Neler yeni

Astral Seyahat Hakkında Neler Biliyorsunuz ?

Dem

Çok Aktif Üye
Yönetici
Katılım
7 Nisan 2019
Mesajlar
1,779
Puanları
93
Tepkime puanı
1,903
Nedir?


Astral seyahati kısaca ruhun bedenle irtibatını koparmadan bedenin dışında dolaşabilmesidir diye açıklayabiliriz.

Ruh bedenle irtibatını koparmadan istediği yere gidip dolaşabilir isterseniz Türkiyeden Amerikaya bir kaç saniye içerisinde gidip gelebilir hatta uzak gezegenlere yüzlerce binlerce ışık yılı uzaklıktaki galaksilere bile gidebilirsiniz.


Nasıl Yapılır?

Astral seyahat için birinci şart cesaret ve sıhhattir astral seyahat sırasında korkuya kapılanlar astral seyahatı tamamlayamaz hayal kırıklığına uğrarlar.Astral seyahata başlayacakların kalp hastalıkları ile ilgili bir sorunları olmamalıdır.Astral seyahat sırasında özellikle ilk tecrübe esnasında doğal olarak insanda aşırı bir heyecan olacağından bu tür bir çalışma kalp hastalarının kalp krizi geçirmelerine sebep olabilir. Aslında korkulacak hiç bir yönü olmayan bu deneyim yine de kalp sorunu olanlara tafsiye edilmez.

Astral seyahate acele ile başlamaya çalışmak başarısızlık ve yılgınlık verir, ilk yapılacak iş astral seyahate başlamadan beyni şartlandırmaktır. Mesela astral seyahate çıkmak isteyen kişi ayın birinde astral seyahat kararı verdiyse kendi kendine şöyle bir telkinde bulunmalıdır bu gün ayın biri ayın dördünde yani dört gün sonra astral seyahat yapacağım bu seyahatimde korkmayacak ve deneyimi başarıyla tamamlayacağım diye kendine telkinde bulunmalıdır.

Her gün kişi bu telkini kendine yapar yine telkin yaparken bir saat seçilmelidir örneğin gece saat 03'de astral seyahata başlayacağım diye kişi kendini şartlandırmalıdır.

Beklenen gün ve saat geldiğinde kişi çıplak vaziyette yatağına yatar(ya da açık renkte bir kıyafet giyer. Mesela sarı vb.).Yatak kişiyi rahatsız etmemeli çok sert veya çok yumuşak olmamalıdır. Oda iyi havalandırılmış olmalı aşırı rahatsız edici parfüm sigara dumanı gibi etkilerden ve gürültüden uzak olmalıdır gecenin sessiz saatlerini tercih etmek bu açıdan da kişinin işini kolaylaştırır. Astral seyahata çıkacak kişi rahatsız edilmemelidir rahat etmek için oda kapısı kilitlenmelidir. Astral seyahat transına girmiş olan bir kişiyi aniden uyandırmak son derece sağlıksız ve zararlı neticeler doğurur.

Astral seyahate başlamak için kişi transa başlar ilk iş hiç bir şey düşünmemeye çalışarak zihni dinlendirmektir. Daha sonra hafif bir vınlama sesi duyulacağı düşünülür uzaktan duyulan bir hızar sesi veya bir vantilatör sesi gibi. Astral seyahata başlayacak kişi vücudunda ufak ufak karıncalanmalar hissetmeye başlar. Bunlar işlerin yolunda olduğunun astral seyahate başlanacağının ilk sinyalleridir. Kişi sanki üzerinde ince bir örtü varmış da o örtü yavaş yavaş yükselmeye başlıyor gibi hisseder bu örtünün ruhunuz olduğunu kendinize telkin etmek faydalı olacaktır. Gerçekten de bir vınlama sesi duyulmaya ve vücut karıncalanmaya başlar.Kişi ne oluyor bana diye heyecanlanmamalıdır. Bilakis işte başarıyorum astral seyahate başlıyorum diye düşünüp kendi kendine telkin de bulunmalıdır.

