sohbet odaları

Ateistleri davet

teksas tombis

Bronz Üye
Katılım
25 Temmuz 2015
Mesajlar
4,373
Puanları
38
Yaş
36
Tepkime puanı
1
Tehaddi
Ayeti kerimelerde buyuruluyor ki; Eğer siz, kulumuz Muhammed aleyhisselatu vesselama indirdiğimiz Kur’anı kerimin Allah kelamı olduğu konusunda, Allah tarafından gönderilmiş bir mucize olduğu konusunda bir şüphe ve tereddüt içindeyseniz, bunu içinize sindiremiyor iseniz, bunu kabul etmek istemiyorsanız eğer, bu itirazınızı, bu karşı çıkışınızı bir davranışla, bir fiil ile ortaya koymak mecburiyetindesiniz.
“Fe’tu bi suratin min mislih”, Eğer şüphe ve tereddüt içindeyseniz, o Kur’anın surelerinden bir sureye denk bir sure siz de ortaya koyunuz, siz de söyleyiniz. Ayeti kerimelerden müteşekkil bir sure yapınız.
Arap dilinde buna “Tehaddi” deniliyor. Yani açık meydan okuma.Yapamazsanız, iddianızda, ortaya koyduğunuz davada haksızsınız, gerçekçi değilsiniz demektir.
Cenab-ı Hak buyuruyor ki, “Ved’u şühedaeküm min dunillahi”, Allah’tan başka ne kadar şahid ve yardımcınız varsa, size yardım edebilecek, size müzahir olacak, sizin elinizden tutacak, size destek sağlayacak kim varsa, onları da çağırın. Kendi gücünüz yetmezse, yardımlaşın. El birliği yaparak, güç birliği yaparak, Kur’anın bu davasına, bu davetine, bu çağrısına siz cevap veriniz bakalım. “İn küntüm sadıkın” eğer davanızda, iddianızda samimi iseniz, gerçekçi iseniz, bunu bu şekilde yapınız buyuruyor Cenab-ı Hak.
Ne kadar açık bir davettir. Asırlardan beridir bütün insanlık alemini hedef tutan, muhatap alan bir davettir. İslamiyyeti yok etmek için, müslümanlığı ortadan kaldırmak maksadıyla, nice düşman ve küfür orduları tanzim edilmiş, nice haçlı seferleri teşkil edilmiş, hazırlanmış ve müslümanların üzerine gönderilmiş. Nice imkânlar seferber edilmiş, nice güçler bir araya getirilmiş, bütün bunlara ihtiyaç kalmayacaktı. Bütün bunlar lüzumsuz olacaktı. İnsanlar Kur’anı kerimin bu davetine, bu çağrısına, bu meydan okuyuşuna cevap verebilselerdi. Ama cevap verme imkânına sahip olamamışlardır ve olamayacaklardır da.
Nitekim Cenab-ı Hak böyle bir çağrıda bulunuyor, böyle bir davette bulunuyor da, arkasından da insanlığa hitab eden o Kur’anı kerimin i’cazını, mucize oluş vasfını, çok açık bir şekilde kıyamete kadar ilan eden ayeti kerimeyle buyuruyor ki, istaizü billah,.
“Fe inlem tef’alu”, Şayet yapamazsanız, bunun hakkından gelemezseniz, buna güç yetiremezseniz ki, “Ve len tef’alu”,ebediyyen de yapamayacaksınız zaten. Bunu yapma imkânına sahip değilsiniz. Kur’an gibi bir söz, Kur’anı kerime benzer bir sure, onun surelerine denk bir sure teşkil etme imkânına sahip olamayacaksınız. Öyle ise;
“Fettekunnarelleti ve kuduhennasü vel hicarah”, Yakıtı insanlar ve taşlar olan Ateşten sakının.
Bütün bunlar, işte inkârcılar için hazırlanmış bir akibettir. Bundan öyleyse sakının. Aklı başında olan, Kur’anı kerimin bu güzel ifade üslubu karşısında acizlik duyacaktır.
İşte Cenab-ı Hak bunu ayeti kerimede çok açık ve net olarak ortaya koymuş ve Kur’anı kerimin i’cazının mucize olduğunu ilan etmiştir. Bu ilan ile insanlar hak ve hakikati görmek durumunda kalmışlardır. Kur’anı kerimin davası, Kur’anı kerimin çağrısı fevkalade açıktır. Hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde. “Eğer inanmıyorsanız, tereddüdünüz varsa, şüphe içindeyseniz, haydi buyurun, siz de Kur’an gibi bir söz söyleyin. Ama bunu yapmanız mümkün olmayacaktır. Bunu söylemeniz mümkün olmayacaktır” buyurulmuştur. Sadece “Yapın” diye bırakmamış, ayrıca “Yapamazsınız” diye, işin neticesini de bize haber vermiştir Kur’anı kerim. 2/23-24
Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman, "işittik, dilersek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsanelerinden başka bir şey değildir" diyorlardı. 8/31

