sohbet odaları

Esmaül Hüsna Resimleri

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Esmaül Hüsna’yı Ezberlemek - Allahın İsimlerini Ezberleyen Cennetemi Gider ?

Sual: Bir arkadaşım dedi ki:
“Ebu Hüreyre’den nakledilen bir hadiste, Peygamberimizin (Allahü teâlânın şu 99 esma-i hüsnasını ihsâ eden, Cennete girer, sonsuz saadete ulaşır) dediği iddia edilmiştir. Ancak, Peygamberimizin, Allah'a böyle bir sınırlama koyması mümkün değildir. Bu hadis sahih değildir. Peygamberimiz şöyle söylemiş olabilir: (Allah'ın isimlerinden 99'unu ihsâ eden Cennete girer, sonsuz saadete erişir.)
Bu arkadaşımın sözünde doğruluk payı var mıdır?
CEVAP
Yoktur. Çünkü o hadis-i şerif, kütüb-i sittenin en kıymetli üç hadis kitabında, yani Buhari, Müslim ve Tirmizi’de vardır. O hadis-i şerifi yalan saymak, bu üç büyük âlimi cahil saymak olur.

Din kitaplarında bu husus açıklanmıştır. Herkese Lazım Olan İmanEsma-ül hüsna denir.

Demek ki Allah’ın bin bir ismi vardır. Ama bunlardan 99’una Esma-i hüsna(Allahü teâlânın 99 ismine Esma-i hüsna denir) diyor.

Arkadaşın dediği gibi, Allah’ın isimlerinden 99 unu değil, Peygamber efendimizin bildirdiği 99 ismi ihsâ etmek gerekiyor. Yoksa Allahü teâlânın ismi çoktur. Bunlardan rast gele 99’unu ihsâ etmek değildir. Bildirilen 99 ismi ihsâ etmek gerekir. Burada ihsâ etmek, bu 99 ismi manaları ile birlikte ezberleyip amel etmek demektir. Böyle yapan kimse elbette Cennete girer, sonsuz saadete ulaşır.

Birkaç örnek verelim:
Kerim: Lütfu ve ihsanı bol, çok ikram eden. Müslüman da, cömert ve ihsan sahibi olmalı.
Gaffar: Günahları örten ve çok mağfiret eden. Müslümanlar da birbirlerinin kusurlarını görmemeli.
Razzâk: Her varlığın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan. Bu ismi okurken, rızkı için endişe etmemeli.
Mütekebbir: Büyüklükte eşi, benzeri yok. Bu ismi okurken Allahü teâlânın azametini ve kibriyâsını düşünerek kibirden uzak durmalı.

Bunlar gibi Esma-i hüsnadaki isimler okunurken, manalarını düşünmeli ve bunlarla amel etmeli.

Arkadaşınızın, hadis-i şerif okuyup yanlış anlaması da gösteriyor ki, tefsirden, meal ve hadisten din öğrenilmez. Dinimi öğreneyim derken, yanlış anlayıp, dinsiz olup çıkabilir. Bu yüzden doğru yazılmış ilmihal kitaplarından dinimizi öğrenmeye çalışmalıyız. Ehl-i sünnet âlimlerinin kıymetli eserlerinden tercüme edilerek derlenmiş olan, nakli esas alan, en kıymetli ilmihal kitabı Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye son sözünde diyor ki:

“Evliya olan Ehl-i sünnet âlimleri, kalb, ruh mütehassısları olup, herkesin bünyesine ve hastalığına ve zamanının zulmetine ve fesadına uygun ruh ilaçlarını, hadis-i şeriflerden seçerek söylemişler ve yazmışlardır. Resulullah, dünya eczanesine yüz binlerce ilaç hazırlayan baş tabip olup, Evliya olan Ehl-i sünnet âlimleri de, bu hazır ilaçları, hastaların dertlerine göre dağıtan, emrindeki yardımcı tabipler gibidir. Hastalığımızı bilemediğimiz, ilaçları tanımadığımız için, yüz binlerce hadis içinden, kendimize ilaç aramaya kalkarsak, (Allergie) aksi tesir hasıl olarak, cahilliğimizin cezasını çeker, fayda yerine zarar görürüz. İşte bunun için, hadis-i şerifte, (Kur'an-ı kerimi kendi anladığına göre tefsir eden kâfir olur) buyuruldu. Mezhepsizler, bu inceliği anlayamadıkları için, (Herkes Kur’an ve hadis okumalı, dinini bunlardan kendi anlamalı, mezhep kitaplarını okumamalı) diyerek, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarının okunmasını yasak ediyorlar. Bütün Müslümanları felakete sürüklüyorlar.” kitabında deniyor ki: Allahü teâlânın isimleri sonsuzdur. Bin bir ismi var diye meşhurdur. Yani, isimlerinden bin bir tanesini insanlara bildirmiştir. Bunlardan 99’una
deniyor. Kadı zade Ahmed efendi de, Birgivi vasiyetnamesi şerhinde,
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Allahın İsimlerini Müzik Eşliğinde Dinleyin ! - Esmaül Hüsna Programı Download İndir


Ney Müziği eşliğinde Allahın 99 Güzel ismini Hem arapça olarak Hemde Türkçe manası ile Birlikte okuma şansını sunan bu program çok işinize yarayacak. Ruhunuzun derinliğine işleyecek olan bu programı ücretsiz olarak indirmek istiyorsanız

TıkLayın ve İndirin.
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Günlük Hayatta Hangi İsim, Kaç Kere, Ne için Zikredilmeli? - Allahın 99 ismi hakkında detaylar

İsm-i Celil - Tesbih adedi............................................. .............Tesbih niyeti

Allah-(66) .................................................. ......... Her türlü istek, tüm duaların kabul olması.