Genellikle bu ses ve karıncalanmadan sonra gözlerin önüne hafif yeşile kaçar küçük ışık kümeleri gelmeye ve vücut kıpırdayamaz şekilde katalepsiye girmeye başlar bunlarda korkmadan atlatılırsa astral seyyah yavaş yavaş bedeninin yattığı yerden tavana doğru yükselmeye başladığını hisseder. Odanın içinde fosforlu bir renk çümbüşü vardır adeta ,sonra astral seyyahımız gayri ihtiyari yatağa bakar burası astral seyahatin en önemli kısmıdır. Yatakta biri yatmaktadır biraz dikkatli bakan seyyah yatakta yatanın kendisi olduğunu görür şaşkın ve korkmuştur bir an için eyvah ben öldüm ruhum yatakta yatan ölü bedenimi görüyor diye bir korkuya kapılırsa ani bir sarsıntıyla bedenine geri döner(bu çok kötü oluyor.) ,artık o gün için astral seyahat imkanı kalmamış sayılır.

Burada daha önce de belirttiğimiz gibi korkmamalıdır ortada ne ölen biri ne de bedenden irtibatını koparan bir ruh vardır. Yatakta yatan sadece seyyahın bedenidir seyyahın kendisi ruhun içini ve özünü oluşturmaktadır. Ruh bedene astral bir kordonla bağlıdır bir tür bebeğin annesine göbek bağıyla bağlı olduğu gibi bu bağ kopmadan bedenden geri dönüşsüz bir ayrılık olmaz bu açıdan korkmamalıdır. Bu bağ inanın ki bebeği anneye bağlayan göbek kordonundan binlerce kat daha sağlamdır. Kopacak diye korkuya kapılıp seyahatinizi ertelemeye değmez. Bu seyahat size çok şeyler kazandıracak ruhunuzu olgunlaştıracak karşılaştığınız günlük hayata dair sorunların ve de şu dünyanın ne kadar küçük olduğunu göreceksiniz.

Şayet kendi bedeninizi görüp de korkuya kapılmaz yolculuğunuza devam ederseniz artık önünüzde bir engel kalmayacaktır, önce evinizin içinde uçarcasına dolaşır sonra sokağa çıkar isterseniz kilometrelerce uzağa gider isterseniz ay yüzeyindeki kraterleri çok yakından seyredebilirsiniz.Bu arada sizi kimse görmeyecek ve farkında olmayacaktır.


Bu konuyu gördüğümde oldukça dikkatimi çekti ama hiç denedim :) Sizlerin görüşlerini bekliyorum.
 

Dem

Çok Aktif Üye
Yönetici
Katılım
7 Nisan 2019
Mesajlar
1,779
Puanları
93
Tepkime puanı
1,903
Yapmış mı yaptırmış mı Kitapella ve deneyimini paylaşır mısın ? Ben çok merak ediyorum
 

Kitapella

Çok Aktif Üye
Bronz Üye
Katılım
26 Nisan 2019
Mesajlar
3,393
Puanları
93
Konum
İstanbul
Tepkime puanı
2,012
Yapmış mı yaptırmış mı Kitapella ve deneyimini paylaşır mısın ? Ben çok merak ediyorum


Açıkcası ben her hangi birinden yardım alarak yapmadım. Sanırım o dönem ergenliğin verdiği cesaretle ve merakla davranıp kendi başıma uğraştım. Bir kaç denemeden sonra başardım. [emoji1652]
 
  • Beğen
Tepkiler: Dem

Dem

Çok Aktif Üye
Yönetici
Katılım
7 Nisan 2019
Mesajlar
1,779
Puanları
93
Tepkime puanı
1,903
yani bu anlatılanlar gerçek öyle mi ? yapılabiliyor böyle seyahatler Kitapella merakım iyice çoğaldı şimdi :D
 

