sohbet odaları

Akdeniz Bölgesi Özellikleri – Hakkında Bilgi

BuYuCu

Bir Sevdadir EyLül
Yönetici
Yönetici
Katılım
22 Ağustos 2016
Mesajlar
9,444
Puanları
93
Konum
Esrar-ı Keyfiyet
Tepkime puanı
3,048
Akdeniz Bölgesi özellikleri hakkında bilgi. Akdeniz Bölgesi’nin coğrafi ve fiziksel özellikleri, bitki örtüsü, iklimi, ekonomisi, yetiştirilen ürünler, turistik yerleri hakkında bilgiler.

AKDENİZ BÖLGESİ COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ


Akdeniz Bölgesi, yurdumuzun güney kesiminde, adını aldığı denizin sınırlarımız içindeki kıyılarında yer alır. Akdeniz bölgesi, belkemiğini oluşturan Batı ve Orta Toroslar ile Nur Dağları’nın çizdiği yaylara göre yön değiştirerek bir şerit halinde uzanır. Akdeniz Bölgesi, yurdumuzun çok engebeli alanlarından biridir. Yer şekillerinin ana yapısını Toroslar biçimlendirir. Alp kıvrımlarının güney kanadını oluşturan Toroslar, genellikle paralel sıradağlardan oluşmuştur ve geniş yaylar çizerek uzanır. Bu yayların içe doğru olan kısımlarında büyük körfezler, dışa doğru olan kısımlarında büyük yarımadalar oluşmuştur. Binlerce km uzunlukta olan ve çeşitli doğrultularda uzanan Toroslar; Batı, Orta ve Doğu Toroslar olmak üzere üç bölüme ayrılırlar.

Batı Toroslar, Antalya Körfezi’nin iki yanında ters bir V oluşturacak biçiminde uzanır, körfezin kuzeyinde yaklaşıp birleşirler. İki yönden gelen dağların birbirlerine kavuştukları bu engebeli alanda birçok çukurluk yer alır. Göl bakımından zengin olan bu alana “Göller yöresi” denir.

Batı Toroslar’ın doğusunda geniş plâto alanları uzanır. Göksu ırmağı ve kolları tarafından yer yer kanyon biçimli derin vadilerle yarılmış bu geniş düzlük alana “Taşeli Plâtosu” adı verilir. Taşeli Plâtosu kalkerli bir yapıya sahip olduğu için, burada karstik şekiller çok yaygındır. Taşeli Plâtosu’ndan sonra Orta Toroslar kesintisiz bir biçimde uzanır. Torosların en düzgün ve en yüksek kesimi burasıdır. Yükseltisi 3000 metreyi geçen sayısız doruk vardır. Bolkar dağları, Aladağlar bu kesimin başlıca dağlarıdır.

Bolkar dağlarından itibaren dag sıralan kıyıdan uzaklaşır. Bu bölümde, dag etekleri ile kıyı arasında Türkiye’nin en geniş delta ovaları olan Ceyhan ve Adana ovalarının birleşmesiyle oluşan Çukurova yer alır. Akdeniz Bölgesi, bir bütün halinde. çok engebelidir. Çukurova, Amik ovası , Göksu deltası, Elmalı, Acıpayam ve İsparta ovaları dışında, tarıma elverişli geniş düzlükler yoktur. Torosların yapısında kalker fazla olduğundan karstlaşma olayları yaygındır. Bölgede, yer şekillerinin sarp ve aşırı eğimli olması, tarım imkânlarını olduğu gibi ulaşımı da olumsuz yönde etkilemekte; bu yüzden; iç kesimlerle kıyı arasındaki bağlantı bazı geçitlerle sağlanabilmektedir. Bölgedeki akarsuların çoğunun boyları kısadır. Bunların suları, yazın kuruyacak kadar azalır. Dağ sıralarının kıyıdan uzaklaştığı yerlerde uzun akarsular oluşmuştur. Bu akarsuların başlıcaları Seyhan, Ceyhan ve Göksu’dur.

