izmir escort escort izmir porno porno izle
Musevîlik hakkında detaylı bilgiler - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Pers – Yahudi kadim dostluğu #1
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
11 Mart 2013 , 22:02
Alıntı ile Cevapla



Pers – Yahudi kadim dostluğu

Persler ve Yahudilerin etnik kökeni aynıdır

İran tarihçilerinin önemli bir kısmı, Persler ile Yahudilerin aynı etnik kökene dayandığını ve kendilerinin Hz. İbrahim soyundan türediklerini öne sürürler. Ancak mevcut rejim ve strateji gereği bunu seslendirmek yasaktır.

Yahudiliğin kurtarıcısı Büyük Kuruş


M.Ö. 6. Yüzyılda, Büyük Kiros ve II. Keyhüsrev İran Hükümdarı Kuruş, İran’da ve etrafında yerleşik olan Sakalar, Elamlar ve Medleri yendi; iki Pers devletini birleştirerek birleşik bir Pers İmparatorluğu kurdu. Kuruş İranlıların atası sayılır ve Persliğin kökeni Kuruş’a dayandırılır.

Kuruş, Yahudiler açısından da önemli bir kişidir. İran Hükümdarı Kuruş’un Yahudilerle dostluğu Babil topraklarını almasıyla başladı. Babil’i egemenliği altına alan Kuruş, “Babil Kralı” unvanı aldı. Babil’de sürgün hayatı yaşayan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan 40.000′den fazla Yahudi’ye ayrıcalık tanıdı ve atayurtları olan İsrail bölgesine yerleştirdi.

Yok olmaktan kurtulan Yahudiler, Kuruş’a “Rabbin Mesihi” unvanı verdiler. Yahudiler bu payeyi, İran Hükümdarı Kuruş dışında hiç kimseye vermediler. Tarihte dünya siyaseti gereği değişik kavimler tarafından korunan Yahudilerin, bu unvanı sadece Kuruş’a layık görmelerinin ardında, aynı etnik kökene ait olduklarına inanmalarının da etkisi vardır. Çünkü Yahudi inançlarına göre, Mesih Yahudiler arasından çıkacaktı ve bu payeyi bir ırka vermeleri düşünülemezdi.
Kuruş sayesinde Yahudiler dirilme çağı yaşadı

Yeniden dirilme çağı sayılan bu dönemde Yahudiler, Perslerin atası Kuruş’un kendilerine sağladığı hazine yardımı ile Süleyman Mabedi’ni tekrar inşa ettiler.

Kuruş’un yazdırdığı bir tablette, “Yahudilerin kötü talihlerini sona erdirip onları kurtardım” yazmaktadır. Bu tablet 1879’da Babil bölgesinde bulunmuş olup, British Museum’da sergilenmektedir.

Yahudiler, Kuruş ismini halen çocuklarına vermektedir. Kuruş ismi Yahudiler arasında değişerek Kirus, Kursi gibi isimler almıştır. İlk Pers imparatoru Kuruş’a olan şükranları o denli büyüktür ki, Eski Ahit’te Kuruş’un ismi 23 kez geçmektedir.

İran Yahudilere Şapur şupur


Kuruş’tan sonra İran Hükümdarı I. Şapur da (Aramice Şabur Malka) Yahudilere özel imtiyazlar tanıdı. Hükümdarlığı sırasında I. Şapur ile Babil Hahamı Neherdealı Samuel’in dostlukları yazılı kaynaklarda anlatılmaktadır. Yahudiler, Kuruş ve I. Şapur dönemlerine Yeniden Dirilme Çağı adını verdiler.

Yahudiler, kendilerine tanınan bunca imtiyazdan dolayı Mesih’in Kuruş olduğuna inanmış, sonraki dönemlerde Mesih’in İran sarayından tekrar çıkacağını düşünmüşlerdir. Hatta Mesih’in katır üzerinde geleceğine inanan Yahudiler, bu dönemde temsili olarak Pers sarayına iyi cins atlar hediye etmişlerdir.
İran’da Yahudi dostluğu gelenektir

İran hükümdarlarından I. Şapur’dan sonra gelen II. Şapur, hükümdar Kuruş ve I. Şapur gibi Yahudilere tanınan ayrıcalıkları aynen devam ettirdi. Pers Kralı II. Şapur, Yahudi kaynaklarda “Yahudi” olarak geçmektedir. Çünkü II. Şapur’un annesi Yahudidir. II. Şapur’un Raba isimli Babilli Hahamla dostlukları da tarihi kaynaklarda önemli yer tutmaktadır.

I. Yezdigirt Yahudi prensesiyle evlendi


Pers Hükümdarlarından IV. Behram’ın oğlu olan I. Yezdigirt de, İran hükümdarlarının Yahudi dostluğu geleneğini bozmadı. I. Yezdigirt bir Yahudi prensesiyle evlendi ve bu evlilikten Narsi adında bir oğlu oldu. Bilindiği üzere Yahudilikte soy kadınlar üzerinden devam etmektedir. Hükümdar Yezdigirt’in Yahudi eşi Soşandukht’un elinde büyüyen ve Yahudi inancına göre sıkı bir terbiye alan V. Behram, Şiiler nezdinde efsanevi İran hükümdarları arasında gösterilir.

Sasaniler döneminde de Yahudiler ayrıcalıklıdır


Tarihi kaynaklara göre, Sasani hükümdarları da Yahudilere eşi benzeri görülmemiş ayrıcalıklar tanıdı. Yahudiler, Sasaniler zamanında ticaret ve tarımda kendilerine tanınan ayrıcalıklarla ekonomik refah düzeylerini artırdılar.

