izmir escort escort izmir porno porno izle
İlkel Bir Dürtü: Hayatta Kalmak - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Like Tree11Beğeni
  • 4 Post By Çavla n
  • 2 Post By Hira
  • 2 Post By Çavla n
  • 1 Post By Lefty
  • 1 Post By Çavla n
  • 1 Post By Dilâsâ

Standart İlkel Bir Dürtü: Hayatta Kalmak #1
Üyelik Tarihi: 05 Şubat 2018
Mesajlar: 3.754
Aldığı Beğeni: 1045
Beğendikleri: 1726
24 Ağustos 2019 , 17:00
Alıntı ile Cevapla
Hayatta kalmak için her şeyi yapar mısınız?
Elbette, hiç düşünmeden evet cevabını verenler olacaktır fakat acaba insan artık vazgeçmenin, belki ölmenin, yaşamaktan daha iyi bir seçenek olduğu duruma düşse tercihi ne olurdu?


Kamboçya’da kayaların arasına düşüp 4 gün boyunca mahsur kalan Sum Bora’nın haberiydi. Bir mağarada gübre olarak da kullanılabilen yarasa dışkısı toplayan Bora, düşen el fenerini almak için iki kayanın arasındaki boşluğa sıkışıyor. Susuz ve yiyeceksiz geçen 4 gün sonunda 200 kurtarma görevlisinin, 10 saat süren uğraşıyla kurtarılıyor. Khmer Times gazetesinde yayımlanan videoda konuşan Bora, “Hayatta kalma umudumu kaybetmiştim. Yanımda bir bıçak olsaydı kendimi öldürürdüm” diyor.

Hayatta kalma mücadelelerinin anlatıldığı; vahşi ormanlar, yırtıcı hayvanlar, dağlar, karanlık mağaralar ve kimi zaman da katillere karşı kazanılan ya da kaybedilen birçok film var.
Varlığı sürdürmek, hayatta kalmak en güçlü içgüdülerden biri çünkü ve bu konu işlendiğinde sahneler can alıcı olabiliyor.
Kayalıklar, saatlerce hatta günlerce mahsur kalmak ve umudun tükenmesinde ise en tanıdık ve benzer geleni, eğer izlediyseniz yaşanmış bir olaya dayanan “127 Saat” filmi.


Filme ismini veren 127 saatlik esaret, genç dağcı Aron Ralston’ın kimseye haber vermeden çıktığı yolculuğunda Utah yakınlarında, Moab bölgesinde büyük bir kaya parçasının arasına sıkışmasıyla başlıyor. 5 gün boyunca kolu kayaya sıkışmış bir şekilde aç ve susuz kalan Aaron, hayatta kalmak için elinden geleni yapıyor. Başarıyor mu fazla ayrıntı vermeyeceğim çünkü izlemeyenler için izlense iyi olur filmlerinden.
Herhalde insanın yaşama duyduğu açlık ve sevgi bu direncin, gücün kaynağı. Ama anlayamadığım umudu tüketen o son anda bile vazgeçen ve vazgeçmeyen arasındaki fark.

Bora’nın hayatı sonlandırabilmek için sahip olmayı istediği bıçak, bir başkasının elinde yahut yakınında olsa kurtulmak için belki bir ya da birkaç uzvunu feda eder yahut günlerce kayaları şekillendirirdi. Durumun vahametini gösterebilmek için ölüm kelimesini kullanmış olabilir, gerçekten sahip olsa, dürtülere teslim, yaşamak için her yolu denerdi belki.
Doğa ve zaman, yaşam karşısında bu gibi durumlarda fazlaca acımasız olabiliyor. Entropiye karşı varlığı sürdürme çabası ne kadar tasarrufu göze alır? Meydan okumayı kazanmak için her durumun kendine göre şartları da olacaktır.

Var olmanın hazzını ölüm içgüdüsünden kaynaklanan güdülere tercih edenler yaşama zaferini kazanıyor, diyebilir miyiz acaba?
Freud’a göre; hepimizin hayata karşı bir içgüdüsü olur. İçgüdülerin yaradılıştan olan evrensel dürtü ve his olduklarını düşünen Freud, birçok insanın bu düşüncelere de karşı çıkabildiğini savunur. Ona göre herkesin içgüdüsü vardır ve bunlar doğal olarak ortaya çıkar. Bizi yaşam veya ölüm içgüdüsüne dönüştürecek dışarıdan bir şeye ihtiyacımız yoktur çünkü güdüler, insanlarda doğal olarak gelişen şeylerdir. Maslow ise ihtiyaçlar hiyerarşisiyle insanın yaşama istencini görselleştirir. Schopenhauer, yaşama isteği olanlar ölümden korkmamalıdır der çünkü istekleri onları yönlendirir. Hayatta kalma şansının asla yokmuş gibi göründüğü durumlarda bile insan bir umut bulabilir mi acaba?