Lübnan Dağları’ndan gelen Asi nehrinin, aşağı çığırı ile ağız kısmı da sınırlarımız içinde yer alır. Bölgedeki başlıca göller, Antalya Körfezi’nin batısında ve Göller yöresinde toplanmıştır. Akdeniz’de tuzluluk oranı yüksektir. Akdeniz kıyılarında girinti ve çıkıntılar çok azdır.

• Başlıca girintiler Antalya ve İskenderun körfezleri,

• Çıkıntılar ise Teke ve Taşeli yarımadalarıdır.

Akdeniz Bölgesi’nin kıyı kesiminde tipik Akdeniz iklimi görülür. Toroslarm kıyıya yakın olması Akdeniz ikliminin etki alanını daraltmıştır. Ancak, bu olumsuzluğuna karşılık Toroslar, kışın kıyıları Iç Anadolu’dan gelebilecek soğuk hava kütlelerinden koruyarak, iklim bakımından olumlu bir rol oynar. Bunun sonucunda da güney kıyılarımız, kışın Türkiye’nin en sıcak yeri olma özelliğini kazanmıştır.

Kıyılardan uzak kesimlerde kara ikliminin özellikleri görülür. 600 m yüksekliğe kadar Akdeniz ikliminin tipik bitki örtüsü olan makiler yer alır. Makilerin sürekli tahribe uğradığı alanlarda ya da iklim ve toprağın makilerin yetişmesine imkân vermediği yerlerde garigler görülür. Makilerden sonra ormanlar başlar ve ormanların üst sınırı 2200 m ye kadar çıkar.

Akdeniz Bölgesi’nin en belirgin özelliklerinden biri, az nüfuslanmış olmasıdır. 1990 sayımına göre bölge nüfusu 7.8 milyondu. Marmara ve Ege Bölgeleri’nden çok daha geniş bir alana sahip olmasına karşın, nüfusu bu bölgelerin nüfuslarından azdır.

Bölgenin, Marmara ve Ege’ye oranla daha az nüfusa sahip olmasının başlıca nedenleri,

• Aşırı engebeli coğrafya, • Tarıma elverişli toprakların azlığı

• Ulaşım güçlüğüdür.

Adana Bölümü’nde nüfus daha yoğundur. Bölge nüfusunun 3’te 2’si burada yaşar. Bölgede, ekonomik etkinliklerin başında tarım gelir. Yer şekilleri tarım imkanlarını kısıtladığı halde, kıyı şeridinin iklim üzerindeki etkisi olumludur. Soğuklara dayanmadığı için bazı bölgelerimizde yetiştirilemeyen birçok bitki, burada yetiştirilmektedir. Türkiye’de bitkisel üretimin en çok çeşitlendiği bölge burasıdır.

Bölge tarımsal üretiminde sanayi bitkileri ve bahçe ürünleri başta gelir. Pamuk, susam, yer fıstığı, haşhaş, soya fasulyesi gibi ürünlerle, muz ve turunçgiller gibi meyveler önemli ölçüde üretilir. Bölge, Türkiye turfanda sebze ihtiyacının tamamına yakınını karşılar. Kıyı boyunca seracılık yaygındır. Akdeniz kıyı kesimi, zeytincilik ve bağcılığa oldukça elverişli olduğu halde, burada zeytinlikler ve bağlar geniş yer tutmaz. Bunun asıl nedeni; halkın, daha kârlı ürünlere yönelmesidir.

Bölge sanayii eskiden tümüyle tarıma dayalıydı. Son yıllarda sanayi üretimi çeşitlenmiş ve büyük sanayi kuruluşları gerçekleştirilmiştir.

BÖLGENİN BÖLÜMLERİ

A – ADANA BÖLÜMÜ

Adana Bölümü, bölgenin doğudaki büyük kısmını oluşturur. Bu bölümde Orta Toroslar geniş plâtolar halindedir ve başlıca dağlar, bu plâtolar üzerinde yükselir.Taşeli Plâtosu, tenha nüfuslu yerlerdendir. Başlıca yerleşme alanları, Göksu vadisinin genişleme yerinde kurulmuş olan Ermenek, Göksu deltasında yet alan Silifke ve kıyıda yer alan Anamur ile bir turizm merkezi olarak hızla gelişen Alanya’dır. Taşeli Plâtosu dik yamaçlarla denizle birleşir. Bu nedenle kıyı şeridi yok denecek kadar dardır. Akarsu vadilerinin ağızları ile, Silifke Mersin kıyı şeridi, başlıca tarım alanlarıdır. Kuzey rüzgârlarına karşı korunaklı olan bu kesimde limon ve muz üretimi yaygındır.

