılığını şöle anlatır (Kimi incelemeciler Marduk'un bu şiire sonradan sokulduğunu ileri sürmüşlerdir): İlk kaosun canavarı Tiamat'ı(tuzlu suların kişileşmesi) yendikten sonra "yeryüzünün ve göğün tanrılarının efendisi" olur. İnsanlarla birlikte bütün doğa, varlığını ona borçludur.

Krallıkların ve uyruklarının yazgısı onun elindedir. Yeryüzünü de Kingu'nun kanıyla yoğurup elde ettiği balçıktan ilk insanı meydana getirmiş. Babil Kralı Hamurabi ünlü yasalarını kendisine dikke ettirenin Marduk olduğunu söyler. Marduk burada adelet tanrısı Şamaş kişiliğindedir. İncelemeci Samuel Reinach, Hamurabi yazılarıyla Yahudi yasaları arasındaki benzerliğe işaret ederek, Marduk'u Yehova'yla aynılaştırır.

Babil'deki en önemli Marduk tapınakları, Esagila ve tepesinde bir Marduk tapınağı bulunan Etemenanki adlı ziggurattı. Esagila'da her yeni yıl şenliğinde Enuma Eliş şiiri okunurdu. Marduk'un karısı olarak en sık anılan tanrıça Zarpanit ya da Zarbanit'ti (Zarpan Kentinin Kadını). Marduk'un yıldızı Jüpiter, kutsal hayvanları ise at, köpek ve özellikle çatal dilli canavardı.

Marduk en eski anıtlarda, elinde üçgen bir kürek çapayla betimlenir; bunun bereketi ve birlikteliği simgelediği düşünülür. Yürürken ya da savaş arabasına binmiş durumda da betimlenir. Giysisi yıldızlarla süslüdür. Elinde bir asa vardır; ayrıca yay, mızrak, ağ ya da yıldırım taşır. Asur ve Pers kralları da yazıtlarda Marduk ve Zarpanit'i saygıyla anmışlar, ikisinin birçok tapınağını yeniden yaptırmışlardır.

Marduk, Baal, Tammuz


Marduk özel bir ad olmayıp, Nimrod'la aynı anlama gelen bir sıfattır. Hem Nimrod, hem de Nimrod'un tanrılaştırılmış şekli olan Marduk, içeriğinde isyan etme anlamını taşıyan birer sıfattırlar. Nimrod zamanının ilk isyancısı olma özelliğiyle Şeytan'ı simgeler. Nimrod ve Marduk sözcüklerinin Maradh sözcüğünden türemiş sözcükler olduğu düşünülür. Bu sözcüklerin içeriğindeki isyan etme ve muhalif olma anlamı Şeytan sözcüğünde de bulunduğundan, Marduk ilk başta Şeytan'ı simgelemektedir. Bu nedenle satanizmde Marduk özel bir yere sahiptir.

Tanrılar zamanla nitelikleri bakımından az çok değişiklikler gösterdiğinden, bu tanrılar farklı adlarla devam ettiğinde bunların farklı tanrılar olduğu zannedilebilir. Marduk kendisini Baal ve Tammuz adlarıyla devam ettirmiştir. Baal ile Tammuz arasındaki önemli bir fark, Baal'ın simgesinin Hilal, Tammuz'un simgesinin ise Güneş olmasıdır. Baal uğruna küçük çocukların kurban edildiği bir tanrıdır. Fırtına ve yağmur tanrısı olan Baal verimlilik tanrısı olarak görülerek, ortadoğu bölgesinde yaygın bir biçimde tapınılan bir tanrı olmuştur. Aslında Babil'de tapınılan üçlü tanrılardan Sin, İştar ve Şamaş tek bir tanrıda, Marduk'ta birleşerek üçlük inancını oluştururlar. Buna göre Marduk bütün ışık veren gök cisimleriyle simgelenmiş olur. Marduk adının Babil kentini kuran Nimrod'dan geldiği düşünülür. Merodak-Baladan adı Babil'in bir kralının adı olup bundan görüldüğü gibi Baal adı aynı zamanda Merodak'da adlandırılan Marduk'tur. Bu şekilde Baal ilk olarak Babil'in baş tanrısı olan Marduk olarak ortaya çıkmıştır. Babil kralları aynı zamanda kendileri de bir tanrı olarak görülürler ve tanrılarının adlarını taşırlardı. Anlatımlara göre Nimrod insanların dağılmayıp kendi yönetimi altında birarada bulunmalarını istemiştir. Bu amaçla Babil Kulesi'ni inşa etmeye yeltenerek bir isyanı başlatır. Nimrod hayvanları avlayan ve insanları benzer şekilde öldüren savaşçı bir kişiliğe sahiptir. İsyancı olma özelliğiyle Marduk ve Nimrod sözcüklerinin içeriğinde isyan etme anlamları bulunur. Tammuz'la ilgili anlatımlarda, kadınların ölen Tammuz'un ardından yas tutup ağladıkları gösterilir. Bunun nedeninin, insanlara şiddet uygulayan Nimrod'un da benzer bir şiddet sonucu öldürülmüş olmasından kaynaklandığı düşünülür. Bununla birlikte Babil inancında ölüm gerçek ölüm olmayan bir süreçtir ve yeniden doğuşa (reenkarnasyon) inanıldığından, aslı Nimrod olan Tammuz'da her yıl yeniden dünyaya doğmaktadır.