Günümüze gelindiğinde de Yahudilerin İran’da çok özgür bir hayat sürdükleri bilinmektedir. Yahudi cemaatinin açıklamasına göre İran, Yahudi diasporasının en özgür yaşadığı yerdir. Ahmedinecat, İran’daki Yahudilerin hür ve özgür yaşamalarına olanak sağladığı için, yakın dönemde Yahudilerden ödüller almıştır. Ahmedinecat’ın Yahudi kökeni de sitemizde ayrı bir yazının konusudur.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

Yahudi diasporasının başkenti: San’a #2
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
14 Mart 2013 , 02:23
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.

Yahudi diasporasının başkenti: San’a

Abdullah İbni Sebe’nin annesinin, San’alı siyahî bir Yahudi olduğunu, Diyanet İslam Ansiklopedisi’nin ilgili maddesinden aktarmıştık.

Yemen’in başkenti San’a, Hz. Süleyman’dan bu yana Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı bir şehirdir. İsrail’in kurulduğu yıllarda, San’a’da elli bin yahudi yaşamaktaydı. San’a, yüzyıllardır Şiilerin ve Yahudilerin bir arada yaşadığı bir şehir olagelmiştir.

Abdullah İbn-i Sebe’nin memleketi San’a, İslamiyet’in ilk yıllarına kadar İran’a vergi vermekteydi. San’a 632 yılında Müslümanlaştırıldı. 1516′da Osmanlı egemenliğine giren San’a, 17. yüzyılda Osmanlı etkisinin azalmasıyla Şii İmamların yönetimine girdi. 1872-1913 yılları arasında Osmanlı işgalci devletlerle savaş halindeyken bir taraftan da San’a'da Şii güçler ile çatıştı. Şii İmamlar, 1913 yılında Osmanlı’dan ayrıldıklarını duyurarak tam bağımsızlıklarını ilan ettiler.

Sonuç olarak San’a, 17. yüzyıldan, Yemen’de Cumhuriyet’in ilan edildiği 1962 yılına kadar San’a Şii İmamlar tarafından yönetildi. San’a, tarihte İran’ın nüfuzu ve koruması sayesinde Yahudi nüfusun etkin olduğu bir yer olagelmiştir.

Bugün Yemen’de iktidar karşıtı devam eden ayaklanmalar, Husiler olarak bilinen İran yanlısı Zeydi Şiiler tarafından organize edilmektedir. Yemen’de isyanların lideri olarak bilinen El-Husi, “Çiçekler ve Taşlar” isimli kitabında İran’dan dev miktarda maddi ve lojistik destek aldıklarını anlatmaktadır.

__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Tevrat'ta recm #3
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
13 Ekim 2013 , 23:14
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Tevrat'ta recm

Yahudi şeriat kitabı olan talmutta konuyla ilgili hüküm şöyledir;

22: 22 Eğer bir adam başka birinin karısıyla yatarken yakalanırsa, hem kadınla yatan adam, hem kadın, ikisi de öldürülecek. İsrail'den kötülüğü atacaksınız.

22: 23 Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı ergen bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,

22: 24 İkisini de kentin kapısına götürecek, taşlayarak öldüreceksiniz. çünkü kız kentte olduğu halde yardım istemek için bağırmadı; adam da komşusunun karısıyla ilişki kurdu.

Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Güney Kore'deki Yahudilerin tarihi #4
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
01 Kasım 2013 , 23:02
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Güney Kore'deki Yahudilerin tarihi

Kore'de hatırı sayılır büyüklükteki Yahudi cemaati Kore Savaşı dönemine denk gelir; bu dönemde, bölgedeki komünizmle baş eden ABD önderliğindeki savaşta Kore ordusunda yüzlerce Yahudi asker bulunmaktaydı.

Yahudi din görevlisi olarak orduda yer alan Chaim Potok Kore'deki deniyimlerini The Book of Lights and I am the Clay isimli kitabında aktardı.

Güney Kore'deki Yahudi cemaatinin çoğunluğu Seul'de yaşamaktadır. Cemaattaki Yahudilerin büyük bir kısmı ABD ordusunda personel, işadamı, İngilizce konuşan gazeteciler, öğretmenler ve turistlerdir.

ABD ordu personellerindeki rotasyon nedeniyle ülkedeki Yahudi nüfusu sürekli değişmektedir. Yongsan ordu üssünde Yahudi din adamı bulunmasına rağmen ibadetleri sınırlı olup sivil halka kapalıdır. Ülkede Yahudi okulu bulunmayıp 2008'de Pesah bayramı için bir Chabad hahamı Güney Kore'ye gitmiştir.

İsrail'in Güney Kore'yle diplomatik ilişkileri olup ülkedeki Hıristiyanlar bu bağı sıkı tutmaktadır. Ağustos 2005'teki Kudüs Zirvesi'nde Seul'de Hristiyanların desteği sunuldu.

Bütün bunlara kıyasla, komşu ülke Kuzey Kore'nin sınırları içinde bilindiği kadarıyla hiç Yahudi bulunmamaktadır. İsrail'e karşı düşmanca tavır sergileyen Kuzey Kore'ye Yahudi turistlerin girmesi yasaklanmıştır.

Nisan 2008'de haham Oşer Litzman ve eşi Mussia Litzman yönetiminde Seul'de bir Chabad Evi açıldı. Ülkede sinagog olmadığı için Kore'deki Yahudiler Şabat ve bayramları ABD üssünde kutlamaktadır.

