sohbet odaları

16. Haftanın Tartışması: Özgürlükler nerede başlar ve hangi noktada son bulur?

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Lefty

Yazar
Katılım
16 Nisan 2019
Mesajlar
3,997
Puanları
93
Tepkime puanı
4,813
Değerli Forum Üyelerimiz,

16. Haftanın Tartışma Konusu: "Özgürlükler nerede başlar ve hangi noktada son bulur? İnsanın hak ve özgürlüklerinin bir sınırı var mıdır ve neleri kapsar?"


 

X

Yönetici
Proje Sorumlusu
Katılım
23 Mart 2019
Mesajlar
5,164
Puanları
93
Konum
İzmir
Tepkime puanı
6,923
Bu konuya yapilacak yorumlari cok merak ediyorum.
 

Süreyya

Altın üye
Katılım
20 Mart 2017
Mesajlar
11,472
Puanları
93
Konum
Aorist
Tepkime puanı
3,150
Ilk etapda izlemek istiyorum.
 

Ocean

Bronz Üye
Katılım
25 Mart 2019
Mesajlar
1,540
Puanları
93
Tepkime puanı
1,354
Kendinizi özgür zannediyorsunuz oysa sadece ipinizi biraz gevşek bırakmışlar, yarım gün köle yarım gün tanrısınız.
 

Aze

Bronz Üye
Katılım
10 Ekim 2018
Mesajlar
3,898
Puanları
93
Konum
İstanbul
Tepkime puanı
2,830
Özgürlüğün kısıtlanması sadece hapiste olmak değil maalesef.
Belki ülke politikaları yüzünden gidemediğimiz ülkeler, evlenirken hiçbir şey düşünmeden borçlanıp bir ömür onun bunun taksidini öderken özgürlüğü kısıtlamak,belki de dünyayı değiştireceğim diye hayaller kurup sonrasında bir ofiste kurumsallık adı altında kölelik yaparken son buluyor özgürlük.
Özgürlük,her istediğimi yaparım asarım keserim de çalarım demek değil,bir başkasının özgürlüğünü kısıtlamadan yapılan biraz da.
Tabii çoğu kişi böyle düşünmese de.
Sınırlı şartlar altında sınırlı şekilde istediğimizi yapmak diyelim bir nebze.
Çok kalabalık bir şehirde,kafese tıkılmış gibi boğuluyorsan kılını kıpırdatmak bile acizsen farkında olmasan da özgürlüğün son bulur orada.
Nerede başladığını düşününce en basiti çocukluk hayalleri geldi sanırım,bulutları mavi değil de yeşile boyarken belki.
Son bulduğu üstte de söylediklerimden sadece birkaçı,her seferinde kısıtlanıyoruz,kurallar,aile,çevre tarafından.
Biriyle evlenirken bile özgürlüğü de ona bırakıyorsun en basiti. Çoğu evlilikte elbette. Tapulu malmış gibi.
Her şey serbest olsaydı,her insan kendi doğrusuna gitseydi sanırım büyük bir kaos olur evet de yazdığın yazıdan bile özgürlük kısıtlanırken özgürüz demek doğru gelmiyor.
 

Hüma

Gümüş Üye
Katılım
2 Mart 2012
Mesajlar
7,766
Puanları
63
Tepkime puanı
393
Ne yazık ki toplum olarak hak ve özgürlük yönünden epeyce bilinçsiz, bilgisiz, cahil ve kısıtlayıcı bir toplumuz. Toplumumuzdaki çoğu kadın ne acıdır ki kendi hakkını dahi savunamıyor.
Bugün yengem ile konuşurken bana okulda olan bir durumdan bahsetti, şöyle ki; okulda deprem için tatbikat yapılıyor, herkes hazırlanıyor, çocuklara ne yapılması gerektiği söyleniyor, ardından deprem zili çalıyor, sınıfta bir kız çığlık çığlığa bağırıyor, herkes dışarı çıkarken onu dışarı çıkarmak mümkün olmuyor, neden mi? Küçük kız daha ilkokul üçüncü sınıfta ama ailesi kızın başını kapatıyor, başına kapattığı bonesi o hengâmede düşüyor, o küçücük kızda ellerini başının üstüne koyup ben böyle dışarı çıkamam diye ağlıyor!
Bu bir deprem tatbikatında oluyor.
Ya o deprem gerçek olsa ne olacaktı? O aile o çocuğa neyin doğru neyin yanlış olduğu öğretmediği için pişman olacak mıydı? O küçük kız sırf başım açık diye dışarı çıkmaktan gene korkacak mıydı? Daha küçük bir çocukken şartlanıyoruz! Ne özgürlüğü, ne hakkı, ne hukuku!?
 

