Böyle bir başlık aslında yok, ben de

Lilith

Bronz Üye
Katılım
9 Mayıs 2020
Mesajlar
3,201
Puanları
93
Yaş
22
Konum
Yörüngede değil, huşu düzleminde konyak yuvarlıyor
Tepkime puanı
1,341

"hangi süstür o süsler özünü olmadığın hallere
hangi boyadır boyar özünü sensiz olduğun hallere"

İnsan geçmişine bölünebilir mi? Gerçekten dün düşünen x ile bugün düşünen arasındaki fark başka kimse mi kılıyor özneyi? Gecmis, su an ve gelecek hep yanilgi benim icin; birer zaman/algı aşımı problemi. Haliyle kendimi de bölemiyorum eski ben şimdi ki ben diye. Yine de bu parça sanırım biraz kırıyor beni, açmadan iki kere düşünüyorum bir de neyzenden var'ı okumak için iki kere düşünürüm. Zaman zaman bugün oldugundan farkli sayılan düşünsel halimi özlemem çok tutarsız değil mi, bugün bilincimin neye yöneleceğini kısmen kendim seçtim, içselleştirdim yansıttığımoldum olduğumu yansıtmak yerine... Hiçlik ve anlamsızlık hep vardı kendime kulak verdim vereli, farklı iki uçta farklı kelimelerle ve duygularla deneyimledim sadece. Şimdi içsel diye bir şeyim yok, huzur ve mutluluk kelimeleri gülünç, meditasyon hobi, anlamsızlık da yıkıcı. Öyleyse neden gecenin bu saatinde, bu müziğin de eşliğinde zihnimde aştığımı dusundugum, varlıktan sonra olustuguna inandigim öz kavramının bir zamanlar bende bütünsellik ifadesine uzanan anlamına özlem duyuyorum. Sanırım yorgunluk deniliyor. Gidip yatayım, geçsin.
 
Son düzenleme:

Lilith

Bronz Üye
Katılım
9 Mayıs 2020
Mesajlar
3,201
Puanları
93
Yaş
22
Konum
Yörüngede değil, huşu düzleminde konyak yuvarlıyor
Tepkime puanı
1,341
Bu akşamın meyvesi de bu olsun, özgür babacım :)
Iki sene önce üniversitede ilk senemin ikinci dönemi. İşteyim, pubtayım çalışıyorum ama nasıl çalışıyorum. Tüm gün heyecanlıyım, bir şey yapmam bir yere gitmem gerekiyor hissediyorum. Ertesi gün sabah dokuzda final sınavım var ama gözüm görmüyor zihnim sadece duyumsadığım ve çözümleyemediğim hisse konsantre. Elime aldım telefonu, arkadaşımı aradım, burç da burç hakikaten. Antalyadaymış, zaten hiç ankarada olmazdı. Orada burada doğada, çocuğun yakaladığı bi frekans var mütemadiyen o frekansta, o nasıl bir hız korunumudur huzurda? Neyse geldi iki gözümün çiçeği, dokuzdu vardığında. Çıktım işten, bindim arabaya dedim gidelim fethiye'ye doğaya varmazsam bugün tükeneceğim. O zaman henüz eve de çıkmamıştım, kyk'ya uğrayıp alelacele çantama bir basmalı elbise bir de hasan ali toptaş attığımı anımsıyorum, hiç kalmak istemiyorum şehirde gerisini hallederim yeter ki gideyim. Sabah 5 gibiydi vardık fethiyeye, ilk kez görüyorum ama nasıl keyifliyim. Vuslat yasiyorum atmosferiyle, tam bi çiçek günümüz. Neyse ertesi gün gitti burç, yalnız kalıp keşfetmem gerektiğini anlayabilecek nadir birisidir. O kadar özgürüm ki mental olarak, süzülüyorum sokaklarında. Önce sahilde girdiğim ahşap bir kitapçıda cumhur'u getirdi bana şehir, hemen bir bardak çay ile muhabbetine çekti orada, sonra da köy gezintimde özgür baba'yı babanın tavuklarını ve müziğini. İçsel yorgunluğumdan arındım lakirdilar ve yesil ile. Rum evleri, tadımlık şaraplar, seramik deneyimi, doğa gezintileri, bol müzik ve içimde kalmasın diye akşamın bir vakti demirlerden atlayıp dağdaki kral mezarına tırmanışlar, bir el yapımı şal, lotus çiçeği desenli bir kutu, yanmış 3 4 final hatıralarıyla ayrıldım üc gün sonra şehirden. O zamanlar yeni insan tanıma sevincini yasatiyordum icimde portakal agaci gibi ve bunun icin konum degistiriyordum saçlarımı örüp. Artık ne zaman portakal çekse canım özgür baba diye müzik kanallarinda klavye şıkırdatıyorum. Yeşilin kesinlikle şifayla bir ilgisi var portakalların babalarla şehirlerin kimyayla.
 

