izmir escort escort izmir porno porno izle
Hıristiyan mezhepleri - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Protestanlık #1
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
05 Temmuz 2013 , 23:20
Alıntı ile Cevapla
Protestanlık

Protestanlık, Hıristiyanlığın en büyük üç ana mezhebinden biridir. 16. yüzyılda Martin Luther ve Jean Calvin'in öncülüğünde Katolik Kilisesine ve Papa'nın otoritesine karşı girişilen Reform hareketinin sonucunda doğmuştur (1529).

Papazlara ihtiyaç duymaksızın Kitab-ı Mukaddes'i okuyabildikleri için, her vaftiz edilmiş inananın aracı bulunmadan rahiplik yetkisi olduğuna inanan Protestanlar Kitab-ı Mukaddes'i Hristiyanlık için tek kaynak saymışlardır.

Reform sonrası ortaya çıkan dini akımlar öncelikle kendi içinde 3 ana kola ayrılmıştır. Bunlar;

Lutheryanizm
Kalvinizm
Anglikanizm (Protestan mezhebi olarak sayılmamaktadır ve bağımsız bir Batı Kilisesi olarak tanımlanıyor)

Diğer Protestan mezhepleri: Pentakostalizm, Baptistler, Metodizm ve Adventizm.

Protestanlık diğer hıristiyan mezheplerinden bazı ayrımlar gösterir. Katolik ve Ortodokslar gibi ruhanî başkanları yoktur. Protestanlık; Katolik ve Ortodoks kiliselerin merkeziyetçi anlayışının tersine, çeşitli kiliseler veya mezhepler arasındaki kurumsallaşmamış bir topluluktur. Katolik inanç sisteminin çoğunluğunu korusalar da, Katolik Kilisesi'nin Papa'ya verdiği geniş yorum ve uygulama yetkisini tanımama, dini inançları daha kişisel düzeyde yaşama ve Katolik Kilisesi nin dünyasallaşan ayin ve uygulamalarından uzaklaşma gerekçeleriyle Katolik Kilisesi'nden ayrılmışlardır.

Özellikle John Calvin'in öncülük ettiği Kalvinizm koluna bağlı olan Reform kiliseleri ve Presbiteryen mezhepleri Eski Ahit'te On Emirde yer alan Kendin için oyma put; yukarda göklerde olanın ya da aşağıda yerde olanın ya da yerin altında sularda olanın suretini hiç yapmayacaksın, onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin yasasına uyma gerekçesiyle kiliselerinde resim, heykel ve tasvir bulundurmazlar.

Lutherci kiliseler ise bu açıdan Katolik mirasa bağlı kalmış ve kilise binalarındaki süsleme ve dekoru bir ölçüde muhafaza etmişlerdir.

Lutherci akım daha çok Kuzey Avrupa'da yerleşmiş, Almanya'nın büyük bölümünde Evangelische Kirche adı altında, ve İsveç, Norveç, Finlandiya ve Danimarka gibi İskandinav ülkelerinde ise ulusal devlet kilisesi temelinde kabul görmüştür.

Katoliklerin tersine Protestan rahipler evlenebilirler ve giderek bazı Protestan mezheplerinde kadınların da rahip olabilme hakları vardır. İncil'in anadilde okunabilmesi de Protestanlığın bir başka özelliğidir. Katolikler ve Ortodokslar kilise ayinlerinde İncil'i Yunanca ve Latince okumak zorundaydılar; ancak İkinci Vatikan Konsülünün toplanmasının ardından Katolik kiliselerinde de ana dilde ayin yapma özgürlüğü Novus Ordo adı verilen yeni bir kilise yasası uyarınca kabul edildi.

Protestanlıkta azizlere ve Meryem Ana'ya dua edilmez ve dilekte bulunulmaz. Protestanlar İncil'in Katolik Kilisesi tarafından kabul edilen bazı kitapları apokrif olarak tanımlar ve Tanrı Sözü olarak kabul etmezler.

Anglikanizm ve Protestanlık

Katolikliklikten ayrılan Anglikanizm ise, diğer Reform hareketi sonrası çıkan mezheplerden farklılık göstererek, piskoposluk sistemini muhafaza etmiştir ve kendini diğer Katolik ve Ortodoks mezhepleriyle beraber Apostolik, yani kökenini Havarilere dayandıran olarak tanımlamaktadır. Bu açılardan Anglikanizmi Protestanlığın dışında Reforme edilmiş otonom/bağımsız bir Batı Kilisesi olarak tanımlamak daha doğrudur.

Dağılım

Dini coğrafya açısından Protestanlığın kıtalar arası dağılımdaki yeri Katoliklik'ten hemen sonradır. Dünyada en fazla Protestan Kuzey Amerika'da bulunmakta; ikinci sırada Avrupa ülkeleri gelmektedir. Protestanlık Kuzey Amerika ile Okyanusya'da en büyük din durumundadır. Dünyanın en büyük, protestan cemaatleri sırası ile ABD, İngiltere, Almanya, Nijerya, Güney Kore, Kanada, Avustralya, Brezilya, Hollanda, İsveç, Danimarka, Finlandiya ve Endonezya dır.

Toplamda tüm dünya çapında 590 milyon Protestan yaşamaktadır. Bunların 170 milyonu Kuzey Amerika'da, 160 milyonu Afrika'da, 120 milyonu Avrupa'da, 70 milyonu Latin Amerika'da, 60 milyonu Asya'da ve 10 milyonu ise Okyanusya'da yaşamaktadır. Toplam Hıristiyan nufusun %27 sini Protestan nufus oluşturmaktadır
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

Günümüz Hristiyan Mezhepleri #2
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
05 Temmuz 2013 , 23:48
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.

Günümüz Hristiyan Mezhepleri

Arapça'da mezhep "Gidilen yol, bir dinin kollarından her biri, ilim ve felsefede seçilen yol, meslek" vb. anlamlara gelir. İslâm Dini'nde olduğu gibi Hristiyanlık'ta da birtakım mezhepler vardır.