Tanrılaştırılmış Nimrod olan Marduk Semiramis'in oğludur. Semiramis gök kraliçesi ve kutsal anne olarak görülen bir tanrıçadır. Kutsal Anne Semiramis ve oğlu Nimrod (Marduk) inancı bu şekliyle Babil'den gelir. Hıristiyanlık bu eski putperest inanç biçimini İsa'nın annesi Meryem'le çocuk İsa'ya uygulamıştır. Hıristiyanlığın ilk zamanlarında olmayan, Kutsal anne Meryem ve bebek İsa inancı buradan doğar. Gerçekte Meryem'den "Kutsal Anne" diye sözedilen bir pasaj bulunmaz. Marduk güneş tanrısı olduğundan, kundaktaki ve beşikteki çocuğun başucunda bir güneş çemberi (Halo, Nimbus) resmi bulunur. Çocuğun bulunduğu kundak beş köşeli İştar Yıldızı (Pentagram) olarak resmedilir ve İştar Yıldızı'na benzeyen Helleborus Niger çiçeğiyle simgelenir. Marduk reenkarnasyon ile yeniden dünyaya geldiğinde annesiyle evlenerek, bu kez oğlu olmak yerine, kocası (Baal: koca) olur. Annesinin adı da değişir ve İştar adını alır. Bundan böyle Marduk (Nimrod), Baal ve Tammuz olarak varlığını sürdürür.





__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Baal #6
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
01 Haziran 2013 , 23:20
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Baal


Ba'al with raised arm, 14th-12th century BC, found at Ras Shamra (ancient Ugarit), Louvre

İbranice בעל / Ba‘al, Akkadca Bēlu (m), Bēl, Ugarit, Finike, Ba‘lu (m), Bal, Samiriye Bāl, Aramca Be‘lu, MÖ 19. yüzyıldan itibaren Mısır da B‘r, Yunanca Βηλος, eski tarihçi Yosefus'a (Joshephus) göre Βααλ, Latince Belus, Hironimus'a (Hieronymus) göre Baal, Arapça Ba‘lu, eski güney Arapça B‘L, Etiopya Bā‘el olarak söylenir. Baal tapınağında Baal'ın oturduğu tahtın adı Arş'tır.[1]

Baal efendi, sahip, koca, kral (Molek) ve tanrı anlamlarına gelir. Bir başka ifadeye göre o bağ ilahı anlamına gelir. (Ba bağ, bahçe, al ilah’tır) Eski Ortadoğu bölgesinin ve Kartacalıların baş tanrısıdır. Uğruna insan (özellikle küçük çocuklar) kurban edilir.

Fırtına ve yağmur tanrısı olan Baal verimlilik tanrısı olarak ta görülür ve yaygın bir biçimde tapınılan bir tanrıdır. Diğer adı Tammuz olan Baal, Marduk'un güneş olma özelliğini de taşır.

Merodak-Baladan adı Babil'in bir kralının adı olup bundan anlaşıldığı üzere Baal adı aynı zamanda Merodak olarak ta adlandırılan Marduk'tur. Bu şekilde Baal ilk olarak Babil'in baş tanrısı olan Marduk olarak ortaya çıkmıştır. Babil krallarından bazıları kendileri de bir tanrı olarak görülürler ve tanrılarının adlarını taşırlardı. Marduk adının Babil'in kurucusu olarak gösterilen Nimrod'dan geldiği düşünülür. Marduk ve Nimrod sözcüklerinin içeriğinde isyan etme anlamları bulunur.