Söylemeleri kendilerinden istenildiği zaman ise, şaşkınlık içinde kaldılar. Eğer söyleyebilselerdi zaten Kur’anı kerimin davası haşa sükut ederdi. Ama buna güçleri yetmedi.
 

Rigor Mortis

Gümüş Üye
Katılım
4 Ocak 2017
Mesajlar
7,961
Puanları
63
Tepkime puanı
284
Bunları okuyarak kimse ateistlikten müslümanlığa geçmez.
Eğer faydalı bir iş yapmak istiyorsan ateistler tarafından tenkit edilen ayetlerin aslını açıklayabilir ve felsefi olarak onlara akılcı cevaplar geliştirmek için uğraşabilirsin.. Bu daha faydalı olur. :)
 

Xerath

Gümüş Üye
Katılım
6 Eylül 2013
Mesajlar
6,839
Puanları
93
Tepkime puanı
801
Kanatli bir atin bir gece de 45.5 milyar isik yilini nasil gectiginin fiziksel aciklamasini yapabilir misiniz?
 

emetsar

Kayıtlı Üye
Katılım
21 Mart 2017
Mesajlar
8
Puanları
1
Yaş
115
Tepkime puanı
0
müslümanlığa geç diye yazılmadı - zaten geçmek senin elinde değil istesende geçemezsin - oku diye yazıldı
 

Mitral

Altın üye
Katılım
18 Ocak 2015
Mesajlar
10,438
Puanları
38
Yaş
26
Tepkime puanı
2
Ya ben daha yeni dini konularda düzene girdim beni ateist yapacaksınız :/
 

FleXoR

Kayıtlı Üye
Katılım
18 Haziran 2014
Mesajlar
735
Puanları
16
Yaş
40
Tepkime puanı
0
Tanrı'nın varlığı ile ilgili argümanlar var sandım, yokmuş.

Size sitem etmiyorum tabii karesi beyliği, Ateizm'i=Kuran&Ayet Eleştiri Aktivitesi haline indirgeyen aptal Ateistler olduğu için, siz de karşılık olarak ayetlerle yaklaşıyorsunuz olaya. Suç Ateistlerin tarafında, yazık.
 

joe black

Bronz Üye
Katılım
30 Mart 2017
Mesajlar
2,373
Puanları
38
Yaş
30
Tepkime puanı
8
Sakin olun bence. Ahiret günü geldiginde herkes gercegi görecek.
Eğer cennet cehennem varsa sırattan gecerken "koyduk mu" hareketi yaparsınız ateistler aşagı düşerken. Yoksa da zaten yok
İnanmıyolar diye kendinizi parcalamayın bu kadar.
Sidik yarışına gerek yok
 

Eru

Platin Üye
Katılım
1 Mayıs 2014
Mesajlar
12,630
Puanları
93
Tepkime puanı
793
Bir davetiye gelmiş. Party mi var?
 

Süreyya

Altın üye
Katılım
20 Mart 2017
Mesajlar
11,516
Puanları
93
Konum
Aorist
Tepkime puanı
3,159
O kadar terbiyesiz,saygisiz yaklasimlar varki bu forumda din konularina karsi.
Adı üstünde inanç meselesi.Inanmazsan inanma.Alay etmenin anlamı ne?
Yok ışık hızıymış yok bilmem neymiş,yok partiymiş yok cartmış curtmuş.
Benim tanıdığım ateistler asla inananları inançlarından vaz geçirmeye veya inançla alay etmeye kalkmazlar.Ve emin olun çok ateist tanıyorum.Eleştirecek,sorgulayacaksan human gibi yap.
Marjinal olucam,ilgi çekicem diye insanlıktan çıkıyorsunuz.Savunduğunuz bir davanız dâhi yok.Ben bile bu halinizi okudukça acı çekerken siz kim bilir hangi ruhazabı içindesiniz.Acıyorum sizlere.

FleXoR düşüncelerime tercûman olmuş.
 