Kitapella

Çok Aktif Üye
Bronz Üye
Katılım
26 Nisan 2019
Mesajlar
3,393
Puanları
93
Konum
İstanbul
Tepkime puanı
2,012
yani bu anlatılanlar gerçek öyle mi ? yapılabiliyor böyle seyahatler Kitapella merakım iyice çoğaldı şimdi :D


Uyuşma işini abartmışlar biraz. Ben uyuşma hissetmedim. Uykuya daha korkunç geçmek gibiydi. Yani boğularak uyumak gibi. En azından benimki öyle olmuştu. Üstelik öyle hadi ben oynamıyorum artık deyip uyanamıyorsun. Bedenini tekrar bulman gerekiyor. Gerçi ilk denemelerde pek uzaklaşamıyorsun. Fakat gerçek olduğu konusunda seni temin edebilirim.
 
  • Beğen
Tepkiler: Dem

Dem

Çok Aktif Üye
Yönetici
Katılım
7 Nisan 2019
Mesajlar
1,779
Puanları
93
Tepkime puanı
1,903
Peki sen nereye gitmek istedin.? Hangi zamanda dolaşmak istedin ? Bunu biz mi seçiyoruz ? Kitapella
 

Ocean

Yeni Üye
Bronz Üye
Katılım
25 Mart 2019
Mesajlar
1,540
Puanları
0
Tepkime puanı
1,348
sadece dönüş biletinizde "varış yeri" bölümü dolu olan biletler satan seyahat firması mı astral seyahat ? gidiş yeri ve zamanı her zaman belirsiz. varış yeri ise bedeniniz. yan koltuğunuz boş mu Kitapella hanımefendi ?
 

Kitapella

Çok Aktif Üye
Bronz Üye
Katılım
26 Nisan 2019
Mesajlar
3,393
Puanları
93
Konum
İstanbul
Tepkime puanı
2,012
Peki sen nereye gitmek istedin.? Hangi zamanda dolaşmak istedin ? Bunu biz mi seçiyoruz ? Kitapella

Nereye gideceğini seçmek sanırım münkün değil Dem rüyalarda basit birer astral seyahat aslında ve biz rüyada nerede neyi göreceğimizi bilemiyoruz. Bazen rüyada evimizde olduğumuzu görüyoruz ama, rüyadaki evin gerçekteki evimizle alakası olmayabiliyor. Astral seyahatte onun gibi bir şey.

sadece dönüş biletinizde "varış yeri" bölümü dolu olan biletler satan seyahat firması mı astral seyahat ? gidiş yeri ve zamanı her zaman belirsiz. varış yeri ise bedeniniz. yan koltuğunuz boş mu Kitapella hanımefendi ?


Sizin için o koltuğu ayırdım Ocean lütfen buyrun. [emoji1652]
 

Simeranya

Çok Aktif Üye
Bronz Üye
Katılım
9 Nisan 2017
Mesajlar
1,713
Puanları
93
Tepkime puanı
764
ASTRAL SEYAHAT NEDİR?

Bedenimizi belirli bir süre terk ederek çeşitli yerlere düşünce hızı ile gidip, gittiğimiz yerlerde meydana gelen olayları izleyebilmemiz mümkündür.

Şuurumuzun bedenimizin dışına yansıması yada diğer bir tanımla, "şuurluk alanımızın genişleyerek beden dışına taşma olayı"na Astral Seyahat veya Şuur Projeksiyonu adı verilir. Bu yansıma fiziki evrenin her hangi bir noktasına olabildiği gibi, fiziki evrenin ötesindeki ortamlara da olabilmektedir. Diğer duyular dışı algılamalarımızda olduğu gibi aslında hepimizde bu yetenek vardır. Fakat hepimiz bu yeteneğimizi kullanamayız.

