izmir escort escort izmir porno porno izle
İslamda ibadet sistemi - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

İslamda ibadet sistemi #1
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
04 Ocak 2014 , 18:06
Alıntı ile Cevapla
İslamda İbadet Sistemi

ibadet sisteminden kastedilen, islâm'ın şartlarıdır. Hz, Peygamber (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: "islâm beş temel üzerine kurulmuştur. Allah'tan başka ibadet olunacak Tanrı bulunmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve Rasulü olduğuna şahadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, oruç tutmak, hacca gitmek." (022)

Hadis-i şeriften de anlaşılmaktadır ki islâm'ın ilk şartı Allah'a ve O'nun peygamberine şahadettir. islâm'a girmek bu şartlarla olur ve bunlar yerine getirilmedikçe diğerlerini yapmanın hiçbir kıymeti olmaz. Bu ilk şarttan sonra namaz, oruç, hac ve zekât gelir.

Hemen bütün dinlerde ibadet vardır ve inançtan sonra gelir. Arapça'da ibadet "boyun eğmek, itaat etmek, kulluk etmek, tapmak, taat ve takva" mânalarını ifade eder. Genel olarak "Allah'a tapma" olan ibadet terimi, "putlara tapma" (023) için de kullanılır. (024)

Bir başka açıdan ibadet, sonsuz kudret sahibi Allah'a karşı gösterilen tevazu, hürmet, itaat ve ta'zimin en yüksek derecesidir. ibadet yalnız Allah'ın hakkıdır ve yalnız O'nun için yapılır. (025) Kur'an-ı Kerim'de ibadet kavramı genellikle, "Kul olmak, boyun eğerek itaat etmek, ilâh tanımak" vb. manalarda kullanılmıştır; (026) ibadet kalb ve vicdanla hissedilen kulluk şuurunun dıştaki tecellisidir. Bu bakımdan ibadet insanın dinî şuurunu kuvvetlendiren bir cevherdir. şuurla ve hakkına riâyet edilerek yapılan ibadet imanı kuvvetlendirir.

Hemen bütün dinlerde cemaatle yapılan ibadet, ferdî ibâdetten üstün tutulmuştur. ibadet yapılan yere mabed denir. Bazı araştırıcılara göre ilk mabed, tabiatın kendisidir. Bütün dinlerde îman ile âmel arasında daima ilişki kurulmuş; imanını ameli ile bütünleştiren kişi övülmüştür. ibadetin bir parçası olan "dua"yı ibadetten ayırmak her zaman mümkün değildir.

Çoğu zaman ibadetle dua içice bulunmuştur. islâm dışındaki bazı dinlerde ibadet, nadir hallerde aletsiz, bazan da aletli olarak müzikle karışık bir merasim şeklinde uygulanmıştır.

ibadetler bir bütün halinde Hz. Peygamber (s.a.v) tarafından tek tek uygulanarak müslümanların bu konudaki tereddütleri giderilmiştir. islâm Dini'nde ibadetler üç grupta incelenebilir:

1-Bedenle yapılan ibadetler (namaz, oruç),
2-Malla yapılan ibadetler (zekât, fitre, sadaka),
3-Hem beden hem de malla yapılan ibadet (hac).

islâm'da ibadetin en yüksek derecesi, Allah'a hiçbir menfaat beklemeksizin O'nun Allah olduğu şuuru ile inkıyad ve itaat etmektir. Kâinattaki bütün varlıklar kendi hallerine göre kendi dilleriyle ibadetlerini Allah'a karşı yapmaktadırlar. Allah kullarına güçlerinin yeteceğinden fazlasını yüklememiştir. (027)

Kur'an-ı Kerim'in birçok ayeti, müminleri Allah'a itaate çağırmaktadır (028) islâm'da ibadet hayatın bir parçası olarak algılanmış ve kişinin idrakini geliştirmiştir. (029) ibn Teymiye'ye göre islâm bir bütün olarak Allah'a kulluk etmekten ibarettir. ibadet esnasında ırk ve renk farkı gözetmeyen islâm, bu özelliği ile Allah huzurundaki eşitliği düşünce plânından hayata geçirmiştir.

