sohbet odaları

Suskunlar Meclisi

aRMiNa

Elmas Üye
Katılım
10 Nisan 2011
Mesajlar
43,151
Puanları
38
Yaş
39
Tepkime puanı
10
Bir zamanlar bilginler ve şairler, 'suskunlar meclisi' adıyla bir topluluk oluşturmuşlardı.

Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu artırmıyorlardı.

Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, az yazmak ve çok az konuşmaktı.

O zamanlar meşhur şair ve bilgin Molla Camî, bu meclisin aşkındaydı.

Günün birinde suskunlar meclisinin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için bilginlerin bulunduğu köşke geldi.

Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan suskunlar meclisine gönderdi.

Meclis üyeleri bu teklifi görünce biraz üzüldüler.

Molla Camî oraya layık bir bilgindi, ama ölen üyenin yerine başka birini almışlardı.

Yeni bir üye için yer yoktu.

Meclisin başkanı, bir bardağı tamamen suyla doldurduktan sonra Molla Camî'ye gönderdi.

Zeki bilgin durumu kavramıştı.

Bir damla daha olsa bardak taşacaktı.

Bunun üzerine o da hemen oracıktaki bir gül dalından küçük bir yaprak koparıp, nazikçe suyun üstüne koyuverdi.

Bardak taşmamıştı. Bunu içeri gönderdi.

Meclistekiler bu kibar cevabın mânasını anlamışlardı:

Zarif insanların yeri başkaydı.

Üyeler, bu değerli bilgini de aralarına almaya karar verdiler.

Başkan listeye Molla Camî'nin adını ekledi.

Otuz sayısının sonuna bir sıfır koyarak, 300 yazdı.

Bununla Molla Camî sayesinde, meclisin değerinin on misli arttığını belirtiyordu.

Listenin son şekli Molla Camî'ye gelince, meseleyi anladı.

Ancak sayının büyük gösterilmesinden hoşlanmadı.

Sağdaki bir sıfırı silerek, otuz sayısının soluna koydu. Yani 030 yazdı.

Alçak gönüllü Molla Camî, böylece kendisini solda sıfır sayıyor, bardağı taşırmadığı gibi, o meclisin yapısını da etkilemeyeceğini söylemek istiyordu.

Diğer üyeler bunu görünce, saygı ve hayranlıkları bir kat daha artmış olarak suskunlar meclisinin yeni üyesini ---sessizce---selâmladılar

alıntıdır
 

Şuanda Bu Konuyu Görüntüleyenler (Kayıtlı: 0, Misafir: 3)

Üst