ASTRAL SEYAHATİ HERKES UYGULAYABİLİR Mİ?

Özel metodlarla bu yeteneğimizden yararlanabilmemiz mümkündür. Ancak bıkmadan, usanmadan, büyük bir sabırla üstünde çalışılması gerekebilir. İlk denemelerinde bu tecrübeyi yaşayabilenler olmuşsa da, genellikle uzun süre üstünde çalışılması gerekebilir. Bu çalışmada başarı elde edip edememeniz tamamen size bağlıdır.

Özellikle deney öncesi sağlamanız gereken şartları tam anlamıyla yerine getirebilirseniz, başarısızlığa uğrama şansınız oldukça azalacaktır. Özel çalışmalarla gerçekleştirilebilmekte olan Astral Seyahat, hiçbir çalışma yapmadan bazen kendiliğinden de yaşanabilir.

Dünya üzerinde birçok insanın başından böyle bir tecrübe geçmiştir.Kendiliğinden meydana gelen olaylarda genellikle bu ayrışma uyku sırasında gerçekleşir. Uyumakta olduğu bir sırada kendini bedeninin dışında hatta bedenini yukarıdan seyrederken bulan insanların sayısı bir hayli fazladır.

Bu tür bir olayla karşılaşan bazı kişiler, bu konuda yeterli bilgiye sahip değilse, kendinde psikolojik dengesizliklerin başladığı endişesine kapılarak, bu olaydan hiç kimseye söz etmeme yolunu seçmektedir. Oysaki bu, herhangi bir rahatsızlık belirtisi değil, parapsişik bir yeteneğimizin kendiliğinden ortaya çıkmasıyla meydana gelen bir tecrübedir.

ASTRAL SEYAHAT TEHLİKELİ MİDİR?

Astral seyahet tehlikeli degildir. En azindan simdiye kadar böyle bir durumun yasandigina dair bir bilgi yoktur. Olay esnasinda bedeniniz güven içerisinde yatakta yatiyor oldugu için hiç olmadiginiz kadar güvendesinizdir.Beden disinda iken gümüs kordon olarak adlandirilan bir ip ile yataktaki bedeninize baglisinizdir.

Ölüm hali gümüs kordonun kopmasi halidir,eger gümüs kordon koparsa bir daha bedeninize dönemezsiniz. Bu kordonun kopmasi ancak ve ancak normal ölümlerle, trafik kazasi hastalik vs. gibi durumlarda meydana gelir.

Astral seyahet esnasinda gümüs kordonun kopmasi ve tekrar bedene dönememek gibi bir durum sözkonusu degildir. Tam aksine beden disina çikabilmek o kadar da kolay degildir. Yani ilk denemenizde ya geri dönemezsem diye korkmayin.

Siz bu tip gereksiz korkulari düsünmek yerine nasil yapar da daha fazla disarida kalabilirimin yöntemlerini arayin.Geri dönmek bir anda oluveriyor önemli olan çikmak ve bazilarinin yaptigi gibi disarida uzun süre kalabilmektir.

Astral seyahatin en önemli tehlikesi günlük islerinizi bir tarafa birakip hele bir astral yolculuk yapayim ondan sonra her sey farkli olacak, dünyaya farkli bir açidan bakacagim diye düsünmektir. Bu tip düsüncede olan insanlar yillarca denemelerine ragmen hem beden disina çikamadiklari gibi yapmalari gereken islerini de ihmal ederler.Bu durum ise gümüs kordonun dahada gerginlesmesine neden olur.

Sonuçta vakitlerini bosa geçirir hiç bir sey elde edemezler.Dogru bildigi gibi yasayan, kimseden çekinmeyeden düsüncelerini açikça söyleyebilen insanlar daha mutlu ve saglikli olduklari için astral seyahet yapmaya daha müsaittirler. Bunun tam tersi durumda olan korkulari yüzünden kendini engelleyen, elestirilme korkusu ile bildiklerini pratige dökemeyen insansanlar için astral seyahet yapmak imkansiz olmasa da oldukça zordur. Bu nedenle önce aksayan sorunlarin giderilmesi daha sonra astral seyahat girisimlerinde bulunulmasi akla daha yatkindir.