Çukurova, Antalya Ovası gibi denizden falezlerle ayrılmaz; doğrudan doğruya kıyıdan başlar. Türkiye’nin en büyük delta düzlüğü olan bu ova bölgenin en verimli ve en geniş tarım alanıdır. Buğday ve pamuk, Çukurova’nın başlıca ürünleridir. Bunların yanı sıra yerfıstığı, susam, pirinç, nohut, soya fasulyesi, turunçgiller ile çeşitli meyve ve sebzeler de yaygın olarak üretilir. Pamuk tarımı, çapalama ve toplama aşamasında yoğun işçi kullanımını gerektirir. Bu nedenle yazın Çukurova’ya çok sayıda (Doğu ve Güneydoğu’dan) mevsimlik işçi gelir.

Çukurova’nın başlıca kentleri Adana, Mersin, Tarsus ve Osmaniye’dir. Bu kentler işlek otoyollarla birbirlerine bağlanmıştır. Adana, yurdumuzun 4. büyük kentidir. İç Anadolu’yu Çukurova’ya ve Orta Doğu’ya bağlayan yolların geçit yerinde olan Adana, eski çağlardan beri önemli bir yerleşim merkezi olmuştur. Önemli tarım ürünleri ve tarıma dayalı sanayi merkezi olan kent; kara, hava ve demir yollarıyla büyük merkezlere bağlanmıştır.

Mersin, sadece Çukurova’nın değil, aynı zamanda bölgenin 2. büyük kenti ve Türkiye’nin en önemli ihraç limanlarından biridir. Liman tesislerinin yapılması ve “serbest bölge”nin .kurulmasıyla hızla büyümüş, Türkiye’nin 8. büyük kenti olmuştur. Ataş rafinerisinin açılmasıyla ilde sanayi gelişmiş ve çeşitlenmeye başlamıştır. Mersin, dış ticaretle ilgili yükleme ve boşaltma imkânları en geniş limanımızdır.

Verimli bir ovanın ticaret ve turizm merkezi olan Tarsus birçok sanayi tesisine sahiptir. Bölümün diğer büyük merkezleri Osmaniye, Ceyhan, Kadirli ve Kozan’dır. İskenderun, Türkiye’nin en büyük demir-çelik fabrikasının kuruluşuyla gelişmeye başlamıştır. Nur dağlarının, soğuk rüzgârlardan koruduğu kıyı kesiminde portakal ve limon yetiştiriciliği ile ünlü Dörtyol yer alır.

İskenderun Körfezi’nin doğusunda dünyanın en uzun çöküntü hattının kuzeydeki ucunu oluşturan Hatay-Kahramanmaraş oluğu yer alır. Bu kuzey-güney doğrultulu oluğun güney bölümünde bölgenin önemli tarım alanlarından biri olan Amik ovası bulunur.

Amik ovasının güneyinde Antakya yer alır. ilk Çağ’dan beri canlı bir merkez olan Antakya, turistik değeri olan bir şehrimizdir. Amik ovasının iki önemli kenti Kırıkhan ve Reyhanlı’dır. Bu kesimin diğer önemli bir kenti de geniş zeytinlikleriyle tanınmış olan Kilis’tir.

Amik ovası, Nur dağlarının kuzey ucuna kadar devam eder. Burada önemli bir tarım ve ticaret merkezi olan Kahramanmaraş yer alır. Kentte ağaç işlerine ve bakıra dayalı el sanatları oldukça gelişmiştir. Adana Bölümü’nde, özellikle Çukurova’da sanayi oldukça gelişmiştir.

• Sanayinin kurulması için uygun bir doğal ortamın olması,
• Sanayinin kullanabileceği tarım ürünlerinin bol olması,
• Hızla artan nüfus
• Ulaşım sisteminin gelişmiş olması bunu sağlayan başlıca etmenlerdir.