Hristiyanlık'ta mezheplerin teşekkülünü, Hz. İsa'nın dünyadan ayrılmasından hemen sonra O'nun dinine giren Pavlus'la Hz. İsa'nın cemaati arasındaki ihtilâflara bağlayan görüş daha ağır basmaktadır. Gerçektende Pavlus'un Hristiyanlığı kabul etmesinden sonra O'nunla Hz. İsa'nın cemaati arasında çıkan ihtilâflar onların kısa zamanda ikiye bölünmelerine sebep olmuştur.

Bir başka açıdan mezheplerin doğmasını, inanç, ayin vb. konulardaki ihtilâflarla, XI. yüzyılda Doğu-Batı Kiliseleri'nin birbirinden kopmasına, hatta reform hareketlerine bağlayan görüşü benimseyenler de bulunmaktadır. Burada kiliseler arasındaki ihtilâflardan çok, halen günümüzde varlığını sürdüren belli başlı üç Hristiyan mezhebinden (Katolik, Ortodoks, Protestan) anahatlarıyla söz edilecektir.

1- Katolik Mezhebi

Bir diğer adı Roma Katolik Kilisesi olan Katolik Mezhebi, Hristiyan dünyasının en büyük ve en köklü mezhebidir. İnançlarına göre bu mezhebi, havarilerin ilki olan Petrus kurmuştur. (90) O aynı zamanda Hz. İsa'nın vekilidir. Petrus'tan sonra gelen papalar da Petrus'un vekili sayılırlar. Böylece Papa ruhanî reis sıfatıyla Hz. İsa'nın yeryüzündeki temsilcisidir. 1870 yılında toplanan Vatikan Ruhani Meclisi Papa'nın yanılmazlığını ilân etmiştir. (91) Katolik Mezhebi'nde ruhban sınıfı aşağıdan yukarıya rahip, piskopos , kardinal ve papa şeklinde hiyerarşik bir yapıya sahiptir. Katolik Mezhebi'nin başlıca özellikleri şunlardır:

1- Papa dinî başkandır, Hz. İsa'nın vekili, Petrus'un halefidir.

2- Papa yanılmaz bir otoritedir. Roma diğer kiliselerin hepsinden üstündür.

3- Ruhu'l-Kuds tarafından idare edilen Roma Kilisesi evrenseldir.

4- Ruhu'l-Kuds, Baba ve Oğul'dan çıkmıştır.

5- Hz. İsa hem ilâhî, hem insanî tabiata sahiptir.

6- Hz. İsa da, Hz. Meryem de günahsızdır, aslî suçtan uzaktır. Meryem, Tanrı yanında şefaatte bulunabilir. O, göğe yükselmiştir. (92)

7-Azizler de Tanrı katında sözcü olur, şefaatte bulunabilir.

8- İnsan aslî günah içindedir. Buna karşılık kötülüğe meyletmek günah değildir, günaha sevkeder. Günah çıkarma çok önemlidir. Bunun, günah çıkarma hücresinde papaza itiraf şeklinde olması gerekir. (93)

9- Sakramentler yedi tanedir. Ruhban zümresi evlenemez. Onların dışındaki evlenenler de boşanamaz. Boşandıktan sonra evlenmek zina sayılır.

10- Yirmi Konsil'in aldığı kararlar kabul edilir.

11- Cuma günü et ve yağlı yiyecek yemek yasaktır.

12- Son hüküm gününü, cenneti, cehennemi ve Araf'ı kabul ederler.

13- Geleneklere bağlı kalmak lâzımdır.

14- Ayin dili Latince'dir. 1965'deki II. Vatikan Konsili'nde değişik dillerde de ayin yapılmasına izin verilmiştir. (94)
Katolik Mezhebi'nde papazların başlıca görevleri, vaftiz, tövbe, çile, günah çıkartma, ahilere yağ sürme, evlenme vb. takdis törenlerini yönetmektir. (95) Temelde aynı inançları paylaşmakla beraber, ayrıntılara ait konularda Katolik Mezhebi'nden ayrılarak ortaya çıkan bazı küçük mezhepler vardır:

1- Keldani Mezhebi,

2- Ermeni Mezhebi,

3- Süryani Mezhebi,

4-Maruni Mezhebi,

5- Kıpti Mezhebi.

2- Ortodoks Mezhebi

Yunanca'da Ortodoks " Doğru görüş, inanç ve doğru itiraf" anlamına gelir. Bu mezhebin Dinler Tarihindeki diğer isimleri şunlardır:

Doğunun Ortodoks, Katolik ve Apostolik Kilisesi, Ortodoks Doğu Kilisesi, Doğu Kilisesi, Ortodoks Kilisesi ve Rum Ortodoks Kilisesi. (96) Ortodoks Kilisesi'nin Katolik Kilisesi'nden 1054 yılında (97) kesin olarak ayrılmasında (98) dinî ve siyasî birtakım sebeblerin büyük rolü olmuştur:

1- Katolik Kilisesi'nin müşrikler arasında dini yaymak için bazı tavizler vermesi.

2- Roma'nın itirazına rağmen imparatorluk merkezinin İstanbul olması.

3- Batı Roma Devleti'nin yıkılmasından sonra ortaya çıkan otorite boşluğunu Papalığın doldurmak istemesi.

İnanç ve ayinler bakımından Ortodoks Kiliseleri bazı siyasî ve idarî sebeblerden dolayı birbirinden ayrılmıştır:

a-1054'deki Doğu-Batı ayrılığından sonra Ortodoksluğun merkezi Bizans olmuştur.

b- İstanbul'un Türkler tarafından fethedildiği 1453'ten sonra Rus Ortodoks Kilisesi İstanbul Patrikliği ile mücadeleye girişmiştir.

c- Rus ihtilâli (1917)'nden sonra İstanbul Ortodoks Patrikliğiyle mücadeleden vazgeçen Rus Ortodoks Kilisesi Patriklik halini almıştır.

Ortodoks dünyasının dört büyük patrikliği (İstanbul-İskenderiye, Antakya, Kudüs) vardır. Diğer, bölgelerdeki millî kiliseler idari yapı itibariyle bu dört patrikliğe bağlıdır.

Ortodoks Mezhebi'ni diğer Hristiyan mezheplerinden ayıran başlıca özellik şunlardır:

1- Patrik ruhanî başkandır.

2- Papa yanılabilir. O Hz. İsa'nın vekili değildir.

3- Ruhu'l-Kuds, Oğul yoluyla Baba'dan çıkmıştır.

