izmir escort escort izmir porno porno izle
Ankara, Patrik Bartholomeos'u hedef alacak mı? - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Post Ankara, Patrik Bartholomeos'u hedef alacak mı? #1
Üyelik Tarihi: 29 Ağustos 2016
Mesajlar: 1
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
29 Ağustos 2016 , 15:06
Alıntı ile Cevapla


Mustafa Kemal'in zamanlarından beri Ortodoks Hristiyanlar devlet tarafından baskılara uğrardı. Binlerce Türkçe konuşan hristiyanlar göçmek zorundaydı. 1971'de Heybeliada Okulu kapatıldı. Bugün Ortodoks edebiyatın dağıtılması ve tüm misyonerlik faaliyetleri yasaktır. Yurtsever duyguları arttırmak ve toplumun tutucu kısmının desteğini almak amacıyla Türkiye hükümeti milliyetçilerle ilişkileri kurmaya karar verdi. Ayrıca, şu milliyetçilerden en radikal mensupları Patrik Bartholomeos'a karşı birkaç suikast yaptı da!
Açık ki böyle durum Fener'i Amerikan politik elitiyle yakınlaştırdı. ABD'de bulunan kiliseler ve Yunan kökenli Amerikan işadamlarının bağışları Ekümenik Patrikhane'nin temel finans kaynaklarıdır. Washington da Türkiye'deki dini azınlıkların durumunu Ankara'ya karşı olan diplomatik oyunda bir araç olarak değerlendiriyor. Diğer Doğu Ortodoks piskoposları arasında "Primus inter pares" (eşitlerin birincisi) unvanını taşan Fener Rum Patriği tüm Ortodoks Dünya'yı idare edebilir. Belli ki Amerikan istihbaratı o kadar büyük bir şansını kaybetemedi.
Böylece, Başpiskopos Demetrios'un yardımcısı Kamu İşleri müdürü papaz Alexander Karloutsos Fener Rum Patrikhanesinde ABD-İsrail lobisinin mensuplarından biri. Üst rütbeli memurlar ve Yunan-Amerikan kökenli milyarderlerle ilişkilerinin sayesinde ABD'den Fenere'e gelen parayı neredeyse tamamen kontrol ediyor. Böyle bir durum Patrikhane'nin başkanlarına baskılar için güzel bir imkan oluşturuyor. Öte yandan, Alexander Karloutsos, eski CİA Başkanı George Tenet ve ABD istihbaratı için çalışan Fethullah Gülen ile iyi ilişkiler kurdu. Böylece, Ekümenik Patrikhane'nin finansman hacmi, başkanlarının Amerikan sahiplerinin görevlerini ne kadar başarılı yerine getirmesine bağlı.
Dahası, Patrik Bartholomeos Türkiye'de terörizm ile suçlanan Gülen ile şahsen birkaç kez görüştü. Örneğin, 6 Nisan 1996'da din arası diyalogun gelişterilmesi üzerinde karşılaştılar. Sonra Gülen, diplomat Morton Abramowitz, CİA görevlileri Graham Fuller ve George Fidas ve sözü geçen papaz Alexander Karloutsos'un yardımıyla ABD'ye kaçtı.
2012 yılında Patrik Bartholomeos'un Fethullahçılar tarafından kurulan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın (GYV) toplantısına katıldığı zaman Gülen'i methetti. Şu toplantıdan yaklaşık bir ay önce Chicago Tribune'nin yayınladığı mülakatta Bartholomeos, "insaniyetin geleceği için" Gülen'in dinler arası diyalogun geliştirilme ve türlü cemaatların yakınlaştırılma çabalarını yüksek bir şekilde değerlendirdi. GYV'in toplantısından bir hafta sonra, Roosevelt Enstitüsü ödülünün alınması üzerindeki mülakatta 13 Mayıs 2012'de Patrik "Hoca Efendi" ile dostluğunu açıkça anlattı: "Gerçekten seviyoruz onu. Kısa bir süre içinde döneceğini ümit ederiz". O zaman açık ki Bartholomeos'un Aya Sofya'da Müslim dini törenlerin yerine getirilmesine sadece 11 Tummuz'da işaret etti – başlanmasından yaklaşık bir ay sonra ve darbe girişiminden sadece 4 gün önce!
Türkiye hükümeti, darbe girişiminden sonra hatalarını tanıyacak mı? Ortodoks Patriği tarafına getirmeye çalışıp çalışacak mı veya ona karşı baskılar düzenleyecek? Belli ki Erdoğan, küçük Ortodoks cemaata yurtdışından gelen para akışını kesip yok edebilir onu. Öte yandan, kendi Patrik ile işbirliği, Ortodoks dünyada Türkiye'nin imajını iyileştirebilir ve etkisini güçlendirebilir. Belki, Türkiye, Fener Rum Patrikhanesi'nin Ekümenik statüsünü tanımalı mı?
Maalesef, şu anda böyle bir kararı dayandırmak çok zor. Haziran'da Girit'te yapılan Pan Ortodoks Konseyi Otosefal Kiliselerin birliğini göstermesi yerine sadece bölüştürdü onları. Bartholomeos'un Ortodoks Dünya'yı birleştiremediğini gördük. Dahası, etkisi Ortodoks Hristiyanlar'ın yarımına dokunmaz! Rus Ortodoks Kilisesine gösterdiği otoritecilik, direngenlik ve düşmanlık bunun sebepleridir.
Böyle bir şey, Türkiye için Patrikhane'nin önemi azalıyor. Oluşan durumu değiştirmek için Patrik Barthlomeos'un çok vakti kalmadı da.

Yukarıdaki yazı eski ABD büyükelçisi Arthus Hughes tarafından yazılmış ve EurAktiv.com sitesinde yayınlandı.
Bu konu üzerinde ne düşünüyorsunuz?


« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)