Marduk Semiramis'in oğludur. Semiramis gök kraliçesi ve kutsal anne olarak görülen bir tanrıçadır. Kutsal Anne Semiramis ve oğlu Nimrod (Marduk) inancı bu şekliyle Babil'den gelir.

Hıristiyanlık bu eski putperest inanç biçimini İsa'nın annesi Meryem'le çocuk İsa'ya uygulamıştır. Hıristiyanlığın ilk zamanlarında olmayan, Kutsal anne Meryem ve bebek İsa inancı buradan doğar. Gerçekte Meryem'den "Kutsal Anne" diye söz edilen bir pasaj bulunmaz. Marduk güneş tanrısı olduğundan, kundaktaki ve beşikteki çocuğun başucunda bir güneş çemberi (Halo, Nimbus) resmi bulunur. Çocuğun bulunduğu kundak beş köşeli İştar Yıldızı (Pentagram) olarak resmedilir ve İştar yıldızına benzeyen Christmas rose çiçeğiyle simgelenir. Marduk reenkarnasyon ile yeniden dünyaya geldiğinde annesiyle evlenerek, bu kez oğlu olmak yerine, kocası (Baal: koca) olur.

Annesinin adı da değişir ve İştar adını alır. Bundan böyle Marduk (Nimrod), Baal ve Tammuz olarak varlığını sürdürür.

Fırtına ve yağmur tanrısı olarak bitkileri sulayan bir tanrı olarak görülen Baal (Tammuz)’ın, yazın kurak mevsimi geldiğinde öldüğü kabul edilir. Kadınlar Tammuz'un arkasından yas tutar ve ağlarlar. Tapınma olarak sürdürülen bu geleneğin, bir şiddet sonucu öldüğü sanılan Nimrod'un arkasından tutulan yasla ilgili olduğu düşünülür. Ölen Tammuz yeraltı dünyasına gider ve bütün bir kış boyunca beklemeye başlar. Tammuz'un ölümüyle yağmurlar kesildiğinden bitkiler giderek solar ve doğa kışa kadar yavaş yavaş ölür. Güneşin yeniden gücünü kazanmaya başladığı 22 Aralık'ta (Noel) Tammuz yeniden doğar. İlkbaharda gece ve gündüzün eşit olmaya başladığı 21 Mart'ta sevgilisi-eşi İştar'la (bitkilerin tanrıçası-verimlilik tanrıçası) cinsel ilişkiye girer. Bu tarihten itibaren yağmurlar yağacak ve doğa ürün vermeye başlayacaktır. Bu nedenle ilkbahar sevinçli kutlamalar yapma zamanıdır. Baal ve İştar'a tapanlar onları bu cinsel ilişkiye teşvik etmek amacıyla, bunlara ait sembollerin bulunduğu tapınaklarda seks ayinleri yaparlardı. Bu ayinlerde fahişeliğe hizmet eden hem kadın hem de erkek fahişeler (rahip ve rahibeler) bulunurdu. Ayinlerde yemek yenir, şarap içilir, müzik yapılır ve bunu erkek ve kadın fahişelerle yapılan seks izlerdi.

Tapınılan yerlerde Tammuz'a ait sembol bir dikilitaş idi. İştar'ınki ise dikili odundan bir kazık (Kutsal odun → Holywood) veya bol yapraklı ağaçlardan çoğunlukla meşe ağacıydı. Eski Mısır'da bulunan Tammuz sembollerinden biri olan crux ansata ( halkalı haç ) Tammuz'la İştar'ın cinsel birleşmesini simgeler. Bunun şekli, büyük T harfinin üzerine kondurulmuş oval bir çemberdir. Haç çeşitli şekilleriyle Tammuz'un adının baş harfinden oluşarak bu tanrıyı simgeler. Haç sembolü Hıristiyanlığa gerçekte Hıristiyan olmayan, fakat siyasi amaçlarla Hıristiyanlığı devlet dini haline getiren Roma İmparatoru Konstantin ile Hıristiyanlığın kutsal bir simgesi haline getirilip kullanılmaya başlanmıştır. Roma imparatoru Konstantin imparatorluk sınırlarındaki putperest ulusları dışlamamak adına, bunlara ait inanç ve gelenekleri Hıristiyanlıkla birleştirmiştir. Bu şekilde İsa'nın çivilendiği T şeklinde olmayan düz direğin, T şeklindeki bir haç olduğu inancı Hıristiyanlığın temel bir sembolü olmuştur.