4- İlk yedi konsilde alının kararları kabul etmek lâzımdır.

5- Ancak, Meryem, İsa ve Aziz ikonlarına (99) saygı gösterilir.

6- Her ülke ibadetini kendi diliyle yapmakta serbesttir.

7- Günahkârlar, işledikleri günah ölçüsünde A'râf ta bekletilirler.

8- Keşişler, piskoposlar ve patrikler evlenemez; papazlar evlenebilir. Boşanma ancak bazı şartlarla mümkündür.

9- Vaftizden hemen sonra Konfirmasyon yapılmalıdır.

10- Evharistiya ayininde ekmeğe maya, şaraba su katarlar.

11- Haç sağdan sola çıkarılır ve Haç'ın kolları birbirine eşittir.

Kuruluş dönemlerinde bütün Doğu Ortodoks Kiliseleri, İstanbul Ortodoks Kilisesi'nin idare ve kontrolü altında iken, daha sonraları parçalanmalar olmuş şu kiliseler doğmuştur:

1- Süryani Ortodoks Kilisesi,

2- Rum Ortodoks Kilisesi,

3- Ermeni Ortodoks Kilisesi,

4- Rus Ortodoks Kilisesi.

Dinler Tarihçilerinin genellikle savunduklarına göre Ortodoks Mezhebi'nin doğması, İznik (325) ve O'nu takibeden altı Konsil'de alınan bazı kararlar sonucunda olmuştur. (100) Ancak Ortodoksluğu kabul edenler İznik Konsili'nde değişik fikirler ortaya atan Arius, Nestorius vb. din büyüklerinin görüşlerine her zaman cephe almışlardır.

Katolik mezhebi ile Ortodoks mezhebi arasında tesbit edilebilen başlıca ayrılıklar şunlardır:

1- Katoliklere göre Ruhu'l-Kuds Baba ile Oğul'dan, Ortodokslara göre ise Allah'ın göndermesinden meydana gelmiştir. (101)

2- Katoliklere göre papa yanılmaz; ilâhî kudrete sahiptir. Ortodokslara göre ise O, ruhani bir liderdir; ilâhî bir gücü yoktur.

3- Katoliklere göre papanın iman, ibadet, ahlâk vb. konulardaki her sözü münakaşasız kabul edilmelidir, Ortodokslara göre ise papa da bir insandır, yanılabilir.

3- Protestan Mezhebi

Almanca'da "protestieren" kelimesinden alınmış olan Protestan "itiraz, protesto, başkaldıran" anlamlarına gelir. Protestan mezhebinin doğuşu, XVI. yüzyılda Martin Luther (1489-1546)'in Roma Katolik Kilisesi'ne karşı;

1- Günahları bağışlamak,

2- Günahların bağışlanmasını malî bir kaynak haline getirmek,

3— İncil yorumunu kendi tekeline almak,

4— Ayin dilinin mutlaka Latince olması vb. hususlara itirazları ile başlamıştır.

Martin Luther itirazlarına kısa zamanda taraftar bulunca hareket hızla büyüyerek yayılmıştır. (102) İtirazcılar kendi görüşlerini çeşitli mahfillerde açıklamak imkânı buldukça, onların fikirlerini benimseyenler de o nisbette artarak geniş bir coğrafyaya sahip olmuştur. Protestan mezhebine İncil Kilisesi de denir.

Protesto hareketinin yaygınlık kazanması, reformasyonun başlaması ve çeşitli kiliselerin doğmasıyla sonuçlanmıştır.

Protastanlığa göre Allah'a ulaşabilmek için hiçbir kilise görevlisinin aracılığına ihtiyaç yoktur. Hristiyan geleneğinin yakın geçmişten aldığı şeklin bir diğer adı olan Protestanlık, kilisenin bizzat kendi değerlendirmesine göre:

1- İtirafla ilgili durum,

2- Ruhanî tavır,

3- Hristiyanlığa daha uygun bir görünüm verme vb. noktalarda geçmişine nisbetle yeni bir hüviyet kazanmıştır.

Protestanlık, tarihinin belirli bir döneminde ve bazı özel şartlar sonucunda ortaya çıkmasına rağmen, fikir ve ruhî yapı itibariyle sadece XVI. yüzyılın mahsulü sayılmamalıdır. Bazı Dinler Tarihçilerine göre, Protestan reformcular ile onları takib edenler, o yüzyılda yapılan dinî yorumlarla yeni bir gerçeği bulmak yerine, eski dinî gelenekleri yeniden ortaya koymuşlardır. Bu bakımdan protestanları, kâşif değil, yenileyici olarak görmek lâzımdır. İnançlarına göre günahkâr bir kişi ancak Tanrı'nın karşılıksız inâyetiyle kurtuluşa erebilir. Protestan mezhebi son dört yüz yıl içinde başlıca iki dinî tür olarak kendini göstermiştir:

1- Klasik Protestanlık,

2- Radikal Protestanlık.

1- Klasik Protestanlıkla Hristiyanlığın aldığı yeni şekle karşı isyan ederek kilisenin Katolik anlamını koruyan büyük kilise sistemleri kastedilmektedir.

2- Radikal Protestanlık terimi daha çok bu mezhebin ortaya çıkışını açıklayan olayı anlatmak için kullanılmaktadır. Bu terim aynı zamanda dinî gruplarla dinî düşünce ekollerini de içine almaktadır. Bu ekolün mensupları Kitab-ı Mukaddes ile Hristiyan kilisesinin dinî merasim varisleri (103) olduklarını iddia etmişlerdir.

Protestanlığın ilk ifadesi Lutheryanizm'dir. Bu terimle Martin Luther'in faaliyetleri, O'nun ruh ve görüşüne borçlu olan Hristiyan fikirleri ile özel kiliseler anlaşılır. Bu ekol, kulun hayatı ve kilise ibadeti üzerinde özellikle durmuştur.
Protestan Mezhebi'nin özellikleri şunlardır:

1- Papa da bir insandır, yanılabilir.

2- Diğer iki büyük hristiyan mezhebinin kabul ettiği teslise inanırlar.

3- Kutsal kitabı yorumlamaya herkes yetkilidir.

