izmir escort escort izmir porno porno izle
IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara - Sayfa 4 - IRCForumları - IRC ve mIRC Yardım ve Destek Platformu
User Tag List

Like Tree83Beğeni

Standart Cevap: IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara #31
Üyelik Tarihi: 16 Nisan 2019
Mesajlar: 2.177
Aldığı Beğeni: 2983
Beğendikleri: 7292
08 Ekim 2019 , 21:09
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Alıntı: Arpes Nickli Üyeden Alıntı
Bu kişileri tedavi etmek gibi bir hayalin gerçek olacağını kabul edelim, ki siz dahi bunu savunurken böyle bir şeyin olma ihtimalinden bahsediyorsunuz. Bir kişiden bahsetmiyoruz burada, en iyimser haliyle varsayımda bulunursak, dünya genelinde senelik olarak bir milyon insanın tedaviye ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz. Bu tip bir tedavi kaynak gerektirir, işgücü gerektirir. Sağlık endüstrisi için bir rekabet alanı varlığını gerektirir. Bu rekabetin gerçekçi olmadığında herkes hemfikir olacaktır diye düşünüyorum, bu sebeple bu tedavinin tüm yükleniciliği devlete dolayısıyla kamu kaynaklarına kalacaktır. Tüm bu meşakkatli ve hayli pahalı süreç kimler için? Cani katiller ve tecavüzcüler için mi? Hizmet görmek için verdiğimiz vergilerin, bizleri öldüren bizlere tecavüz eden bizleri her türlü canice zulme reva gören insanlar için harcanmasını istemek bana aşırı sağlıksız görünüyor. İnsanlık her zaman için toplumsal fayda için hareket etmelidir. Toplumdaki "hatalı" yapıların korunması insanlık mefhumuna karşıdır. Çoğunluğun iyiliği her zaman için öncelikli olmalıdır. Katil ve tecavüzcülere vergilerimiz harcanacağına bu kaynaklar lösemi, kanser ve bilimum "tedaviyi hak eden" insana harcanmalıdır.
İdam cezası ile adalet sağlanmaz sadece intikam alınır ve tekrar söylüyorum; bu asla yeni işlenecek suçlar için caydırıcı bir önlem olmayacaktır. Ortada ciddi bir sorun var ve bunun kökenini tespit etmek gerekiyor. Sizler idam ile sadece öfkeli kalabalıkları teskin etmeyi amaçlıyor fakat geriden gelecek olası vakalara çözüm üretmeyi reddediyorsunuz. Sağlıksız olan bana kalırsa geçici çözümlerin arkasına saklanmak ve sadece günü kurtarmaya çalışmak olacaktır.

Pedofili gibi suçlarda, beyinde işlevsizlik ve bazı anormallikler tespit ediliyor fakat tedavisinin ne olabileceği konusunda uzmanlar net bir çözüme ulaşmış değiller. Henüz bulunamamış olması hiçbir zaman tedavisi olmayacağı anlamına gelmiyor. Siz böyle insanları nasıl tedavi edebileceğinizi araştırmak yerine idam etmeyi tercih ettiğiniz zaman, yeni olayların önüne nasıl geçmeyi planlıyorsunuz ki? Kendilerini kontrol edemeyen bu insanları tedavi etmenin bir yolu bulunamadığı sürece dünyadaki tüm çocuklar risk altında yaşamaya devam edecektir. İdam ile mi çocukları korumayı düşünüyorsunuz cidden? Suç işlendikten ve bu çocuklar o travmayı yaşadıktan veya hayatlarını kaybettikten sonra sizin kimi idam ettiğinizin ne önemi olabilir? İdam ile en fazla intikam alabilirsiniz fakat ne o çocuklara yaşadıkları acıyı unutturabilir ne de başka çocuklara bir benzerini yaşatmamayı başarabilirsiniz.

Seri katiller veya aşırı şiddet eğilimli insanları ölüm cezası ile korkutma şansınız yok çünkü empati bile kuramayacak bir beyin yapısına sahipler ve yaptıklarından zerre pişmanlık duymuyorlar. Bizler ya bu insanları normale çevirmenin formülünü bulmaya çalışacağız ya da yeni suçlar karşısında çaresiz kalmaya devam edeceğiz.

