izmir escort escort izmir porno porno izle
Budizm - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Budist vejetaryenlik #1
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Aralık 2013 , 18:29
Alıntı ile Cevapla
Budist vejetaryenlik

Budizm’de etyemezlik üzerine görüşler farklı okullar arasında farklı yaklaşımlar mevcuttur. Mahayana okullarının çoğu etyemezliği savunurken, Theravada geleneğinde Buda’nın, hayvanların rahiplerin yemesi amacıyla öldürülmediği sürece, rahiplerinin bazı hayvanların etlerini yemelerine izin verdiği kabul edilmiştir. Yine Therevada’ya göre, Buda rahiplerin etyemezliği benimsemelerine izin vermiş, yalnızca insan, fil, at, köpek, yılan, aslan, kaplan, leopar, ayı ve sırtlan eti yemelerini yasaklamıştır.

Farklı okulların görüşleri

Budizm’de vejeteryenliğin gerekli olup olmadığı konusunda görüş ayrılıkları mevcuttur. Budizm’in Beş İlke'sinden birincisi, “can almaktan kaçınmak” bu tartışmaları yönlendiren temel ilkedir. Kimi Budistler bu ilkeye dayanarak Budistlerin et yememesi gerektiğini savunurken, kimileri de bu ilkenin doğrudan etyemezliği gerektirmediği görüşündedir. Kimi Budistler ise Mahayana Sutralarında et yenmemesi konusundaki öğütlere dayanarak vejeteryanlığı seçmiştir.

Buda Anguttara Nikaya 3.38 Sukhamala Suttada ailesini anlatırken, hizmetçilerin bile et yemesine olanak sağlıycak kadar zengin bir ailesi olduğundan bahseder. Buda olduktan sonra, sadaka olarak verilen eti kabul ettiği söylenir. Ancak yedi yıllık çileci yaşamı sırasında et yediği hakkında bir bilgi bulunmamaktadır.

Jivaka Sutta’da kaydedildiğine göre, Buda üç koşul altında et yenilmemesi gerektiğini söylemiştir: canlı bir varlığın, birinin yemesi amacıyla öldürüldüğünün görülmesi, duyulması ya da bundan kuşku duyulması.Ancak aynı suttrada Buda rahip ve rahibelere, et de dahil, iyi niyetle verilmiş tüm sadakaların kabul edilmesini söyler. Buna karşılık Vanijja Sutta’da Buda et ticaretini yanlış kazanç olarak sayar.


Rahipler, bir takipçi beş tip ticaretle iştigal olmamalıdır. Hangi beş ticaret? Silah ticareti, insan ticareti, et ticareti, sarhoş edici madde ticareti, ve zehir ticareti. Bunlar halktan takipçilerin girişmemesi gereken beş tip ticarettir.

Gene de Theravada Budizmi’nde etyemezlik sıkı kurallara tabi değildir. Manastır kurallarına gore 10 etin yenmesi yasaklanmıştır. Bunlar insan, fil, at, köpek, yılan, aslan, kaplan, leopar, ayı ve sırtlan etidir.

Mahayana Budist yazmaları etyemezlik konusunda daha katıdır. Nirvana Sutraya göre Buda son öğretileri aktarırken, takipçilerinin herhangi bir eti yememesi konusunda ısrar etmiş; etle temas eden bir vejeteryan besinin bile yenmeden önce yıkanmasını söylemiştir. Kimi Mahayana okullarında, rahip ve rahibelerin bir öğünde etsiz yemekleri seçip diğerlerini reddetmelerine izin verilmez, tümünü reddetmeleri gereklidir.

Tibet Budizmi’nde etyemezlik konusunda tarihsel olarak katı bir tavır benimsenmemiştir. Hatta kimi tantrik uygulamalar için alkol ve et tüketiminin gerekli olduğu savunulur. Günümüzde ise 14. Dalai Lama[4] ve diğer önemli ustalar takipçilerine etyemezliği tavsiye etmektedir. Dalai Lama’nın kendisi de bir etyemez olduğunu söylemiştir; ancak kimi koşullarda esnek davrandığı kaydedilmiştir. Paul McCartney kendisine bir mektup yazarak etyemezliği daha katı olarak izlemesini istemiş, ancak Dalai Lama doktorların et yemesini tavsiye ettiği cevabını vermiştir.

Japonya Çin Budizmi ile ilk defa 6. yüzyılda tanışmış; 9. yüzyıla gelindiğinde İmparator Saga, balık ve kuş dışında tüm etlerin tüketilmesini yasaklamıştır. Bu kural 19. yüzyılda Japonlar Batılı beslenme alışkanlıklarıyla tanışana kadar genel olarak uygulanagelmiştir. 9. yüzyılda iki rahip (Kūkai and Saichō) Vajrayana’yı Japonya’ya getirmiş, bu okul kısa sürede soylu sınıfında yayılmıştır. Özellikle Tendai okulunun kurucusu Saichō, Japon Budizmindeki etik anlayışta etkili olmuş, vinaya kurallarının sayısını 66’ya indirmiştir. 12. yüzyılda Tendai okulundan rahiplerin yeni kurdukları okullar (Zen, Arık ülke and Niçiren) etyemezlik konusundaki esnek bir tavrı benimsemiştir.