4- Sakramentlerden yalnız Vaftiz ve Evharistiya'ya inanırlar.

5- Azizleri kabul etmezler.

6- Kiliselerde resim ve heykel lüzumsuzdur.

7- Haç çıkarma geleneklerine inanmazlar.

8- İbadet ve ayinleri herkes kendi diliyle yapabilir.

9- A'râf ve ebedî ceza yoktur.

10- Hz. Meryem sıradan bir insandır; ilâhî bir niteliği yoktur.

11- Günah çıkartma işlemi mantıksız bir uygulamadır.

Protestan Mezhebi öncelikle kendi büynesinde üç ana kola ayrılmıştır:

1- Lutheryanizm,

2- Kalvinizm,

3- Anglikanizm.

1- Lutheryanizm, Protestanlığın ilk şeklidir ve Martin Luther'in fikir ve ideallerini benimseyen özel Hristiyan görüşünü temsil eder. Lutheryan Kiliseleri Almanya, Skandinav ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletlerinde daha çok yaygındır. İnançlarına göre kilise, lâik hayattan sorumlu tutulamaz.

2- Kalvinizm, günümüz Protestan dünyasının ikinci ekolünü teşkil eder. Bir diğer adı Reforme Hristiyanlık'tır. Akımın kurucusu ve öncüsü olan John Çivin, sıkı bir dinî tecrübeden geçmiş Fransız asıllı, ilâhîyat sahasındaki yazılarıyla tanınmış bir kişidir. O'nun gayesi mevcut Hristiyanlık'ta reform yaparak dinî başlangıçtaki, asıl haline kavuşturmaktır. O'na göre Hristiyanlığın topluma karşı, birtakım görevleri olmalıdır.

3- Anglikanizm, VIII. Henry devrinden beri İngiltere'nin Resmi Kilisesi'dir. VIII. Henry (1491-1547) ile Papa arasındaki bir kavgadan sonra doğmuş olan Anglikanizm'in en başta gelen hedefi Hristiyanlığı kendi öz niteliğine yeniden kavuşturmaktır.

Onlara göre papalık ile Presbiterianlık arasında en azından orta bir yol olmalıdır. Bu yalnız kilise teşkilâtı düzeyinde değil, doktriner anlamda da gerçekleştirilmelidir.

Protestanlık bu üç ana kolun dışında ikinci derecede diyebileceğimiz on küçük gruba daha ayrılmıştır.

4- Anglikan Kilisesi:

Reform Hareketi'nden sonra (XVI. yüzyıl) İngiltere'de doğmuş bir Hristiyan ekolüdür. Protestanlığın İngiltere'ye has şekli olan Anglikanizm, Katolik-Protestan çatışmasında uzlaşmacı bir yol izlemiştir. Anglikan Kilisesi, VIII. Henry'den itibaren Roma ile olan bağlarını koparmıştır. Anglikanizm'i Kitab-ı Mukaddes'e bağlı, kısmen reforme edilmiş bir Katolik Mezhebi olarak görmek daha yaygındır. Papanın otoritesini reddeden Anglikan Kilisesi, XVI. yüzyıldan beri ibadette Latince yerine İngilizce'yi kullanır. Kilise kral ve kraliçe tarafından temsil edilir.
Anglikan Kilise'sine göre iki sakrament (Vaftiz, Evharistiya) esastır. Anglikanizm XVIII. yüzyıldan itibaren Amerika, Kanada, Avustralya, Afrika, Yeni Zelanda ve Hindistan'da yayılmıştır.Yaklaşık 30 milyon mensubu bulunan Anglikan Kilisesi ve Roma Katolik Kilisesi arasında II. Vatikan Konsili (1962-1965)'nden sonra uzlaşma zemini arama gayretlerine girişilmiştir.

Radikalizm ve Protestanlık

Fransızca'da Radikalizm "ilim, din ve siyasette temelden, kökten değişiklikler yapma temayülü" anlamına gelir. Bizim burada üzerinde duracağımız Radikalizm, Hristiyanlık üzerinde yapılmak istenen köklü değişikliklerle ilgilidir.

Dinler Tarihi terminolojisinde Radikal Protestanlık terimi ile daha çok genel Protestanlık'tan yavaş yavaş kopan ve O'ndan bağımsız olarak teşekkül eden Hristiyan grupları ve dinî ekolleri kastedilmektedir. Bir bakıma bu gruplara, Reformasyon'un birtakım tartışmalardan sonra dünyaya gelen çocukları demek mümkündür. Bunlar özel yapı ve davranışlarından dolayı İngiltere'nin resmî kilisesiyle uyum sağlayamamışlardır. Radikal Protestanlığı iki grupta incelemek mümkündür:

1- Evangelik,

2- Hümanist,

Radikal Protestanlığın en önde gelen temcilcileri Babtistler, Kongregasyonistler, Metodistler ve Kuveykırlar'dır. Bu sayılan temsilcilerin, kendilerine özgü farklı görünümler sergiledikleri bilinmektedir. Bununla beraber Radikal Protestanlığın Hümanist kanadı, Hristiyan Kilisesi'nin din tanımayan kesimi ile özel bir şekilde ilgilenmiştir. Hümanistlerin en büyük arzuları Hristiyanlığın "zevk sahibi insanlara" karşı bir değeri bulunduğunu ispat etmektedir.

Hümanistler düşüncenin en büyük rehberi olarak vahiy yerine aklı temel almışlar onu gerçeğin başlıca kaynağı kabul etmişlerdir. Onların baz aldığı ölçü Hristiyanlık vahyi değil, ilmî bir buluş, bir felsefî ilke veya herhangi bir düşüncedir. Ancak bu akımın, gün geçtikçe nüfuz ve değerini kaybettiği ifade edilmektedir. Radikal Protestanlık özellikle şu ana noktalar üzerinde durarak kimliğini kanıtlamak istemiştir:

1- Kurtuluşa ermek için Hz. İsa'ya tam anlamıyla inanmak lâzımdır.

2- Kilise'nin ve dünyanın mutlak efendisi Hz. İsa'dır.

3- Gerçek kilise Hz. İsa tarafından kurulmuştur. Kurtuluş ancak bu kilisededir.

4- Hz. İsa'nın gözle görünen kişiliği İncil'de açıklanmıştır. İnsan yaşamı boyunca daima O'nu örnek almalıdır.