ASTRAL DÜNYA KADEMELERİ

Dünyamız içinde bulundugumuz saat ve tarih dilimidir. Düşünce hızıyla hareket edildiğinden bir yerden bir yere gitmek saniyeler alır. Bu tip astral ayrılmalarda yaşanan olaylar ve görülen şahıslar gerçekten de o anda yaşanmakta olan şeylerdir. Örneğin uzaktaki bir yakınınızı düşündüğünüzde bir anda kendinizi onun yanında bulabilirsiniz. Eğer yanına gittiğiniz insanın psisik güçleri ilerlemişse, geldiğinizi anlayabilir.
Astral ayrılma ile bulunduğumuz zaman diliminde gezebildiğimiz ve her şey düşünce hızına bağlı olduğundan, daha fazla yükseklere çıkıp gezegenler arası astral seyahat yapmak olasıdır. Fakat bunu yapabilmek için bedenimizi astral bedene bağlayan kordonu gevşetebilmek gereklidir. Bunu yapabilmek için ise astral deneyimlerimizin oldukça fazla olması gereklidir.

DÜŞLER BÖLGESİ

ilkel dinlerden günümüze kadar gelmiş tüm dinlerde de varliği kabul edilen, insanın yalnızca rüyalarında gidip gezebileceği bir düşler dünyası vardır. Bazı inanışa göre cinler bu bölgede yaşamaktadır. İnsanın korkularıyla yada düşünceleriyle yüz yüze kalabileceği tek yerdir.

Her şey düşünce hızına dayalı olduğundan, korktuğunuz herhangi bir şey aklınıza geldiği anda onu karşınızda bulabilirsiniz. Ama korkacak bir şey yok çünkü aklımıza gelipte vücut bulan herşeyi o anda yok olduğunu düşünerek ondan kurtulabiliriz.

Bu dünyanın bir değişik özelliği ise kendinizi olduğunuzdan çok daha farklı olarak görebilmenizdir. Farklı bir insan, hatta farklı bir yaratık...

Günlük hayatta tasarladığınız ve hayata geçirmeye çalıştığınız her düşünceyi orada kontrol edebilirsiniz. Bir nevi düşüncelerinizin bedenlendiği bir yerdir.

PARALEL EVRENLER BÖLGESİ

Zaman içinde yolculuk yapılabilen tek yerdir. Kim bilir belki de yaptığımızı zannettiğimiz fakat düşler dünyasından öteye geçemediğimiz bir yer de olabilir. Paralel evrenler bölgesinde gördüğümüz yerler bulunduğumuz dünya ile çok benzerlik gösterir hatta rüyalarımızda görüp de (evimizi gördüm ama daha farklıydı) dediğimiz bazı görüntüler, rüya sırasında paralel evrenler bölgesinde gördüğümüz yerlerdir. Bu bölgede kendimizinkine benzettiğimiz farklı insanların hayatlarını inceleme fırsatımız vardır.

Kendi hipnoz deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki hipnoz ile yapılan astral ayrılmalarda gidilen yer, içinde bulunduğumuz dünya değil paralel evrenler bölgesi olma ihtimali yüksektir.

Fiziki Beden terk edilebilir. Kendimizi o kadar çok fiziki bedenimizle bir görmeye alışmışızdır ki, onu geçici bir süre de olsa terk etmek fikri bile bazılarımıza garip duygular verebilir. İnsanı sadece fizik bedenden ibaret görenler ya da ısrarla böyle görmek isteyenler için bu yeteneğin olması büyük bir talihsizliktir. Çünkü bu yeteneğimiz bizim sadece fiziksel bir yapıya sahip olmadığımızın en büyük kanıtlarından biridir.