Er-Rahmân-(298)............................................. .......... Dünyada ve ahirette Allah'ın sevgisini kazanmak.
Er-Rahîm-(258) .................................................. ..... Maddî ve manevî rızka nail olmak.
El-Melik-(90) .................................................. ...... Maddî ve manevî güçlü olmak, insanlara sözlerini anlatıp dinletebilmek, emir sahibi olmak.
El-Kuddûs-(170)............................................. .......... Maddî ve manevî her türlü temizlik, kalp temizliği, ruhî hastalıklardan iyileşmek.
Es-Selâm-(131) .................................................. ..... Korkulan her şeyden emin olmak ve esenliğe çıkmak.
El-Mü'min-(137) .................................................. .... Güvende olma, güvenilir insan olmak, kötü hastalıklara düşmemek.
El-Muheymin-(145)............................................. ........ İnsanlardan korunmak ve onların düşüncelerine akıl erdirebilmek.
El-Aziz-(94).............................................. ............ Düşmanlara galip gelmek.
El-Cebbâr-(206)............................................. .......... İstek ve arzuların olması, insanların ve cinlerin şerrinden emin olmak.
El-Mütekebbir-(662)............................................. ...... İzzet, refah ve gerçek büyüklüğe erişmek, halk tarafından sevilmek.
El-Hâlık-(731)............................................. ........... İşlerde üzüntü ve sıkıntıdan kurtulmak, başarılı olmak.
El-Bâri-(214) .................................................. ...... İşte başarılı olmak, maddî ve manevî sıkıntılardan kurtulmak.
El-Musavvir-(336)............................................. ........ Maksat ve meramına ulaşmak ve ifade etmek, en zor işleri başarmak ve bir işte uzmanlaşmak.
El-Gaffâr-(1.281)........................................... .......... Bağışlanmak ve günahlardan korunmak.
El-Kahhâr-(306)............................................. .......... Zalimlerin ve din düşmanlarının kahrından kurtulmak.
El-Vehhâb-(14) .................................................. ..... Sıkıntısız ve maddî açıdan rahat bir hayat sürmek.
Er-Rezzâk-(308)............................................. .......... Bol rızıklı bir ömür geçirmek.
El-Fettâh-(489)............................................. .......... Maddî ve manevî hayır kapılarının açılması, ticarette başarıya ulaşmak.
El-Alim-(150) .................................................. ...... İlim zenginliği için.
El-Kâbid-(903)............................................. ........... Zalimin zulmünden kurtulmak.
El-Bâsit-(72).............................................. ........... Rızkının genişlemesi ve bereketin artması.
El-Hafid-(1.481)........................................... ........... Kötüden, kötülerden ve belalardan korunmak.
Er-Rafi'-(351)............................................. ........... İnsanlar içinde ve işinde yükselmek, tevazu sahibi olmak.
El-Muiz-(117)............................................. ............ Fakir ve zelillikten kurtulmak.
El-Muzil-(770)............................................. ........... Düşmanları zelil etmek.
Es-Semi'-(180)............................................. ........... Duaların kabul olması.
El-Basir-(302-112).............................................. ...... Acziyetin kalkması, basiretli olmak.
El-Hakem-(68).............................................. ........... Haklı davasını kazanmak, insanlar arasında hak ile hüküm vermek.
El-Adl-(104)............................................. ............. Adaletli olmak, haklı davayı kazanmak.
El-Latîf-(129)............................................. ........... Dileklerin olması, kısmet ve rızkın artması.
El-Habîr-(812)............................................. ........... Hafıza ve idrakin genişlemesi.
El-Halîm-(88).............................................. ........... Ahlâk güzelliği ve yumuşak huylu olmak, hiddet ve sinirin gitmesi.
El-Azîm-(1.020)........................................... ............ Sözünün tesirli olması ve sözü dinlenir olmak.
El-Gafûr-(1.286)........................................... ........... Günahların affı ve kötü ahlâktan korunmak.
Eş-Şekûr-(526)............................................. ........... Talihin açıklığı, kendine verilen nimetlerin şükrünü eda etmek, bol rızık için.
El-Aliyy-(110)............................................. ........... Zilletten kurtulmak, ilim, derecelerin artması.
El-Kebîr-(232)............................................. ........... Maddî ve manevî büyüklük, hürmet sahibi olmak.
El-Hafîz-(998)............................................. ........... Nefsinin ve malının korunması.
El-Mukît-(550)............................................. ........... Muhtaç olunan şeyi kazanmak ve rızık.
El-Hasîb-(80).............................................. ........... Herkese karşı açık alınlı olmak.
El-Celîl-(73-5.329)............................................ ....... Gerçek yüceliğe erişmek, zalim ve zorbayı zelil etmek.
El-Kerîm-(270)............................................. ........... Bol rızık sahibi olmak, cömert olmak ve kolaylıklara nail olmak.
Er-Rakîb-(312)............................................. ........... Her işte Allah'ın koruması altında olmak, bunu hissetmek, hafızasının kuvvetlenmesi.
El-Mücîb-(55-3.025)............................................ ....... Duaların kabul olunması.
El-Vâsi'-(137)............................................. ........... Ömür uzunluğu, sıhhat ve rızık genişliği için.
El-Hakîm-(78-6.084)............................................ ....... İlim ve hikmet sahibi olmak, uzağı görmek, hikmetli iş yapmak.
El-Vedûd-(20-400).............................................. ....... İnsanların sevgisini kazanmak.
El-Mecîd-(57-3.249)............................................ ....... İzzet ve şerefin artması.
El-Bâis-(573)............................................. ............ Kuvvetli irade ve alacaklarını almak.
Eş-Şehîd-(319)............................................. ........... Şehid olmak, heybetli olmak, halk arasında sevilmek.
El-Hak-(108)............................................. ............. Sağlam bir imana ve doğru bir ibadet hayatına sahip olmak, başladığı işin sonunun gelmesi.
El-Vekîl-(66).............................................. ........... Allah'tan her türlü yardım görmek.
El-Kavî-(116)............................................. ............ Kansızlık ve vücudun güçlü olması, zor işleri kolaylıkla halletmek.
El-Metîn-(500)............................................. ........... Maddî ve manevî dayanıklı, sağlam ve iradeli olmak, hastalıklardan kurtulmak.
El-Veliyy-(46-2.116)............................................ ...... Her işte Allah'ın yardımını istemek.
El-Hamîd-(62-3.844)............................................ ....... Kazancın genişlemesi, Allah'ı çokça hamd etmek için yardım istemek.
El-Muhsî-(148)............................................. ........... Zekânın kuvvetli olması.
El-Mübdi-(57).............................................. ........... Her işte muvaffak olmak, ummadığı yerden yardım gelmesi.
El-Muîd-(124)............................................. ............ Elden kaçanı geri kazanmak, Allah'ın ahirette yeniden dirilme hakikatini ruhlarımıza duyurması.
El-Muhyî-(68).............................................. ........... İşlerin başarılı olması, hastalıklardan kurtulmak.
El-Mumît-(490)............................................. ........... Harama bakmamak, kötülüklerden vazgeçmek, devamlı ahireti hatırlamak.
El-Hay-(18-324).............................................. ......... Sözün tesirli olması, sözü dinlenir olmak.
El-Kayyûm-(156)............................................. .......... Bütün işlerde yardımı Allah'tan beklemek, isteklere nail olmak, rızkın devamlı olması.
El-Vâcid-(14-196).............................................. ....... Aradığını ve kaybettiğini bulmak.
El-Mâcid-(48).............................................. ........... Kazancın bolluğu ve şerefli bir hayat sahibi olmak.
El-Vâhid/El-Ehad-(19-3.669)........................................... Kalbin uyanıklığı, isteklerin olması.
Es-Samed-(134)............................................. ........... Hiç kimseye muhtaç olmamak.
El-Kâdir-(305)............................................. ........... İstediğini yapmaya güç yetirmek.
El-Muktedir-(744)............................................. ........ Her işte başarılı olmak.
El-Mukaddim-(184)............................................. ........ Daima yükselmek.
El-Muahhir-(847)............................................. ......... Kötü ve belalı birinin veya bir işin kendinden uzaklaşması.
El-Evvel-(37).............................................. ........... Her hayır işinde birinci olmak.
El-Âhir-(801)............................................. ............ Ömrün uzun olması.
Ez Zâhir-(1.106)........................................... ........... Her meselenin zuhuru, açıklığı, gizli olmaması.
El-Müteâlî-(551)............................................. ......... İstediği makama gelmek ve yüceliğe ermek.
El-Bâtın-(62).............................................. ........... Nefsi mutmain ve kalbi geniş olmak, iç rahatlığının artması.
El-Vâlî-(47).............................................. ............ Sözünün tesirli olması, insanların kendini sevmesi.
El-Berr-(202)............................................. ............ Her halukarda iyilik bulmak.
Et-Tevvâb-(409)............................................. .......... Tövbelerin kabul olması.
El-Müntekım-(630)............................................. ........ Zulüm ve fenalıklardan korunmak.
El-Afuvv-(156)............................................. ........... Rızık bolluğu, kalp huzuru, affedilmek.
Er-Raûf -(287)............................................. ............ Merhametinin artması, hiçbir varlıktan zarar görmemek.
Mâlikü'l-Mülk-(212)............................................. ...... Mal ve kazanca zarar gelmemesi, maddî ve manevî derecelerin artması.
Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm-(1.100)........................................ İşlerin kolay ve âsân olması, insanların kendini sevmesi.
El-Muksit-(209)............................................. .......... Eşlerin arasını düzeltmek ve adaletli olmak.
El-Câmi-(114)............................................. ............ Küsleri barıştırmak ve hayırların birleşip toplanması.
El-Ganî-(1.060) .................................................. .... Gerçek zenginlik, servet ve geniş rızık, insanlar tarafından sevilmek.
El-Muğnî-(1.100)........................................... ........... Geçim genişliği, bol rızık ve zenginlik.
El-Mâni'-(161)............................................. ........... Kaza ve belalardan emin olmak.
Ed-Dârr-(1.001)........................................... ............ Zararlı kişilerden emin olmak ve onları Allah'a havale etmek.
En-Nâfi' -(201)............................................. ........... Hastalıklardan korunmak, şifa bulmak, zararlardan uzak durmak.
En-Nûr-(256)............................................. ............. Doğruyu ve yanlışı görüp kalp nuruna sahip olmak.
El-Hâdî -(20-400).............................................. ........ Doğru yolu bulmak ve çocuklarının serkeş olmaması.
El-Bedî' -(86) .................................................. ...... Allah'ın yardımına nail olmak, maddî ve manevî güzellik için.
El-Bâkî -(113)............................................. ............ Ömrün uzunluğu ve sağlıklı olmak.
El-Vâris -(707)............................................. ........... Uzun ömür, bol mal, şeref ve rızık sahibi olmak.
Er-Reşîd- (514)............................................. ........... Güzel ahlâk sahibi olmak, kötü alışkanlıklardan korunmak.
Es-Sabûr- (298)............................................. ........... Başladığı işi kolay bitirmek, sinirini yenmek ve sabırlı olmak.
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Esmaül Hüsna Tabloları - Esmaül Hüsna Resimleri - Allahın 99 İsmine Ait Tabloluk Resimler