Günümüzde Budist görüşler

Günümüz Budistlerinin etyemezliğe karşı benimsedikleri tavır bulundukları yöreye göre değişiklikler gösterir. Güneydoğu Asya ve Sri Lanka gibi Theravada geleneğine bağlı ülkelerde, rahiplerin et dahil kendilerine bağışlanan hemen hemen tüm yiyeceği Kabul etmeleri vinaya ile zorunlu tutulmuştur. Çin, Kore ve Vietnam’da ise rahiplerin et yememeleri beklenir. Tayvan’da Budist rahip ve rahibeler ile halktan takipçilerin çoğunluğu, her tür hayvan ürünüyle birlikte, sarımsak, soğan gibi kimi bitkilerin tüketilmemesine özen gösterir. Japonya’da kimi rahipler etyemezliği benimsemiş olsa da, genelde manastırdaki eğitimlerin dışında, çoğunluk et yer. Coğrafi koşullar nedeniyle sebze yetiştirmenin zor olduğu Tibet’te etyemezlik geleneksel olarak nadir olarak uygulansa da, günümüz dini liderleri etyemezliğin mümkün olduğu yerde benimsenmesini öğütlemektedir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

Mahayana #2
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Aralık 2013 , 18:37
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
MAHAYANA
Mahāyāna, (Sanskrit महायान mahāyāna, kelime olarak ‘Büyük Taşıt’ (“Maha” “büyük”, “yana” ise “taşıt”) anlamına gelir; Çince: 大乘, Dàchéng; Japonca: 大乗, Daijō; Vietnamca: Đại Thừa; Korece:대승, Dae-seung; Thai: มหายาน, Maha Yan ) Budizm’in üç ana kolundan biridir. Kaynağı Hint yarımadasıdır. Budizm’i Hinayana ve Mahayana olarak sınıflandırır. Vajrayana ise Mahayana Budizm’inin bir uzantısıdır. M.S 1. yüzyılda Orta Asya ve Çin’e geçmiş, buradan da Doğu Asya’ya yayılmıştır. Günümüze halen uygulanmakta olduğu yerler Hindistan, Çin Halk Cumhuriyeti, Tibet, Japonya, Kore, Vietnam ve Tayvan’dır.

Kökeni

Mahayana’nın ayrı bir okul olarak ortaya çıkışı M.Ö. 1 yüzyılda Kuşan İmparatorluğu (günümüzde Pakistan içinde bir bölge) sınırları içinde gerçekleşmiştir. Burada bir hayli geliştirildikten sonra yaklaşık M.S. 2. yüzyıl civarında Çin’de yayılmaya başlamıştır. Mahayana Budizminin kökeni kesin olarak bilinemese de, kimi araştırmacılar tarafından Ekavyavaharika, Lokottaravadin ve Sautranika gibi eski okullarla arasında benzerlikler kurulmaktadır. Ancak II. yüzyılda Nagarjuna tarafından kurulan Madhyamika okulu ilk Mahayana Budist okul olarak kabul edilir.

Doktrin

Mahayana yolunu benimseyenler, Budizm’in daha ortodoks kolu olan Theravada’yı (eskilerin yolu) biraz da küçümseyici bir ifadeyle Hinayana (küçük taşıt) olarak adlandırır. Günümüzde Sri Lanka, Myanmar, Tayland, Laos ve Kamboçya’da yaygın olan Theravada Budizmi ile Mahayana arasındaki temel ayrım Buda’nın doğası ve Budizm’de izlenmesi gereken ideal konularında ortaya çıkar. Theravada’da Buda’nın yolunu izleyip nirvanaya ulaşan kişiye arhat adı verilir. Mahayanacılar ise arhat idealini dar ve bencil bir amaç sayarlar ve karşılık olarak bodhisattva idealini savunurlar. Bodhisattva aydınlanmaya erişmiş, ancak Buda olmayı erteleyerek dünya üzerindeki tüm duyarlı canlılar Budalığa erişmedikçe doğum ölüm döngüsünden (samsara) ayrılmayı reddeden, yardıma ihtiyacı olanın yardımına koşan kişidir. Dolayısıyla bodhissatva’nın en önemli erdemi şefkat (karuna), Theravada’nın bilgelik erdeminden daha üstün sayılır.