5- Çarmıh'tan sonra dirilen Hz. İsa sonsuz bir güç ve çalışma kaynağı olmuştur.

Çağdaş Protestanlıkla meydana gelen gelişmeler hakkında John

A. Mackay şöyle diyor?

Protestanlığın henüz dinî erginliğine erişemediğini, tarihî görevini tamamlamadığını belirtmek gerekir. Dörtyüzyıl önce Reform hareketinde olup bitenler bugün de hayatta, doktirinde ve kilise teşkilâtında ifade edilmek durumundadır. Çağdaş Protestanlıkla ortaya çıkan önemli gelişmeleri şöyle sıralayabiliriz:

1- Tarihî Hristiyan inancı yeniden kavranmalıdır.

2- Kutsal Katolik Kilisesi gerçeği protestanları da kuşatmalıdır.

3- Dine dayanmayan düzen ile ilgili sorumluluk duygusunun yeniden canlanması sağlanmalıdır.

4- Evangelik Hristiyanlığın dünya çapında yayılması, protestan düşünürlerin bu yolda çaba sarfetmelerini gündeme getirmelidir.

(90) Bundan dolayı Katolik Kilisesi'ne Petrus'un Kilisesi de denir.

(91) Papa aynı zamanda Vatikan Devleti'nin başkanıdır. Resmi adı Stato Citta Vaticana olan, dünyanın bu küçük, fakat nüfuzlu devleti Roma şehrinin ortasındadır. Yüzölçümü 39 Km2'dir. Devlet başkanı olan Papanın seçtiği vali, şehrin idaresini üstlenmiştir. Devletin gelirini, dünyanın her yerinden katoliklerin yaptıkları yardımlar teşkil eder.

(92) Papalık Hz. Meryem'in Hz. İsa gibi günahsız olduğunu 1854'te, göğe yükseldiğini de 1950'de karara bağlayarak bunları bir dogma halinde ilân etmiştir, inançlarına göre Hz. Meryem hiç kimse ile ilişki kurmadan Hz. İsa'ya hamile kalmıştır.

(93) Lateran Konsili 1215 yılında toplanarak her hristiyanın yılda en az bir kere günah çıkartmasına karar almıştır.

(94) G. Tümer, A. Küçük, a.g.e., s. 161.

(95) Mehmet Aydın, Din Fenomeni, Konya, 1993, s. 131 vd.

(96) Monofîzit kiliselerle birlikte bu kiliselere İstanbul Patrikliği veya Rum Ortodoks Patrikliği de denir.

(97) Bazı Dinler Tarihçilerine göre bu ayrılığı 857 yılında başlatmak mümkündür.

(98) Bu ayrılığın en büyük sebebi Ayasofya Kilisesi üzerinde Romalıların hükümranlık isteklerini Bizanslıların reddetmesi ve hemen ardından Roma'yı lânetlemeleridir. Aforozun kaldırılması için ilk ciddi teşebbüs 7-12-1965 tarihinde Vatikan ile Fener arasında İstanbul'da gerçekleşmiştir.

(99) Meryem, İsa ve azizleri tasvir eden, özel bir şekilde yapılmış, kilise ve evlerde bulunan resimler.

(100) Ortodoks Mezhebi'nin teşekkülünde Gregorios, Athanasios, Kyrillos vb. kilise itibarını kazanmış kişilerin büyük rolü vardır.

(101) Katoliklerle Ortodoksların 1054 yılında birbirlerinden ayrılmalarına, Ruhu'l-Kuds'ün yalnız "Baba"dan mı, yoksa "Baba-Oğul"dan mı çıktığı meselesi de sebeb olmuştur. 1962 de başlayan II. Vatikan Konsili ise bu ayrılığı gidermek için toplanmıştır.

(102) Protestanlık ana hatlarıyla oluştuktan sonra ancak 1529'da Roma Katolik Kilisesi'nden ayrılmıştır.

(103) A. Abdullah Masdusi, a.g.e., s. 177.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Protestan Mezhebinin Doğuşunda Yahudi Etkisi #3
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
05 Temmuz 2013 , 23:59
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Protestan Mezhebinin Doğuşunda Yahudi Etkisi

Protestanlığın kurucusu kabul edilen Martin Luther’in yahudi dönmesi olduğu ve fakat gizli yahudi olarak kaldığı bizzat yahudi kaynaklarında iddia edilmektedir:

“Kabbalist Abraham B. Eliezer ha-Levi, Luther’in Hıristiyanları yavaş yavaş eğitmeye çalışan bir ‘Gizli Yahudi’ olduğunu söyledi.”
(Encyclopedia Jdacia, cilt 14, sf. 21)

Sadece yahudiler değil, kilise ve halk da Martin Luther ve taraftarlarının yarı yahudi veya gizli yahudi olduklarını düşünüyordu:

“Martin Luther kilise tarafından ‘Yarı yahudi’ olarak adlandırıldı... Abraham Farissol gibi bazı yahudiler, Luther’i gizli bir yahudi, dini gerçeği ve adaleti ayakta tutan bir yenilikçi olarak tanımlarken, anti-putperest yenilikleri Yahudiliğe dönüş olarak belirtti.” (Encyclopedia Judacia, cilt 11, sf. 585)

“İsa Mesih bir Yahudi Olarak Doğdu” isimli bir eseri bulunan Martin Luther’in yahudilere ilgisini gösteren bir cümlesi şöyle:

“Yahudiler bizim Tanrımızın akrabaları, kuzenleri ve kardeşleridir. Katoliklere sesleniyorum; bana kafir demekten yorulduklarında Yahudi desinler.” (History Of Anti-Semitizm, Leon Poliakov, sf. 221)

Nitekim bugünkü protestanlar kendilerini yahudilere yakın görürler. Protestan misyonerleri arasında birçok yahudi vardır. Özellikle Türkiye gibi ülkelerde işin başında bu tipler bulunur. Bu misyonerleri tanıyanlar çocukları doğduğunda ilk sekiz gün içinde sünnet ettirilerek hastaneden çıkartıldığını anlatmaktadır.