Karga

Bronz Üye
Katılım
22 Eylül 2019
Mesajlar
1,956
Puanları
93
Tepkime puanı
887
Sanırım sözlük ve forumların vazgeçilmez tartısma konularindan biri olsa gerek, ya da her bir platforum üretme kabızlığı çektiğinden birbirini taklit edercesine benzer konularla karşimıza çıkmakta neyse. Lefty alınmaca yok (; Netice de kendi özgür iradesi ile dogmayan insan daha aile ortamında başlayarak, toplumsal çevre tarafından sinirlanir. Bu anlamda mutlak özgürlük diye birşey yoktur. Bireylerin özgürlükleri genişletme çabası başkalarının, yani öteki bireylerin özgürlük sınırlarını zorlamaya başlayınca düzenler tehlikeye girer haliyle. Öyle sevgili Ocean 'ın bahsettiği gibi %tanrı-köle durumu yok, garibim part-time mesai yapa yapa aklı karışmış galiba, bilemedim.
 
Son düzenleme:

Lefty

Yazar
Katılım
16 Nisan 2019
Mesajlar
3,997
Puanları
93
Tepkime puanı
4,813
Sanırım sözlük ve forumların vazgeçilmez tartısma konularindan biri olsa gerek, ya da her bir platforum üretme kabızlığı çektiğinden birbirini taklit edercesine benzer konularla karşimıza çıkmakta neyse. Lefty alınmaca yok (; Netice de kendi özgür iradesi ile dogmayan insan daha aile ortamında başlayarak, toplumsal çevre tarafından sinirlanir. Bu anlamda mutlak özgürlük diye birşey yoktur. Bireylerin özgürlükleri genişletme çabası başkalarının, yani öteki bireylerin özgürlük sınırlarını zorlamaya başlayınca düzenler tehlikeye girer haliyle. Öyle sevgili Ocean 'ın bahsettiği gibi %tanrı-köle durumu yok, garibim part-time mesai yapa yapa aklı karışmış galiba, bilemedim.
Merhaba Psinoza,

Konu seçiminde son dönem sosyal medyada ya da forumda yaşanan gerginlikleri dikkate aldık aslında ve üyelerimizden de görüş almak istedik. Özürlüğün tam manası ile bir tanımını yapamasak bile, bulunduğumuz ortamlarda belli kurallara tabi olmamız gerektiği gerçeğini de kabullenmek durumundayız. İnsanın her aklına geleni yapması özgürlük olarak algılandığı için, bu konuyu tartışmaya açmak istedik. Yıllardır tartışılsa da bir arpa boyu yol alıp alamadığımız da ortadır sanırım.

Özgürlük her ne kadar toplum ya da aile tarafından sınırlandığı için şikayet ediyor olsak da 'somutlaştırılmamış' bir özgürlük kavramı karşısında da toplumda büyük bir kaos yaşanır. Meksika gibi ülkelere baktığımız zaman, özgürlüğün ne olamayacağını çok iyi anlayabiliriz çünkü orada kimin ne yaptığı belli olmadığı gibi karteller sebebi ile insanların can güvenliği de hiç kalmamış durumda.

Özgürlük elbette hiçbir koşulda tam olarak sağlanamaz çünkü her seferinde bir duvarla sınırlanmamız kaçınılmazdır fakat yine de kendi özgürlüğümüzü hak kabul ederken, başkalarının yaşam alanlarına müdahale etmemeyi de bir şekilde öğrenmemiz gerekiyor.
 
Son düzenleme:

EkSen

Altın üye
Katılım
14 Şubat 2014
Mesajlar
9,157
Puanları
63
Tepkime puanı
351
Ne kadar idrak edebilirseniz o kadar özgür olursunuz ama idrak ettiklerinizle fark ettikçe de hiç bir zaman özgür olamayacağınızı anlarsınız.
 

Alaz

Gümüş Üye
Katılım
20 Şubat 2012
Mesajlar
5,892
Puanları
93
Tepkime puanı
1,298
Özgürlük, ilk ailenden ayrıldığında (anasınıfı) başladığı zannedilir.
Çocuk aklı ile o özgürlük değil korkudur.
Aslında özgürlüğün başlangıcı ailen ile belli bir saat uzak kaldığında içerisinde olduğun durum olur.
Sonra 18 yaşına girdiğinde özgür olduğunu düşünürsün.
Hayat sana özgürlüğün henüz başlamadı der.
Üniversiteye gidersin artık daha özgür hissedersin, aile yok uzaklık var karışan kimse yok.
Beyin algısal olarak özgürlüğü ele alır.
Ama nasıl?
Ailesinde baskı görmüş bir bireyse, çevre baskısı görmüş bir bireyse özgürlük algısı daha da farklılaşır.