Normal bir insan için idam ürkütücü ve caydırıcı olabilir fakat beyni normal çalışmayan birisine idam cezası hiçbir anlam ifade etmeyecektir. İdam cezası uygulanan ülkelerdeki suç oranı, idam cezası uygulanmayan ülkelerden daha yüksek çıkıyor. İstatistiklerde ABD örneği de var ve idam bir çözüm ise bu nasıl mümkün olabiliyor peki?

Murder Rate of Death Penalty States Compared to Non-Death Penalty States





Lanet Bunu Beğendi.
__________________
İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur. Cahilliğin en büyük kanıtı budur.
Montesquieu

Konu Lefty tarafından (08 Ekim 2019 Saat 21:11 ) değiştirilmiştir.

Standart Cevap: IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara #32
Üyelik Tarihi: 09 Nisan 2017
Mesajlar: 1.100
Aldığı Beğeni: 330
Beğendikleri: 916
09 Ekim 2019 , 12:52
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Herkese merhaba,

Konuya nasıl bir giriş yapsam diye uzun uzun düşündüm, mavi grupta olsaydım da uzun uzun düşünecektim, değişen bir şey olmayacaktı. Konu önemli çünkü.

Öncelikle idam kelimesinin anlamından yola çıkalım, TDK tanımıyla idam; İnsan öldürme vb. bir suça karşılık verilen ve suçlunun ölümüyle sonuçlanan ceza, idam cezası, ölüm cezası (Arapça kökenli bir kelime).

Kelimenin tanımına baktığımızda, işlenen suça karşılık bir canın alınması, suç işleyenin yaşamının sonlandırılması anlamı çıkıyor. Oysa öldürmek suç; tanımlama "insan öldürme vb." şeklinde başlıyor yani birini öldürmek işlenebilecek en ağır suç. Ancak biz bu suça yine öldürerek karşılık veriyoruz, yani suçu önlemek isterken suç işliyoruz. Ama bu ceza görünümündeki suç devlet yaptırımıyla gerçekleştiği için yasal bir görünümde.

Meselenin insani boyutuna geleyim:

Amerika'da 1982 yılına dek idamlar elektrikli sandalye yöntemiyle uygulandı ancak bugün bu yöntem işkence olarak tanımlanıyor. Çünkü elektrik verildiği anda mahkumun saçları tutuşabiliyormuş, o nedenle gardiyanlar yanlarında yangın tüpleriyle dolaşıyorlarmış. Mahkumun gözleri yuvalarından fırlıyormuş vs... Bizim hayal dahi edemediğimiz görüntüleri mahkum bizzat yaşıyor. Bu hem yaşama hakkına tecavüz hem de tanımlandığı gibi tam bir işkence.

1982 yılı itibariyle şırıngayla idam yöntemi gelmiş Amerika'ya ancak bu idam yönteminde de büyük sıkıntılar var. Şırıngayla verilen ölümcül zehrin kalbi durdurması gerekirken, mahkum nefes alamadığı için boğularak ölüyor; zehir kasları felç ettiği için de ne çırpınabiliyor ne de sesini çıkartabiliyor. Fakat gelin görün ki ta 2005 yılına kadar şırıngayla idam yöntemi binden fazla mahkuma uygulanmış. Yani bu insanlar acı çekerek ölüyorlar.

Konu içerisinde diğer yöntemlere de değineceğim; kısaca benim görüşüm, insan ne kadar büyük bir suç işlemiş olursa olsun yaşam hakkı başka bir insan tarafından sonlandırılamaz. Sonlandırmak isteyenlerin de nefsini doyurmak adına işkencevari yöntemlerle bunu yaptıklarını görüyoruz, suça yaptırım uygulansın derken nefes alan bir insana acı vererek suçun daha büyüğü işleniyor. O nedenle idam kesinlikle en başta insani bir çözüm değildir.
Lefty Bunu Beğendi.
Standart Cevap: IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara #33
Üyelik Tarihi: 16 Nisan 2019
Mesajlar: 2.177
Aldığı Beğeni: 2983
Beğendikleri: 7292
09 Ekim 2019 , 14:09
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Münazarada amaç haklı olmaktan öte böyle önemli konuları her açıdan irdelemeye çalışmaktır ve tabii ki mavi gruptaki arkadaşlarımız için hiç de kolay olmadığının farkındayız.