 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Allah'ın İsimLerinden Halik İsminin Anlamı Hâlik
Hâlik : Yaratıcı

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Ey insanlar, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah'ın dışında bir başka Yaratıcı var mı? O'ndan başka İlah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz?" ([FONT=&quot]Fatır, 3)

İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka İlah yoktur. Herşeyin Yaratıcısı'dır, öyleyse O'na kulluk edin. O, herşeyin üstünde bir vekildir." (
[/FONT] [FONT=&quot]En'am 102)
[/FONT]


Allahu Teâlâ her şeyin Halikidir ve bu O'nun subuti sıfatlarındandır. O'ndan başkası için bu sıfat kullanılamaz. Yaratma, örneksiz var etmektir. Allah Teâla yaratan, O'nun dışında her şey yaratılandır. Her şey O'nun emrinde ve hizmetindedir. O'ndan başka bir yaratıcı yoktur. Bütün her şey, gökler, yer, ikisi arasında ve içinde bulunanlar, bunların hareketleri, kımıltıları, rızıkları, ecelleri, sözleri, ve fiilleri yaratılmıştır. Bunların tek yaratıcısı Hz.Allah'tır.Bütün varlıklar sonradan yaratılmış ve yoktan var edilmiştir. Her şey O'nddan başladı ve yine O'nda son bulacaktır. (3)

Kulun bu isimde hiç bir rolü yoktur. Kullara bu isim verilmez ve onlara yaratıcı denilmez ancak çok uzak bir ihtimalle mecazi anlamda denilebilir. Çünkü yaratmak ve icad etmek, ilmin gerektirdiği şekilde gücü kullanmaktır. Allah, kula ilim ve kudret vermiştir. İnsan çalışması sayesinde, bazı şeyleri icad edebilecek dereceye yükselirse, o şeylerin mucidi sayılır. (4)

Allah'ın gücünün benzersizliği ve herşeyi hakimiyeti altında tuttuğu ayetlerde şöyle haber verilir:

Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. O'nun nasıl bir çocuğu olabilir? O'nun bir eşi (zevcesi) yoktur. O, herşeyi yaratmıştır. O, herşeyi bilendir. ([FONT=&quot]Enam Suresi, 101)
[/FONT]
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" De ki: "Allah'tır." De ki: "Öyleyse, O'nu bırakıp kendilerine bile yarar da, zarar da sağlamaya güç yetiremeyen birtakım veliler mi (tanrılar) edindiniz?" De ki: "Hiç görmeyen (a'ma) ile gören (basiret sahibi) eşit olabilir mi? Veya karanlıklarla nur eşit olabilir mi?" Yoksa Allah'a, O'nun yaratması gibi yaratan ortaklar buldular da, bu yaratma, kendilerince birbirine mi benzeşti? De ki: "Allah, herşeyin yaratıcısıdır ve O, tektir, kahredici olandır." ([FONT=&quot]Rad Suresi, 16)
[/FONT]
Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?" Dediler ki: "Herşeye nutku verip-konuşturan Allah, bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz." ([FONT=&quot]Fussilet Suresi, 21 )
[/FONT]

"Yâ Hâlik" Bir kimse bu ismi gece okusa Hak sübhanehu ve teala hazretleri bir melek yaratır. bu melek de kıyamet gününe kadar ibadet eder ve sevabı o kimsenin olur. (8)Çocuğu olmayan bir kadın, yedi gün oruç tutup iftar vaktinde "Yâ Musavvir, Ya Bari, Ya Hâlik" isimlerini su üzerine 21 kere okuyup üfürse ve o sudan iftar eylese Cenab-ı hak bu isimlerin hürmetine makbul bir çocuk ihsan eder." (2)
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Allah'ın İsimLerinden Bari İsminin Anlamı Bâri

[FONT=&quot]Bâri :
[FONT=&quot]Her şeyi düzenli bir şekilde yaratan

[/FONT]
[/FONT] Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Allah ki, Yaratan'dır, kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.
" ([FONT=&quot]Haşr, 24 [/FONT])


Bâri'dir. Yani öyle temiz yaratıcı ki yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizam üzere seçip düzenleyerek ve tamamlayarak birbirinden farklı özelliklerle yaratır. (3)



Cenab-ı Hak ne yaratmışsa düzenli bir şekilde yaratmıştır. Dikkat edilecek olursa yaratılan her eşya ve insanın diğer mahluklarlarla bir ilgi ve bir bağlantısı bulunuyor. (5)


Kulun bu isimde hiç bir rolü yoktur. Kullara bu isim verilmez ve onlara yaratıcı denilmez ancak çok uzak bir ihtimalle mecazi anlamda denilebilir. Çünkü yaratmak ve icad etmek, ilmin gerektirdiği şekilde gücü kullanmaktır. Allah, kula ilim ve kudret vermiştir. İnsan çalışması sayesinde, bazı şeyleri icad edebilecek dereceye yükselirse, o şeylerin mucidi sayılır. (6)





Bu ismi bilmenin faydaları nelerdir?

Allah'ın yaratıcı olduğunu kabul etmek, O'nun aynı zamanda Bâri olduğunu da kabul etmektir. Allah'ın yaratıcı ve Bâri olduğunu kabul eden, kendisinini daima bir halden bir hale geçtiğini ve sonuçta bu varlığının mutlaka son bulacağına inanır. Bu inanç ona, Allah'a tam bir teslimiyetle teslim olmasını sağlar. Olayların gerçek yaratıcısının Allah olduğunu bilen kimse, meydana gelen olaylardan derinden etkilenmez, kalbini derin üzüntüler sarmaz, sırlarının bilinmesinden korkmaz. O'nun yasaklarından şiddetle kaçınır ve daima O'na sığınarak korunur.
Bu ismi bilen, her şeyin Allah elinde olduğunu ve O'nun emriyle gerçekleştiini bilir. O'ndan başka yaratıcının olmadığını anlar. O'nun bütün emir ve yasaklarını samimiyetle uygular. (4)




Çocuğu olmayan bir kadın, yedi gün oruç tutup iftar vaktinde " Musavvir, Ya Bari, Ya Hâlik" isimlerini su üzerine 21 kere okuyup üfürse ve o sudan iftar eylese Cenab-ı hak bu isimlerin hürmetine makbul bir çocuk ihsan eder." (1)
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Allah'ın İsimLerinden Musavvir İsminin Anlamı
Musavvir

Musavvir : Tasvir eden, herşeye şekil ve suret veren

Al-Musawwir : The Shaper of Beauty who designs all things, giving each its particular form and character.


Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Allah ki, Yaratan'dır, kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." ([FONT=&quot]Haşr, 24[/FONT])


Dünya üstünde yüz binlerce farklı türde canlı yaşar. Bu türlerin hepsi birbirlerinden tamamen farklı görünüşlere ve olağanüstü özelliklere sahiptir.

Mesela bir kelebeğin kanatlarındaki kusursuz simetriyi ele alalım. Her bir kanadın üstü türlü şekiller ve etkileyici renklerle bezenmiştir. Bu şekiller ve renkler ne kadar karışık olurlarsa olsunlar, kanatlardaki benzersiz simetri asla bozulmaz. Öyle ki bütün kelebekler, bir ressamın fırçasından çıkmış gibi, göz zevkine hitap eden bir güzellik oluştururlar. Bu güzellikte tecelli eden aklın bir kaynağı olduğu açıktır. Zira basitçe çizilmiş bir resmin dahi bir ressamı vardır ve resmin kendi başına ortaya çıkması mümkün değildir. O halde kimse, böylesine kusursuz yaratılmış ve bir sanat eseri kadar estetik olan böyle bir canlı için tesadüfen var olmuş diyemez. Bunların tümünü yaratan, tasarlayan, meydana getiren, bütün kainatın Rabbi olan Allah'tır.

İnsanı yaratan, bedeninin dışındaki ve içindeki tüm sistemleri son derece mükemmel bir şekilde tasarlayan Allah, bu kompleks yapıdaki her noktada üstün yaratmasını ve izzetini göstermektedir. Örneğin insan bedeninin çatısını oluşturan iskelet başlıbaşına bir mühendislik harikasıdır. Vücudun yapısal destek sistemidir ve beyin, kalp, akciğer gibi hayati organların korunmasını sağlar, iç organlara destek olur. İnsan vücuduna, hiçbir yapay makina tarafından taklit edilemeyen üstün bir hareket kabiliyeti verir. Dahası kemik dokusu çoğu kimsenin zannettiği gibi cansız değildir. Vücudun ihtiyacına göre kalsiyum, fosfat vb. mineralleri depo eder veya daha önceden depo ettiklerini vücuda verir. Bütün bunların yanı sıra kırmızı kan hücrelerinin üretimi de kemikler tarafından yapılır. Ve bu bahsedilen çok fonksiyonlu sistem, insan bedenindeki onlarca mükemmel sistemden yalnızca bir tanesidir.
İşte bunların hepsini eşsiz bir dizayn ile yaratmış olan ve hala yaratmaya devam eden Allah kudretinin tecellilerini bizlere sürekli göstermektedir. (2)