Zira yahudi inancına göre erkek çocuk ilk sekiz gün içerisinde sünnet ettirilmelidir. Amerika’da hemen hemen bütün misyonerler Ortadoks yahudidir. Bunların kurduğu kiliselerde bilinçli şekilde “Biz yahudi oymağındanız.” fikri empoze edilmektedir.

“...abd’deki ‘İsrail destekçileri’, eski muhatapları ncc den yüz çevirerek fundemantalist, tutucu protestanlara, Evanjeliklere yanaştılar. Evanjeliklerle Siyonistlerin iki temel noktada yakınlıkları sözkonusuydu. Birincisi ve daha dolaysız olanı şuydu: Evanjeliklere göre ‘son karar günü’nün geldiğine işaret eden mucizevi olaylar arasında Yahudilerin Filistin’e dönmeleri ve bir yahudi devletinin kuruluşu da vardı. Dahası, İsa’nın Hıristiyanlık düşmanlarına nihai darbeyi vuracağı Mahşer (Armageddon), coğrafyada belli bir yer kaplamaktaydı; bugünkü İsrail’in kuzeyindeki Armageddon Vadisi. İkinci ve daha dolaylı olanı Evanjeliklerin İslâm’la ilgili yorumlarıydı; Arap halkın esaretinden, dünyadaki anti-semitizmin büyük bölümünden, İsrail karşıtı hissiyattan, Tanrı’nın adını kirleten İslâm sorumluydu. Buna bir de Amerikan tarihinin şovenist yorumunu eklemek mümkün; Birleşik Devletler tanrı tarafından seçilmiş ve kutsanmıştı.

Bunun da kanıtı ‘Amerikalıların Yahudileri kurtarmış olmalarıydı’. ... Yahudi cemaat örgütleri 1970’lerin ikinci yarısından itibaren Evanjeliklerin sağlayacağı yararlara işaret etmeye başladılar. Yahudi irtibat bürosu eski görevlilerinden biri ‘bu ülkedeki yahudilerin sahip olduğu gücün gerçek kaynağı Evanjeliklerden gelmektedir.’ diye yazıyordu.” (Kader Üçgeni, Noam Chomsky, sf. 38)

Bugünkü haçlı seferini başlatan abd başkanı Bush da Evangelist bir hıristiyandır.
Bu yüzdendir ki günümüzde yahudilerin her türlü zulmüne destek vermektedir. Yahudilerin de katkısıyla bazı hıristiyan mezhep ve tarikatlarının nasıl yahudilere hizmet eder hale geldikleri görülmektedir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Hıristiyan mezhepleri #4
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
06 Temmuz 2013 , 00:34
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.

Hıristiyan mezhepleri

Hıristiyanlık dini, üç ana kola ayrılmaktadır.

Bunlar; Katoliklik, Ortodoksluk, Protestanlık olarak bilinirler.
Kiliselerin farklılıkları tarihi, imani ve amelidir. Ekklesia, topluluk demektir. Klerkler, yani ruhbanlar veya din adamlarına ilkin presbyteri denildi, sonra episcopi.

Kendilerini adayanlar anlamında diyakos rahipler ortaya çıktı. Kilise başkanına episkopos, piskopos denir. Papa, bütün piskoposların reisidir. Katolik, evrensel kilise demektir. Roma'nın idam biçimi olan ve İsa'nın insanlık adına kendini kurban ettiğine inanıldığı haç, kurtuluş simgesidir.


Hıristiyanlıkta ilk ayrılmalar monofizit-diofizit tartışmasındandır. İsa tek mi çift mi doğalıydı? İsa tanrıdır diyenler, İsa hem tanrı hem insandır diyenler. İlk ayrılan Nesturiliktir.

Teslis, üçleme demektir. Bir üç, üç birdir, üçün her biri uknumdur.

Yani, Baba-Oğul-Kutsal Ruh. Bir cevherde üç kişilik.
Genel sınıflamalar nesnelliğe aykırı olabileceğinden her birinin kendi linkine bakmak suretiyle kimliği öğrenilebilir:



RestorasyonProtestanlık (Kuzey Avrupa, ABD), Baptistler, Pentekostalizm, ...Anglikanizm (Birleşik Krallık) Katolik Kilisesi (Güney Avrupa, İrlanda, Polonya, Güney Amerika)Doğu Katolik Kiliseleri (Güneydoğu Avrupa) Ortodoksluk, Nasturiler (Doğu Avrupa, Yunanistan, Rusya)Keldaniler (Süryaniler)ArianÜçlemekarşıtları, Üniteryan Üniversalizm, Yehova Şahitleri Mormon Yeni Düşünce, Swedenborgian, ManichaeismMesiyanik olarak anakiliseler ortaya konduktan sonra,



Protestan

MethodistBaptistLutheryanEvangelikAnabaptistHussite

Brethren
QuakerWaldensianPuritenPietistAmishHutterist

Mennonist
EvangelikReformistPresbiteryen

Kongregasyon
KarizmatikScientist

Karizmatik ProtestanlıkKalvinist

Ortodoks

BelarusBulgarKaldean Koptik MacarEtiyopya

Gürcistan
Yunan İskoçya Latin,

Febronian, Gallikan
İtaloAlbanian

Maronit
Melkit Romanya RusyaSlovak

Suriye
Malabar MalankaraUkrayna

NOT: Ermenilerin büyük çogunlugu "Gregoryen kilisesine" mensupturlar.

__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Ortodoks mezhebi #5
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
05 Ocak 2014 , 21:19
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Ortodoks Mezhebi

Yunanca´da Ortodoks " Doğru görüş, inanç ve doğru itiraf" anlamına gelir. Bu mezhebin Dinler Tarihindeki diğer isimleri şunlardır: Doğunun Ortodoks, Katolik ve Apostolik Kilisesi, Ortodoks Doğu Kilisesi, Doğu Kilisesi, Ortodoks Kilisesi ve Rum Ortodoks Kilisesi. (34) Ortodoks Kilisesi´nin Katolik Kilisesi´nden 1054 yılında (35) kesin olarak ayrılmasında (36) dinî ve siyasî birtakım sebeblerin büyük rolü olmuştur:

1- Katolik Kilisesi´nin müşrikler arasında dini yaymak için bazı tavizler vermesi.

2- Roma´nın itirazına rağmen imparatorluk merkezinin istanbul olması.