İdam cezasının geri dönüşü olmayacağı ve geçmişte çok sayıda hatalı infaz yapıldığı da dikkatlerden kaçmamalıdır. Yıllarca hapishanede tutulup sonrasında suçsuz olduğu anlaşılan insanlara tazminat ödüyorlar fakat ödenen miktar ne olursa olsun, geçen o kadar yılın karşılığı olamaz. İdam cezasında maalesef böyle bir şans da yok. Yakınlarına ödense bile suçsuz bir insanın hayatına son vermenin bedeli olamaz.
Simeranya ve Psinoza bunu beğendi.
__________________
İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur. Cahilliğin en büyük kanıtı budur.
Montesquieu

Konu Lefty tarafından (09 Ekim 2019 Saat 14:12 ) değiştirilmiştir.
Standart Cevap: IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara #34
Üyelik Tarihi: 26 Mart 2019
Nereden: Adana
IRC Sunucusu: irc.kelebek.org
Web Adresi: www.kelebek.org
Mesajlar: 2.093
Aldığı Beğeni: 1088
Beğendikleri: 0
09 Ekim 2019 , 14:21
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
#EmineBulut davasında iddianamede;

“Emine Bulut öldürülmeden sadece 25 dakika önce can güvenliğim yok diyerek karakola sığındı. Ama işlem yapılmayarak geri gönderildi.” denildi.

Fail, cinayetten önce “gider paşalar gibi yatarım. Ne olacaksa olsun.” diyerek mesaj atmış.
İşte günlerdir anlatmak istediğim şey, paşalar gibi yatarım diyor. Yeme, içme, barınma, sosyal haklar, daha sonra açık cezaevi, af vs vs faydalanacak. Cezaevine giden bir çok kişiden bu sözü duyarız, paşalar gibi yatmak! Paşalar gibi ölürüm diyen duydunuz mu?
- Şimdi Emine Bulut davasını takip edin ve bir daha düşünün.

Hakim: annen babana hakaret etti mi?

Emine Bulut’un kızı: o kişi benim babam değil.

Bu adamın varlığı, nefes alıyor olması bu gencecik kızı hayat boyu tedirgin edecek, bu yüzden idam ile birlikte hem dünya bazı pisliklerden temizlenmiş olacak, hemde diğer buna benzer davranışlar planlayan insanların önünü kesecek.
Başak, AsiveMavi ve Psinoza bunu beğendi.
__________________
İnsan en acımasız hayvandır. Trajedilerde, boğa güreşlerinde ve haça germelerde şu güne kadar kendisini en iyi hisseden oydu ve kendisi için cehennemi icat ettiğinde, sıkı durun, bu aslında en iyi cennetiydi.
Friedrich Nietzsche
Standart Cevap: IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara #35
Üyelik Tarihi: 22 Eylül 2019
Mesajlar: 433
Aldığı Beğeni: 203
Beğendikleri: 235
09 Ekim 2019 , 14:50
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Alıntı: Simeranya Nickli Üyeden Alıntı
kısaca benim görüşüm, insan ne kadar büyük bir suç işlemiş olursa olsun yaşam hakkı başka bir insan tarafından sonlandırılamaz.

“Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın (öldürülür). Ancak her kimin cezası, kardeşi (öldürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkaniyete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir. Bu söylenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra haddi aşarsa muhakkak onun için elem verici bir azap vardır."

"Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız."(Bakara, 2/178-179)

Merhaba @Simeranya, malumunuz toplumumuzun çogunluğunun inanci islamdır. Şuana kadar islam kanunlarından bahsedilmedi ama toplumsal vicdana hitaben islam dininde "suç ve ceza" temelli "kısas" meselesini de gözönünde bulundurmak gerekir.Gerçi kısasın kendisi cezayı hakketmiş bir hayatı yok etmedir, ama aynı zamanda haksız yere hayatı yok etmeye karşı, hayatın en büyük müeyyidesidir. Kısas gibi caydırıcı bir hüküm, toplum ve kişi hayatının garantisidir aynı zamanda.
Simeranya Bunu Beğendi.
Standart Cevap: IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara #36
Üyelik Tarihi: 26 Mart 2019
Nereden: Adana
IRC Sunucusu: irc.kelebek.org
Web Adresi: www.kelebek.org
Mesajlar: 2.093
Aldığı Beğeni: 1088
Beğendikleri: 0
09 Ekim 2019 , 15:12
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Alıntı: Lefty Nickli Üyeden Alıntı
Münazarada amaç haklı olmaktan öte böyle önemli konuları her açıdan irdelemeye çalışmaktır ve tabii ki mavi gruptaki arkadaşlarımız için hiç de kolay olmadığının farkındayız.

İdam cezasının geri dönüşü olmayacağı ve geçmişte çok sayıda hatalı infaz yapıldığı da dikkatlerden kaçmamalıdır. Yıllarca hapishanede tutulup sonrasında suçsuz olduğu anlaşılan insanlara tazminat ödüyorlar fakat ödenen miktar ne olursa olsun, geçen o kadar yılın karşılığı olamaz. İdam cezasında maalesef böyle bir şans da yok. Yakınlarına ödense bile suçsuz bir insanın hayatına son vermenin bedeli olamaz.
Söylediklerin konusunda haklı olduğunu düşünüyorum, yalnız bununla ilgili daha önceki mesajımda belirttiğim gibi, eskiden verilen örnekler olabilir, haksız yere yaşamına son verilen insanlar oldu, bir çoğu da hukuksuz şekilde.
- Erdal Eren işlemediği bir suç yüzünden, yaşı da bir gecede büyütüldü ve asıldı, hala içimizde bir yara. (Buna benzer örnekler mevcut)
- İşte tam da bu türden hukuksuzluk olmaması için hem gelişen teknoloji den hemde güzelce uygulamak üzere hukuk, adalet, yargı gibi insanların geleceğini, yaşamını etkileyecek kararlar alan mekanizmaları yeniden düzenlemek gerek.
- Halk içinden seçilen "jüri" mantıklı bence.
- Kamu vicdanı
Bu gibi örnekler çoğaltılabilir, burada önemli olan yargılanan kişinin adil bir şekilde yargılanıyor olduğu, suçu ne olursa olsun.
Burada amaç insanları katletmek değil, caydırıcı olmak. Yaşamak çok güzel, bunu bütün canlılar ruhunda hisseder, bu yüzden ölüm korkusu farklı psikolojide davranmaya iter. Özellikle belirtmek isterim ki, bizim ülkemizde çok caydırıcı olacaktır.
__________________
İnsan en acımasız hayvandır. Trajedilerde, boğa güreşlerinde ve haça germelerde şu güne kadar kendisini en iyi hisseden oydu ve kendisi için cehennemi icat ettiğinde, sıkı durun, bu aslında en iyi cennetiydi.
Friedrich Nietzsche