Hinayana ve Mahayana arasındaki fark

Hinayana sözcük olarak “ küçük araba” ya da “ küçük yol” anlamına gelmektedir. Hina, yani “küçük” kelimesi, ruhu harekete geçirmeyi ifade etmektedir. Dört Yüce Gerçekten birincisi olan, acıların kavranması, edinilmiş davranışlarla acılardan kurtuluşu hedefler. Her kim bu söz konusu ruhsal enginliğe ulaşırsa (feragat olarak da adlandırılır) Mahayana’dan Hinayana’ya geçer. Bu arzular insan denilen canlı için bir nevi ufak güdülemedir. Her kim acılardan kurtulmak isterse, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeli ki büyük ruh enginliğine ulaşsın ve Mahayana’ya geçebilsin. Mahayana Budizm’inde acılardan kurtulma isteği her bir kişi için, daha doğrusu bütün canlılar için geçerlidir. Bir kişinin huzuru bütün insanlığın huzuru anlamına gelmektedir.

Mahayana Budizm’inin Avrupa kültürleriyle etkileşimi

Yunan ve Roma kültüründe ortaya çıkmış Yeni Platonculuk (Neoplatonizm) ve Mahayana Budizm’inin Hıristiyanlık üzerinde önemli etkileri vardır. Bu birçok kültürü ve dini birbirine bağlayan bir köprü görevi görür. Örneğin bugün birçok İslam ülkeleri vaktiyle Yunan ve Budizm kültüründen etkilenmiştir; ancak Mahayana Budizm’inde bu konuda güvenli olarak yeterli bilginin mevcut olmadığını göstermektedir. Yeni Platonculuk (insanların ruhlarını kapladığı görülen derin dinsel ilgi) Yunan akılcılığının içinde felsefi olarak ele alınır.[kaynak belirtilmeli]

Mahayana öğretisinin oluşumu

Büyük araba ya da büyük yol anlamına gelir ve amacı Samsar’dan bütün dünyevi zevklerden kurtulmaktır. Dharma çarkının ikinci evresinin öğretileri Buda aracılığıyla, Nagarjuna (Budist düşünür) ve Asanga (Budist topluluğu) tarafından ortaya konulmuştur. Bu bilgilere Buda’nın ölümünden yaklaşık 500 yıl sonra ulaşılmıştır. Mahayana Budizm’inin iki yolu vardır: Esas yol olan Nagarjuna ve geniş yol denilen Asanga. Birincisi yani Nagarjuna boşluk (Shunyata) Asanga ise kendi yararından çok başkalarının yararını düşünen (özgeci) Bodhisattva davranışları üzerinde durmaktadır. Mahayana yandaşları, bu öğretilerin saklı kaldığı için yayılma imkânı bulamadığını belirtiyorlar. Nagarjuna Nagas’ın tantrik güçleri aracılığıyla boşluğa giden öğretileri oluşturur. Asanga ise inziva hayatından 12 yıl sonra ortaya çıkmış ve acıları etkilemiştir. Bunun sonucunda Buda Maitraya’nın öğretilerini elde etmiştir. Bu düşünceye göre Buda ölmeden önce öğrencilerine yüksek düzeyde bir eğitim vermiştir ve geri kalan öğretileri Dharma çarkının ikinci evresini oluşturmaktadır. Bu evre daha sonralarda Mahayana geleneğinden (Küçük yol) etkilenmiş olan Dharma çarkının ilk evre öğretileri, aynı zamanda Mahayana’nın da bölümlerindendir ve bireysel kurtuluşa hizmet etmektedir. Mahayana yandaşları tarafından uygulanmaktadır. Çarkın üçüncü evresinin öğretileri (evrelerden oluştuğu için çark olarak nitelendirilir). Vajrayana Budizm’ine aittir. Elmas araba -Elmas Yol anlamına gelmektedir ve Buda Doğası, Utara-Tantra- Shastra metinlerinde yer almaktadır.

Öğretmen-öğrenci sistemi

Başkalarına yardımı esas alan Mahayana öğretisinin bir sonucu, öğrenci öğretmen uyumudur. Örneğin, Buda Amida’ya aşırı güvenmek, buna örnek olarak gösterilebilir. Buda Amida içimizdeki öğretmen anlamına gelir. Kişinin kendi acılarıdır. İyi bir Bodhisattva olan öğretmen, Prajnaparamita’yı (Sutra) anlayıp öğrenendir. Ancak bilinmesi gereken en önemli şey; Mahayana okulunda öğretmenin kendi yolundan, bağımlılık yaratmadan öğrenciyi aydınlığa ulaştırmasıdır. Aydınlığa giden yola, kişinin gücü ve motivasyonuyla çıkılır. Mahayana öğretmenleri, Bodhisattva’ları harekete geçirir ve on kuralı oluştururlar. Öğrencilere, Buda’nın öğretilerini öğreterek ve bunları uygulamaya sokarak yardım ederler ve onları aydınlığa ulaştırırlar. Bu nedenle Mahayana okulundaki öğretmenler “Buda” gibi kabul görürler. Öğrencinin bu duruma muktedir olması ve gerçekten bir motivasyonla kendini geliştirmesi gerekmektedir.