Baal ya da Tammuz bulunduğu yer ve zamana göre farklı adlar almakla birlikte aynı rolünü yerine getirmeye devam etmiştir. Tammuz'un eski Yunan'daki karşılığı Dionysos'tur. Dionysos'un eşi-sevgilisi de Afrodit'tir. Roma bu eski Yunan tanrı ve tanrıçalarını kendi tanrılarına eklemiştir. Tammuz'un Roma'daki karşılığı Adonis ve Afrodit'in karşılığı'da Venüs'tür.

Baal, İştar ve Tammuz Babil'in üçlü tanrıları olan Sin, İştar ve Şamaş'ın devamıdır. Babil kökenli üçlük inancındaki temel, üç tanrıyla gösterilen tek tanrı inancıdır. Bu özelliğiyle Baal, İştar ve Tammuz şeklinde görünen üç tanrı aslında Baal'de tek bir tanrı olarak bir araya gelir. Ancak asıl olarak Baal Marduk'tan geldiğinden, bu tek tanrı Marduk'tur. Üç farklı sembolle simgelendiğinden, bunlardan Seherin oğlu Hilal (Heylel Ben Shachar-İbr.), Heylel sözcüğünün hem hilal, hem de yıldız anlamlarını içermesinden dolayı, hilal ve beş köşeli yıldız sembolleri genel olarak bir karı-koca gibi (Baal: koca) bir arada bulunur. Baal'ın (Marduk) aynı zamanda güneş olma özelliği olduğundan, bu da ayrı bir tanrı gibi gösterilen Tammuz'la ve Tammuz'un baş harfi olan haç işaretiyle, ya da güneş çemberiyle simgelenir. Sözcük anlamı bakımından düşünüldüğünde Marduk, Baal'dan üstün başka bir tanrı değildir. Marduk sözcüğünde isyan etme anlamı, Baal sözcüğünde ise bu tanrının efendi (Baal: efendi, rab, lord) olma anlamı öne çıkar ve Baal'ın efendi olarak egemenliği vurgulanır.

Baal'ın Simgeleri

Marduk: Güneş, hilal ve yıldız olarak farklı tanrı özellikleriyle kendini gösteren Baal, gerçekte tek bir tanrı olup Marduk'tur.
Seherin oğlu hilal, parlak yıldız: Hilal (Helel Ben Shachar-İbr., Helel → Hilal → Lucifer) sözcüğü Şeytan için kullanılır. Hilal olarak kullanılan sözcük aynı zamanda yıldız anlamına gelir. Bu şekliyle Baal hem hilalle, hem de beş köşeli İştar yıldızıyla (pentagram) simgelenir. Anlatımda İştar ayrı bir tanrı olarak sunulsa da, özde Lucifer olarak tek bir kişi vardır.

Baal'ın bir diğer simgesi güneş (Tammuz adıyla) çemberidir. Sarı renk güneşin rengi olarak Tammuz'a aittir. Genellikle uzak doğuda kullanılır. Ancak Baal adıyla rengi yeşildir. Üçüncü renk olan kırmızı ise İştar'a ait bir renktir.

T şeklindeki haç sembolü Baal'ın diğer adı olan Tammuz'un baş harfidir. Haç'ın çeşitli şekilleri bulunur. Gamalı Haç (Svastika) uzak doğu dinlerinde kullanılan şeklidir.
Altı sayısı Baal'le ilgili olarak kutsal önem taşır. Altı sayısının iki ya da üç kere yinelenmiş şekilleri de (6, 66, 666) Baal'la ilgilidir.

Altı köşeli yıldız güneşle ilgili olarak bir semboldür. Pergel ve gönye olarak gösterilen Mason sembolü, gerçekte ters yönlü olarak iç içe geçmiş iki piramit şekliyle Altıgen yıldız sembolüdür ve pergel ve gönyenin ortasında eski şekliyle Baal'ın simgesi hilal bulunur. Günümüzde hilal yerine Gematria sözcüğünün G'si vardır.