[FONT=&quot]Musavvir, bir şeyi dilediği zaman ona sadece: "ol" der, o da istediği şekil ve biçimde oluverir. "Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
[/FONT]

[FONT=&quot]"Dilediği bir surette seni tertip etti." ([FONT=&quot]Infitar, 8[/FONT][FONT=&quot])
[/FONT]
[/FONT]

[FONT=&quot]Bu yüzden musavvir, yaratmak istediğini istediği şekil ve biçim üzere yaratandır.
[/FONT]

[FONT=&quot]Musavvir, organları birbiriyle uyumlu halde yaratan ve onlara dilediği biçimi veren anlamına da gelir. Allah, insanı en güzel bir şekilde yarattığını bize şöyle haber verir:
[/FONT]

[FONT=&quot]"Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık." ([FONT=&quot]Tin, 4[/FONT][FONT=&quot])[/FONT][/FONT]
Çocuğu olmayan bir kadın, yedi gün oruç tutup iftar vaktinde "Yâ Musavvir, Ya Bari, Ya Hâlik" isimlerini su üzerine 21 kere okuyup üfürse ve o sudan iftar eylese Cenab-ı hak bu isimlerin hürmetine makbul bir çocuk ihsan eder." (1)
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Allah'ın İsimLerinden Gaffar İsminin Anlamı Gaffar

Gaffar : Günahları tekrar tekrar, çokça bağışlayan

Al-Gaffar : The Forgiving who is always ready to forgive.

[FONT=&quot]Cenab-ı Hak buyuruyor:[/FONT]
[FONT=&quot]"Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir." ([FONT=&quot]Hacc, 60[/FONT][FONT=&quot])[/FONT][/FONT]
[FONT=&quot]"Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup sonra da doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım." ([FONT=&quot]Taha, 82[/FONT][FONT=&quot])[/FONT][/FONT]
[FONT=&quot]"De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir." " ([FONT=&quot]Zümer, 53[/FONT][FONT=&quot])[/FONT][/FONT]
[FONT=&quot]Günahları çok örten, mağfireti çok olan, kullarının günahlarını pek çok bağışlayan. [/FONT] [FONT=&quot]Gaffar, kulların günahlarını örtmede mübalağa edendir. Öyle ki, bu günahları ne dünyada ne de ahirette ortaya çıkarmaz.[/FONT]

[FONT=&quot]Mümin, tövbe ve mağfiret ile ilgili olarak daima korku ile ümid arasında bulunmalıdır. [/FONT]​
[FONT=&quot]Müslüman, ne kadar ibadet ederse etsin, Allah'ın azabından güven içersinde olamaz; ne kadar günahkar olursa olsun Allah'ın mağfiretinden ve bağışlamasından ümidini kesemez. Bundan dolayıdırki; vitir namazının son rekatında okunması vacib olan kunut duaları sonunda "Ya Rabb; rahmetini umar, azabından korkarız" diye dua edilmektedir.[/FONT]
[FONT=&quot]"Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin." ([FONT=&quot]Zümer, 53[/FONT][FONT=&quot]) Bu âyetin, Kur'ân'da en ümitli âyet olduğu söylenir. Bununla beraber dikkat edilmesi gerekir ki, bu ümit, günaha teşvik için değil, en günahkar kimseleri bile bir an önce tevbe edip Allah'a yönelmeye teşvik için olduğu hemen peşinden gelen iki âyetten açıkça anlaşılmaktadır. (1) [/FONT][/FONT]
[FONT=&quot]Yüce Allah, bu dünyada güzellikleri ortaya çıkaran, çirkinlikleri ve günahları örten, ahirette ise bu çirkinlikleri cezalandırmaktan vazgeçip onları bağışlayandır. [/FONT]
[FONT=&quot]Hz.Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v) Rabbinden naklen buyururlar ki: [/FONT]
[FONT=&quot]"Bir kul günah işledi ve:
[/FONT]
[FONT=&quot]"Ya Rabbi günahımı affet!" dedi.
[/FONT]
[FONT=&quot]Hak Teâla da:
[/FONT]
[FONT=&quot]"Kulum bir günah işledi; arkadan bildi ki günahları affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır.[/FONT]
[FONT=&quot]"Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve:
[/FONT]
[FONT=&quot]"Ey Rabbim günahımı affet!" der.
[/FONT]
[FONT=&quot]Alllah Teâla Hazretleri de:
[/FONT]
[FONT=&quot]"Kulum bir günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır.[/FONT]
[FONT=&quot]"Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve:
[/FONT]
[FONT=&quot]"Ey Rabbim beni affeyle!" der.
[/FONT]
[FONT=&quot]Allah Teâla da:
[/FONT]
[FONT=&quot]"Kulum günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle muâhaze eden bir Rabbi olduğunu bildi. Dilediğini yap, ben seni affettim!" buyurdu." (2)[/FONT]
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Allah'ın İsimLerinden Allah İsminin Anlamı Allah : O'nun zat ve özel ismidir. Diğer isimler fiilleri, sıfatları ve tecellileri ile ilgilidir.


Cenab-ı Hak buyuruyor:



"İsimlerin en güzeli Allah'ındır. Öyleyse O'na bunlarla dua edin." (Araf,180)



Kur'an'daki Esma'ül Hüsna'dan ilk inen isimdir. Çünkü ilk inen ayet besmeledir. Allah'ın doksan dokuz isminin en büyüğüdür.


Hz. Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor:


Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Kim ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki sever."


Esmâ'ül Hüsna'nın bütün anlamını içinde toplar. Yüce Yaratıcı'nın diğer bütün isimlerini kapsar. Bu yüzden el-Esmau'l-hüsna olarak bilinen bütün isim ve sıfatlar bu ada yandırılır. Bu nedenle "Rahman, Rahim, Aziz, Gaffar, Kahir Allah'ın adlarındandır deriz. " Ama Allah, Rahman'ın adlarındandır" demeyiz. (
Allah isimi Kur'an'da 2697 yerde geçmektedir.