2.1- Namaz

Namaz, belirli vakitlerde yerine getirilen, kendine hâs hareket, okuyuş ve şartları bulunan bir ibadettir. Farz oluşu Kur'an, sünnet ve icma ile sabittir. Bir ayet-i kerimede,"Çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farz olmuştur.'' (030) buyurulur. Hz. Peygamber (s.a.v)'de bir hadis-i şeriflerinde, "Allah her Müslüman erkek ve kadına her gün ve gecede beş vakit namazı farz kılmıştır" buyurur.

Ergenlik çağına gelmiş, aklı başında olan kadın-erkek bütün Müslümanlar üzerine farz kılınmış beş vakit namazın dışında, cuma namazı da yalnız erkeklere farzdır. Yılda iki bayram (ramazan, kurban) namazı vacib, cenaze namazı ise farz-ı kifaye'dir. Beş vakit namaz Miraç Gecesi'nde farz kılınmıştır. Namaz mümini fenalıklardan ve günah işlemekten korur. Bu sayede mümin, dünyadaki borcunu ödemiş ahiret için sevap kazanmış olur.

Dinin direği, müminin miracı olan namaz, islâm'ın bütün şartlarını toplayan ve kulu aracısız Allah'a ulaştıran bir ibadettir.

Namazın altısı daha başlamadan, altısı da namazla birlikte yerine getirilen on iki farzı diğer hiçbir dinde bulunmayan bu en mükemmel ibadetin bir diğer özelliğini teşkil etmektedir. Diğer dinlerdeki ibadetlerin hiçbirinde namazdaki disiplini görmek mümkün değildir. Namazın beş ayrı vakitte farz kılınışı, müminin bütün gün belli aralıklarla kendini kontrol etmesini sağlar. Kulun, günahlarından pişmanlık duyarak af dilemesi, Allah'ın huzurunda olduğunu idrak etmesinin en güzel vasıtası yine namazdır.

2.2- Oruç

islâm'ın beş şartından biri de yılda bir ay ramazanda oruç tutmaktır. Oruç, Medine'de hicretin ikinci yılında farz kılınmıştır. Bir âyet-i kerimede şöyle buyurulur: "Ey iman edenler, sizden evvelkilere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç yazıldı. Ta ki korunasınız". (031)

Oruç niyet ederek tan yeri ağarmaya başladığı andan ta akşam güneşi batıncaya kadar yeme-içme ve cinsel ilişkiden uzak kalmak, suretiyle eda edilen bir ibadettir. Büyük ölçüde bedenî bir ibadet olan orucun sayılmayacak kadar çok sıhhî faydaları da vardır. Bugün tıbben de sabit olduğu üzere, birçok bedenî hastalıkların tedavisi ancak oruçla yani perhizle mümkün olmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.v)'in "Oruç tutun ki sıhhat bulasınız" hadis-i şerifleri de buna işaret etmektedir. Oruç sayesinde, yeme içme açısından zengin-fakir ayırımı büyük ölçüde giderilmektedir. Dinî bir görevi yerine getirmek gayesiyle tutulan oruç, aynı zamanda iradeyi kuvvetlendirir. Açlığa, susuzluğa dayanma, gücü verir. Oruç sayesinde Müslüman haramları daha fazla terkederek helâlleri arar. Ramazanı takibeden aylarda da daha disiplinli ibadet etme alışkanlığını kazanır.

islâmın oruç ibadetinde, diğer bazı dinlerin oruca benzer ibadetlerinden mevcut olan perhiz belirli gıdaların dışında bir şey yememe, iki gün geceli-gündüzlü aç kalma vb. haller yoktur. Oruç, tamamen müminin yemek ve ruhî disiplinini sağlamayı hedef almıştır. Yahudilik ve Hristiyanlık'ta Hz. Musa ile Hz, isa'nın uygulamalarından kalma 40 güne kadar varan ve perhizi esas alan bir anlayış islâm'ın orucunda görülmez. Müslümanlıktaki oruçta nefse eziyet yerine onu olgunlaştırmak esastır.