Standart Cevap: IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara #37
Üyelik Tarihi: 16 Nisan 2019
Mesajlar: 2.177
Aldığı Beğeni: 2983
Beğendikleri: 7292
10 Ekim 2019 , 16:30
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Alıntı: Run Nickli Üyeden Alıntı
- Şimdi Emine Bulut davasını takip edin ve bir daha düşünün.
Hakim: annen babana hakaret etti mi?
Emine Bulut’un kızı: o kişi benim babam değil.
Bu adamın varlığı, nefes alıyor olması bu gencecik kızı hayat boyu tedirgin edecek, bu yüzden idam ile birlikte hem dünya bazı pisliklerden temizlenmiş olacak, hemde diğer buna benzer davranışlar planlayan insanların önünü kesecek.
Alıntı: Run Nickli Üyeden Alıntı
Söylediklerin konusunda haklı olduğunu düşünüyorum, yalnız bununla ilgili daha önceki mesajımda belirttiğim gibi, eskiden verilen örnekler olabilir, haksız yere yaşamına son verilen insanlar oldu, bir çoğu da hukuksuz şekilde.
- Erdal Eren işlemediği bir suç yüzünden, yaşı da bir gecede büyütüldü ve asıldı, hala içimizde bir yara. (Buna benzer örnekler mevcut)
- İşte tam da bu türden hukuksuzluk olmaması için hem gelişen teknoloji den hemde güzelce uygulamak üzere hukuk, adalet, yargı gibi insanların geleceğini, yaşamını etkileyecek kararlar alan mekanizmaları yeniden düzenlemek gerek.
- Halk içinden seçilen "jüri" mantıklı bence.
- Kamu vicdanı
Bu gibi örnekler çoğaltılabilir, burada önemli olan yargılanan kişinin adil bir şekilde yargılanıyor olduğu, suçu ne olursa olsun.
Burada amaç insanları katletmek değil, caydırıcı olmak. Yaşamak çok güzel, bunu bütün canlılar ruhunda hisseder, bu yüzden ölüm korkusu farklı psikolojide davranmaya iter. Özellikle belirtmek isterim ki, bizim ülkemizde çok caydırıcı olacaktır.
Önceki yorumumda eklediğim istatistikleri inceleme şansın olduysa idam cezasının suç oranını azaltmadığını hatta idam cezası olan ülke ve eyaletlerde bu oranın daha yüksek olduğunu görmüşsündür yani idam ile suç önlenemiyor maalesef...

Halk içinden seçilen jürinin tarafsız ve objektif olabileceğine ihtimal veriyor musun cidden? Sosyal medyada bile birbirini hiç tanımayan insanlar iki yoruma bakıp birbirini linç ederken, halk jürisi mü adaletli olacak?

Şiddet yanlılarının çoğu ölümden korkmaz ve şayet öyle olsaydı, idam cezası olan yerlerde daha az suç işlenirdi oysa tam tersi sonuçlarla karşı karşıyayız. Cinayet işledikten sonra kendini öldürenler var ve bu profildeki kişileri suç öncesi idamla mı korkutacağınızı sanıyorsunuz?
__________________
İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur. Cahilliğin en büyük kanıtı budur.
Montesquieu

Konu Lefty tarafından (10 Ekim 2019 Saat 16:34 ) değiştirilmiştir.
Standart Cevap: IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara #38
Üyelik Tarihi: 17 Mart 2014
Nereden: Ankara
Mesajlar: 2.183
Aldığı Beğeni: 104
Beğendikleri: 36
10 Ekim 2019 , 17:36
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Alıntı: Lefty Nickli Üyeden Alıntı
İdam cezası ile adalet sağlanmaz sadece intikam alınır ve tekrar söylüyorum; bu asla yeni işlenecek suçlar için caydırıcı bir önlem olmayacaktır. Ortada ciddi bir sorun var ve bunun kökenini tespit etmek gerekiyor. Sizler idam ile sadece öfkeli kalabalıkları teskin etmeyi amaçlıyor fakat geriden gelecek olası vakalara çözüm üretmeyi reddediyorsunuz. Sağlıksız olan bana kalırsa geçici çözümlerin arkasına saklanmak ve sadece günü kurtarmaya çalışmak olacaktır.