Allah'ın güzel isimleri vardır. En güzel isimler O'nundur. Gerçi Allah zatında birdir ve zatının ismi Allah'dır. Fakat sayı olan bir gibi eşi ve benzeri bulunabilecek şekilde bir birlikle değil, eşi ve benzeri bulunmayan üstün bir birlikle birdir. Zatında yalnızca vahid değil, birdir: İlâhî hitapta yer alan "Biz, şehadet ettik, yarattık." gibi çoğul kiplerindeki azamet ve ihtişam, işte ilâhî sıfat ve isimlerin bir araya gelmesinden doğan azamet ve yüceliği dile getirir ki, Allah yüce ismi, bütün bu sıfat ve isimlerin hepsini içine alan bir yüce isimdir. Allah ismi, Allah'ın kendisi gibi, eşi ve benzeri olmayan bir isimdir. Sıfat ve isimlerin çokluğu, zatın çokluğunu gerektirmeyeceğinden o isim ve sıfatların her biri Allah'ın eşsiz özelliklerinden birine delalet eder. Âdem'e öğretilen de isimlerin en güzelleridir.En güzel isimler Allah'a mahsustur. Öyleyse ey müminler, O'na o isimlerle dua ediniz, O'nu onlarla çağırınız veya O'nu bu güzel isimlerle adlandırıp anınız. Ve O'nun isimlerinde yamukluk edenleri terk ediniz.
.

Tenbih : Kul,Allah'a bütün kalbiyle bağlanmalıdır. Gözü O'ndan başkasını görmemeli, O'ndan başkasına iltifat eylememeli, O'ndan başka hiç kimseden bir dilekte bulunmamalı, O'ndan başkasından korkmamalıdır.

İhlasla "Yâ Allah" diye bir müslüman bu isme devam etse, duası kabul olunur. Şeytanın şerrinden emin olur. Mutluluğa erişir. Duası kabul olur. Rızkı genişler ve Allah'ın izniyle şifa bulur.
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Allah'ın İsimLerinden Rahman İsminin Anlamı Rahman

Rahman : Esirgeyen, bütün canlılara nimet veren

Cenab-ı Hak buyuruyor:

Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizden sor: Biz, Rahmanın dışında tapılacak birtakım ilahlar kıldıkmı?" (Zuhruf, 45)



Bu sıfat dünyada hem müminlere ve hem de kafirlere şamildir. Çünkü Allah dünyada mümine ve kafire rızık veriyor, hiç birisini ayırt etmiyor.

Rızıkları, ihtiyaçları ve her türlü iyilikleri ihsan husunda rahmetini mahlukatından hiç esirgemeyen anlamında olan Rahman, Rahim isminden daha geniş kapsamlı bir mana ifade eder.

Rahmân, Yüce Allah'ın hem ismi hem de sıfatıdır. Bu isim, Allah lafzına bağlı olarak zikredildiğinde sıfat anlamındadır. Ancak Kur'an'da bu şekilde değil, özel isim olarak kullanılmıştır. Bu isim sadece Allah'a has özel isimlerden olduğu için daha çok bir isme bağlı olarak değil; yalnız zikredilmesi hoş karşılanmıştır. Rahman'ın bu şekilde kullanılması O'nun Rahman sıfatına ters gelmez. Çünkü Allah ismi de uluhiyet sıfatına delalet ettiği halde hiç bir zaman başka sına ait bir sıfat olarak zikredilmemiştir.

Kur'an'ın ilk ayeti olan Besmeledeki Rahman ve Rahim sıfatları arasındaki fark, Allah teala, Dünyanın Rahmanı ve Ahiretin Rahimidir cümlesinde veciz bir şekilde dile getirilmektedir. Rahman vasfı gereği Cenab-ı Hakk, dünyada bütün canlılara, mümin-kafir ayırımı yapmaksızın bütün insanlara, şefkat ve merhametle davranmayı kendi nefsine farz kılmıştır.

Yüce Allah bir kudsi hadiste şöyle buyurur: "Rahmetim gadabımı geçmiştir."

Tenbih : Kul, önce Allah'ın gafil kullarına merhamet edip onları olanca güçleriyle onları Allah yoluna vaaz ve nasihat etmek suretiyle çevirmeye çalışmalıdırlar. Bu konuda şiddet yolundan ziyade yumuşaklık ve şefkat yollarını tercih etmelidir. Asilere de merhamet gözü ile bakmalı, eziyet ve zulüm nazarı ile bakmamalıdır.

Müminin başlıca gayesi, insanlardan ortaya çıkan her Masiyet sanki kendi nefsinden ortaya çıkıyormuş gibi, o masiyeti onlardan bertaraf etmeye olanca gücüyle çalışmalı ve bu suretle onları Allah'ın gazabına uğramaktan kurtarmak olmalıdır.


İhlasla "Yâ Rahman" diye bir müslüman bu isme devam etse, kalbi yumuşar, zalimlerden emin olur, maddi ve manevi nimetlere nâil olur.
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Allah'ın İsimLerinden Rahim İsminin Anlamı
Rahim

Rahim : Bağışlayıcı ve merhamet edici

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Rahmân'dır ve Rahim'dir" ([FONT=&quot]Fatiha, 3
)
[/FONT]

"O, öyle Allah'tır ki, O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır." ([FONT=&quot]Haşr, 22)
[/FONT]

Cennette bize cemalini Rahim sıfatının tecellisi ile gösterecektir. Bu muazzam isminden ve onun tecellisinden iman etmeyen ve imandan mahrum olarak bu dünyadan göçenler istifa edemiyeceklerdir. Besmelede ve Fatiha'da her zaman bu isimler sayesinde Cenab-ı Hak'tan rahmet ve merhamet istemekteyiz.


Kur'an-ı Kerim'in 115 ayetinde büyük çoğunluğu çok bağışlayıcı anlamına gelen "gafur" sıfatı ile birlikte olmak üzere "rahim" sıfatı kullanılmıştır. Bu da Cenab-ı Hakk'ın ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu gösterir. Dört ayettede "erhamü'r-rahimin (merhametlilerin en merhametlisi)" tamlaması kullanılmıştır.

Tenbih : Kul gücü yettiği kadar muhtaç durumda olan kimselerin ihtiyacını karşılamalı, yanında ve memleketinde ihtiyacını karşılamadığı hiç bir fakir bırakmamalı. Muhtaçların ihtiyaçlarını ya para ile ya da nüfuzu ile veyahut hayra delâlet etmekle, daha olmazsa zengin ve söz sahibi olan kişilere başvurmak suretiyle karşılamalıdır. Bu saydıklarımızdan aciz olursa, o zaman ona hayırlı dualar yapmak suretiyle onun hüzün ve kederini paylaşmalıdır.