Çok eski çağlardan günümüze kadar hemen tüm toplumlarda Astral Seyahat yapabilen kişiler çıkmıştır. Günümüzde yapılan laboratuvar deneyleri ise, bizlere son derece ilginç ve adeta elle tutulur bazı sonuçlar vermiştir. Ölmekte olan hastalar tartılmış, terlemenin getirdiği kayıplar göz önüne alınmış ve kaydedilmiştir. Ölüme doğru, saatte 28 gramlık toplam hafifleme izlenmiştir.

Ölüm gerçekleştiğinde ise, bir anda beden 21 gram hafiflemiştir. Ayrıca birçok ölüm anı fotoğraflarında, bedenlerin üzerinde bulutumsu görüntüler belirmiş hatta bunların bir kısmı fotoğraflarla da belgelenmiştir.

Demek ki, vücuttan dışarı çıkan bir şey vardır. O şey gerek ölüm, gerek normal uyku, gerekse astral ayrılma anlarında fizik bedeni terk etmektedir. Benliğin ve bedenin birbirinden ayrılması; bazen uykuda, bir baygınlık ya da ağır bir hastalık anında da ortaya çıkabilmektedir. Böyle bir olayla karşılaşan birçok kişi bedenini yukarıdan seyredebilmektedir.

Bazıları kendilerini bir bulut olarak tarif etmişlerdir. Bu da bedenden dışarı çıkan birşeylerin olduğunun en büyük kanıtlardından biridir. Bir kısmı da bedenlerine göbekbağına benzer ışıltılı bir bağla bağlı olduklarını anlatmışlardır.

Ayrılma olayını yaşayan kişi genellikle çok mutludur ve hafiflemiştir. Duvar, kapı gibi bütün katı engellerden rahatça geçebilir. Bazı olaylarda astral seyahat yapanların, ölmüş yakınlarıyla karşılaştıkları da görülmüştür. Fiziki hiçbir eşyaya veya yakında bulunan bir başka kişiye temas edilememektedir. Olayın başında ve sonunda hissedilen temel duygular, bir boşluğa doğru düşüş ve felç olma hissidir.

Bu iki duyguyu herkes yaşamıştır. Özellikle uykuya geçiş anlarında bir boşluğa düşüş duygusu ve arkasından gelen müthiş bir korku hepimiz için tanıdıktır. Hatta bazen hareket etmek isteriz ama bir türlü edemeyiz, sanki elimiz ayağımız bağlanmıştır. Bir güç bizi engellemektedir. Yani bedenimiz benliğimizi dinlememektedir. Bunun sebebi astral bedenimizin fizik bedenimizle olan irtibatının o anda zayıflamış olmasıdır.

Halk arasında genellikle bu tür hareketsiz kalma durumlarına kara basan geldi insanı etkisiz bıraktı gibi yorumlar yapılmaktaysa da, bu olayların kara basanlarla falan hiç bir ilgisi ve alakası yoktur. Astral Beden ve Aura potansiyel enerjisinin ancak % 10'luk bir kısmıyla varlık bu dünyada yaşarken, şuurunun da tamamım değil sadece % 10'luk daraltılmış kısmım kullanabilir.

Dolayısıyla sahip olduğu pek çok ruhsal yeteneklerini bu dünya yaşamında kullanamama durumuyla karşı karşıya kalır. Bütün bunların sonucu olarak, kendisini sadece bedenden ibaret bir varlık olarak görme yanılgısı içine dahi düşebilir. Oysa ki ben dediği bilinci asıl ruhunun sonsuz imkanlarından sadece ama sadece çok küçük bir kısmıdır.