Bölümde, en önemli yeraltı zenginliği Batı Toroslar’dan ve Nur Dağları’ndan çıkarılan kromdur. Linyit ve demir bölümün diğer yeraltı kaynaklarıdır. Bölümde, birçok hidroelektrik santralı vardır (Oymapınar, Seyhan, Aslantaş, Kadıncık 1 ve 2, Yüreğir…)


B – ANTALYA BÖLÜMÜ


Antalya Bölümü, Antalya Körfezi’nin her iki yanında bir şerit halinde uzanır. Batı kesiminde Teke yarımadasının kuzeyinde Göller yöresi yer alır. Bu bölümde kıyı düzlükleri pek fazla değildir.

Teke yöresindeki başlıca dağ sıralan Bey dalları ve Akdağ’dır. Burada, dağların kıyıya dik olarak inmesi, kıyının oldukça girintili ve çıkıntılı olmasına yol açmıştır. Antalya Körfezi’nin iki yanında yer alan Batı ve Orta Toroslar, ters V biçiminde uzanarak Göller yöresinde birbiriyle kesişir. Antalya Bölümü’nde tarıma elverişli topraklar, daha azdır.

Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının çok altında olan bölümde, sık nüfuslanmış yerler, Antalya Körfezi’nin kıyıları ile Göller yöresinin bazı kesimleridir. Teke yarımadası ile Toroslar ise Türkiye’nin en az nüfuslanmış yerleri arasındadır. Bu bölüm, özellikle sanayileşme bakımından Adana Bölümü’ne oranla geridir. Tarım imkânlarının kısıtlı olması ve bölümün yüzyıllarca ana yollara göre sapada kalması ekonomik gelişmesini geciktirmiştir. Ancak, son yıllarda turizmin önem kazanmasıyla, bölümde belirgin bir canlanma gözlenmektedir. Yörenin başlıca ürünleri turunçgiller, pamuk, susam, yer fıstığı ve turfanda sebzedir. Antalya Ovası, bölümün en önemli düzlüğüdür.

Bölümün en büyük kenti, kendi adıyla anılan düzlüğün kıyısındaki Antalya’dır. Bu kent, önemli ticari ürünlerin yetiştirildiği bir alanın merkezi ve Türkiye’nin en önemli turizm beldelerindendir.

İklimin elverişliliği nedeniyle ticari ürünler de önem kazanmıştır. Seracılık ile turfanda sebze yetiştiriciliği ön plandadır. Diğer ürünler arasında turunçgiller, muz, susam, yer fıstığı ve pamuk önemli yer tutar. Antalya ve çevresinde birçok sanayi kuruluşu vardır. İç ve Batı Anadolu’ya düzgün yollarla bağlı bu kıyı kesiminde Fethiye, Manavgat, Dalaman, Köyceğiz, Kaş ve Kemer hızla gelişen turizm merkezleridir.

Göller yöresi, iklim ve bitki örtüsü bakımından İç Anadolu’yu andırmakla birlikte, Antalya Bölümü’nün hinterlandı içinde yer alır ve bölümün, diğer bölgelere açılan kapısı durumundadır. Göller yöresinde nüfus nispeten daha sık, kentleşme oram daha yüksektir. Bölümün başlıca kentleri Isparta ve Burdur’dur. Bu yörenin geçim kaynakları, komşu olduğu İçbatı Anadolu’ya benzer. Başlıca ürünleri tahıl, haşhaş, gül ve şekerpancarıdır. Küçük baş hayvancılık (özellikle kıl keçisi) da önemli bir geçim kaynağıdır.

Göller yöresinin en önemli ticaret sanayi ve kültür merkezi olan Isparta; halıcılık ve gülyağı sanayii başta olmak üzere çimento, orman ürünleri, yem, madeni eşya, yün iplik fabrikaları gibi birçok sanayi tesisine sahiptir. Burdur, kendi adıyla anılan ovanın tarım ve ticaret merkezidir.

Bölümün diğer yerleşim merkezleri Seydişehir, Eğirdir, Keçiborlu, Elmalı, Akseki, Beyşehir, Yalvaç ve Bucak’tır. Teke yöresi, oldukça engebelidir. Kıyı kesimi oldukça girintili ve çıkıntılıdır. En önemlisi Finike Ovası olan kıyı ovalarının başlıca ürünleri, pamuk ve turunçgildir. İklimi oldukça sert olan iç kesimin başlıca ürünü tahıldır.