Her kimse bu ismi "Yâ Râhim" her farz namazdan sonra yüz kere okursa gaflet ve unutkanlıktan, gönül pekliğinden emin olur. Yine demişlerki, bir kimse sabah namazından sonra Rahim ismini yüz kere okursa bütün yaratılanlar o kimseye merhamet eder.
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Allah'ın İsimLerinden Melik İsminin Anlamı
Melik

Melik : Herşeyin hakimi, bütün kâinatın hükümdarı.


Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Hak melik olan Allah pek Yücedir, O'ndan başka İlah yoktur; Kerim olan Arş'ın Rabbidir." (Mü'minûn, 116)

Melik ismi, gerçek anlamda her yönüyle yalnız Allah içindir. Bu sıfat, Allah'ın diğer bütün kemâl sıfatlarının var olmasını zorunlu kılar.

Melik ya da malik olma, malik olunan şey üzerinde istenildiği biçimde tasarrufta bulunmayı gerektirir.

Bütün kainat Allah'ın mülküdür ve Allah mülkünde dilediği gibi tasarruf sahibidir.

İnsan yeryüzünde halife olduğu için, kendisine yeryüzü mülkü üzerinde izafi bir meliklik yetkisi tanınmıştır.

Herkesin belli bir tasarruf sahası vardır. Fakat bu tasarruf, hiç bir zaman mutlak değil, sınırlı ve Allah'ın tanıdığı alanda sadece bir emanettir.

Allah Teâlâ için insanların meliki denirken, O'nun insanlar üzerinde mutlak tasarruf sahibi olduğu anlatılmak istenir. Fakat şirk koşan insanlar, Allah'ın melikliğini yeryüzünde ve dolayısıyla insanlar üzerinde tasarruf sahibi olmak ve yeryüzündeki servetleri, yani mülkü diledikleri gibi kullanmak için gasbetmeğe çalışırlar.

Tenbih : Kulun mutlak melik olması hiç düşünelemez. Çünkü onun her şeyden Müstağni olduğu söylenemez. Allah'tan başkasına ihtiyacı olmasa bile, mutlaka daima Allah'a muhtaçtır.

Kullardan gerçek Melik o kişidir ki; Allah'tan başka kimsesi olmaz. Allah'tan gayri her şeyden alakasını keser, bununla beraber asker ve halkının kendisine itaat ettiği boyun eğdiği ülkeye sahip olur. Nasıl mı? Şöyle: Çünkü onun öz ülkesi kalbi ve kalıbıdır. Askerleri ise, gazabı, şehveti, hava hevesidir. Halkı ise: dili, gözleri elleri ve sair azalarıdır. O, bütün bunlara hakim olup da kendisine boyun eğdirirse, işte kendi iç dünyasında sultanlık derecesine yükselmiş demektir. Bir de buna insanlara karşı olan ihtiyaçsızlığı hususu da eklenirse işte yeryüzünün sultanı olmuş demektir.


"Yâ Mâlik" Bir kimse sabah namazından sonra bunu okumaya devam ederse o kimse dünyalık ve ahiretlik olarak riyasetten emin olur. Halkın gözünde hürmetli ve heybetli olur.

Hz.Hızır aleyhisselamdan nakledildiğine göre bir kimse bir hastanın hatırını sormaya gittiğinde şifa niyetine


112 kere "Allahümme ente'l-melikü'l-hakku'llezi lâ ilâhe illâ ente yâ Allah ve Selâmü ya Kâfi"

3 kere de "Yâ Şifae'l Kulûb" dese o hastanın hastalığı Allah'ın izniyle sıhhate dönüşür. (4)
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Kur’an’da, Evvel ve Ahir, Zâhir ve Bâtın isimleri niçin birlikte kullanılmıştır ?

Evvel ismi Allah’ın ezeli olduğunu, varlığı için bir başlangıç düşünülemeyeceğini, Âhir ismi ise Allah’ın zatı ve sıfatlarıyla baki olduğunu, yok olmaktan, fani olmaktan münezzeh oluğunu ifade eder. Zâhir ismi, Allah’ın varlığının şu âlemin varlığından daha açık ve seçik olduğunu, Bâtın ismi de Onun kutsi mahiyetini anlamaktan âciz olduğumuzu ders verir. Elmalılı Hamdi Efendi, şu veciz ifadesiyle bu gerçeği çok güzel dile getirir:

“O her şeyden sezilen Zâhir, hiçbir şeyle bilinmez Bâtın’dır.” (Hak Dini Kur’an Dili) Bu âlemde yaratılan her varlığın bir evveli vardır. Zira, her mahlûk hâdistir, yâni sonradan ihdas edilmiş, yaratılmıştır. Ve yine her varlığın bir âhiri vardır. Zira her mahlûk fânidir. Öyle ise, bütün evvel ve âhir âlemlerini birden nazara aldığımızda, şu âlemin bu iki ismin tecellileriyle âdeta kaynaştığını görürüz.

Zâhir ve Bâtın isimleri de öyle. Nur külliyatından Asa-yı Musa’da bu dört ismin tecellileri harika bir şekilde izah edilir. Bütün çekirdeklerin Evvel ismine, bütün meyvelerin Âhir ismine, bitkilerin elbise hükmündeki bedenlerinin Zâhir ismine, birer fabrika mahiyetindeki iç âlemlerinin ise Bâtın ismine âyine oldukları ders verilir. Bu güzel misali yaygınlaştırabilir ve tefekkürümüzü genişletebiliriz. O zaman görürüz ki, mahlûkatta bu dört isim birlikte tecelli ediyorlar.

Her insan güneş sisteminin bâtınında, yer küresinin zâhirinde, dedesinden âhir, torunundan evveldir. Kâinat da bizim gibi. O da Nur-ı Muhammed (asv)’in âhirinde, arşın bâtınında, ahiretin evvelindedir.

Evvel, Âhir, Zâhir ve Bâtın olan Allah, bâtınlarda nice varlıkları bâtınlarıyla birlikte yaratıyor ve daha sonra onları zâhire çıkarıyor. Hepimizi nutfe denilen bir evvel üzerinde inşâ etti. Bu ameliye annemizin batınında icrâ edildi. Ve bizim batınımızda kalp, ciğer, damar, sinir gibi nice organlar ve sistemler yerleştirdi. Sonunda o bâtından bu dünyanın zâhirine çıkardı. O anda kendimizi kâinatın bâtınında bulduk.