Master

Altın üye
Katılım
5 Kasım 2010
Mesajlar
8,487
Puanları
38
Yaş
32
Tepkime puanı
7
Hep Ateistler Müslümanlara soruyor ya. Bir Müslüman olarak hakikaten benim de sorasım geldi şu an.

Kur'an-ı Kerim'de geçen "Biz göğü kudretimizle bina ettik ve şüphesiz biz onu çok fazla genişletiyoruz." ayetini, bilimsel olarak çözmek için neden 20. yüzyılı bekledik?

Ya da ne bileyim; "Biz rüzgarları aşılayıcılar olarak gönderdik." ayetini çözebilmek için neden 20. yüzyılı bekledik. Bitkilerin rüzgarlarla aşılandığını Muhammed nasıl olmuş ta kendi kendine yazabilmiş. Yoksa bilim adamlarının henüz yeni yeni öğrendiği bu gerçeği Muhammed biliyor muydu?

Yani bunlar örnek olaylar. Zaten bilimsel olayların Kur'an-ı Kerim'de önceden haber verme durumu çok kez tartışılmış ama yine de Ateistleri ikna edici olmamıştır.

Tabi bu sorular, maksatsız bir şekilde Müslümanları eleştiren, eleştirirken dalga geçen Ateistler için. Yoksa insan gibi Ateistler zaten adam.
 

Eru

Platin Üye
Katılım
1 Mayıs 2014
Mesajlar
12,630
Puanları
93
Tepkime puanı
793
Muhammed mağaraya sığındığında örümcek yeniden ağ örmüştü. Ağı ören örümcek Arapça eklere göre dişiydi. Evet, ağ ören örümceklerin yüzde 95'i dişidir. Bunu biliyorlarmış. İşin tuhaf tarafı şu; siz bilmiyorsunuz!
 

Master

Altın üye
Katılım
5 Kasım 2010
Mesajlar
8,487
Puanları
38
Yaş
32
Tepkime puanı
7
Muhammed mağaraya sığındığında örümcek yeniden ağ örmüştü. Ağı ören örümcek Arapça eklere göre dişiydi. Evet, ağ ören örümceklerin yüzde 95'i dişidir. Bunu biliyorlarmış. İşin tuhaf tarafı şu; siz bilmiyorsunuz!
Aynı şey dişi arıların kovan içerisindeki görevleri için de belirtilmiş. Ayetlerde bal yapan, çiçekten çiçeğe uçan ve petek üreten arının, dişi arı olduğu belirtiliyor ve evet; bilimsel olarak hangi arıların bal yapıp hangi arıların döllenme görevinde olduğunu öğrenmek için 20. yüzyılı bekliyoruz.
 
P

Phoibos

Guest
Hep Ateistler Müslümanlara soruyor ya. Bir Müslüman olarak hakikaten benim de sorasım geldi şu an.

Kur'an-ı Kerim'de geçen "Biz göğü kudretimizle bina ettik ve şüphesiz biz onu çok fazla genişletiyoruz." ayetini, bilimsel olarak çözmek için neden 20. yüzyılı bekledik?

Ya da ne bileyim; "Biz rüzgarları aşılayıcılar olarak gönderdik." ayetini çözebilmek için neden 20. yüzyılı bekledik. Bitkilerin rüzgarlarla aşılandığını Muhammed nasıl olmuş ta kendi kendine yazabilmiş. Yoksa bilim adamlarının henüz yeni yeni öğrendiği bu gerçeği Muhammed biliyor muydu?

Yani bunlar örnek olaylar. Zaten bilimsel olayların Kur'an-ı Kerim'de önceden haber verme durumu çok kez tartışılmış ama yine de Ateistleri ikna edici olmamıştır.

Tabi bu sorular, maksatsız bir şekilde Müslümanları eleştiren, eleştirirken dalga geçen Ateistler için. Yoksa insan gibi Ateistler zaten adam.
Zaten adam olduğumu varsayarak cevaplıyorum. Sorun varsa belirtin.


Bilimsel olarak hipotez veya teori, daha sonra daralacağı yönünde. Yani; "Biz evreni kudretimizle bina ettik ve şüphesiz biz onu çok fazla genişletiyoruz, daha sonra daraltacağız." olmalıydı.

Ve bu konuda da kimi "gerçek İslam" olarak baz alacağımızı şaşırıyoruz.