Viktor Frankl toplama kamplarında yaşarken insanın anlamlandırma çabasını düşünmüş, daha sonra buna “logoterapi” adını vermiştir.
Logoterapi, Yunanca logos (anlam) ve terapi sözcüklerinin birleşmesinden meydana geliyor. Yaşamın her koşulda, hatta en kötü koşullar altında bile potansiyel olarak var olduğunu varsayar. Frankl, insanın düşünebileceği en kötü koşullara bile direnerek ve mücadele ederek, göğüs gerebileceğini söyler. Ancak kişinin hayata asılması için, yaşamı ve ölümü anlamlı kılacak bir nedeni,uğruna yaşayacak bir şeyi olması gerekir.

” Nihai anlamda yaşam, sorunlara doğru çözümler bulmak ve her birey için, kesintisiz olarak koyduğu görevleri yerine getirme sorumluluğunu üstlenmek anlamına gelir. Bir insan, acı çekmenin kaderi olduğunu gördüğü zaman, acısını kendi görevi olarak kabul etmek zorunda kalacaktır. Bu onun tek ve eşsiz görevidir. Acı çekerken bile evrende eşsiz ve yalnız olduğu gerçeğini kabullenmek zorunda kalacaktır. Biz tutuklular için bu düşünceler gerçeklikten uzak spekülasyonlar değildi. Bunlar, bize yararı olabilecek tek düşüncelerdi. Bunlar, hayatta kalma şansımız asla yokmuş gibi göründüğü zamanlarda bile bizi umutsuzluktan korumuştur.”(Viktor E. Frankl- İnsanın Anlam Arayışı)


Elif Akçay
Lefty, Hira, Dilâsâ ve 1 kişi daha bunu beğendi.
__________________
Hayatın kalbine yürü!

Standart #2
Üyelik Tarihi: 18 Temmuz 2019
Mesajlar: 1.681
Aldığı Beğeni: 2377
Beğendikleri: 2593
24 Ağustos 2019 , 17:18
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Sevgili @Çavla n...
Felsefe hakkında çok fikir sahibi değilim. Lakin, yazıda şu soruyu görünce bir kaç satır yazabileceğimi düşündüm.
“Hayatta kalma şansının asla yokmuş gibi göründüğü durumlarda bile insan bir umut bulabilir mi acaba?”

Ben bulmuştum.
Söylemediğim iki kelime ve gidersem buna nasıl katlanacağından emin olmadığım üç kişi.
Ölsem, benim için sorun olmazdı... Hatta o an acımı dindirmek için oldukça da güzel bir seçenekti. Tercih edilebilirdi. “Bitmeyecekse, nolur beni yanına al.” diye başlayan dualarım da olmadı değil...
Fakat söylenmemiş sözler ve tamamlanmamış görevler olunca, gitmek, yapılmak istendiği ve hayal edildiği kadar kolay olmuyor.
Logoterapi olarak tarif edilen yöntem, tam da bu noktaya atış yaparak yardımcı olmayı amaçlıyor anladığım kadarıyla.
Lefty ve Çavla n bunu beğendi.
__________________
I will until, because I said I would...

Konu Hira tarafından (24 Ağustos 2019 Saat 17:21 ) değiştirilmiştir.
Standart #3
Üyelik Tarihi: 05 Şubat 2018
Mesajlar: 3.754
Aldığı Beğeni: 1045
Beğendikleri: 1726
24 Ağustos 2019 , 17:36
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Alıntı: Hira Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili @Çavla n...
Felsefe hakkında çok fikir sahibi değilim. Lakin, yazıda şu soruyu görünce bir kaç satır yazabileceğimi düşündüm.
“Hayatta kalma şansının asla yokmuş gibi göründüğü durumlarda bile insan bir umut bulabilir mi acaba?”

Ben bulmuştum.
Söylemediğim iki kelime ve gidersem buna nasıl katlanacağından emin olmadığım üç kişi.
Ölsem, benim için sorun olmazdı... Hatta o an acımı dindirmek için oldukça da güzel bir seçenekti. Tercih edilebilirdi. “Bitmeyecekse, nolur beni yanına al.” diye başlayan dualarım da olmadı değil...
Fakat söylenmemiş sözler ve tamamlanmamış görevler olunca, gitmek, yapılmak istendiği ve hayal edildiği kadar kolay olmuyor.
Logoterapi olarak tarif edilen yöntem, tam da bu noktaya atış yaparak yardımcı olmayı amaçlıyor anladığım kadarıyla.
Sevgili @Hira,
Öncelikle güç sınavınızdaki öz gücünüz için sizi kutlamak isterim. İyi ki siz sizsiniz.
Samimi yüreğinizi açtığınız için şükranlar sunuyorum.