Piramit: Ziggurat biçiminde inşa edilen Babil Kulesi, Nimrod tarafından yapılan ilk piramit benzeri yapıdır. Yandan bakıldığında üçgen şeklinde görünen piramitin üstünde piramitin ayna görüntüsü bulunur. Görünmeyen ters piramit yerdekinin üstüne ya da içine gelecek şekildedir. Biri yere, diğeri göğe ait kısmı simgeler. Her ikisi yandan altı köşeli yıldız resmini verir. Geometri (Gematria) yerle ilgili, Astronomi (gerçekte Astroloji anlamındadır) gökle ilgili olup 33 + 33 = 66 şeklinde, yer ve gökle ilgili toplam sayı olarak Baal'ın (Marduk → Şeytan) kutsal sayısını verir. 33'lük tesbihler iki kez çevrildiğinde Baal'ın 66 sayısını simgeler.

Baal'la ilgili bir başka simge laledir. Aynı zamanda hilali temsil eden lalenin özellikleri Baal'ın özellikleridir. Lalelerin altı yaprağı bulunur ve bu sayı Baal'la ilgili kutsallığı simgeler. Lalenin içi siyahtır; bu özelliğiyle ön planda Baal ve Marduk'la simgelenen tanrının içindeki kötülüğü simgeler. Lalenin içinin tersine ferahlatıcı bir renk ve parlaklıkta olan dış yüzü ile, Baal'ın simgelediği Şeytan'ın dışardan kendisini nurlu bir varlık gibi gösterme özelliği simgelenir.

Baal'ın simgesi hilal boyunduruk anlamında kullanıldığında insanlara yapılan baskıyı simgeler.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

İştar #7
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
01 Haziran 2013 , 23:49
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.


İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil’in en gözde tanrıçasıdır. Sümer mitolojisindeki İnanna'dan türemiştir; İştar'a İnanna'nın Akad mitolojisindeki hali denilebilir. Kökeni kuzeybatı Semitik tanrıça Astarte'ye dayanır. İştar'ın Astarte, Anunit ve Atarsamain olarak da anıldığı olmuştur.

İnanna Utu/Shamash'ın ikiz kız kardeşi, Nanna/Sin'in kızıdır. Enlil'in dünyasında ilk doğan odur. Verilen ilk isimler Sümerce iken ikinciler Akadlar tarafından bu tanrılara verilen isimlerdir.

Tanrıça İştar Venüs gezegenini temsil eder. Bereket, aşk, savaş ve seks tanrıçasıdır.

İştar'ın batı dillerinde kullanılan karşılığı, 'yıldız' anlamında 'star' (İngilizce), 'Stern' (Almanca)'dır. Batıda, haftanın her günü Güneş, Ay ve beş yıldız(bazıları aslında gezegen) ‘dan birine tapınılırdı.

İştar'ın simgeleri arasında bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldız, gül (özellikle kırmızı gül), kalp sembolü, dikili tahta kazık, meşe ağacı ve meşe yaprağı (bol yapraklı ağaçlar) ve kırmızı rengi, 5 ve 50 sayıları bulunur. İştar yıldızı pentagram ayrıca, güneş çemberinin içinde ters çevrilmiş şekliyle satanizm’in bir simgesidir. İştar'ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Venüs, Kibele gibi çeşitli adlar bulunur. İştar ilk başta Semiramis adıyla Nimrod'un (Marduk-Baal) eşidir. Daha sonra Semiramis dünyaya getirdiği oğlu Tammuz'un reenkarnasyon yoluyla ölen kocasının ruhunu aldığını iddia eder. Bu şekilde oğlu Tammuz'da en azından sembolik olarak kocası olmaktadır.

Kırmızı gül İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur. Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi bazı efsanevi aşklar, batıda başka adlar da alarak, gerçekte Baal ve Astarti (İştar) aşkını simgelerler. İştar'ın rengi olan kırmızı ile, bir savaş tanrıçası olan İştar'ın kan dökülmesini sağlaması ve insanları çatışmalarda kurban etmesi simgelenir. İştar kuzey Zazaca'da Astare, güney Zazaca'da ise İştar olarak adlandırılır Türkçe karşılığı ise yıldız demektir.