Köyceğiz Gölü, yörenin dikkate değer yerlerindendir. Bu gölün ayağına ağlar gerilmiş, burası bir dalyan haline getirilmiştir. Bölümün iki önemli sanayi kuruluşu Seydişehir Alüminyum Tesisleri ile Dalaman Kâğıt Fabrikası’dır. Bölümde çıkarılan başlıca madenler; Keçiborlu’da kükürt Seydişehir’de boksit, Dalaman Havzası’nda krom’dur.

BÖLGENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

Bölgenin ekonomik katkısı özellikle tarım alanındadır. Türkiye tarım gelirinin % 10’dan fazlasını bu bölge sağlar. Bu katkıda en büyük pay sanayi bitkileriyle meyve ve sebze üretimindedir.

Akdeniz Bölgesi,

• Türkiye’de üretilen pamuğun üçte birinden fazlasını,

• Gül yaprağı ve muzun tamamını,

• Soya, turunçgiller ve yer fıstığının tamamına yakınını

gerçekleştirir.

Bölgede kavun-karpuz, üzüm ve domates üretimi de oldukça fazladır.

• Türkiye turfanda sebze ihtiyacının tamamını karşılar.

• Bölgenin sanayi alanındaki katkısı, Türkiye üretiminin yaklaşık % 10’udur. Bu alanda, Adana Bölümü başta gelir.

Bölge, yeraltı kaynakları bakımından zengin sayılmaz. Keçiborlu’daki kükürt işletmesi, Türkiye’nin tek kükürt üretimi yapılan yeridir. Toroslar’daki boksit yatakları, Seydişehir’deki alüminyum fabrikasının başlıca ham maddesidir. Fethiye yöresinde çıkarılan iyi cins krom ile Fethiye-Köyceğiz arasından çıkarılan Zımpara genellikle ihraç edilir.

Mersin’deki Ataş rafinerisi İskenderun’daki Demir-Çelik Fabrikası bölge ve Türkiye üretiminde önemli yer tutar. Akdeniz Bölgesi, Türkiye elektrik üretimine önemli katkılarda bulunmaktadır.


BÖLGENİN TÜRKİYE TURİZMİNDEKİ YERİ

Akdeniz Bölgesi, turizm etkinliği ve potansiyeli bakımından Türkiye’de birinci sırada yer alır.

Antalya kıyı kesimi, yılın her döneminde canlı bir turizm etkinliği içindedir. Yazın, güneşlenme süresinin 12 saati aştığı bu kıyı kesimi, Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi kapsamı içine alınmış ve turizm yatırımları teşvik edilmiştir. Bunun sonucunda Fethiye Körfezi, Kemer, Antalya, Side, Alanya kıyılarında turistik tesisler yoğunlaşmıştir. Yat turizmi teşvik edilerek Antalya ve Kemer’de modern yat limanları yapılmıştır. Bugün Antalya sahip olduğu turistik tesisler ile dünyaca ünlü bir yer haline gelmiş olup Antalya bölgenin en önemli şehri haline gelmiştir.

Antalya, tek başına Türkiye’ye gelen turistlerin 7’de 1’ini çekmektedir.

Akdeniz kıyılarının önemli turizm varlıklarından biri de Side, Perge, Aspendos, Kaunos gibi antik kent kalıntılarıdır.

Bölgenin, karstik oluşumları da dikkat çekmektedir. Cennet ve Cehennem obrukları, Damlataş ve İnsuyu mağaraları, Düden, Kurşunlu, Manavgat, Tarsus çağlayanları canlı turizm odaklarıdır.

Yazın, yayla turizmi de bölgeye canlılık ve renk katar.
 

S4S

Kayıtlı Üye
Katılım
22 Nisan 2019
Mesajlar
616
Puanları
73
Konum
Adana
Tepkime puanı
591
Yazları Sıcağın çok çok bol olduğu yerler :)
 

Şuanda Bu Konuyu Görüntüleyenler (Kayıtlı: 0, Misafir: 2)

Üst