Şuurun toplandığı birden fazla merkez vardır ki bunlardan bir tanesi, çok eski devirlerden beri astral beden ya da esiri beden olarak isimlendirilmiştir.Belirli sinir merkezlerine bağlı bulunan, bir nevi seyyal enerjetik maddeler toplamıdır da diyebiliriz bu astral bedene. Bu enerjetik bedenin fiziki bedenle irtibatından doğan bir ışınım vardır.

Mavimsi gri renkteki bir dumana benzer görüntüsü olan bu ışınımı, bazı medyomik hassasiyete sahip insanlar görebilmektedir. Bu ışınım hareketi; fiziki bedenin her yerinde, çeşitli renklerde kendini gösterir. Biyomanyetik bu enerji alanına hepimizin bildiği gibi Parapsikoloji'de "Aura" ismi verilir.

Anlayışımızı kolaylaştırmak için fiziki bedeni bal peteklerine benzetecek olursak, söz konusu enerjetik astral bedenin bu petekleri dolduran bir akışkan olduğunu söyleyebiliriz. Belirli bir şekli olmayan bu maddeler topluluğu, varlığın düşünceleriyle istenilen bir görünüme sokulabilir. Hayalet gördüğünü iddia eden insanların gördükleri şey aslında işte bu astral bedenin çeşitli şekillere bürünmüş halidir.

Yani hayalet denilen şey ruhun görüntüsü değil, ruhsal enerjinin şekillendirdiği astral bedendir. Dünyanın birçok ülkesinde bu konuyla ilgili çalışmalar, 1960'lı yılların sonlarına doğru önemli sonuçların alınmasına yol açmıştır. Hatta ruhsal bir enerjinin varlığım kabul etmeyen ve materyalizmin kalesi olan eski Demirperde Ülkeleri'nde bile.

Örneğin; 1968 yılında Çekoslavak ve Bulgar bilimadamları dünya kamuoyuna ortak bir açıklama yaparak; bitkiler ve hayvanlar da dahil olmak üzere, tüm canlı varlıkların sadece atom ve moleküllerden meydana gelen fiziki bir bedenlerinin olmadığını, fiziki bedenin eşi olan bir enerji bedenin de mevcut olduğunu keşfettiklerini ilan etmişler ve bu bedene de "biyolojik plazma bedeni" adını vermişlerdi...

ASTRAL BEDENİN FİZİK BEDENLE BAĞLANTISI

Fiziki ve astral bedenler oluşumlarındaki maddeler açısından birbirlerinden çok farklı olup, fiziki beden fiziki plana, astral beden de astral aleme aittirler. Şuur kütlesi, fiziki bedende toplandığı zaman, sadece fiziki alemi fark edebilmekte, astral alemi algılayamamaktadır. Şuur kütlesi astral bedende toplandığı zaman ise sadece astral alemi farkedebilmekte, fiziki alemi algılayamamaktadır. Öyle görünmetedir ki, belirli şartların oluştuğu özel durumlarda, bu iki halin arasında, iki planın da kısmen algılanabildikleri diğer haller de mevcuttur.

Bu hallerin yaşanmasına en önemli etken hepimizde bulunan fakat hepimizde su üstüne çıkmayan Durugörü, Telepati, Astral Seyahat, Psikometri ve benzeri Duyular Dışı Algılamaları'mızdır. İşte Astral Seyahat da özellikle ruhsal dünyanın gizemli kapılarını aralamada önemli işlevlerde bulunmuştur.

Örneğin ruh ve beden ilişkisinin nasıl gerçekleştiğine dair önemli ipuçlarının yakalanmasına sebebiyet vermiştir.Kendiliğinden ya da belirli metodlarla astral seyahati gerçekleştirmiş olanlar, astral bedenin fiziki bedene bir kordon ile bağlı olduğunu farketmişlerdir.. Bu olağanüstü tecrübeyle karşılaşanlar kordonu genellikle şu şekilde tarif etmişlerdir:"Elastiki bir ip, elastiki bir kablo, bir ışık sütunu, gümüşrenginde bir ışık, duman gibi kordon, esrarengiz bir tesir akımı vs."