Özgürlük tek aile içerisinden/okumak /uzaklaşmak değil.
Şimdilik bunlar bana özgürlüğün sınırı olmadığını anlatabilcek gibi geldi.
Hak hukuk meseleleri uzun meseleler tektar uğrarım.
 

Merida

Kayıtlı Üye
Katılım
6 Ekim 2019
Mesajlar
45
Puanları
8
Konum
İzmir
Tepkime puanı
18
Babam 'Kızım adının Özgür olmasını istemiştim ama çok ironik olacağını düşündüğümden babaannenin istediği isimde karar kıldık', demişti.
 

Arpes

Bronz Üye
Katılım
17 Mart 2014
Mesajlar
2,192
Puanları
63
Konum
Ankara
Tepkime puanı
132
Dünyanın en basit, anlaşılır ve ötekilere nazaran gerçekçi özgürlük tanımını seneler evvel HosgeldinHarunAbi den duymuştum, bahsi her açıldığında tekrar etme gereği hissediyorum: Yapmak istemediğin şeyi yapmama hakkın varsa özgürsündür.

Konuya böyle bir not düşüp daha makul ve medeni bir saatte uğramak kaydıyla, bu mesaja son veriyorum.
 

Oggy

Altın üye
Katılım
11 Ekim 2013
Mesajlar
8,926
Puanları
93
Konum
Borçlar Hukuku
Tepkime puanı
1,377
ne kadar zenginseniz (maddi olarak) o kadar özgürsünüz, başka önermeye gerek yok.....
 

Vague

Yönetici
Yönetici
Katılım
9 Şubat 2015
Mesajlar
7,877
Puanları
93
Konum
Land of Loony
Tepkime puanı
1,969
Aslında uzun uzun açıklar,
türlü türlü örneklerle renklendirirdim amma velakin iki metaforla konudan ayrılacagım.

Görünmez ipliklerden kurtulamıyorsanız ki hepimizin var, özgür değilsinizdir. Yani biz uçurtmayız, özgürlük kuşluktur. Ye, iç, pisle, güneye göç. Şansın varsa avlanmazsın yoksa yaşa yaşayabildiğin kadar. Biz de kuş olduğumuzu sanan uçurtmalarız işte.
 

kLara

Bronz Üye
Katılım
11 Mayıs 2019
Mesajlar
5,078
Puanları
93
Konum
Ankara
Tepkime puanı
3,130
Özgürlük kavramını nasıl tanımladığımızla alakalı biraz :)

Özgürlük başkasının bizim sınırlarımıza müdahale edip, belli dayatmalara başladığı zaman son bulur. Yaşadığımız toplum düzeninde de maalesef ki belli kalıp ve düzenlerle yaşamak zorundayız buda "ÖZGÜR" olamayacağımızın en büyük kanıtı. Bizler iş hayatımızdaki dayatmalar , toplum baskısı , korku , realist olamama gibi durumlar bizi ÖZGÜR olmaktan alıkoyan gerçeklerdir. Aslında Mutluluğun sırrı özgürlüktür, özgürlüğün sırrı ise cesarettir. Ne zaman ki cesaret edip zincirleri kırarsak o zaman ÖZGÜR olacağız ve ne zaman ki ÖZGÜR olursak işte o zaman almış olduğumuz karar ve yapmış olduğumuz uygulamalarla en mutlu ve huzurlu insan olacağız.
Kısaca benim ÖZGÜRLÜĞÜM ; Cesaret ettiğimde başlar, korktuğum an da son bulur.
 

Lefty

Yazar
Katılım
16 Nisan 2019
Mesajlar
3,997
Puanları
93
Tepkime puanı
4,813
Paran olduğu kadar özgürsündür.
ne kadar zenginseniz (maddi olarak) o kadar özgürsünüz, başka önermeye gerek yok.....
Parası olup da özgür olamayanları nasıl değerlendireceğiz peki? Para ancak bir fırsat yaratabilir ama özgür olmak için yeterli değildir.
Hapishanelerde yatan mafya ya da çete liderleri para ile özgürlük satın alabiliyorlar mı veyahut ölümcül bir hastalığa sahip birisi para ile sağlığını geri kazanabiliyor mu?

Para, özgürlüğün bir anahtarı kabul edilse de çoğu zaman hiçbir işe yaramıyor maalesef...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Şuanda Bu Konuyu Görüntüleyenler (Kayıtlı: 0, Misafir: 4)

Üst