Chabad.org'daki bir habere göre Kore'deki İsrail elçisi üç Lubovitz yeşiva öğrencisinden kalıcı bir Chabad temsilcisi göndermelerini istemiştir. Bu durum, Kore'deki Yahudi tarihinde bir dönüm noktasıdır. Cemaatin bir internet sitesi vardır.
__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Museviliğin İnanç ve ibadet sistemi #5
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
04 Ocak 2014 , 17:51
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Museviliğin İnanç ve İbadet Sistemi

İnanç ve İbadet Sistemi..


Yahudilik'te en önemli iman esasını, Allah'ın varlığına ve birliğine olan inanç teşkil eder.(3) O'nun birliği, yaratılmamışlığı, evvelinin ve sonunun bulunmayışı, her şeyi bilişi, bütün varlıkların Yaratan'ı oluşu vb.gibi Allah inancı vardır.

Daha çok günlük hayat ve ibadetlerde belirginleşen Yahudi inancını detaylı olarak Tanah'da bulmak mümkün değildir. Onlar için önemli olan Tevrat'ta bildirilen şeriatın yaşamasıdır. İnançlarına göre Tanrı'nın en sevgili milleti Yahudilerdir. Bunun en büyük delili, Tanrı'nın İsrâiloğulları ile Musa'nın şahsında Sina'daki ahitleşmesidir. İnançlarına göre Tanrı, insanlığı aydınlatmak ve mutlu kılmak için İsrailoğulları'nı seçmiş, "nebi"lerini görevlendirmiştir. Bu konuda Musa'nın önemli bir yeri vardır. Çünkü TevratO'na verilmiştir. Tanrı, evreni devamlı olarak idare etmektedir. O'nun gücünün yetmeyeceği hiçbir iş yoktur. Mesih'le kurulacak Tanrı'nın evrensel devletinde bütün haksızlıklar ve zulümler ortadan kalkacaktır. Bu inanç Yahudilerin ümit kaynağı olmuştur.

Yahudilik'te ahiret inancı tarihi bir gelişme izlemiştir. Tevrat'ın bazı hükümlerinde ahiret inancına dair işaretler bulunmaktadır. (4) Bazı Dinler Tarihçilerine göre, yeniden dirilme ile ilgili metinler günümüze kadar ulaşmadığı için Yahudiler bu tür inançları İran'dan almışlardır.

Eski Yahudilik'te iyi, kötü, ölen bütün insanlar "Şoel" adı verilen bir yere gidecekler, orada kederli bir şekilde varlıklarını sürdürecekler, ruhları da mezarda kalacaktır. Yahudilik'te ahiret inancı konusunda, daha sonraki dönemlerde birtakım gelişmeler olmuş, yeniden dirilme, ebedî hayat, yargılanma, cennet, cehennem vb. inançlar ortaya çıkmıştır.(5) Yahudilik'teki cennet, cehennem, hüküm günü vb. ilgili emirleri Talmud açıklamıştır. Yahudilerin, Müslümanlık ve Hristiyanlık'ta olduğu gibi belli başlı iman esaslarına kavuşmaları filozof Rabbi Moşe ben Maymon (Maymonides (1135-1204)'le mümkün olabilmiştir. O'nun meydana getirdiği günümüze ulaşan inanç sistemi şudur;

1-Allah var olan her şeyi yaratmıştır.

2-Allah birdir.

3- Allah'ın bedeni yoktur, tasvir edilemez.

4- Allah'ın başlangıcı ve sonu yoktur

5- Yalnız Allah'a dua etmeliyiz.

6- Peygamberlerin bütün sözleri doğrudur.

7- Musa, bütün peygamberlerin en büyüğüdür.

8- Elimizdeki Tora, Allah tarafından Musa'ya verilen ve günümüze kadar
değiştirilmeden gelen kitabın aynıdır.

9- Dinimiz ilâhî bir dindir.

10- Allah, insanların bütün hareket ve düşüncelerini bilir.

11- Allah, emirlerine uyanları mükâfatlandırır, uymayanları cezalandırır

. 12- Allah Mesih'i gönderecektir.

13- Ruhum ölümsüzdür. Allah dilediğinde ölüleri diriltecektir.

Yahudiler ibadetlerini "sinagog"larda (Bet ha Kneset) yaparlar (6) Sinagoglarda rulo halinde el yazması Tevrattomarlarının saklandığı, Aron ha-Kodes denilen, Kudüs'e yönelik kutsal bir bölme vardır. Sinagoglarda Yedi Kollu Şamdan (Menora) da bulunur. Bundan ayrı olarak Kral Davud'un mührü kabul edilen iki üçgenden meydana gelmiş Magen David denilen altı köşeli bir yıldız da vardır.

Yahudiler sinagoglarda Tevrat'tan bazı parçaları sesli bir şeklide okurlar. Tevratrulolarının bohçalardan çıkarılarak haham tarafından okunması, ibadetin en önemli anıdır. Yahudiler sinagog dışında evlerde de ibadet ederler. Nitekim evlerde giriş kapısının arkasında "Mezuza" denilen, rulo haline getirilmiş Tevratcümlelerinin yazılı olduğu mahfazalar asılıdır. Eve giriş çıkışta Yahudiler bu mahfazaya dokunarak parmaklarını öperler. İbadet, Kudüs'e yönelerek yapılır. Başa takke, sırta cüppe alınır. Kadınlar ibadete katılamaz, ancak başları örtülü olarak ibadeti seyredebilirler.