3- Batı Roma Devleti´nin yıkılmasından sonra ortaya çıkan otorite boşluğunu Papalığın doldurmak istemesi.

inanç ve ayinler bakımından Ortodoks Kiliseleri bazı siyasî ve idarî sebeblerden dolayı birbirinden ayrılmıştır:

a-1054´deki Doğu-Batı ayrılığından sonra Ortodoksluğun merkezi Bizans olmuştur.

b-istanbul´un Türkler tarafından fethedildiği 1453´ten sonra Rus Ortodoks Kilisesi istanbul Patrikliği ile mücadeleye girişmiştir.

c-Rus ihtilâli (1917)´nden sonra istanbul Ortodoks Patrikliğiyle mücadeleden vazgeçen Rus Ortodoks Kilisesi Patriklik halini almıştır.

Ortodoks dünyasının dört büyük patrikliği (istanbul-iskenderiye, Antakya, Kudüs) vardır. Diğer, bölgelerdeki millî kiliseler idari yapı itibariyle bu dört patrikliğe bağlıdır.

Ortodoks Mezhebi´ni diğer Hıristiyan mezheplerinden ayıran başlıca özellik şunlardır:


1- Patrik ruhanî başkandır.

2- Papa yanılabilir. O isa´nın vekili değildir.

3- Ruhu´l-Kuds, Oğul yoluyla Baba´dan çıkmıştır.

4- ilk yedi konsilde alının kararları kabul etmek lâzımdır.

5- Ancak, Meryem, isa ve Aziz ikonlarına (37) saygı gösterilir.

6- Her ülke ibadetini kendi diliyle yapmakta serbesttir.

7- Günahkârlar, işledikleri günah ölçüsünde A´râf ta bekletilirler.

8- Keşişler, piskoposlar ve patrikler evlenemez; papazlar evlenebilir. Boşanma ancak bazı şartlarla mümkündür.

9- Vaftizden hemen sonra Konfirmasyon yapılmalıdır.

10- Evharistiya ayininde ekmeğe maya, şaraba su katarlar.

11- Haç sağdan sola çıkarılır ve Haç´ın kolları birbirine eşittir.

Kuruluş dönemlerinde bütün Doğu Ortodoks Kiliseleri, istanbul Ortodoks Kilisesi´nin idare ve kontrolü altında iken, daha sonraları parçalanmalar olmuş şu kiliseler doğmuştur:

1-Süryani Ortodoks Kilisesi,

2-Rum Ortodoks Kilisesi,

3-Ermeni Ortodoks Kilisesi,

4-Rus Ortodoks Kilisesi.

Dinler Tarihçilerinin genellikle savunduklarına göre Ortodoks Mezhebi´nin doğması, iznik (325) ve O´nu takibeden altı Konsil´de alınan bazı kararlar sonucunda olmuştur. (38) Ancak Ortodoksluğu kabul edenler iznik Konsili´nde değişik fikirler ortaya atan Arius, Nestorius vb. din büyüklerinin görüşlerine her zaman cephe almışlardır.

Katolik mezhebi ile Ortodoks mezhebi arasında tesbit edilebilen başlıca ayrılıklar şunlardır:

1-
Katoliklere göre Ruhu´l-Kuds Baba ile Oğul´dan, Ortodokslara göre ise Allah´ın göndermesinden meydana gelmiştir. (39)

2- Katoliklere göre papa yanılmaz; ilâhî kudrete sahiptir. Ortodokslara göre ise O, ruhani bir liderdir; ilâhî bir gücü yoktur.

3-
Katoliklere göre papanın iman, ibadet, ahlâk vb. konulardaki her sözü münakaşasız kabul edilmelidir, Ortodokslara göre ise papa da bir insandır, yanılabilir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Ortodoks #6
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
05 Ocak 2014 , 21:54
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
ORTODOKS

Hristiyanlığın üç büyük mezhebinden biri.


Ortodoks (yunanca "orthos" doğru ve "doksa" inanç kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelmiş "doğru inanç" anlamını ifade eder. "Doğu kilisesinin güttüğü mezhep, bu mezhebe uyan kişi" demektir. Ortodoksluk dışındaki diğer iki mezhep, Katoliklik ve Protestanlık'tır. Ortodoksluk 1054 yılında Roma'dan ayrılmıştır. Herhangi bir alanda geleneklere sıkı sıkıya bağlı olan, vahye ve meşru kilisenin kararlarına uygun doktrin ve düşüncelerin tümüne de Ortodoksluk adı verilir.

Batı dillerinde Sünnî Müslümanlar için de doğru inanç sahibi anlamında "ortodoks" terimi kullanılır. Hristiyan dünyasında hatalı olduğunu ve doğru görüşten saptığını kabul etmeyen hemen her kilise, bir bakıma kendisini "ortodoks" diye tanıtır.

Ortodoksluk, kuruluşunu Hz. İsa'ya kadar götürür. Ortodoksluk, IX. yy.dan sonra Islavlar arasında yayılmaya başlamıştır. Aynı yüzyılda Bulgarlar ve Sırplar da Ortodoksluğu kabul etmişlerdir. Rus Ortodoks kilisesi 1917 İhtilâli'nden sonra Patriklik haline getirilmiştir. Doğu ve Batı kiliseleri arasındaki ilişkilerin bozulması da bu döneme rastlar.

Ortodoksluğun en büyük ruhanî lideri, Ortodoks Cihan Patrik'i (Patrik Ökümenik) İstanbul (Fener)'da oturur. 1453te Bizans İmparatorluğu Türklerin eline geçince, Patriklik Ortodoks-Osmanlı münasebetlerinin resmî kurumu olarak görev yapmıştır. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiği zaman (1453) Patrik'i de himayesine almış, böylece bir Katolik-Ortodoks ittifakını ve iki kilisenin Osmanlı İmparatorluğu'na karşı tek cephe oluşturmasını önlemiştir.

Ortodoksluğun diğer patriklikleri İskenderiye, Kudüs ve Antakya'dır. Zamanla cemaatler arasında baş gösteren dini anlaşmazlıklar Doğu Ortodoks Kilisesi'nde de bölünmelere yol açmıştır. İstanbul Ortodoks Kilisesi de, Rum Ortodoks; Ermeni Ortodoks; Süryani Ortodoks olmak üzere başlıca üç kola ayrılmıştır. Rumlar İstanbul'u; Ermeniler, Erivan'ı; Süryaniler de Mardin'i merkez edinmişlerdir.