Mahayana öğrencisinin özellikleri

Hintli Budist üstat Arjadeva’ya göre bir öğrenci şu özellikleri barındırmalıdır: tarafsız, zeki, istekli ve öğretmeye hevesli. Ayrıca hem iyi bir dinleyici hem de iyi bir öğretici özelliklerine sahip olabilmelidir. Öğrenci, bir mezhep yandaşı olmamalıdır (örneğin geleneğe ya da bir dine bağlı taraf tutmaması gerekir). İyi ve kötüye giden yolun ayrımını yapabilecek beceriye sahip olması gerekmektedir. Son olarak, öğrenci hakiki, özgeci bir motivasyonu barındıran kişi olmalıdır.

Mahayana öğretmeninin özellikleri

Yine üstat olan Asanga’ya göre, geleceğin Budası Maitreya’nın açıklamasına bakılırsa, bir öğretmen şu özelliklere sahip olmalıdır: Bir Mahayana öğreticisi olarak kendine güvenmeli, disiplinli olmalı ve öğretilerin sonucunda etkileyici bir sükûnete kavuşmuş olmalıdır. Öğrencilerden üstün olan, azimli, insanlara huzur veren, yazılı kaynakları iyi bilen, işine şevkle bağlı özelliklere sahip olmalıdır. Çıkarsız hizmet verebilmelidir. Bir öğretmen, boşluğu ifade eden Shunyata gibi gerçekliğin etkileyici bilgisine sahiptir ve öğrencilere bunları öğretebilme yeteneğine sahiptir. Öğrencilerin üzerlerinden korkaklık duygusunu atmalarını sağlar, onları yormadan, her birine devamlı cesaret verir.

Acılardan kurtuluş ve Aydınlanma

Buda öğretisinin ilk evresi, dört yüce gerçekle özetlenebilir. Dört Yüce Gerçekten, ilki yaşamın bütünüyle acı çekmek olduğu üzerinde durur. Amaç; açgözlülük, kin, cahillik gibi ruha acı veren kirlerden (Kleshas) arınarak acılardan kurtulup, özgürlüğe kavuşmaktır. Bu acılar, insan psikolojisinin temelini oluşturur. Kişi, ruhun bu zehirlerinden arınmayla ikinci gerçek olan acıların nedenlerini sorgulamaya geçer ve dördüncü gerçek olan sekiz aşamalı yolu pratik bir şekilde hayata geçirmesiyle Nirvana’ya ulaşır. Acılardan kesin kurtuluş olan Nirvana’ya ulaşmak ancak üçüncü gerçeklik aşamasında, Buda’nın onayıyla mümkündür. Budizm’e göre acılardan kurtulmuş, Nirvana’ya ulaşmış kişi artık iç huzura ermiş demektir. Gelişimin bu evresini tamamlamış, Nirvana’ya ulaşmış kişilere “Arhat” adı verilir. Ancak, Mahayana Budizm’ine göre bu kurtuluş ya da aydınlanma ile (Arhat ideali) kişi Buda unvanı alır. Bu bilgelik, Buda olmayı ve dünya üzerindeki bütün canlılara yardım edebilmeyi sağlar. Mahayana’ya göre bir Buda, kişinin geçmişteki, şimdiki ve gelecekteki bütün Karmalarını bilir ve böylelikle bir Arhat olarak bencillikten uzaklaşıp başkalarına daha iyi yardımlarda bulunabilir. Öğrencilerin (Shravakas), Prateyabuddhas’ların (hiçbir öğreti yardımı almadan, kendi kendine aydınlığa ulaşmış kişilerin aydınlığa erişmesi ile Buda aydınlığı birbirinden farklıdır. Bu nedenle Buda’nın aydınlanması Mahayana Budizm’inde “Tam Aydınlık” olarak adlandırılır. Bu üç tür aydınlanmaya ulaşmak için bazı yollar vardır. Tam Aydınlığa giden yol Mahayana’da yer almaktadır ve Shravakas’ların izlemesi gereken sekiz aşamalı yolu içermektedir. Mahayana Budizm’ini takip eden bir kişi Bodhisattva’nın ilk seviyesini aştığı zaman Nirvana’ya ulaşabilir.

Mahayana Metinleri

Mahayana metinleri muhtemelen M.Ö. 1. yüzyılda yazılmaya başlandı. Prajna-Paramita sutralarında olduğu gibi kimi sutralar, Buda’nın saklı kalmış vaazları olarak tanıtılır. Kimilerinin ise diğer sutralarla birlikte kulaktan kulağa aktarıldığı, sonradan yazıya geçirildiği iddia edilmektedir. Kimi kaynaklar ise bu sutraların Buda döneminden sonra saklandığını, ancak daha sonraları mitolojik yollarla tekrar ortaya çıktığını savunur. Sutralara ek olarak yorumlardan oluşan çeşitli Mahayana metinleri de bulunmaktadır.

Tarihsel olarak en eski olduğu ispatlanan Mahayana metinleri, Prajna-Paramita Sutraları, Avatamsaka Sutra, Lotus Sutra, Vimalakīrti Sutra, ve Nirvana Sutra’dır.