Yahudi dininin esasını ilâhiler teşkil eder. İbadet esnasında okudukları bazı klişeleşmiş dua ve ilâhiler vardır. (7) Dua, dindar Yahudinin hayatında önemli bir yer işgal eder. Yahudilikte ibadet günlük ve haftalık olmak üzere ikiye ayrılır. Günlük ibadet sabah, öğle ve akşam yapılır. Haftalık ibadet ise Cumartesi (Sabbat, yevmu's-sebt) günü havra (sinagog)'da icra edilir.

Yahudiler sabah ayininde bir dua atkısı (Tallit) alırlar. Sabah ayininde, sol pazu ile alna birer dua kayışı bağlanır. Dualar ayakta, oturarak vücudu sallayarak ve secdeye kapanmak suretiyle okunur. Geleneklerine bağlı Yahudiler bu esnada özel bir elbisede giyerler. Toplu dualar 13 yaşına girmiş en az 10 kişinin iştirakiyle yapılır.

Cumartesi ibadeti, cuma akşamı güneşin batmasıyla başlar, cumartesi akşamı sona erer. Bu ibadet sinagogta yapılır. Bu maksatla cumartesi günü ateş yakmak, çalışmak, taşıt kullanmak vb. yasaktır. (8)

Musevîlik'te Yahve ve Elohim adında iki Tanrı'nın varlığından söz edilmekle beraber ağırlık Yahve'dedir (9) Bu bakımdan menşeinde İsrail Dini, tek Allah'a inanmaya değil, tek Allah'a ibadet etmeye dayanıyordu. Yehova Musevîlerinin millî ve hâkim bir Tanrısı'dır. İnsan da O'nun kulu durumundadır. İnançlarına göre Yehova sadece İsrâiloğulların'a şefaat eden, kıskanç bir Tanrı'dır. İsrâiloğulları yabancı bir ülkede de O'nun tarafından korunacaktır. O, İbrahim, İshak ve Yakub'un Tanrısı'dır.

__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...
Diğer Dinler - Yeni Ortaya Çıkan Dinler Yehovanın Şahitleri #6
Üyelik Tarihi: 10 Nisan 2011
Mesajlar: 43.154
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 0
26 Nisan 2014 , 01:27
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Diğer Dinler - Yeni Ortaya Çıkan Dinler YEHOVANIN ŞAHİTLERİ

YEHOVA ŞAHİTLERİ

Yehova şahitliğinin kurucusu C.T. Razıl 'dır.(Charles Taze Russell 1852-1916) Razıl önceleri bir Kitab-ı Mukaddes topluluğu kurdu, ve grubun pastörü seçildi. 1879 da " Siyon 'un Tarassut Kulesi" dergisini çıkartmaya başladı, birkaç yıl sonra aynı ad altında ( daha sonra " siyon" kelimesi atıldı)bir cemiyet kurdu.

Razıl, öldükten sonra yerine hareketin avukatı J.F. Rutherford (1869-1942) getirildi. Kendisinin " Yehova 'nın Sözcüsü" olduğuna inandığından ve Razıl 'ın şahsiyetinin yıprandığına kanaat getirdiğinden " Russelistler" adını 1931 'de " Yehova Şahitleri" ne çevirdi.

Yüzden fazla eser yazdı. Fakat O da va 'dedilen olayları görmeden öldü. Yerine N.H. Knorr )1977 'ye kadar) geçti. Bunun zamanında Gilead 'da Kutsal Kitap Mektebi kuruldu ve 15.000 civarında Krallık misyoneri yetiştirdi.

Knorr 'dan sonra teşkilatı bir idare heyeti yürütmektedir. Bu idare heyetinin altında çeşitli hizmet kademeleri vardır.

Yehova Şahitliği Dini Mesihi bir harekettir. Onlar,İsa 'nın ikinci gelişinin vuku bulduğuna ve onun 1914 'te gökte " Tanrının Krallığını" başlattığına inanırlar. Yehova Şahitlerine göre ; 1914 'te hayatta bulunan nesil,İsa 'nın yeryüzüne inerek beraberindeki 144.000 Yehova Şahidiyle bütün siyasi kuruluşları,devletleri,milletleri,kısacası " Şeytanın Güçleri" ni yok edeceğini görecektir. Böylece yeryüzünde de Tanrının Krallığı kurulmuş olacaktır. Bu Armagadon Savaşıyla sağlanacaktır.

Yehova Şahitlerinin İnançları

Yehova Şahitleri 'nin inanç ve adetleri maddeler halinde şöyle sıralayabiliriz :

1 - Mukaddes Kitap, Tanrının Sözüdür ve hakikattir. Mukaddes Kitaba her türlü insan sözünden daha çok güvenilir. " Yeni Ahit" , ruhi İsraillilerle yapılmıştır. Tanrının Kanununa insanların kanunundan ziyade itaat edilmelidir. Yehova 'nın Şahitleri, bütün insanlara, Mukaddes yazılardaki hakikati bildirmek sorumluluğu altındadır. Mukaddes Kitabın ahlak standartlarına uyulması şarttır.

2. - Tanrı tektir ve ismi Yehova 'dır. Tanrı, dünya üzerindeki kötü sistemi Armagedon Harbi ile ortadan kaldıracaktır. Tanrı, her fert için kader ve alın yazısı çizmemiştir; herkes davranışlarında bizzat sorumludur.

3. - İsa Mesih, Tanrı tarafından mucizevi olarak doğması sağlandığından, Tanrının Oğludur ve Tanrıya eşit değildir. İsa 'nın insan öncesi hayatı vardır; Tanrının yarattığı ilk varlıktır. İsa Mesih; bir haç üzerinde değil bir direk üzerinde ölmüştür. İsa, hayatını, insanlığın kurtuluşu için gerekli olan fidye olarak ödemiştir. Kurtuluş için İsa 'nın kurbanlığı yeterlidir.