Şöyle ki: (Ve göğü bir kuvvetle) Pek muazzam olan bir kudretle, bir şiddetle (bina ettik) varlık alanına getirdik (ve şüphe yok ki, biz) yâni: Büyüklük ve yücelikle vasıflanmış olan ilahî zatını (elbette kaadirleriz.) Böyle nice alemleri meydana getirmeğe kaadiriz. Evet.. Yüce zatın kudret ve hakimiyeti pek geniştir; mahlûkatı idareye, onların yaşamalarını, geçimlerini sağlamaya fazlasiyle kâfidir.
“musi’une” kuvvet, takat, genişlik sahibi demektir.”
Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri, Zariyat/47
Tefsirler hep bir başka. Herkes anlasın diye indirilenden yine kimse bir şey anlamıyor.




"Biz rüzgarları aşılayıcılar olarak gönderdik." dediğin ayetin devamını okumayı unutmuşsun. Bu hata bana ait olsaydı, "kesip biçiyor, bir kısmını alıp saçmalıyorsun" gibi bir tepki kaçınılmaz olabilirdi. Bakalım:

"Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz."

3240 yıl önce insanlar baraj yapıyordu.
 

Eru

Platin Üye
Katılım
1 Mayıs 2014
Mesajlar
12,630
Puanları
93
Tepkime puanı
793


Aynı şey dişi arıların kovan içerisindeki görevleri için de belirtilmiş. Ayetlerde bal yapan, çiçekten çiçeğe uçan ve petek üreten arının, dişi arı olduğu belirtiliyor ve evet; bilimsel olarak hangi arıların bal yapıp hangi arıların döllenme görevinde olduğunu öğrenmek için 20. yüzyılı bekliyoruz.
Bu bir bilgidir. Bunu M.Ö (Kendisini arının ve balın efendisi sanan)Firavunlar ve müritleri de biliyordu. Bunda bir şey yok. 20. yy'lı kimse beklemedi yani...
 

Master

Altın üye
Katılım
5 Kasım 2010
Mesajlar
8,487
Puanları
38
Yaş
32
Tepkime puanı
7
Bilimsel olarak hipotez veya teori, daha sonra daralacağı yönünde. Yani; "Biz evreni kudretimizle bina ettik ve şüphesiz biz onu çok fazla genişletiyoruz, daha sonra daraltacağız." olmalıydı.
Daralma olayı sadece bir hipotezden ibaret ama. Yani bu bir varsayım. Yani bir zamanlar dünyanın düz olduğunun zannedilmesi gibi. Evrenin genişlemesi gibi bir durum söz konusu değil burada.

Sonuç itibariyle Kur'an-ı Kerim'de genişlemeden bahsedilmiş.

Buna Ateistlerin açıklaması nedir?

"Biz rüzgarları aşılayıcılar olarak gönderdik." dediğin ayetin devamını okumayı unutmuşsun. Bu hata bana ait olsaydı, "kesip biçiyor, bir kısmını alıp saçmalıyorsun" gibi bir tepki kaçınılmaz olabilirdi. Bakalım:

"Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz."

3240 yıl önce insanlar baraj yapıyordu.
Ayetleri tamamen ezbere yazdım. Bunun nedeni de zamanında sorguladığım için beni ikna eden ayetlerin bunlar olmasında kaynaklanıyor. Ayetin önünü veya arkasını unutarak "Aşılamak" kelimesini bitki aşılamasına bağlamış olabilirim ama burada kastettiğim şey aslen bulut aşılamasıydı. Çünkü Arapça çevirisinde aşılama kelimesi geçiyor.

Diyanet İşleri: "Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz."

Yine aynı kapıya çıkıyoruz:

Şöyle ki; rüzgar ile yağmur arasındaki tek ilginin, rüzgarın bulutu ilerletmesinden ibaret olmadığı 19 veya 20. yy'da ortaya çıkmış.

Bakınız: Bulut Aşılamak

Zaten yönelttiğim sorular genel. Daha bir çok örnek var. Yukarıda bahsettiğimiz örümcek veya arı örneği gibi. Bunlar 1400 yıl önce biliniyor muydu tartışılır.
 

BEHÜLE

Kayıtlı Üye
Katılım
12 Kasım 2016
Mesajlar
16
Puanları
1
Yaş
39
Tepkime puanı
0
Değerli dostlarım KAFİR!!! İsveç'te 1 kuruşluk bile alışveriş yapsanız fiş keserler, MÜSLÜMAN Türkiye'de durum nasıl.
 

Şuanda Bu Konuyu Görüntüleyenler (Kayıtlı: 0, Misafir: 9)

Üst