izmir escort escort izmir porno porno izle
İnşirah Suresi /Elem Neşrah Leke / - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Post İnşirah Suresi /Elem Neşrah Leke / #1
Üyelik Tarihi: 23 Nisan 2019
Nereden: Gotham
IRC Sunucusu: www.sohbet.Net
Web Adresi: www.okeyat.com
Mesajlar: 7.854
Aldığı Beğeni: 4237
Beğendikleri: 5200
24 Temmuz 2019 , 02:39
Alıntı ile Cevapla
İnşirah Suresi



İnşirah Suresı kısaca Tefsiri Meali Okunusu Faydaları


Hakkında



Mekke döneminde inmiştir. 8 âyettir. İnşirah, açılmak, genişlemek demektir.

Nuzul


Mushaftaki sıralamada doksan dördüncü, iniş sırasına göre on ikinci sûredir. Duhâ sûresinden sonra, Asr sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

Konusu

Sûrede Yüce Allah’ın Hz. Peygamber’e mânevî lutufları özetlenmekte, her güçlükle birlikte mutlaka bir kolaylığın olduğu bildirilerek Mekke’de putperestlerin baskısı yüzünden sıkıntı çeken Resûlullah ile müslümanlara teselli ve ümit verilmekte; onlardan Allah’a ibadet ve itaatlerini sürdürmeleri istenmektedir.



İnşirâh Suresi 1. Ayet Tefsiri


اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ ﴿١﴾


﴾1﴿ Senin kalbini açıp genişletmedik mi?

“Senin kalbini açıp genişletmedik mi?” diye çevirdiğimiz 1. âyetteki “şerh-i sadr” kavramını Râgıb el-İsfahânî, “kalbin ilâhî bir nur ile Allah tarafından bir huzur ve sükûnet, bir rahatlık ile genişletilmesi” şeklinde açıklamıştır (el-Müfredât, “şrh” md.). Hz. Peygamber’in kalbinin açılıp genişletilmesi ifadesini, Zümer sûresinin 22. âyeti de dikkate alındığında, onun beşerî idrak kapasitesinin vahiy ile arttırıldığına ve âzami seviyeye çıkarıldığına işaret olarak anlamak uygun olur. Ayrıca müfessirler bunu, ona indirilen vahyi anlaması, koruması ve peygamberlik görevini yerine getirebilmesi için kendisine verilmiş olan zihin açıklığı, mâneviyat yüksekliği gibi mânalarla da açıklamışlardır. Bazı müfessirler ise Duhâ sûresinin devamı mahiyetinde olan bu âyetlerde, bir süre ara verilmiş olan vahyin yeniden başlamasıyla Hz. Peygamber’in mâneviyatının güçlendirildiğine değinildiği kanaatindedir.



2 ve 3. âyetlerde, Resûlullah’ın belini büktüğü bildirilen “yükün kaldırılması”ndan maksadın ne olduğu konusunda yapılan açıklamalar içinde (bk. Râzî, XXXII, 4-5) en zayıf olanı “günahlarının, hatalarının bağışlanmış olması” şeklindeki yorumdur. Çünkü onun Câhiliye döneminde puta tapmadığı bilinmektedir, herhangi bir günah işlediği de sabit değildir. Esasen İslâm tebliğ edilmeden onun yasaklarını çiğnemenin günah olduğundan da söz edilemez. İslâm’dan sonra bazı ictihad hataları olmuşsa bunlar da –miktarı az olsa bile– ecir ve sevap vesilesidir. Çünkü isabetli ictihada on, isabetsiz ictihada bir sevap vardır (Buhârî, “İ‘tisâm”, 13, 21; Müslim, “Akziye”, 15; ayrıca bk. Tevbe 9/43; Fetih 48/2). Bize göre Allah’ın bir lutuf olarak onun omuzlarından kaldırdığı yük iki şekilde açıklanabilir:

a) Arasında yaşadığı topluluğun inanç ve ahlâk yönünden içine düştüğü durumdan dolayı duyduğu ıstırabın İslâm sayesinde kaldırılması;

b) Bâtıla karşı verdiği çetin mücadelede birçok ilâhî destek ve inayete mazhar kılınması.



Hz. Peygamber’in “adının ve sanının yüceltilmesi”ne müfessirler, Resûlullah’ın adının mukaddes kitaplarda zikredilmesini ve geleceğinin müjdelenmesini, kelime-i şehâdette onun isminin Allah’ın ismiyle birlikte yer almasını, gökyüzünde melekler, yeryüzünde müminler tarafından hürmetle anılmasını, Kur’an’da Allah’a itaatle birlikte ona da itaat edilmesinin emredilmesini örnek gösterirler (bk. Şevkânî, V, 542). Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olması da (bk. Enbiyâ 21/107) onun şanının yüceltildiğini ifade eder. Ayrıca bu âyeti, ileride Resûlullah’ın isminin ve tebliğ ettiği dinin bütün dünyada tanınıp yayılacağını bildiren bir müjde olarak anlamak da mümkündür. Yine, Kur’an’da onun müstesna niteliklerini, Allah katındaki konumu ve değerini açıklayan âyetler de bu bağlamda “adını sanını yüceltme” olarak değerlendirilebilir.

اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ ﴿١﴾
وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ ﴿٢﴾
اَلَّـذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ ﴿٣﴾
وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ ﴿٤﴾

﴾1﴿ Senin kalbini açıp genişletmedik mi?
﴾2-3﴿ Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
﴾4﴿ Ve senin şanını yüceltmedik mi?

2 ve 3. âyetlerde, Resûlullah’ın belini büktüğü bildirilen “yükün kaldırılması”ndan maksadın ne olduğu konusunda yapılan açıklamalar içinde (bk. Râzî, XXXII, 4-5) en zayıf olanı “günahlarının, hatalarının bağışlanmış olması” şeklindeki yorumdur. Çünkü onun Câhiliye döneminde puta tapmadığı bilinmektedir, herhangi bir günah işlediği de sabit değildir. Esasen İslâm tebliğ edilmeden onun yasaklarını çiğnemenin günah olduğundan da söz edilemez. İslâm’dan sonra bazı ictihad hataları olmuşsa bunlar da –miktarı az olsa bile– ecir ve sevap vesilesidir. Çünkü isabetli ictihada on, isabetsiz ictihada bir sevap vardır (Buhârî, “İ‘tisâm”, 13, 21; Müslim, “Akziye”, 15; ayrıca bk. Tevbe 9/43; Fetih 48/2). Bize göre Allah’ın bir lutuf olarak onun omuzlarından kaldırdığı yük iki şekilde açıklanabilir:

a) Arasında yaşadığı topluluğun inanç ve ahlâk yönünden içine düştüğü durumdan dolayı duyduğu ıstırabın İslâm sayesinde kaldırılması;

b) Bâtıla karşı verdiği çetin mücadelede birçok ilâhî destek ve inayete mazhar kılınması.



Hz. Peygamber’in “adının ve sanının yüceltilmesi”ne müfessirler, Resûlullah’ın adının mukaddes kitaplarda zikredilmesini ve geleceğinin müjdelenmesini, kelime-i şehâdette onun isminin Allah’ın ismiyle birlikte yer almasını, gökyüzünde melekler, yeryüzünde müminler tarafından hürmetle anılmasını, Kur’an’da Allah’a itaatle birlikte ona da itaat edilmesinin emredilmesini örnek gösterirler (bk. Şevkânî, V, 542). Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olması da (bk. Enbiyâ 21/107) onun şanının yüceltildiğini ifade eder. Ayrıca bu âyeti, ileride Resûlullah’ın isminin ve tebliğ ettiği dinin bütün dünyada tanınıp yayılacağını bildiren bir müjde olarak anlamak da mümkündür. Yine, Kur’an’da onun müstesna niteliklerini, Allah katındaki konumu ve değerini açıklayan âyetler de bu bağlamda “adını sanını yüceltme” olarak değerlendirilebilir.


فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْراًۙ ﴿٥﴾
اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْراًۜ ﴿٦﴾
فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ ﴿٧﴾
وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ ﴿٨﴾

﴾5﴿ Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
﴾6﴿ Evet, doğrusu her güçlüğün yanında bir kolaylık var.
﴾7﴿ O halde önemli bir işi bitirince hemen diğerine koyul.
﴾8﴿ Ve yalnız rabbine yönel.

Hz. Peygamber ve arkadaşları Mekke döneminde müşriklerin giderek değişik şekildeki işkencelere kadar varan baskılarından acı çekiyorlardı. Bu durum hem peygamberi hem de müminleri üzüyordu. Yüce Allah resulünü ve müminleri teselli edip gönüllerini rahatlatmak için bu âyetleri indirerek sıkıntılardan sonra ferahlığın ve başarının geleceğini müjdelemiştir. Rivayete göre bu sûre inince Hz. Peygamber, 5 ve 6. âyetlerde güçlüğün yanında kolaylığın da bulunacağının iki defa zikredilmesini göz önüne alarak, kendisine inananlara, “Müjdeler olsun! Size kolaylık geldi; artık bir güçlük iki kolaylığa asla galip gelemez!” buyurmuştu (Muvatta’, “Cihâd”, 6; Taberî, XXX, 151).



Oldukça muhtasar ve değişik şekillerde açıklanmaya elverişli olan “O halde önemli bir işi bitirince diğerine koyul” meâlindeki 7. âyetle ilgili olarak çok farklı yorumlar yapılmıştır (meselâ bk. Taberî, XXX, 152; Râzî, XXXII, 7). Bize göre İbn Âşûr’un, âyeti herhangi bir özel iş ve ibadetle sınırlamadan, “Önemli işlerden birini tamamlayınca ardından başka bir işe yönel ki böylece bütün vakitlerini önemli işlerle değerlendirmiş olasın” şeklindeki açıklaması isabetli görünmektedir (XXX, 416-417). Bu yoruma göre âyette Resûlullah’a ve onun şahsında müslümanlara bütün vakitlerini hayırlı ve yararlı faaliyetlerle değerlendirmeleri, ibadet, dua, tebliğ ve irşad gibi dinî faaliyetlerin de; çalışma, üretme, öğrenme-öğretme, yardımlaşma ve dayanışma gibi dünyevî faaliyetlerin de hakkını vermeleri emredilmiştir. Son âyette ise kişinin, gerek çalışmasında gerekse ibadetinde yalnız Allah’a yönelmesi, her işini öncelikle O’nun rızasını gözeterek yapması, ne diliyorsa O’ndan dilemesi, ne istiyorsa O’ndan istemesi emredilmiştir.