İsa Mesih, ölümünden sonra ruhi bir şahıs olarak yaşamaktadır. İsa 'nın yönetimindeki " Gökteki Tanrısal Krallık" , yeryüzünü adaletle ve sulh içinde yönetecektir. Bütün milletlerden seçilen ve sayıları 144.000 olan sadece küçük bir sürü, İsa Mesih ile birlikte hüküm sürmek üzere " Göğe" gidecektir.

İsa, cemaati kendi üzerine bina etmiştir (Petrus 'un üzerine değil). Dua, tanrı Yehova 'ya ancak İsa Mesih vasıtasıyla yapılır. İsa, Tanrıya hizmet etmekte takip edilmesi gereken bir örnek bırakmıştır. İsa 'da ilahi tabiat bulunmaz.

4. - İlahi Krallık, yeryüzüne insan için en iyi hayat standardını getirecektir. Yeryüzüne asla imha veya yok edilmeyecektir. Kötülük ebediyen yok edilmiş olacaktır. Hayata ***üren yol, ancak bir tanedir.

Şimdi biz son günlerde yaşamaktayız.

5. - İnsanlık, Ademin günahlarından dolayı ölmektedir. İnsan onu, ölümle birlikte yok etmektedir. Ölüler, insanlığın müşterek mezarına gidecektir. Ölümden kurtulmak için yegane ümit, diriltilmektir. Bu da Yehova Şahidi olmaya bağlıdır. Adem 'den miras alınan günah sona erecektir. İnsan, tekamül etmemiş, fakat yaratılmıştır.

6. - Cehennem diye insanların ruhlarının azap çektikleri bir yer yoktur.ve kadere inannazlar

7. - Din, sadece Yehova Şahitlerininkidir. Diğerleri sahtedir.

8. - Şeytan, bu dünyanın görülmez yöneticisidir.

9. - Tapınmada suret, resim, haç, tespih, mum kullanılamaz.

10. - Ruh çağırmak, fal bakmak, büyücülük, ispirtizma yasaktır.

11.- Yehova Şahidi, dinlerarası işbirliği faaliyetlerine katılamaz. Yehova Şahidi, kendini bu dünyadan uzak tutmalıdır. Yehova 'nın şahidi, Yehovanın askeridir, askerlik yapmaz, bayrağı put olarak görür.

12. - Ağızdan veya başka bir yolla bedene kan almak " Tanrının Kanunu" nun ihlalidir.

13. - Yehova Şahitleri, milli marşı, milli duyguları, milli sınırları kabul etmez.

14. - Sebt Günü, sadece Yahudilere verilmiştir ve Musa 'nın Kanunu ile birlikte son bulmuştur.

15. - Ruhani sınıfı, dini rütbe veya unvanlar Kutsal Kitaba uygun değildir.

16. - Sakramentlerden sadece vaftiz ile Ekmek Şarap Ayini " Hatıra Yemeği" şeklinde nitelendirerek kabul ederler. Vaftizin çocuklara değil, yetişkinlere ve tamamen suya daldırmakla olacağına inanırlar.

17. - Kendini Yehova Şahitlerine adama (vakıf), vaftiz vasıtasıyla sembolize edilir.

18. - Yehova Şahidi olmayan herkes " keçi" dir ve onlara karşıdır.

19.- Yehova Şahitleri prensip olarak yaşadıkları ülkede siyasi ve politik yapılanmayı,devlet sistemini kabul ederler.Hiçbir şekilde siyasetle ilgilenmezler

Günümüzde Yehova Şahitleri

Günümüzde Yehova Şahitleri hemen hemen dünyanın tüm ülkelerinde taraftara sahip bir dini akım halini almıştır.Bir çok ülkede ibadetlerini gerçekleştirdikleri ve ibadetlerinin başında gelen Kitabı Mukaddes tetkiklerini yaptıkları " ibadet Salonları" bulunmaktadır.

Yehova Şahitleri bazen 100.000 'e yakın kişinin katıldığı stad veya salonlarda düzenledikleri ibadet toplantılarıyla da günümüzde dikkat çeken dini harekettir.

Her Yehova Şahidinin dinleri gereği yapması gereken şahitliğin anlatımı ,yani ev ev de olmak üzere hiç tanımadıkları insanlara Kitabı Mukaddes tetkiki yapmak üzere yayım faaliyetlerine her ülkede rastlanılabilir.

Bu nedenle Yehova Şahitliği diğer yeni uzlaşmacı dini hareketlere göre daha hızlı yayılmaktadır. Yehova Şahitleri bu yönüyle taraftar sayısına göre yayıcısı ve yayın sayısı oransal olarak en fazla olan dini hareketlerin başında gelir.

Yehova Şahitleri ayrıca yılda bir kez anma yemeği düzenlerler. Bu anma yemeklerine inananları ve sempatizanları katılır.

Günümüzde 5.881.000 taraftarı olan Yehova Şahitliği Dininin (Gözcü Kulesi 1 Ocak 2002) taraftarlarına bir çok ülkede rastlanmasına rağmen en fazla taraftarı olan ülkeler ve taraftar sayısı ise şöyledir ;ABD 945.000, Meksika 535.000,Brezilya 525.000, İtalya 236.000,Nijerya 235.000,Japonya 218.000,Filipinler 135.000,Almanya 161.000, Arjantin ve İngiltere 120.000 er kişi.