Baal-Astarti (İştar) tapınması

Baal Babil'in baş tanrısı haline gelen Marduk'un bir diğer adıdır. Baal sözcüğü efendi, sahip, koca anlamlarını taşır. Baal için aynı zamanda Tammuz'da denir. Fırtına tanrısı olan Baal bitkilere yaşam veren yağmuru yağdırdığı için aynı zamanda bir bereket tanrısıdır. Baal aynı zamanda Tammuz adıyla güneş tanrısıdır. Baal, Tammuz ve Astarti bir üçlü olarak, üçü birden Marduk'un farklı görünümlerini oluştururlar. Bol yapraklı bir ağaçla ve odun bir kazıkla (Kutsal odun: Holy wood -> Hollywood) simgelenen İştar ise, bitkileri simgeler. Yaz geldiğinde ortadoğu bölgesinde yağmurlar kesildiğinden Baal'in öldüğü (öldürüldüğü) kabul edilirdi. (Tammuz yazın bir yaban domuzu tarafından öldürülür.) Ancak putperest inançlarda gerçek bir ölüm olmadığından, Baal'in bu dönemde bir yeraltı dünyasına gittiği inancı vardı. Tarımla geçinen insanlar için tarlalarından ürün almak, Baal'in İştar'la çiftleşmesine bağlıydı. Bu inanca göre ilkbaharda yeraltı dünyasından yeniden doğan Baal, İştar'la cinsel ilişkiye girerdi. Bunun tapıcıları için anlamı Baal'ın yağmur yağdırarak İştar'ı (bitkileri) sulaması ve bitkilerin böylece ürün vermesini sağlamasıydı. Bu olay her yıl gece ve gündüzün eşitlendiği Mart ayında kutlanırdı. Bu kutlamalarda yemek yenip şarap içilir, sonra da Baal ve İştar tapınaklarındaki kutsal kadın ve erkek fahişelerle seks yapılırdı. Bundan amaç Baal ve İştar'ı cinsel birleşmeye teşvik etmekti.

Baal ve İştar tapınmasının bir bölümü bunlara kurban sunulmasıyla ilgiliydi. Bu tapınmanın uygulayıcıları Baal için kurbanlar sunmak adına kendi küçük çocuklarını Baal putuna ateşte yakıyorlardı. Baal'in rahiplerine "Cahna" (Cahna -> Kahna -> Kahin) denirdi. Aslı "Cahna Baal" (Baal Kahini) olan "Cannibal" (Kanibal-yamyam) adı buradan doğmuştur.(?) Bu nedenle İştar'ın bir simgesi olan gül, Baal ve İştar tapınmasının kan dökücülüğünü vurgulamak için kırmızıdır. Baal ve İştar'ın aşkıyla ilgili başka simgeler arasında sarı, yeşil ve kırmızı renkler de vardır. Sarı renk güneş olarak Tammuz'u, yeşil renk bitkilerin sulayarak yeşermesini sağlayan Baal'ı, kırmızı renk ise savaş tanrıçası İştar adına dökülen insan kanlarını simgelemektedir.

Günümüzde Baal ve İştar'la ilgili tapınmalar Paskalya (Ostern), Nevruz bayramları şeklinde devam etmektedir. Kutlamalarda yer alan çörek, yumurta ve tavşan İştar'la ilgili olarak İştar'ın doğurganlığını (bitkilerin ürün vermesini) simgeler. Boğa Baal'i simgelerken, inek (kutsal inek) ise İştar'ı simgeleyerek tapınmalarda yer almıştır. Gül-Haç, Gülün Adı (film) sözcükleri de Baal ve İştar'la bağlantılıdır ve Gül İştar'ı kastederken, Haç ise Baal'in bir diğer adı olan Tammuz'un "T"'sinden gelen "haç" işareti olmaktadır. Pentagram (Beş köşeli yıldız) ise, güneş çemberinin (Tammuz) içinde İştar yıldızı olarak yer alır. İştar yıldızı Baal ile birlikte de kullanılır ve bu durumda beş köşeli İştar yıldızı, Baal'ın simgesi olan hilalin hemen yanında yer alır.

