sohbet odaları

Alamut

Timur Bey

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Kasım 2016
Mesajlar
699
Puanları
16
Yaş
26
Tepkime puanı
1
ALAMUT

الموت

İran’da Elburz dağları üzerinde, Kazvin’in kuzeydoğusunda yer alan müstahkem bir kale.

Ortaçağ’da Rûdbâr vadisinde bulunan elli kadar müstahkem kalenin en meşhuru olan Alamut, Deylem sınırında Rûdhâne-i Alamut vadisiyle Tâlekan nehrinin birleştiği yerden 2, Kazvin’den ise 6-8 fersah mesafede 2000 m. yükseklikteki yalçın kayalar üzerinde kurulmuştur. Âluh ve âmût (âmûht) kelimelerinden meydana gelen Alamut ismi, eski Fars dilinin Taberistan şivesinde “kartal yuvası” veya “kartal eğitimi” (ta‘lîmü’l-ukab) anlamına gelmektedir.

İbnü’l-Esîr’e göre kale Deylem hükümdarlarından biri tarafından kurulmuştur. Ancak daha sonra 246 (860) yılında Taberistan Alevîleri’nin reisi Hasan b. Zeyd ed-Dâî-İlelhak tarafından yeniden inşa edilen kale, asıl şöhretini Haşşâşîn’in lideri ve İsmâilî Devleti’nin kurucusu Hasan Sabbâh’a borçludur.

Alamut Kalesi’ni 4 Eylül 1090 tarihinde ele geçiren Hasan Sabbâh burasını Bâtınî karargâhı haline getirdi. Hasan Sabbâh’ın Alamut’taki faaliyetlerine son vermek isteyen Sultan Melikşah, 1091-1092 yıllarında vezir Nizâmülmülk ile birlikte kaleye asker sevkedip burayı kuşattıysa da başarılı olamadı. Kale daha sonra 503 (1109-10) ve 511 (1117-18) yıllarında Sultan Muhammed Tapar, 521’de (1127) Sultan Sencer, 524’te (1130) Sultan Mahmûd b. Muhammed Tapar, 552’de (1157) Bâvendîler’den Taberistan Hükümdarı Gazi Rüstem b. Ali b. Şehriyâr, 595’te (1198-99) de Hârizmşah Tekiş tarafından kuşatıldıysa da fethi mümkün olmadı. Uzun süre Bâtınîler’in (İsmâilîler) elinde bulunan Alamut Kalesi nihayet 19 Kasım 1256’da Moğol Hükümdarı Hülâgû’nun askerlerine boyun eğmek zorunda kaldı. Alamut’un son hâkimi Rükneddin Hürşah, Hülâgû’ya karşı koyamayacağını anlayınca teslim oldu. Hülâgû kaleyi yerle bir etti ve halkını kılıçtan geçirdi. Burada bulunan zengin kütüphaneyi de veziri meşhur tarihçi Alâeddin Atâ Melik Cüveynî’ye teslim etti. İsmâilîler daha sonra Alamut’u yeniden işgal etmek için seferber oldularsa da Moğollar tarafından püskürtüldüler (1275).

Alamut Kalesi Safevîler zamanında tamir edilerek siyasî suçlular için hapishane olarak kullanılmıştır. Zaman zaman eşkıyanın eline geçen Alamut’un Avşarlılar, Zendliler ve Kaçarlar devrindeki durumu hakkında ise bilgi yoktur. Bugün harabe halinde olan kalenin yanında aynı adı taşıyan bir kasaba vardır.

Kaynak: Özaydın, Abdülkerim, "Alamut", DİA, C. 2, İstanbul 1989, s. 336-337.

 

No Pasaran

Özel Üye
Katılım
27 Mart 2013
Mesajlar
5,195
Puanları
93
Yaş
30
Tepkime puanı
698
Kitabı gerçekten ders niteliğinde. Söylem düzeyinde günümüze çok iyi bir şekilde uyarlanabilir ve emareleri görülebilir. Ancak pratikte Hasan Sabbah "şeytanı" alt etmiştir bile denebilir. Kale içinde yapay bir cennet kurduğu ve müritlerine bunun propagandasını yaptığını, hatta fedailerine haşhaş içirtip onları cennet diye bu yapay bahçelere götürüp onlara cenneti vadettiğini inandırdığını ve bu şekilde intihar eylemlerinde kullandığı kitap tarafından söylenir. Diyaloglar fevkalade.
 