Yabani

Gümüş Üye
Katılım
10 Mayıs 2015
Mesajlar
8,011
Puanları
93
Yaş
35
Tepkime puanı
1,241
Kürtçe anlıyormusun mutsuzluk yoldaşı
 

Yabani

Gümüş Üye
Katılım
10 Mayıs 2015
Mesajlar
8,011
Puanları
93
Yaş
35
Tepkime puanı
1,241
Senin iş tayyibin Kürt açılımı gibi olmuş ortada bırakmışsın
 

Lilith

Bronz Üye
Katılım
9 Mayıs 2020
Mesajlar
3,201
Puanları
93
Yaş
22
Konum
Yörüngede değil, huşu düzleminde konyak yuvarlıyor
Tepkime puanı
1,341
"
...
Hiçlik çok küçük bana, severim onu yine de
ve boyarım yaldız üzre ve kocaman,
ve tutarım yüksekte ve bilmem kimin
ruhunu kurtarır tutsaklıktan

yaşarım yaşamımı, genişleyen çemberlerde,
şeylerin üstünde dönenen
sonuncuyu tamamlayamayacağım herhalde,
ama deneyeceğim bir kere.
...

Rilke"


Bugün yine bir şeylere yükselerek uyandım, çok fena ayar oluyorum bazen evrimsel süreçteki rolümüze. Dil, ne kadar tuhaf, varlığı kendi ifadesiyle yaşatan ve yine kendisiyle kategorize edip sınırlayan bir mefhumsun? Tüm gerçeklik sürüp gitse de dile ve özneye değmeyince doğruya kavuşamıyor. Ben özneyim lakin ben de kavuşamıyorum çemberlere ve Rilkeciğim, artırıyorum; merkezlere inanmıyorum!
Şimdi gidip tüm bilinçleri keşfedip Kosmostan kelimeleri silmeye koyulacağım.

 

Lilith

Bronz Üye
Katılım
9 Mayıs 2020
Mesajlar
3,201
Puanları
93
Yaş
22
Konum
Yörüngede değil, huşu düzleminde konyak yuvarlıyor
Tepkime puanı
1,341
acid-1.png

“İnsanın elinde tuttuğu kaynaklar enerji miktarlarına indirgenebilirse, insan bu kaynakları sürekli olarak sonsuz olamayacak ve özellikle devamlı olamayacak bir büyümenin amaçları için saklayamaz. Onun fazlalığı saçıp savurması gerekir ama bunu yaparken kazanma açlığı içindedir ve bir kazanım nesnesini de israf eder; kaynaklar bir kez uçup gidince, geriye savurganlığı yapan tarafından kazanılan prestij kalır. Savurganlık, bu yolla başkalarına karşı kendine mal edilen üstünlük için gösterişli bir şekilde gerçekleştirilir. Ama savurganlık, tersine, israf ettiği kaynakların faydalılığından oluşturduğu olumsuzluğu kullanır. Böylece yalnızca kendisini değil aynı zamanda bütünüyle insan varoluşunu çelişkiye düşürür, insan varoluşu bundan sonra içinde kalacağı bir belirsizliğin içine girer: değeri, prestiji ve yaşam gerçeğini malların kölece kullanımının yadsınması içine yerleştirirken,, aynı zamanda bu yadsımadan kölece bir kullanım elde eder. Bir taraftan, faydalı ve kavramlabilir şeyin içinde, gerekli olarak büyümesine (veya varlığını sürdürmesine) hizmet edebilen şeyi ayırt eder ama eğer sıkı gereklilik onu bağlamaktan vazgeçerse, bu “faydalı şey” bütünüyle arzularına yanıt veremez. Bunun üzerine kavranılamayanı, kendinin, mallarının faydasızca kullanımını, oyunu ister ama kavranılamaz olarak istediği şeyi kavramaya, faydalılığını reddettiği şeyi kullanmaya çalışır. Sağ elimizin verdiği şeyi sol elimizle öğrenmek yeterli değildir: dolambaçlı bir biçimde, sol elimiz bu şeyi yeniden almaya çalışır.”
G. Bataille'den
 

Lilith

Bronz Üye
Katılım
9 Mayıs 2020
Mesajlar
3,201
Puanları
93
Yaş
22
Konum
Yörüngede değil, huşu düzleminde konyak yuvarlıyor
Tepkime puanı
1,341

Ve geriye hiç bir şey kalmayacak. Shakespeare olmayacak, ya da Beethoven, hiç biri olmayacak, Michelangelo olmayacak. Ve kendi kendinize düşünürsünüz ki çok fazla gürültü ve ses ve hırs var. Ve nereye gidecek, hiç bir yere… Gidecek. Öyle değil mi?
 

Yabani

Gümüş Üye
Katılım
10 Mayıs 2015
Mesajlar
8,011
Puanları
93
Yaş
35
Tepkime puanı
1,241
Benden sana nasihat hayatta herşeyi her türlü pisliği yap ama kumara bulaşma mecazi anlam yüklesen bile
 

Şuanda Bu Konuyu Görüntüleyenler (Kayıtlı: 20, Misafir: 17)

Üst