Baal ve İştar'la ilgili simgeler yaygın olarak siyasal, askeri, ticari, dinsel alanlarda ve cinselliğin söz konusu olduğu alanlarda sıklıkla kullanılan sembollerdir. Bu konudaki örneklerden biri, bir cadde üzerinde Holywood yıldızlarının adlarının içine yazıldığı beş köşeli yıldız simgeleridirler. Bazen beş köşeli yıldız baş aşağı ters çevrilerek resmedilir. Bu şeklin adı Bafomet'tir. Beş köşeli yıldız sembolünün ters çevrilerek Bafomet olarak kullanılmasıyla, normal şekilde pentagram olarak kullanılması arasında en önemli fark, pentagramda anlamların açık, diğerinde ise saklı olmasıdır. Bafomet'te savaş ve kötülük sözcükleri aynı şekilde açıkça savaş ve kötülük anlamlarını taşırken, düz sembol pentagramda bunun tersi olan sözcükler aynı anlama gelir. Buna göre, güneş çemberinin içinde üstte bulunan tek köşesiyle duran İştar yıldızı (pentagram) sözkonusu olduğunda, barış ve iyilik sözcükleri saklı anlamlarıyla tam tersi savaş ve kötülük anlamlarını taşırlar. Bu şekilde İştar yıldızının düz ya da ters duran şekilleri bir fark olmaksızın aynı anlama gelerek, bütün anlamlar (açık ya da gizli olsun) acıya, kötülüğe ve kan dökmeye yönelik amacı simgelerler.

Kalp sembolü ve İştar

Kırmızı Gül'ün dışında, aşkın sembolü olarak kullanılan bir simge kalp sembolüdür. Kalp sembolü aslında bir aşk ve seks tanrıçası olan İştar'ın kalçalarını simgeler. Kalp sembolünün alt kısmı Marduk'un küreği Marru'nun biçimindedir. Bu şekilde kalp sembolünde İştar'ın kalçaları ile Bel (Baal) küreği birleşmiş olmaktadır.

İştar, Baal ve Tammuz ile ilgili simgeler, kutlamalar

İştar: Beş köşeli yıldız, Meşe ağacı (Bol yapraklı ağaçlar), Odun kazık (Kutsal odun -> Holywood - Hollywood sözcüğünün saklı anlamıyla), Kırmızı renk, Kırmızı gül, Gök kraliçesi, Madonna, Kutsal Bakire Anne.

Baal: Hilal, Lale, Boynuz, Boyunduruk, Yeşil renk, 6 sayısı ve katları

Tammuz (Marduk: Tammuz - Baal): "T", Haç, Boğa boynuzları, Güneş, Güneş çemberi ya da güneş diski, Sarı renk.

İştar: Beş köşeli yıldız, Meşe ağacı, Meşe yaprağı, Gül, 5 sayısı, Beşgen (İştar -> Savaş Tanrıçası -> Pentagon), Kalp sembolü (Aşk Tanrıçası)

İnsan kurbanları: Kırmızı renk, Kırmızı gül.

Kalp sembolü: İştar'ın kalçaları ile Bel küreğinin bileşimi.

Noel: Baalmas (Christmas)

Cadılar Bayramı: Halloween

Paskalya: Easter, Ostern, (Nevruz)

Helleborus Niger: Beş köşeli yıldıza benzeyen beş yapraklı bir çiçek. Nimrod'un beşiğinin şekli.

Güneş çemberi içinde beş köşeli yıldızı simgeleyen tapınma

Beş köşeli yıldız güneş tanrısı Tammuz'la kullanıldığında genellikle Tammuz'un bir simgesi olan güneş çemberinin içinde yer alır. Marduk'a ait olan güneş, ay ve yıldız simgeleri çeşitli şekillerde birarada kullanılarak, tapınmalarda bunlara ait simgelerden oluşturulmuş dinsel törenler ve tapınma uygulamaları oluşturulmuştur. Bu türden bir tapınmada 24 saatlik bir gün, bir saatin kadranına yerleştirilerek bir güneş çemberinin simgesi haline getirilmiştir. 24 saatlik bir gün 60'arlık dakikalardan oluşur ve bu 6'yla ilgili sayılar Marduk, Tammuz ve Baal'a ait sayılardan oluşmuştur. Bu şekilde oluşturulmuş bir güneş çemberinin içinde ise İştar'ın (Astarti) beş köşeli yıldızının yer alması gerekir. Bu ikili simgenin tapınmadaki uygulamasında, 24 saatten oluşan bir gün beş parçaya bölünerek, her bir parçasına beş köşeli İştar yıldızının birer ucu yerleştirilir. Tıpkı bir saatin yelkovanının belli saatleri gösterdiği gibi, bu tapınma uygulamasında bir günden oluşan gün çemberinin içinde İştar yıldızının beş kolu, beş ayrı vakti gösteren birer yelkovan gibi yer almış olur. Bu şekilde Tammuz ve Astarti tapınması zaman kavramıyla birlikte uygulanır.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Tammuz #8
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
02 Haziran 2013 , 00:10
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Tammuz

Tammuz veya Tamuz Arapça تمّوز Tammūz; İbranice תַּמּוּז; Akadca Duʾzu, Dūzu; Sümerce Dumuzi bir Babil tanrısı.