Bu dört ismin harika bir tecellisi de ruhumuzda mevcut. Ruh evveldir; zira o var iken beden yoktu. Âhirdir; beden çürüyüp gitse de o varlığını devam ettirir. Zâhirdir; onun varlığı bedenin varlığından daha açıktır; bedendeki her faaliyet onun varlığından haber verir. Bâtındır, akıl onun mahiyetini bilmekten aciz kalır.
 

anka5307

Mesaj Onayı Bekleyen
Katılım
26 Ağustos 2011
Mesajlar
6
Puanları
1
Yaş
29
Tepkime puanı
0
arkadaşlar kusura bakmayın videoyu ekliyemedim bnede linkini ekledim

videoya git
 

Aprendiz

Gümüş Üye
Katılım
27 Ağustos 2012
Mesajlar
5,884
Puanları
38
Yaş
34
Tepkime puanı
2
Cenab-ı Hak insanı güzel isimlerine ayna yapmıştır Bize düşen görev o aynayı Hakk'ın yolunda silmek pak etmektir Çünkü ayna kirli ise karşısındaki en güzel sureti bile puslu gösterir elbisse.jpg


Acaba hiç düşündük mü evlilik hayatımızda O'nun (cc) hangi ismine ayna oluyoruz?

Evet eşinizi sevin hem de çok sevin ki "Vedud" ismi tecelli etsin üzerinizde

Onun acılarını yüreğinizde hissedin dertlerini dert bilin Ne kadar şefkatli ve merhametli olursanız Cenab-ı Hakk'ın "Rahman" ve "Rahim" isimlerine o kadar çok ayna olursunuz

Eşiniz hoşunuza gitmeyen bir davranışta bulunduğunda günlerce ona karşı kin tutmayıp her fırsatta yüzüne vurmayarak affedin ki "Gaffar" ve "Gafur" ismi


İşlediği kusur ve hatalarını başkalarına şikâyet ederek anlatmak yerine örtün ki "Settar" ismi

Gücünüz nispetinde cömert davranıp paraları bankada tutup eşinizi tek kuruşa hasret bırakmayın ki "Cevvad" ismi

Eşinizin hak ve hukukunu koruyup gözetin ki "Müheymin" ismi ayna olsun

Fedakâr olun Bununsa karşılığını eşinizden ziyade 'tan bekleyin Ona lütuflarda bulunun ki "Latif" ve "Vehhab" ismi

Onun mutlu olmasına engel olmak yerine mutluluk yollarını açın ki "Fettah" ismi ayna olsun

Kulağınızı şikâyetlerine tıkamayın "Bana ne o senin problemin" diyerek sıkıntılarından kaçmayın Sözlerini işitin şikâyetlerini duyun isteklerini yerine getirin ki "Semi" ismi

Çaresizliğini görmemezlikten gelmeyin Sevinçlerini kederlerini ve ihtiyaçlarını görün ki "Basir" ismi

"Benim sıkıntım benim başımdan aşıyor Bir de senin sıkıntılarınla mı uğraşayım?" demeyip onun sıkıntılarından haberdar olun ki "Habir" ismi

Olumsuz bir davranışı karşısında hemen "Sen zaten hep böyle yanlış yaparsın" diyerek yargılamakta acele etmeyin yumuşak davnanın ki "Halim" ismi

İstemeden hep verici olun ki "Kerim" ismi

Sorularını cevaplayın ihtiyaçlarını yerine getirin ki "Mucib" ismi

Yapamadığı ve size başvurduğu işlerini yapın ki "Vekil" ismi ayna olsun

İşten gelir gelmez TV'nin karşısına geçip oturmayın Kafanızı gazeteye gömmeyin Eşinizle candan dost ve arkadaş olun ki "Veliyy" ve "Enis" ismi

Eşinizin bir gömleğinizi ütülemesinden sevdiğiniz bir yemeği yapmasına kadar "Aman canım bu senin görevin Zaten yapmak zorundasın" demek yerine yaptığı iyilikleri takdir edip teşekkür edin ki "Hamid" ismi ayna olsun
 

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
9
Rab isminin manası

Rab, “bir şeyi safhalar hâlinde kemâle erdiren”, “karşılık beklemeden terbiye eden, besleyen, büyüten,” demektir.

Terbiye, bir şeyin, bir ilk noktadan itibaren, kademeli olarak kemâle erdirilmesi ve son noktaya ulaştırılması demektir. Bütün âlemler için bu ilk nokta Nur-u Muhammedîdir.

Âlemlerin terbiyesi denilince hatırımıza, öncelikle, sema âlemi, arz âlemi, hava âlemi, su, toprak, ziya âlemleri gelir. Bütün varlık alemleri bir ilk noktadan itibaren ayrı terbiyelerden geçmişler ve sonunda tümü bir tek şey olmuşlardır: Kâinat.

Bu haşmetli terbiyeyi, Rabb’ün-nas isminin tecelli ettiği insan terbiyesinde daha net olarak seyredebiliriz. insanın da ilk hareket noktası, rahim menziline atılan bir tohumdur. Bu tohumun safhalar hâlinde terbiyesiyle, göz, kulak, el, ayak, ağız, mide, kalp, ciğer, beyin gibi birbirinden çok farklı organlar yaratılmıştır. Büyük âlemde, güneşin, havanın, suyun,.., terbiyeleri birbirinden farklı olduğu gibi, bu küçük âlemde de, meselâ, ciğerle midenin terbiyeleri birbirinden ayrıdır. Bu farklı terbiyelerle, bir tek varlık ortaya konulmuştur: insan

Kainattaki herbir sistem, arş, kürsi, levh-i mahfuz, alem-i misal farklı terbiyelerden geçtikleri gibi, yer yüzündeki her hayvan ve bir bitki türü de ayrı terbiyelerden geçerek mevcut hallerini almışlardır. Yine, her bir elementin, her bir ışının terbiyesi de diğerinden farklıdır.

Göremediğimiz melekler aleminde de Rab isminin tecellileri farklılık göstermektedir. Cebrail (as) ile Azrail (as) nin yine farklı terbiyelerden geçmiş olacakları açıktır. Nur Külliyatında bir yağmur damlasına müekkel olan meleğin Arşa müekkel melek cinsinden olamayacağı nazara verilmekle melekler alemindeki terbiye fiillerinin her cins melek için başka olacağına dikkat çekilmektedir.
 

Şuanda Bu Konuyu Görüntüleyenler (Kayıtlı: 0, Misafir: 1)

Üst