Türkiye 'de ise 1933 de 5, 1950 de 60 kişi olan Yehova Şahitlerinin sayısı 2002 de 1.600 kişidir. Ülkemizde yaklaşık 25-30 cemaatleri vardır ve ayrıca İbadet Salonları da mevcuttur.Yargıtay 'ın 1986 'daki kararıyla Yehova Şahitliği farklı bir din olarak kabul edilmiş ve ibadet özgürlükleri Anayasa güvencesi altına alınmıştır. Yehova Şahitleri ülkemizde son yıllarda artan oranda örgütlenme faaliyetlerine başlamış olup, " Uyan" adlı aylık " Gözcü Kulesi" adlı 15 günlük 2 düzenli dergi yayınlamaktadırlar. Ayrıca " Kule Yayınevi" adı altında bir de yayınevleri vardır.

__________________
HAYAT BU,BİR BAKARSIN HERŞEY BİR ANDA SON BULUR.
HAYAT BU,SON DEDİĞİN AN HERŞEY YENİDEN CAN BULUR...

Standart Yahudilikte on emir #7
Üyelik Tarihi: 30 Mart 2013
Nereden: istanbul
Mesajlar: 6.105
Aldığı Beğeni: 757
Beğendikleri: 1197
18 Mayıs 2014 , 22:53
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
ON EMİR (Aseret Adiberot): Sinay Dağı’nda Tanrı tarafından Moşe Rabenu’ya verilen ve Yahudiler’in kabul ettiği temel prensipler. Moşe Rabenu Sinay’dan indiği zaman beraberinde getirdiği iki taş levhada yazılı 10 emir şöyle sıralanır:

1. Seni Mısır’dan esaretten çıkaran Tanrı benim.

2. Benden başka Tanrı’n olmayacaktır. Boşlukta, yerin üstünde veya altında, denizlerin derinliklerinde mevcut olan varlıkların resimlerini yapmayacak ve onlara hiç bir suretle tapmayacaksın.

3. Tanrı’nın ismini boş yere ağzına almayacaksın.

4. Cumartesi gününü daima hatırlayıp, onu kutsal kılacaksın. Haftanın 6 günü çalışacak, yedincisinde istirahat edeceksin. Cumartesi günü istirahata tahsis edilmiş umumi dinlenme günüdür. O gün ne sen, ne oğlun, ne kızın, ne uşağın, ne de hayvanların, kısaca hiç biriniz çalışmayacaksınız.

5. Anne ve babana hürmet edeceksin.

6. Öldürmeyeceksin.

7. Zina yapmayacaksın.

8. Çalmayacaksın.

9. Yalan şahadette bulunmayacaksın.

10. Hiç kimsenin evine, barkına, karısına, hizmetçisine, öküzüne, eşeğine velhasıl sana ait olmayan bir şeye göz dikmeyeceksin.
Standart Yahudi Bayramları #8
Üyelik Tarihi: 30 Mart 2013
Nereden: istanbul
Mesajlar: 6.105
Aldığı Beğeni: 757
Beğendikleri: 1197
18 Mayıs 2014 , 22:54
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Roş Aşana, Yahudilerin Yılbaşısı

İbranicede Roş Aşana "yılın başı" veya "yılın birinci günü" demektir. Yahudilerin yeni yılı olarak bilinen Roş Aşana, Eylül ve Ekim ayları arasında bir güne düşer.

Roş Aşana'da çalışmak yasaktır. Günün büyük bölümü sinagogda duada geçer; günlük olağan ibadet biraz daha uzun sürer.

Yahudilerin çoğu için Roş Aşana bir içgözlem, kendine bakış, geçmiş yılın hatalarını gözden geçirme ve yeni yılda yapılması gereken değişiklikleri planlama zamanıdır. Aile bireylerinin bir araya gelip birlikte yemek yemesine vesile olur. Bu bayramda, tatlı bir yeni yılı temsilen bala batırılmış elma yemek adettir. Ayrıca yeni yılda iyi dileklerin bol ve bereketli olması için nar da yenir. Diğer bir yaygın uygulama ise ilk günün sonunda su kenarına gidip, günahları simgesel olarak suya atma eylemi "Taşlik"dir.

Yom Kipur

Roş Aşana'dan sekiz gün sonraya denk gelen Yom Kipur Yahudi takviminin en önemli bayramıdır. Bazen başka hiç bir geleneği yerine getirmeyen birçok Yahudi bu gün suresince çalışmaz, oruç tutar ve sinagoga gider.

"Yom Kipur" "kefaret, günah çıkarma günü" anlamını taşır. Ruhun arındırıldığı, geçmiş yılın günahları için özür dilendiği bir gündür. Yom Kipur'da sadece Tanrı'ya karşı işlenmiş günahlar af olur; başkalarına karşı işlenilenler değil. Kişiye yapılan günahlardan kurtulmak için önce öbür kişiden özür dileyip yanlışları düzeltme yolu aranır. Bu, Yom Kipur'dan önce yapılmalıdır.

Yom Kipur aynı Şabat günü gibidir, hiç bir iş yapılamaz. Yahudiler o gün yemek yememeli ve (su dahi) içmemelidir. Bu, önceki akşam güneş batmadan başlayıp ertesi gece biten 25 saatlik bir oruçtur. Talmud'ta ayrıca daha az bilinen başka kısıtlamalar da vardır. Yıkanmak, kozmetik veya parfüm gibi maddeleri vücuda sürmek, deri ayakkabı giymek ve cinsel ilişki Yom Kipur'da yasaktır.