2.3-Hac

Hac, bedenî ve malî gücü yerinde, akıllı, ergenlik çağına gelmiş hür müslümana ömründe bir kere olmak üzere farzdır. Bu şartlan taşıyan müslüman, belirli zamanda, ihramlı vaziyette Arafat'ta vakfe ve Kabe'yi tavaf ederek hac ibadetini yerine getirmiş olur. Bu farzların dışında haccın vacip ve sünnetleri de vardır. Yukarıda sayılan şartlar kendinde bulunan müslüman bir takım bahanelerle haccı geciktirmeyerek ilk fırsatta eda etmeye çalışmalıdır.



Hac, dünyanın her tarafındaki müslümanları yılın belli günlerinde biraraya toplayan büyük bir ibadettir. içtimaî mevkiî ne olursa olsun, bütün hacı adaylarının kefene benzeyen ihram içinde boyunlarını bükerek "Lebbeyk" (Buyur Rabbim) yakarışlarıyla Allah'ın huzurunda bulunma gayretleri Hacca ayrı bir manevî hava verir. Hac sayesinde dünyanın dört bir yanındaki müslümanlar aynı makamlarda toplanarak âdeta büyük bir şûra meydana getirmiş olurlar. Birbirleriyle dertleşmek, konuşmak, problemlerine çareler bulmak imkânını elde ederler. islâm kardeşliğinin güzel bir dayanışmasını gerçekleştirmiş olurlar.

2.4-Zekât

Malî bir ibadet olan zekât, Kur'an-ı Kerim'de çeşitli isimlerle namazla birlikte 37 ayetle zikredilmiştir. Zekât dinen zengin sayılan müslümanın, bir yıl dolduran 80.18 gr. altın, 561 gr. gümüş, bunların karşılığı para, döviz veya ticarî eşyasının 1/40'ini fakirlere vermesidir. Kur'an-ı Kerim, zekât verilmesi gerekenleri sekiz sınıfta toplamıştır. Zekât, akıllı, ergenlik çağına gelmiş, hür, nisab miktarı servete sahip ve bu malın üzerinden de bir yıl geçmiş olan müslümanlara farzdır.

Zekât, sosyal dayanışmayı sağlayan, müslümanlar arasındaki birlik ve sevgiyi kuvvetlendiren malî bir ibadettir. Fakirlerin zenginler üzerindeki haklarıdır. Kitap, sünnet ve icma ile sabit olmuş bir farzdır.

Lügatte "temizlik, büyümek ve çoğalmak" anlamlarına gelen zekât, bu manalara uygun olarak veren kişinin malını temizlemekte ve artarak çoğalmasını sağlamaktadır.

Zekâtın en büyük fonksiyonlarından biri de cemiyetlerdeki sınıf farklılaşmalarını gidermesi, zenginlerle fakirler arasında bir orta sınıfın oluşmasını sağlayarak, aşırı uçların teşekkülünü önlemesidir.

islâm'ın zekâtla getirdiği zorunlu ödemenin bir benzerinin, diğer dinlerin hiçbirinde bu derece şümullü görmek mümkün değildir. işte bundan dolayıdır ki, müslüman toplumlarında farklı gelir gruplarındaki insanlar arasında daima sevgi ve saygı ortamı yaşatılabilmiştir.

2.5- Kelime-i şahadet

islâm'ın beş temel üzerine bina edildiğini açıklayan hadis-i şeriften anlaşılacağı üzere, bu beşinci esas "şahadet" cümlesini yani "Allah'tan başka ilâh olmadığını, Hz. Muhammed'in Allah'ın kulu ve Rasulü olduğunu" söylemektir. Bu kalb ile tasdik, dil ile ikrar etmek suretiyle gerçekleşir.

islâm'dan başka bir dinden islâm'a girmek (ihtida) isteyen her kişinin, ilk söylemesi gereken cümle de budur.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...


« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)