Pedofili gibi suçlarda, beyinde işlevsizlik ve bazı anormallikler tespit ediliyor fakat tedavisinin ne olabileceği konusunda uzmanlar net bir çözüme ulaşmış değiller. Henüz bulunamamış olması hiçbir zaman tedavisi olmayacağı anlamına gelmiyor. Siz böyle insanları nasıl tedavi edebileceğinizi araştırmak yerine idam etmeyi tercih ettiğiniz zaman, yeni olayların önüne nasıl geçmeyi planlıyorsunuz ki? Kendilerini kontrol edemeyen bu insanları tedavi etmenin bir yolu bulunamadığı sürece dünyadaki tüm çocuklar risk altında yaşamaya devam edecektir. İdam ile mi çocukları korumayı düşünüyorsunuz cidden? Suç işlendikten ve bu çocuklar o travmayı yaşadıktan veya hayatlarını kaybettikten sonra sizin kimi idam ettiğinizin ne önemi olabilir? İdam ile en fazla intikam alabilirsiniz fakat ne o çocuklara yaşadıkları acıyı unutturabilir ne de başka çocuklara bir benzerini yaşatmamayı başarabilirsiniz.

Seri katiller veya aşırı şiddet eğilimli insanları ölüm cezası ile korkutma şansınız yok çünkü empati bile kuramayacak bir beyin yapısına sahipler ve yaptıklarından zerre pişmanlık duymuyorlar. Bizler ya bu insanları normale çevirmenin formülünü bulmaya çalışacağız ya da yeni suçlar karşısında çaresiz kalmaya devam edeceğiz.

Normal bir insan için idam ürkütücü ve caydırıcı olabilir fakat beyni normal çalışmayan birisine idam cezası hiçbir anlam ifade etmeyecektir. İdam cezası uygulanan ülkelerdeki suç oranı, idam cezası uygulanmayan ülkelerden daha yüksek çıkıyor. İstatistiklerde ABD örneği de var ve idam bir çözüm ise bu nasıl mümkün olabiliyor peki?

Murder Rate of Death Penalty States Compared to Non-Death Penalty States





Alıntı: Simeranya Nickli Üyeden Alıntı
Herkese merhaba,

Konuya nasıl bir giriş yapsam diye uzun uzun düşündüm, mavi grupta olsaydım da uzun uzun düşünecektim, değişen bir şey olmayacaktı. Konu önemli çünkü.

Öncelikle idam kelimesinin anlamından yola çıkalım, TDK tanımıyla idam; İnsan öldürme vb. bir suça karşılık verilen ve suçlunun ölümüyle sonuçlanan ceza, idam cezası, ölüm cezası (Arapça kökenli bir kelime).

Kelimenin tanımına baktığımızda, işlenen suça karşılık bir canın alınması, suç işleyenin yaşamının sonlandırılması anlamı çıkıyor. Oysa öldürmek suç; tanımlama "insan öldürme vb." şeklinde başlıyor yani birini öldürmek işlenebilecek en ağır suç. Ancak biz bu suça yine öldürerek karşılık veriyoruz, yani suçu önlemek isterken suç işliyoruz. Ama bu ceza görünümündeki suç devlet yaptırımıyla gerçekleştiği için yasal bir görünümde.

Meselenin insani boyutuna geleyim:

Amerika'da 1982 yılına dek idamlar elektrikli sandalye yöntemiyle uygulandı ancak bugün bu yöntem işkence olarak tanımlanıyor. Çünkü elektrik verildiği anda mahkumun saçları tutuşabiliyormuş, o nedenle gardiyanlar yanlarında yangın tüpleriyle dolaşıyorlarmış. Mahkumun gözleri yuvalarından fırlıyormuş vs... Bizim hayal dahi edemediğimiz görüntüleri mahkum bizzat yaşıyor. Bu hem yaşama hakkına tecavüz hem de tanımlandığı gibi tam bir işkence.

1982 yılı itibariyle şırıngayla idam yöntemi gelmiş Amerika'ya ancak bu idam yönteminde de büyük sıkıntılar var. Şırıngayla verilen ölümcül zehrin kalbi durdurması gerekirken, mahkum nefes alamadığı için boğularak ölüyor; zehir kasları felç ettiği için de ne çırpınabiliyor ne de sesini çıkartabiliyor. Fakat gelin görün ki ta 2005 yılına kadar şırıngayla idam yöntemi binden fazla mahkuma uygulanmış. Yani bu insanlar acı çekerek ölüyorlar.