Mahayana Budistler kimi zaman Shakyamuni Buddha'nın öğretilerini üç genel kategoriye ayırır; buna "dharma çarkının evreleri" adı verilir: Hinayana, Prajna Paramita, ve Tathagatagarbha öğretileri.

Budizm Çin ve Tibet’e yayıldıktan sonra Mahayana metinleri buralarda çevrilmiş ve Platform Sutra ve Sutra of Perfect Enlightenment gibi yeni metinler de eklenmiştir. Chan ustası Linji’ye ait Linji Lu’da daha sonradan eklenenler arasındadır. Budizmin Doğu Asya’da gelişimine paralel olarak Kore ve Japonya’da değişik metinler Mahayana metinlerine dahil edilmiştir. Örneğin, Kore’de Jinul yazmaları, Japonya’da Dogen'nin Shobogenzo’su gibi.

Mahayana okulunda okutulan eserler

Farklı Mahayana okullarında okutulan, Sanskritçe’den çevrilmiş eserler (Mahayana Sutra’ları), Pali- Kanon’dan (Budizm Kitabı) daha önemli ve ileri seviyede olan eserlerdir. Tripataka’nın (Budizm Kitabı) yanı sıra söz konusu bu kitaplar, Mahayana Sutra’larını içermektedir. Bu kitapta Shakyamuni Buda‘nın öğretileri Mahayana Budistleri tarafından bir araya getirilmiştir. Daha sonralarda Theravada Budistleri, bunları toplamış, bu nedenle öğretilerin temelleri sadece Pali-Kanon’larda yer almış ve bu kitabı kutsal kabul etmişlerdir. Theravadalılar’ın Mahayana kitaplarını neden reddettikleri ayrıntılı olarak Shantideva (Güney Hindistan Kralının oğlu) tarafından yazılan Bodhicharyavatara eserinin 9. bölümünde tartışılmaktadır. Bu reddediş ve ilgili diğer konular, Buda‘nın ölümünden yaklaşık 500 yıl sonra ortaya çıkan Pali metinlerinde de yer almaktadır. Bu yüzden, Mahayana yandaşları Pali metinlerini de kabul etmemişlerdir.

Amitabha Budizmi

Amitabha Budizm’i, duyular üstü Buda Amitabha’nın öğretilerini içeren, Mahayana okullarının yöneldiği Budist görüşüdür. 1–2. yy da Hindistan’da ortaya çıkmış, 5. yy da Çin’e kadar ulaşmış ve Çin okullarınca benimsenmiştir.

Amitabha Budizm’i genelde Amidizm olarak nitelendirilir. Japoncada Amida, Sanskritçede ise Amitabha kelimeleriyle karşılık bulmaktadır. Amidizm, ruhani özelliklere sahip, Buda Amitabha’nın önderi olduğu bağımsız bir Budizm akımıdır. Bu Budizm’in temelini Amitabha’ya duyulan güven ve “Arık ülke” de yeniden doğumun beklentisi oluşturmaktadır. Arık ülke, Buda ve Bodhissattvalar’ın yaşadığı düşünülen, acılardan, kötülüklerden arınmış temiz, saf ülke anlamına gelmektedir. Günümüz insanlarının Nirvana’ya ulaşması mümkün olmadığı için onlara yardım edecek tek kişi Amitabha’dır. Çünkü Amitabha diğer varlıkları aydınlığa ulaştırmak için Bodhisattva’lık yemini etmiştir, diğer insanların tekrar doğumunu sağlamadıkça aydınlığa ulaşmamaya ant içmiştir. Bu nedenle her kim ona güvenir, onun adını içtenlikle anarsa, huzur dolu, cennet misali bir dünya olan Arık ülkede tekrar doğacaktır ve Nirvana’ya ulaşabilecektir.

Bugün Çin, Kore, Japonya, Tayvan, Vietnam, Singapur gibi Uzak Doğu ülkelerinde Amitabha’ya saygı duyulur ve onun Budist öğretisi geniş bir alana yayılmıştır. Meditasyon okullarında ise çok öneme sahip değildir ve sadece alt tabaka işçi sınıfı arasında yayılma gösterebilmiştir.

Mahayana Budizm’inde et tüketimi

Çoğu Mahayana Okulu et yemeyi yasaklamıştır. Lankavatara Sutra’sının 8. bölümünde, Bodhisattva’ların neden et yemedikleri ayrıntılı bir şekilde açıklanmaktadır. Mahayana inancına göre, et yemek korkuya neden olduğundan etten uzak durulmuştur. Et yenilmemesinin diğer bir nedeni de acılardan kurtulmaktır. Özellikle Tibet Budizm’indeki Mahayana okullarında ise sadece iklimsel duruma bağlı olarak et yenmektedir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Tendai #3
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Aralık 2013 , 18:42
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
TENDAİ

Tendai (Japonca: 天台宗, Tendai-shū) Çin'deki Tiantai veya Lotus Sutra okulunun Japonya'daki uzantısı olan bir Mahayana Budist okuldur.