Kesinlikle haklısınız, Logoterapi aynen anlam bulmaya dair direngenliği ruhumuza ve bilincimize aksettiriyor.
Anlama dair olan fark edişler her acıya rağmen insanı hayata katıyor. Ve bir zaman sonra yaşananlar daha iyi anlaşılıyor. Mevcut şartların umudu hiç unutturmaması dileğiyle.
Lefty ve Hira bunu beğendi.
__________________
Hayatın kalbine yürü!
Standart #4
Üyelik Tarihi: 16 Nisan 2019
Mesajlar: 2.129
Aldığı Beğeni: 2927
Beğendikleri: 7112
25 Ağustos 2019 , 10:23
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
İnsan doğası gereği hayatta kalmaya programlıdır fakat çocukluk yastan itibaren edindiği tecrübe ve koşullar sebebi ile beyin yapısında farklılıklar oluşur, bu da çok zor durumlarda vereceği kararları etkiler.

Bir insanda "Amigdala" ne kadar sağlıklı ise vereceği tepkiler de o kadar sağlıklı olur ancak küçük yaştan itibaren travma, şiddet, istismar ya da büyük kayıplar yaşamış bir kişi ise beyinde telafisi çok zor hasarlar meydana gelmiş demektir, bu da zor koşullarla baş etmeyi olumsuz yönde etkiler ve kişi hemen pes edebilir.

Çocukluk dönemi sağlıklı bir insan olmamız konusunda çok büyük önem arz etmekle beraber tüm yaşam boyunca alacağımız kararları etkilemektedir çünkü beyin her gördüğünü kayıt altına almakta ve bu kayıtlara göre de seçimler yapmaktadır.

Erken yaşlardan çocukları çok korumacı yetiştirmemek, bir sorunla karşılaştıkları zaman çok daha kolay çözüme ulaşmalarını sağlar.
Çavla n Bunu Beğendi.
__________________
İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur. Cahilliğin en büyük kanıtı budur.
Montesquieu
Standart #5
Üyelik Tarihi: 05 Şubat 2018
Mesajlar: 3.754
Aldığı Beğeni: 1045
Beğendikleri: 1726
25 Ağustos 2019 , 10:44
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Alıntı: Lefty Nickli Üyeden Alıntı
İnsan doğası gereği hayatta kalmaya programlıdır fakat çocukluk yastan itibaren edindiği tecrübe ve koşullar sebebi ile beyin yapısında farklılıklar oluşur, bu da çok zor durumlarda vereceği kararları etkiler.

Bir insanda "Amigdala" ne kadar sağlıklı ise vereceği tepkiler de o kadar sağlıklı olur ancak küçük yaştan itibaren travma, şiddet, istismar ya da büyük kayıplar yaşamış bir kişi ise beyinde telafisi çok zor hasarlar meydana gelmiş demektir, bu da zor koşullarla baş etmeyi olumsuz yönde etkiler ve kişi hemen pes edebilir.

Çocukluk dönemi sağlıklı bir insan olmamız konusunda çok büyük önem arz etmekle beraber tüm yaşam boyunca alacağımız kararları etkilemektedir çünkü beyin her gördüğünü kayıt altına almakta ve bu kayıtlara göre de seçimler yapmaktadır.

Erken yaşlardan çocukları çok korumacı yetiştirmemek, bir sorunla karşılaştıkları zaman çok daha kolay çözüme ulaşmalarını sağlar.
O kadar güzel bir analiz ki.
Teşekkürler manidar yorumunuz için sevgili Lefty.
Lefty Bunu Beğendi.
__________________
Hayatın kalbine yürü!
Standart #6
Üyelik Tarihi: 23 Eylül 2015
Mesajlar: 1.722
Aldığı Beğeni: 342
Beğendikleri: 539
31 Ağustos 2019 , 23:09
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Bu tarz filimleri çok severim.
Çavla n Bunu Beğendi.


« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj
Mehmet
Diğer Spor Dalları
0
21 Ağustos 2019 10:40
Cigdem
Ruh Sağlıgı ve Psikoloji
0
27 Temmuz 2019 17:52