Timur Bey

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Kasım 2016
Mesajlar
699
Puanları
16
Yaş
26
Tepkime puanı
1
Kitabı gerçekten ders niteliğinde. Söylem düzeyinde günümüze çok iyi bir şekilde uyarlanabilir ve emareleri görülebilir. Ancak pratikte Hasan Sabbah "şeytanı" alt etmiştir bile denebilir. Kale içinde yapay bir cennet kurduğu ve müritlerine bunun propagandasını yaptığını, hatta fedailerine haşhaş içirtip onları cennet diye bu yapay bahçelere götürüp onlara cenneti vadettiğini inandırdığını ve bu şekilde intihar eylemlerinde kullandığı kitap tarafından söylenir. Diyaloglar fevkalade.
Eğer Wladimir Bartol'un eserini diyorsanız doğru. Yoksa Hasan Sabbah'ın görüşlerinin kitaplaşmamasını diyorsanız bu da acı bir gerçek. Bunun yanısıra bu konuda ne yazık ki bir tarih tezi de yok.
 

No Pasaran

Özel Üye
Katılım
27 Mart 2013
Mesajlar
5,195
Puanları
93
Yaş
30
Tepkime puanı
698


Eğer Wladimir Bartol'un eserini diyorsanız doğru. Yoksa Hasan Sabbah'ın görüşlerinin kitaplaşmamasını diyorsanız bu da acı bir gerçek. Bunun yanısıra bu konuda ne yazık ki bir tarih tezi de yok.
Evet, Bartol'dan söz ediyorum. Şahsen biyografik açıdan bildiklerim Bartol'un kitabında söz edilenlerden ibaret. Kitapta söz edilenlere dayanarak Hasan Sabbah'ın öyle örnek alınacak bir kişi olmadığı malumunuzdur ancak karakter hayata dair çok önemli dersler veriyor. Öte yandan eklemeden geçmeyeyim; kitapta söz edildiği gibi Nizamülmülk, Hasan Sabbah ve Hayyam arkadaş mıdır bilemiyorum ama Hayyam'la da karşılaşmak, özellikle kitapta da rubaileri gibi bir yaşam sürdüğünden söz edildiğini görmek tebessüm ettirmiştir.
 

Lucas Hood

Denizler alev alırsa güven yüreğine,sevgiyle yıldı
Kayıtlı Üye
Katılım
15 Ağustos 2015
Mesajlar
961
Puanları
16
Yaş
29
Tepkime puanı
0
Su anda İran Coğrafyasında bu kale galiba :)
 

Lucas Hood

Denizler alev alırsa güven yüreğine,sevgiyle yıldı
Kayıtlı Üye
Katılım
15 Ağustos 2015
Mesajlar
961
Puanları
16
Yaş
29
Tepkime puanı
0
Kentin ismi de Alp er tunga nın kızı kazvinden gelmekteymiş :)
 

Timur Bey

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Kasım 2016
Mesajlar
699
Puanları
16
Yaş
26
Tepkime puanı
1


Evet, Bartol'dan söz ediyorum. Şahsen biyografik açıdan bildiklerim Bartol'un kitabında söz edilenlerden ibaret. Kitapta söz edilenlere dayanarak Hasan Sabbah'ın öyle örnek alınacak bir kişi olmadığı malumunuzdur ancak karakter hayata dair çok önemli dersler veriyor. Öte yandan eklemeden geçmeyeyim; kitapta söz edildiği gibi Nizamülmülk, Hasan Sabbah ve Hayyam arkadaş mıdır bilemiyorum ama Hayyam'la da karşılaşmak, özellikle kitapta da rubaileri gibi bir yaşam sürdüğünden söz edildiğini görmek tebessüm ettirmiştir.
Sevip sevmemek ya da beğenip beğenmemek bir tarafa dursun tarihe damga vurmuş bir lider olarak üzerinde çalışılması gerekir. Bartol'un bu romanı da bu konuda elimizdeki en değerli eser konumundadır tarih kitabı olmasa da. Diğer bütün eserler de yabancıdır. Yani bize ait bir şey yok. Bunda Sünnî odaklı tarihçiliğimizin etkisi çok fazladır.

Dediğiniz rivayet de doğrudur. Bundan dönemin kaynağı olan vezir Reşidüddin Fazllullah'ın Cami'ut Tevarih eserinde bahsedilmektedir. Buna karşın 1017/1018 civarında doğan Nizamülmülk'ün 1047 ya da 1054 tarihlerinden birinde doğan Hasan Sabbah ile arkadaş olması zor bir ihtimaldir.

Su anda İran Coğrafyasında bu kale galiba :)
Evet İran'da bulunuyor. Resimde de görüldüğü gibi bugün harabe bir hal içindedir.

Kentin ismi de Alp er tunga nın kızı kazvinden gelmekteymiş :)
Bunu bilmiyorum bakmam lazım. Şehir efsanesi olabilir.
 

Şuanda Bu Konuyu Görüntüleyenler (Kayıtlı: 0, Misafir: 1)

Üst