Etimoloji

(Tam/Dam) kökünden türemiştir. Sümerlerde Dumuzı veya Damuzı olarak yer alır ve anlamı güvenilir veya oğul demektir. Türkçe de Dam/Tam yani ahır ile bağlantılı bir anlam kazanmıştır.

Mitoloji

Türk ve Altay mitolojisine de Tamız (Tamus, Tammus, Tamıs, Dumuz, Dumıs) Han olarak geçmiştir. Sümer kökenlidir. Türk coğrafyasının büyük kısmında adı yaz aylarından birisine verilir; Temmuz, Tamız, Tamıs gibi… Çoğu zaman Ahır hayvanlarının ve/veya Çobanların ya da kırsal hayatın, ekinlerin ve hasadın koruyucusu olarak görülür. Damızlık sözcüğü, Damız (ahır) sözcüğüyle olduğu kadar bu isimle de bağlantılıdır ve Tamız Han için ayrılan hayvan demektir. Sümer mitolojisinde çoban görünümlü olarak betimlenir. Sümerce adı Dumuzi, 12 Hayvanlı takvimde de yer alan Domuz ile bağlantılı görünmektedir. Ünü tüm Ortadoğuya yayılmıştır.[1]

Temmuz ayı ismini bu tanrıdan almıştır. Babil'de Temmuz ayı tanrı Tammuz'un onuruna kurulmuştur. Tammuz'un kökeni Sümer çoban-tanrı, Dumuzid veya Dumuzi'dir. Dumuzi İnanna'nın eşiyken, Akadlar'da İnanna'nın dengi olan İştar'ın eşidir. Antik Suriye inancındaki Adonis, ki daha sonraları Yunan panteonuna da girmiştir, buradan kök almıştır.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Ehrimen #9
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
07 Eylül 2013 , 23:03
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Ehrimen

Zerdüştçülük



Baş konular

Zerdüştlük /Mazdaizm
Ahura Mazda
Zerdüşt
Eşa
Melekler ve Felekler

Melekler
Amesha Spentas · Yazatas
Ahuras · Daevas
Angra Mainyu
Yazılar ve İbadet

Avesta · Gatalar
Vendidad
Ahuna Vairya
Tapınak Ateşleri
Tutanaklar ve Destanlar

Dēnkard · Bundahişn
Arda Viraf
Jamasp Kitap
Sanjan Hikâyesi
Tarih ve Kültür

Zurvanizm
Takvim · Festivals
Evlilik
Eschatology
Müritler

Zoroastrians in Iran
Parsis · Iranis
• • •
Zerdüştçülük'e karşı baskınlar

Ehrimen, Zerdüştlük inanışında, kötülük ve karanlıkları temsil eder. Zerdüştçülüğün ifade ettiği mutlak ikicilikte, iyilik ilkesi ya da tanrısı olan Ahura Mazda ile sürekli bir mücadele ya da savaş hali içinde bulunan kötülük ilkesi ya da tanrısı.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Ahura Mazda #10
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
07 Eylül 2013 , 23:10
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Ahura Mazda

Ahura mazda (Pehlevice : Ohrmazd, Farsça: اهورا مزدا „bilginin Efendisi“) eski Pers İmparatorluğu resmi dini Zerdüştçülüğün, kötülük ilkesi ya da Tanrı'sı olan Ehrimen'le sürekli bir mücadele ya da savaş hali içinde olmakla birlikte, Zerdüştçü iyimserliğin bir ifadesi olarak, sonunda mutlak bir zafer kazanacak olan baştanrısı, iyilik ilkesi.

Moğol mitolojisinde "Hormosta", Türk mitolojisinde "Kurbustan" veya Hürmüz adıyla yer alır. Moğollara göre 55 Batı Tanrısının başında bulunur.


  • Tak-ı Bostan (Zagros):
    II. Hüsrev ve Ahura Mazda


  • Faravahar


Nakş-ı Rüstem (İran): Ardeşir'in Ahura Mazda'dan iktidar simgesini alırken

__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)