İnşirah, genişlemek, açılmak, ferahlamak manasına gelmektedir. İlk ayette Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in göğsünün huzura kavuşturulmasından söz edildiği için bu adı almıştır. Bu ferahlık, kalbinin iman ile rahatlatılması, hikmet ve bilgi ile aydınlatılması ve günahlardan arındırılmasıdır. Surede; Hz. Peygamber (s.a.v.)’e verilen kimi nimetler, buna karşılık O’ndan istenen kulluk yer alır.

İnşirah Suresinin Konusu; Bu surede Yüce Allah’ın Hz. Peygamber (s.a.v.)’e manevi lütufları özetlenmekte, her güçlükle birlikte mutlaka bir kolaylığın olduğu bildirilerek Mekke’de putperestlerin baskısı yüzünden sıkıntı çeken Resûlullah ile Müslümanlara teselli ve ümit verilmekte; onlardan Allah’a ibadet ve itaatlerini sürdürmeleri istenmektedir. İnşirah suresi konu itibarıyla Duha suresine çok benzer. Duha ve İnşirah, tabiri caizse motivasyon sureleridir. Özellikle şu ayetler, ilk muhataptan son muhataba kadar herkesin yüreğini genişletmeye yeter:
“Her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır, evet evet; her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.” (5-6)

İnşirah Suresinin Faziletleri; Elem Neşrah suresini günde 7 kez okumaya devam eden kimseler kalp sıkıntısından kurtulur, bol rızka kavuşur. Bu sureyi okuyan keder ve elemden korunur, stres ve bunalımları giderir. Sinir bozukluğunu giderir, hafızayı kuvvetlendirir. Okuyanın rızkı bollaşır, fakirlikten korunur.
Namazlardan sonra okuyanların işi kolaylaşır, tembellikten kurtulur, kederli durumda iseler ferahlığa çıkarır. Kalbi huzura kavuşur ve rahatlık içinde bulunur.
Ayrıca İbn Âşûr’un 7.ayet ile ilgili şu açıklaması da dikkat çekici ve Müslümanlara yol göstericidir: “Önemli işlerden birini tamamlayınca, ardından başka bir işe yönel ki böylece bütün vakitlerini önemli işlerle değerlendirmiş olasın”
Arapça bir beyitte şöyle denilir:
Izâ dâkat bike’d-dunya fe fekkir fî Elem Neşrah
Fe usran beyne yusrayni izâ fekkertehu fefrah
“Dünya seni bunalttığında hemen Elem Neşrah suresini düşün.
Bir zorluğun iki kolaylık arasında durduğunu düşün ve ferahla!”

Daha birçok fazileti ve faydası olan bu sure ile ilgili olarak müstakil İnşirah Suresi Faziletleri bölümümüze göz atmanızı öneririz.



İNŞİRAH SURESİ OKUNUŞU
Bismillahirrahmânirrahîm
1- Elem neşrah leke sadrek
2- Ve vedagnâ anke vizrake
3- Ellezî enkada zahrake
4- Ve rafe’nâ leke zikrak
5- Fe inne meal usri yusrân
6- İnne meal usri yusrâ
7- Fe izâ feragte fensab
8- Ve ilâ rabbike ferğab

İNŞİRAH SURESİ ANLAMI (MEÂLİ)
1- (Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
2-3- Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
4- Senin şânını yükseltmedik mi?
5- Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
6- Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
7- Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
8- Ancak Rabbine yönel ve yalvar.





İnşirah, ferahlamak, mesrur olmak, genişlemek gönül açılması anlamında kullanılmaktadır. İnşirah Suresi, Kuran’ın 94. suresi olup, 8 ayetten oluşmaktadır. Duha suresinden sonra inen İnşirah suresi Şerh suresi veya Elem Neşrah suresi olarak da isimlendirilmektedir. Halk dilinde Elem Neşrah veya Elemneşrahleke suresi olarak da bilinmektedir.
Elem Neşrah Suresinin fazileti ve sırlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
– Okuyanın rızkı bollaşır.
– Fakirlikten kurtulur.
– Elem ve kederden korur.
– Stres ve bunalımları giderir.
– Tembellikten korur.
– Kalp sıkıntısını giderir.
– Sinir bozukluğunu giderir.
– Hafızayı güçlendirir.
– Okuyanın dileği gerçekleştirir.
– Yüz defa okuyunca şerden ve kötülükten korur.
– Nefes darlığını giderir.
– Okuyanın işleri kolaylaşır. (Allah’ın izniyle…)



alıntı
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.


« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)