Genellikle bu kordona Parapsikolojide "gümüş kordon" denir. Astral Seyehat sırasında ne kadar uzaklara gidilirse gidilsin bu kordonun kopması mümkün değildir. Bu kordon geniş bir frekans aralığında korkunç bir hızla dönen ve titreşen moleküller kütlesidir. Fiziki bedenden dublenin ayrışması esnasında; bu ayrışmanın niteliğine bağlı olmak üzere, şuurumuz ya bu duble vasıtasıyla sadece fiziki sahalara nakledilir ya da şuurumuz yavaş yavaş astral sahalara doğru kaymaya başlar.

ALINTIDIR
 
  • Beğen
Tepkiler: Dem

MoRR

Çok Aktif Üye
Bronz Üye
Katılım
26 Aralık 2016
Mesajlar
3,920
Puanları
63
Yaş
31
Tepkime puanı
436
Korkarım ben öyle seylerden iki kişi çıkılamıyor mu ?
 

Xasthur

Yeni Üye
Yazar
Katılım
5 Ocak 2015
Mesajlar
9,259
Puanları
0
Yaş
31
Konum
Prison of mirrors
Tepkime puanı
1,420
Seyahat esnasında astral varlıklara çarpmayın , kordinatlarınızı iyi belirleyip hava trafiğini işgal etmeyin.
parapiskoloji alanında çok insanla tanıştım ama genel de ellerinde redbull vardı. Post hiciv için yazılmamıştır.
 
  • Beğen
Tepkiler: Dem

MoRR

Çok Aktif Üye
Bronz Üye
Katılım
26 Aralık 2016
Mesajlar
3,920
Puanları
63
Yaş
31
Tepkime puanı
436
Çıktığını iddia edenler var ama ben deneyimlemeden inanamam..

Varsa gerçekse böyle birşey muhteşem olmalı:)
 
  • Beğen
Tepkiler: Dem

MoRR

Çok Aktif Üye
Bronz Üye
Katılım
26 Aralık 2016
Mesajlar
3,920
Puanları
63
Yaş
31
Tepkime puanı
436
Bana öyle geliyor ki karabasan gibi buda zihinsel bir rahatsızlık..
 
  • Beğen
Tepkiler: Dem

EkSen

Çok Aktif Üye
Yazar
Katılım
14 Şubat 2014
Mesajlar
9,029
Puanları
63
Tepkime puanı
304
Manipülasyona en açık konulardan biridir ve günümüzde öyle bir hale getirildi ki bu konu, yatakta osuran astral yaptığını sanar oldu :)
Tayyi mekanda gezinmek öyle yazılıp çizildiği gibi basit bir iş değildir.
 

Dem

Çok Aktif Üye
Yönetici
Katılım
7 Nisan 2019
Mesajlar
1,779
Puanları
93
Tepkime puanı
1,903
güncel..


Henüz ikna edici cevaplar ve örnekler bulamadığım için konuya olan merakım hala devam etmektedir. İlgisi ve bilgisi olan arkadaşlarımın yardımcı olmasını rica ediyorum.
 

Dem

Çok Aktif Üye
Yönetici
Katılım
7 Nisan 2019
Mesajlar
1,779
Puanları
93
Tepkime puanı
1,903
Ruh eşimizi bulmuş olmak gerekiyor o zaman bu durumda Anu :)
 
  • Beğen
Tepkiler: Anu

esekherif

Çok Aktif Üye
Yazar
Katılım
25 Mart 2019
Mesajlar
2,153
Puanları
93
Tepkime puanı
2,293
Biz klaracığımla her gece mehtaba çıkabiliyoruz sadece.
 
  • Beğen
Tepkiler: Dem

Şuanda Bu Konuyu Görüntüleyenler (Kayıtlı: 0, Misafir: 1)

Üst