Tiantai öğretisi Japonya'ya ilk olarak 8. yüzyılın ortalarında Jianzhen (鑑眞 Jp: Ganjin) adında Çinli bir rahip tarafından getirilmiş, ancak kurulan ilk okul Ritsu pek rağbet görmemişti.
Japon rahip Saichō (最澄; Dengyō Daishi 伝教大師 adıyla da anılır) Çin'den yeni Tiantai metinleriyle dönmüş, Hiei Dağı'nda (比叡山) kurduğu Enryakuji (延暦寺) tapınağı Tendai okulunun en önemli merkezi haline gelmiştir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Theravada #4
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Aralık 2013 , 18:44
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
THERAVADA

Theravada (Pāli: थेरवाद theravāda, Sanskrit: स्थविरवाद sthaviravāda); kelime anlamı olarak, "Yaşlıların öğretisi", ya da "Eski öğreti") günümüze ulaşan en eski Budist okuldur. Kökeni, Buda’nın ilk mensubu olan keşişler (rahipler) topluluğuna dayanmaktadır. Mahayana (büyük taşıt) geleneğinden gelen Budistler tarafından küçük taşıt olarak da adlandırılır. Göreceli olarak daha tutucu ve genel olarak erken dönem Budizmine en yakınıdır.
Yüzyıllardan beri Sri Lanka (nüfusun yaklaşık %69,1'i) ve güneydoğu Asya'nın (Kamboçya, Laos, Burma, Tayland) en yaygın dinidir. Aynı zamanda güneybatı Çin, Vietnam, Bangladeş, Malezya, Filipinler ve Endonezya'da kimi etnik gruplar tarafından izlenmektedir; Singapur ve Avustralya'da da gittikçe popülerlik kazanmaktadır.
Günümüzde dünya çapında Theravada Budistlerin sayısı 100 milyonun üzerindedir. Ayrıca son yıllarda Theravada, Batı'da ve Hindistan'da da kök salmaya başlamıştır.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Gelişimi #5
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Aralık 2013 , 18:50
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Gelişimi

Buda’nın ölümünden üç ay sonra, öğrencileri, Rajagarha’da (bugünkü adı Rajgir) Dhamma ve Vinaya hakkında konuşmak ve Buda’nın öğretilerine yakışır bir şekilde ona bağlı kalmak için ilk Konsey’de bir araya gelmişlerdir. Diğer gelenekler sözlü olarak gerçekleşmiştir. İkinci Konsey yaklaşık olarak 100 sene sonra Vesali’de toplanmıştır. O zamana kadar zaten farklı grupların farklı yorumlarıyla asıl kurallar konulduğu için rahiplerin kuralları tartışılmaktaydı. İkinci Konsey ve onu takip eden toplantılar esnasında Buda’nın asıl öğretilerine farklı usullerle atıfta bulunan 18 farklı okul vardır. Bunun yanı sıra değişen şartlara kuralları uyarlamak ve Mahayana’nın öncüsü sayılmak için Mahasanghika Okulu da açılmıştır.

İ.Ö. 3. yy.’da Kral’ın himayesinde ve Maggaliputra Tissa Başkanlılığında Patliputra’da (bugünkü adı Petna) 3. Konsey toplanmıştır. Bu toplantının amacı Budizm öğretilerinde uzlaşmaktır. Özellikle Heretikler bu topluluktan çıkarılmalı ve yanlış öğretiler çürütülmelidir. Konsey’in gelişim sürecinde bu amaca uygun olarak felsefi ve skolastik makaleleri özetleyen Kathavatthu adlı kitap yayımlanmıştır. Bu metin, felsefi antolojiden oluşan Abhidhammapitaka’nın özüdür.

Buda öğretilerini kaleme alan Suttapitaka, tarikat kurallarını derleyen Vinayapitaka ile Budizm yazılarının en eski özetleri olan Pali dilinde yayımlanmış Tipitaka zamanla eski halini almıştır.

Manastır toplumunun bölünmesini onaylayan sadece bu yazılar, Budizm öğretilerinin temeli olarak Konsey tarafından kabul edilmiştir. En eski öğreti okulu Theravada asıl öğretileri ve kuralları değiştirmeden üzerine alma konusunda uzlaştığı esnada Mahansanghika belli başlı Kanon yazıları saptamış ve Buda’nın kökeninin açıkça kanıtlanmadığı yazılara da kendi öğretilerinde yer vermiştir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Galeri #6
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Aralık 2013 , 18:53
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Galeri



Shwedagon Pagoda, Yangon, Burma



Wat Phra Buddha Baat, Tayland.



Wat Phrathat Doi Suthep, Chiang Mai, Tayland.



