sohbet odaları

Üç Yerde Kimse Kimseyi Hatırlamaz

Sakaryalı

Hasbunallâhu ve ni'mel vekîl
Kayıtlı Üye
Katılım
11 Nisan 2015
Mesajlar
650
Puanları
16
Yaş
29
Tepkime puanı
0
Hz. Âişe radıyallâhü anhâ vâlidemiz anlatıyor:

(Bir gün) cehennemi hatırlayıp ağladım. Resûlüllah (s.a.v.):

*** Niye ağlıyorsun? diye sordu.

*** Cehennemi hatırladım da onun için ağladım! Siz, kıyâmet günü, âilenizi hatırlayacak mısınız? dedim. Buyurdu ki:


*** Üç yerde kimse kimseyi hatırlamaz:


1) Mîzan yanında; tartısı ağır mı geldi, hafif mi öğreninceye kadar.


2) Sahifelerin uçuştuğu zaman; kendi defteri nereye düşecek, öğreninceye kadar… Sağına mı, soluna mı; yoksa arkasına mı?


3) Sıratın yanında; cehennemin iki yakası ortasına kurulunca, bunu geçinceye kadar.
(Ebû Dâvud, Kitâbüs-Sünne, 4755)


Bilindiği gibi Mîzan, âhirete îmânın bir cüzüdür.
Ehl-i Sünnet vel-Cemat âlimleri, icmâ ile Mîzan haktır demişlerdir.
Hadis-i şeriflerle olduğu gibi, Kurânla da sabittir.


Âyet-i kerimede, Biz kıyâmet gününe mahsus adâlet terazileri koyacağız.
Artık hiçbir kimse hiçbir şeyle haksızlığa uğratılmayacaktır.
(O şey) bir hardal tanesi kadar bile olsa, onu getiririz (mizâna koyarız). Hesapçılar olarak da biz yeteriz. (S. Enbiyâ, 47) buyuruluyor.


Mîzan, kıyâmet günü kurulur. Kulların amellerinin yazılmış olduğu defterler Mîzanda tartılır.
Bu Mîzanın iki kefesi vardır; biri hasenâtın (iyiliklerin) tartılması için, diğeri de seyyiâtın (kötülüklerin)…
Hasan-ı Basrî (k.s.) hazretlerinden gelen bir rivâyete göre, Mîzanın bir de dili vardır
 

Mueddeb

Platin Üye
Katılım
19 Şubat 2014
Mesajlar
16,645
Puanları
63
Konum
Evden
Tepkime puanı
195
Bu dünyadan göçtüğümüzde kimse kimseyi hatırlamayacak bence, birbirini Allah için sevenler hariç.
 

Şuanda Bu Konuyu Görüntüleyenler (Kayıtlı: 0, Misafir: 2)

Üst