Her zamanki gibi bu kısıtlamaların her hangi biri, hayati veya sıhhi tehlike karsısında kaldırılır. Hatta dokuz yaşından küçük çocukların ve loğusaların (hamilelik süresince ve doğumdan 3 gün sonrasına kadar) oruç tutması kendileri istese bile yasaktır. Bayramın büyük bölümü sinagogda duayla geçer. Bu bayramda saflığı simgeleyen beyaz giysiler giymek adettir, insanlara günahlarının kar gibi paklanacağını hatırlatır. Bazı erkekler, ölülerin birlikte gömüldüğü uzun beyaz gömlek (kitel) giyerler.

Pesah (Hamursuz bayramı)

Hamursuz bayramı, Yahudi takviminin Nisan ayının 15'inde kutlanır. Tarihi ve zirai önemi olan üç büyük bayramın birincisidir (diğer ikisi Şavuot ve Sukot'tur). Zirai yönden İsrail'deki hasat mevsiminin başlangıcını temsil ettiği halde bayramın bu yönü fazla dikkate alınmaz. Pesah'ın öncelikli kutlaması, nesiller boyu süren kölelikten sonra Mısır'dan çıkış ile ilgilidir.

Pesah sözcüğü İbranicede "geçmek veya atlamak" anlamında bir kökten gelir. Yahudi inanışına göre, Mısırlıların ilk doğan çocuklarını öldürmeye gelen Tanrı'nın Yahudi evlerini atlamasını simgeler. Pesah ayrıca bu bayramda Kudüs'teki tapınakta kurban edilen kuzuya verilen addır. Bu bayram Bahar Bayramı olarak da anılır.

Pesah'la ilgili en belirgin gelenek Yahudi evlerin "Hamets"ten (mayalı hamur) arındırılmasıdır. Bu, Yahudilerin Mısır'dan aceleyle çıkarken ekmeklerinin mayalanmasına bile vakitleri olmadığını hatırlamak içindir. Ayrıca insanların içindeki "şişliğin" (kendini beğenmişlik, gurur) simgesel olarak çıkarılmasıdır.

Pesah'ta yenilen buğdaydan yapılmış mamulün adı "Matsa"dır (hamursuz). Matsa mayasız ekmektir, un ve su karışımını çok çabuk pişirerek yapılır. Yahudilerin Mısır'dan kaçarken aceleyle pişirdikleri ekmek budur.

Pesah'ın ilk gecesi Yahudiler aileleriyle birlikte, kendilerine hürriyetin önemini ve "köleliğe hayır" dediklerini hatırlatan, pek çok ritüelin uygulandığı bir yemek yerler. Bu bayramın diğer önemli bir mesajı da bütün yabancıları evine kabul etmektir, çünkü bu onlara atalarının Mısır'da yabancı olduklarını hatırlatır. Bu yemeğin adı, İbranice anlamı "düzen" olan "seder"dir çünkü bu gece Yahudilerin hikâyesi belli bir düzen'de anlatılır. Pesah yedi gün sürer. Baştaki ve sondaki günler çalışmak yasaktır.

Sukot Bayramı

Sukot bayramı Yom Kipur'dan beşinci günde başlar. Yılın en kutsal, en vakur bayramından en neşe dolu olanlardan birine geçiştir.

Tarihi yönden Sukot, İsrailoğullarının çölde geçici barınaklarda yaşayarak dolaştığı kırk yılı temsil eder. Zirai olarak Sukot hasat bayramıdır. Sukot kelimesi ‘çardaklar' anlamına gelir ve "geçici barınaklara" gönderme yapmak için kullanılır. Yahudilere bu bayramda, çölde geçirdikleri kırk yılı hatırlamak için, çardakların altında yaşamaları buyrulmuştur. Yahudiler antik Filistin topraklarından kovulduklarından beri Kudüs'e dönüp yıkılan kutsal tapınaklarını tekrar inşa etmek hayaliyle yaşadılar.

Sukot yedi gün sürer. Birinci ve ikinci günler çalışmak yasaktır.

Işıklar Bayramı Hanuka

Yahudilerin "yeniden adama" bayramı Hanuka, ayrıca ışıklar bayramı olarak da bilinir ve Yahudi takviminin Kislev ayının 25inci gününde başlayıp sekiz gün sürer. Büyük dini simgesi açısından değil, Noel bayramına yakınlığı yüzünden Batıda en çok bilinen Yahudi bayramıdır. Yahudi olmayan birçok kişi bu bayramı Yahudi Noel'i olarak düşünür.

İbranicede "adama" veya "kutsama" anlamına gelen Hanuka, Yunan hükümdarı Antiokus IV'ün askerlerinin kutsiyetini kirlettiği Kudüs'teki kutsal tapınağın tekrar adanmasına işaret eder. Bir günlük yağın mucizevî bir şekilde sekiz gün yanmasını kutlar. Talmud'a göre, Yahudilerin Antiokus'un askerlerine başkaldırısının ardından tapınağı tekrar ithaf ettiklerinde ebedi ateşi yakmak için kullanılan kutsal yağdan sadece bir günlük yağ kalmıştı. Bir mucize sonucu bu yağ yenisi hazırlanana kadar sekiz gün boyunca yanmaya devam etti.

Hanuka Roş Aşana, Yom Kipur, Sukot ve Pesah kadar önemli bir dini bayram değildir. Tek dini geleneği kandil veya mum yakmaktır. Mumlar, Menora ya da Hanukiya denilen dokuz kollu özel bir şamdanda, her gece için bir mum, ayrıca bir de onlara "hizmet" eden "şamaş" (hizmetkâr) yakılır.

Purim

Purim Yahudi takvimindeki en neşeli bayramlardan biridir. Yahudilerin eski İran'da yok edilmekten kurtulmalarını kutlar.