Angkor, Kamboçya
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

Yayılması #7
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Aralık 2013 , 18:56
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Yayılması

Ashokas’ın oğlu Mahinda ve kızı Sanghamitta, 3. Konsey’den sonra Tipitaka metinlerini, bugüne kadar eksiksiz olarak korunduğu Sri Lanka’ya taşımıştır. Misyoner olarak adaya gönderilmişlerdir. Theravada Budizm’i gerçekten Krallığın diniydi. Misyonerler Sri Lanka’dan sonra sırayla o zamanlar Mon Krallığı olan bugünkü Mynmar bölgesine gönderilmişlerdir. Eski çağlardan kalma gelenekler bu misyonerliği İ.Ö. 3.yy’da hüküm süren Kral Ashokas zamanında başlatmıştır. Bu bölgede 5.yy.dan itibaren Theravada Budizm’inin ortaya çıktığı yönündeki bilgiler teyit edilebilir; oradan da bugünkü Tayland’a yayılmıştır. İlk Ashoka misyonerlerinin gelenekleri yeni bilgiler verdi. Nakhon Pathom şehrinden sonra o zamanlar Mon’ların yaşadığı Tayland’daki en eski şehirlerden birine gelmişler ve oradan da ülkeye geziler yapmışlardır. Bu buluşlar 6.yy’daki yayılmayı belgelemektedir.

Henüz 6.yy’dan beri Çin’in güneyinden Güneydoğu Asya’ya göçen Taylandlılar, Theravada Budizm’i orada yerleşik halkın elinden almıştır. 11. ve 12. yy.da Merkez Tayland’a doğru ilerlerken, ilk Sukhothai ve ondan sonra da Ayutthaya İmparatorlukları’nı kurarlarken (bkz. Tayland Tarihi), Tharavada Budizm’i devlet diniydi. Aynı zamanda bugünkü adı Laos da olan Luang Prabang Devleti’nde yaşayanlar da bu inançları benimsemişlerdir. 13.yy.da Srindravarman (1295-1309) bugünkü adı Kamboçya olan Khmer İmparatorluğu’nun tahtına geçmiştir. Theravada Budizm’inin takipçisi olan ilk Angkor kralıydı. Gerçi Kamboçya onunla beraber ve ondan sonra tanık oldukları güç ve etkiyi kaybetmiş, ama yine de Theravada Budizm’i o günden beri Kamboçya’da da, Vietnam’ın güneyinde de hızla ilerleyen bir din olmuştur.

Bugün Sri Lanka’da yaşayanların yaklaşık olarak %80’i, Burmenlilerim %89’u, Taylandlıların %94’ü, Laotenlilerin %60’ı ve Kamboçyalıların %95’i Theravada Budizm’ine inanmaktadır. Bunun yanı sıra Vietnam ve Çin’in güneybatısında taraftarları vardır.

Son zamanlarda Kast sistemi sayesinde ayrımcılıktan kurtulmak için Budizm’e dönüşüm yoluna giden ‘dokunulmaz kişiler’ olan Dalitler arasındaki bir hareket sayesinde Hindistan’daki Theravada Budisti sayısı artmıştır.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Öğretileri (Pali dilinde Dhamma, Sanskritçe Dharma) #8
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Aralık 2013 , 19:00
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Öğretileri (Pali dilinde Dhamma, Sanskritçe Dharma)

3. Konsey zamanındaki Tipitaka kayıtlarından bu yana Theravada Budizm’inde metinler sadece keşişlerin yaşam kurallarının ve öğretilerinin temeli olarak kabul edilmiştir.

Nibbana

Theravada Budizm’inin takipçilerinin amacı Nirvana’ya ulaşmak ve böylece Reenkarnasyon (Hıristiyanlık kavaramı olan yeniden doğuş ile karıştırılmalıdır) döngüsünden kurtulmakla beraber ego, hırs ve açgözlülük gibi, birbirine bağlı durumların üstesinden gelmek ve onları yok etmektir.

Nibbana, ruhlarında ‘sonsuz mutluluk’ inancı vaat eden cennet tasviri ile aynı anlamda değildir. Budizm öğretilerine göre ne kişi ne de ruhu sonsuz derecede mutlu olur.

Nibbana, geçmişte yaşanan olayları hatırlanması ve dünyadaki olaylara ‘bağlanmanın’ terk edilmesi anlamına gelir. Nirvana’ya ulaşmak sadece ölümle eşanlamlı değildir.

Tarihi Buda Siddharta Gautama ‘uyanış’ı tecrübe ettikten sonra henüz 40 yaşındayken ders vermiş ve Nirvana’ya ulaşmıştır.

Bodhi (Uyanış)

Theravada Budizm’in öğretilerine göre 3 çeşit Bodhi vardır.

Savaka Bodhi: Herkes tarafından ulaşılmaktadır. Ruhani öğretmenlerin öğrencisi olarak Bodhi elde edilmektedir. Bu çeşit bir uyanışa erenler Arahat olarak adlandırılır. Arahat’lar, tabii ki kendi tecrübelerinden dolayı başka insanlar için merhametli öğretmenlerdir.