Tanzimat Fermanı (1839)'nın ilânı üzerine, Osmanlı İmparatorluğu hudutları içinde yaşayan Ortodoks azınlıklara da diğerlerine tanınan haklar fazlasıyla verilmiştir. Ancak bunlar, Osmanlı imparatorluğunun toleransını kötüye kullanarak özellikle I. Dünya Savaşı'ndan sonra müslümanlar aleyhine faaliyet göstermişler; din perdesi altında, Anadolu'da Büyük Yunanistan'ın kurulması yolunda gayret göstermişlerdir.

Papa XXIII'in Johannes gayretiyle (1962) Ortodoks ve Katolik kiliselerinin birleştirilmesi cihetine gidilmiş, Rodos'ta toplanan (Eylül I963) Ortodoks kiliseleri konferansında bu görüş benimsenmiştir. Neticede Ortodoks kiliseleri baş patriği Athenagoras ile Papa VI. Paulus Kudüs'te buluşarak (Ocak 1964, Aralık 1965) 900 yıl önce konan aforozu geri almışlardır. Bununla beraber her iki kilise de, biri diğerine bağlı olmaksızın varlığını bağımsız olarak sürdürmektedir (Orhan Hançerlioğlu, İnanç Sözlüğü, İstanbul 1975, s. 475).

Son Fener Rum Patriği'nin ölümü üzerine boşalan Patriklik makamına Dimitri Bartalameos (Ekim 1991) seçilmiştir.

Ortodoksluğun başlıca özellikleri şöylece sıralanabilir:


l. Patrik ruhânî başkandır.

2. Papa, Hz. İsa'nın vekili değildir, insan olduğu için yanılabilir.

3. Rühul-kuds, Oğul yoluyla Baba'dan çıkmıştır.

4. Hristiyanlık tarihinde ancak ilk yedi Konsil (325-787) geçerlidir.

5. Hz. Meryem, Hz. İsa ve azizlerin kutsal tasvirleri (İkona) saygıya değerdir.

6. Her ülke kendi diliyle ibadet edebilir.

7. Haç sağdan sola doğru çıkarılır, kolları eşit uzunlukta olmalıdır.

8. Evharistiya âyininde ekmeğe maya, şaraba su katılır.

9. Vaftizden hemen sonra Konfirmation yapılmalıdır.

10. Keşiş, piskopos ve patrikler evlenemez. Buna karşılık papazlar evlenebilir.

11. A'raf, ahiret hayatına geçişte, günahkâr kişinin kısa süreli bir bekleme yeridir.

Ortodokslar ibadetlerinde ikonalara saygı göstermekle beraber onlara tapmazlar. İbadet yalnız Allah'a yapılır. İkonaların bazı zamanlar ibadet vasıtası olarak kullanıldığı olmuştur. İkonası olmayan Ortodoks kilisesi yoktur, denilebilir. İnançlarına göre kilisenin başında İsa Mesih yer alır. O, yerlerin ve göklerin sahibi sayılır. Ortodokslara göre Kitab-ı Mukaddes ve Kilise geleneği, imanın kaynağı ve rehberidir.

Günlük, haftalık ve yıllık olarak düzenlenen dualar, yortular ve oruçlar, inanan kişilere Hz. İsa'nın hayatını daima hatırlatma gayesini taşır.

--------------------------------------------

[1] Bertholet, Wörterbuch der Religionen, Stuttgart 1962, s. 202.

[2] Meydan Larousse, İstanbul 1972, IX, 621.

[3] G. Tümer, A.Küçük, Dinler Tarihi, Ankara 1988, s. 162.

[4] Türk Ansiklopedisi, İstanbul 1977, XXVI, 40.

[5] Osman Cilacı, Şamil İslam Ansiklopedisi:
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

Standart Hristiyan Mezhepleri #7
Üyelik Tarihi: 22 Temmuz 2016
Mesajlar: 187
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
23 Temmuz 2016 , 20:10
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.


Hristiyan mezhepleri, üçe ayrılmaktadır. Bunlar; Katoliklik, Ortodoksluk, Protestanlık olarak bilinirler.
Kiliselerin farklılıkları tarihi, imani ve amelidir. Ekklesia, topluluk demektir. Klerkler, yani ruhbanlar veya din adamlarına ilkin presbiter denildi, sonra episcopi. Kendilerini adayanlar anlamında diyakos rahipler ortaya çıktı. Kilise başkanına episkopos, piskopos denir. Papa, bütün piskoposların reisidir. Katolik, evrensel kilise demektir. Roma'nın idam biçimi olan ve İsa'nın insanlık adına kendini kurban ettiğine inanıldığı haç, kurtuluş simgesidir.
Hristiyanlıkta ilk ayrılmalar monofizit-diofizit tartışmasındandır. İsa tek mi çift mi doğalıydı? İsa tanrıdır diyenler, İsa hem tanrı hem insandır diyenler. İlk ayrılan Nesturiliktir.
Teslis, üçleme demektir. Bir üç, üç birdir, üçün her biri uknumdur. Yani, Baba-Oğul-Kutsal Ruh. Bir cevherde üç kişilik.
Genel sınıflamalar nesnelliğe aykırı olabileceğinden her birinin kendi linkine bakmak suretiyle kimliği öğrenilebilir:



*Restorasyon

*Protestanlık (Kuzey Avrupa, ABD), Baptistler, Pentekostalizm, ...

*Anglikanizm (Birleşik Krallık)

*Katolik Kilisesi (Güney Avrupa, İrlanda, Polonya, Güney Amerika)

*Doğu Katolik Kiliseleri (Güneydoğu Avrupa)

*Ortodoksluk, Nasturiler (Doğu Avrupa, Yunanistan, Rusya)

*Keldaniler (Süryaniler)

*Arian

*Üçlemekarşıtları, Hristiyan Üniteryenizm, Yehova Şahitleri

*Mormon

*Yeni Düşünce, Swedenborgian, Manichaeism

*Mesiyanik


Kaynak: Vikipedi
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)