Purim'in hikâyesi Eski Ahit'te "Ester'in Kitabı"nda anlatılır. Hikâyenin kahramanları eski İran'da yaşayan çok güzel bir genç Yahudi kızı olan Ester'le onu kızı gibi yetiştirmiş olan kuzeni Mordehay'dır. Ester İran kralı Ahaşveroş'un sarayına gelin gider. Ahaşveroş Ester'i bütün öbür kadınlarından daha çok sever ve onu kraliçe yapar. Bu süre içinde Mordehay'ın tavsiyesi ile kimliğini saklamış olan Ester'in Yahudi olduğunu bilmez.

Hikâyedeki kötü adam Kral'ın bencil ve kibirli veziri olan Aman'dır. Aman, kendisinin karşısında eğilmeyen Mordehay'dan nefret eder ve bu nedenle bütün Yahudileri cezalandırmayı planlar. Kral'a, "Hükmettiğiniz diyarlarda kendi halkınızın içinde, farklı kanunlarla yaşayan ve Kral'ın kanunlarına boyun eğmek istemeyen bir zümre var. Bu kişilere hoşgörü Kralımıza yakışmaz." deyince Kral Yahudilerin kaderini Aman'a bırakır. Aman da bütün Yahudileri öldürmeyi planlar.

Durumu öğrenen Mordehay Ester'i Yahudiler adına Kral'la konuşmaya ikna eder. Bu durum Ester'i tehlikeye atar çünkü Kral'ın karşısına çağırılmadan çıkmanın cezası çoğunlukla ölümdür. Ester kendini hazırlamak için üç gün boyunca oruç tuttuktan sonra Kral'ın karşısına çıkar. Kral onu sıcak karşılar. Ester daha sonra Kral'a veziri Aman'ın Yahudilere karşı entrikasını açıklar. Yahudiler kurtulur ve Aman Mordehay için hazırlatmış olduğu darağacına asılır.

Purim genellikle Mart ayına düşen, Yahudi takvimindeki Adar ayının 14'üncü gününde kutlanır. 13 Adar tarihi Aman'ın Yahudileri öldürmeyi planladığı, Yahudilerin hayatlarını kurtarmak için düşmanlarıyla çarpıştıkları gündür. Artık yıllarda iki Adar ayı olduğundan, Purim ikinci Adar ayında, Pesah'tan bir ay önce kutlanır.

Purim sözcüğü "kur'a" anlamına gelir ve Aman'ın katliamın gününü saptamak için seçtiği kur'ayı temsil eder.

Purim'de karnavalvari kutlamalar yapmak, temsil ve parodiler sahnelemek gelenekseldir. Purim'de diğer bayramlarda olan kısıtlamalar yoktur ancak bazı kaynaklara göre bayrama saygı olarak iş yapmamayı önerir.
Standart Yahudi hayırseverliği #9
Üyelik Tarihi: 30 Mart 2013
Nereden: istanbul
Mesajlar: 6.105
Aldığı Beğeni: 757
Beğendikleri: 1197
18 Mayıs 2014 , 22:56
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Geleneksel Yahudiler gelirlerinin en az %10'unu "Tsedaka" olarak verirler. Normal yas duası, yas tutan kişinin ölünün anısına bir bağış yapacağını içerir. Yardımsever bağışlar Yahudi yaşamında kurban kesmenin yerini almıştır. Yahudi inançlı kişi için bağış yapmak Tanrı'ya şükretme, Tanrı'dan özür dileme veya bir istekte bulunma adına neredeyse düşünmeden yapılan, içgüdüsel bir davranıştır. Yahudi geleneğine göre fakire yardım etmek yardımseverin ruhunu zenginleştirdiğinden aslında yardımı alan, (kendisine Tsedaka yapma imkânını sağladığı için) yardımsevere daha büyük bir iyilik yapmış olur.

İbranice Tsedaka sözcüğü, Türkçedeki "hayırseverlik" sözcüğü gibi "fakirlere, ihtiyaçlılara veya diğer değerli amaçlar için para vermek ve yardımda bulunmak" anlamına gelir. Ancak Tsedaka'nın anlamı, hayırseverlikten farklıdır. Hayırseverlik gönüllülük ve cömertliktir, zenginlerin ve kudretli kişilerin fakir ve ihtiyaçlı kişilere yardımıdır. Tsedaka ise İbranicede "adalet ve doğruluk" anlamındaki bir kökten gelir. Yahudilikte fakirlere yardım bir hayırseverlik değil de adil bir davranış, fakire hak ettiğini verme görevi olarak kabul edilir.

Yahudilikte fakire yardım bir zorunluluktur, ihtiyaçlı kişiler bile vermeye mecburdur. Bazı bilgeler Tsedaka'nın en büyük, hatta bütün emirlerin toplamından da daha büyük emir olduğunu, Tsedaka vermeyen kişinin putpereste eşdeğer olduğunu söylemişlerdir. Bu da Tsedaka'nın Yahudilikteki önemini gösterir. Tsedaka, tövbe (teşuva) ve dua gibi, günahlar için af dilemenin üç yolundan biridir.
Standart #10
Üyelik Tarihi: 25 Mart 2014
Nereden: Kalbindenim. İçinden. Kalbinin en içindenim.
Mesajlar: 8.227
Aldığı Beğeni: 767
Beğendikleri: 256
18 Mayıs 2014 , 22:56
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
pis illümemati !!!!1!1!!
__________________
Tanırsınız benim gibilerini boş sokaklardan,
çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlardan.

« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)