Pacceka Bodhi: Öğretmenin yardımı olmadan ve öğrenim görmeden ulaşılmaktadır. Bu tip uyanışa erenlere Pratyeka Buda denilmektedir. Tipitaka metinlerinde bazı Buda’ların önemli ölçüde arttığından ve zaman içinde öğretilerinin yok olduğundan bahsedilmektedir. Diğer insanların uyanışa ermesi için yardım eden Pratyeka Buda’nın yeteneği, Buda’nın diğer iki çeşit uyanış biçimlerinden daha basittir.

Samma Sambodhi: Uyanışa ermenin en son ve en mükemmel şeklidir. Pratyeka Buda gibi Samma Sambuda (Mükemmel Uyanış) öğretim görmeden kendi gücüyle ulaşmıştır.

Boddhisattva

Theravada Budizm’inde Boddhisattva başkalarına yardım etmek için çözüm arayan kişi olarak bilinir. Buda, Siddharta Gautama olmadan önce kendini onun önceki vücudunda bulan bir Boddhisattva olarak doğdu. Buda’nın önceki yaşamından Tipitaka metinlerindeki Suttapitaka bölümlerinden bahseden Jataka metinlerinde (doğum tarihi) de bundan bahsedilmektedir. Uzman olmayan Budistler tarafından ilham kaynağı olarak kullanılmaktadır.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Vesak bayramı #9
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Aralık 2013 , 19:04
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Vesak bayramı

Vesak, Budistlerin en bilindik bayramıdır. “Durga Puja” bayramı şeklinde gerçekleşmektedir. Ay takvimine göre; dördüncü ayın dolunaylı gününde kutlanmaktadır. (Güneş takvimine göre ise; 2004 ve 2007 gibi mayıs ayında ya da haziranın ilk günlerinde gerçekleşmektedir.) Vesak, 2005’te 23 Mayıs’a, 2006’da 13 Mayıs’a, 2007’de 1 Haziran’a, 2008’de 20 Mayıs’a ve 2009’da 9 Mayıs’a denk gelmiştir.

Bu önemli Budist bayramında Siddhartha’nın yaşamından üç önemli olay anılmaktadır: Siddhartha’nın doğumu, Budizm’e başlaması ve Nirvana’ya ulaşması (Buda’nın fiziksel ölümü).

Vesak, Theravada Budizm’i geleneğinden ortaya çıkmıştır. Bugün Budistlerin tamamının kutladığı en önemli bayramdır. Bayramın bir diğer özelliği de şudur: Dünya üzerindeki farklı Budist geleneklerinin ortak noktalarına ve bilinçli ortak araştırmalarına faydası dokunmaktadır. Bayram günü, dünya çapında Budist birliğinin sembolü olan Budist bayrağı asılır. Vesak, aynı zamanda dünya kültürüne Budizm’le ilgili katkılarından dolayı 1999 yılında BM Genel Kurulu tarafından takdir görmüştür.

Budistler, Almanya’da her yıl Alman Budist Birliği çatısı altında Vesak bayramını kutlamak amacıyla bir araya gelirler. Örneğin; Münih Westpark’ta her yıl Vesak bayramını kutlarlar. Budistler, Viyana’da Tuna Nehri’nin sınırlarında bulunan Handelskai bölgesindeki Stupalarda yaşamaktadırlar.

Vesak, özellikle Theravada Budizm’inin yayıldığı Güney Asya ülkelerinde yılın en büyük bayramı olarak kutlanmaktadır. O gün, Puja törenleri düzenlenir ve oruç tutulur. Bunların yanı sıra özellikle kuşlar serbest bırakılır. Buradaki amaç; çabalarının varlıkların hepsinin yararına olduğunu göstermektir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Mahayana ile farklar #10
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
03 Aralık 2013 , 19:07
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Mahayana ile farklar

Birkaç istisna dışında Theravada Budizm’inde Pali-Tipitaka metinleri uygulamada keşişlerin yaşamları ve öğretileri için temel olarak kabul edilirken Mahayana’da kesin bir yazma geleneğine rastlanılmamaktadır. Gerçi Sanskritçe Tipitaka metinler de burada geleneğin özünü oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra diğer Sutra’lara da başvurulmuştur. En önemlilerinden bazıları şunlardır: Herz-Sutra (Prajnaparamitra-Sutra), Diamant-Sutra (Vajrachhedikaprajnaparamitra-Surta) ve Lotos-Sutra (Saddhamapundarika-Sutra).

Başka önemli bir fark da üç Bodhi yolu ve bunlarla Nirvana’ya ulaşmaktır. Theravada Budizm’inde de bilindiği gibi Mahayana’da Boddhisatvalık’ın yararına değişiklikler yapılmıştır. Theravada Budizm’inde de bilindiği gibi önemli nokta Nirvana’ya kendi gücüyle ulaşmak değil, aynı zamanda kendi yolunda başkalarına yardım etmek yerine Parinibbana’da geçen ölümden sonra sonsuz olmak fikrinden vazgeçirmektir. Maitreya’nın yanı sıra Avalokiteshvara ya da Manjushri bunların en önemlilerindendir.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)