Konu içerisinde diğer yöntemlere de değineceğim; kısaca benim görüşüm, insan ne kadar büyük bir suç işlemiş olursa olsun yaşam hakkı başka bir insan tarafından sonlandırılamaz. Sonlandırmak isteyenlerin de nefsini doyurmak adına işkencevari yöntemlerle bunu yaptıklarını görüyoruz, suça yaptırım uygulansın derken nefes alan bir insana acı vererek suçun daha büyüğü işleniyor. O nedenle idam kesinlikle en başta insani bir çözüm değildir.
Alıntı: Lefty Nickli Üyeden Alıntı
Münazarada amaç haklı olmaktan öte böyle önemli konuları her açıdan irdelemeye çalışmaktır ve tabii ki mavi gruptaki arkadaşlarımız için hiç de kolay olmadığının farkındayız.

İdam cezasının geri dönüşü olmayacağı ve geçmişte çok sayıda hatalı infaz yapıldığı da dikkatlerden kaçmamalıdır. Yıllarca hapishanede tutulup sonrasında suçsuz olduğu anlaşılan insanlara tazminat ödüyorlar fakat ödenen miktar ne olursa olsun, geçen o kadar yılın karşılığı olamaz. İdam cezasında maalesef böyle bir şans da yok. Yakınlarına ödense bile suçsuz bir insanın hayatına son vermenin bedeli olamaz.
Alıntı: Lefty Nickli Üyeden Alıntı
Önceki yorumumda eklediğim istatistikleri inceleme şansın olduysa idam cezasının suç oranını azaltmadığını hatta idam cezası olan ülke ve eyaletlerde bu oranın daha yüksek olduğunu görmüşsündür yani idam ile suç önlenemiyor maalesef...

Halk içinden seçilen jürinin tarafsız ve objektif olabileceğine ihtimal veriyor musun cidden? Sosyal medyada bile birbirini hiç tanımayan insanlar iki yoruma bakıp birbirini linç ederken, halk jürisi mü adaletli olacak?

Şiddet yanlılarının çoğu ölümden korkmaz ve şayet öyle olsaydı, idam cezası olan yerlerde daha az suç işlenirdi oysa tam tersi sonuçlarla karşı karşıyayız. Cinayet işledikten sonra kendini öldürenler var ve bu profildeki kişileri suç öncesi idamla mı korkutacağınızı sanıyorsunuz?
Tüm bu mesajlara tek bir cevap vereceğim. Konu sayfasında bir kalabalık yarattığım için öncelikle özür dilerim.

Kırmızı grubun tüm argümanlarında şunu gözlemledim: Hiçbir cevabınız veya mesajınızda idam cezasınım doğasına ya da kendisine dair bir çürütücü argümanınız yok. Tüm argümanlarınız hatalı idam kararları, bir hata olması durumunda geri döndürülememe, "insanlık dışı" olma iddiası ve pedofili tedavi yöntemleri vs.

Burada idam dışında her şeyden bahsediyorsunuz aslında. Eğitim argümanına verdiğim cevapla paralel olarak, burada idam tartışıyorsak idam tartışalım arkadaşlar

Bugün emaresi okunmayan tedavi hayallerinden bahsetmeyelim, idam cezasını uygulayan ülkelerin yöntemlerinin etiğini tartışmayalım. Bunlar konumuz değil. En nihayetinde burada bir yöntem üzerine tartışmıyoruz. Bunu ilaç vererek son derece acısız bir şekilde yapan ülkeler de var, vinçte insan sallandıranlar da.

İnsanlık dışı olma iddiası başlı başına komik geliyor bana. İnsanları hücrelere tıkıp unutmak insani bir davranış da idam mı değil? İnsanilik ve etik dönemsel bir değişkenden başka bir şey değil.

Kabullenmek istemeseniz de kaynakları kısıtlı, şartları ağır ve güvenliğin önemli olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Sistemin sürekliliği ve yarın sizin aç olmamanız için milyonlarca insanın "güvenliğini" garanti ederek çalıştırılması lazım. Bu güvenliği ve kaynak yönetimi sağlamanın yolu da ceza infaz sisteminden geçiyor. İnsanları hücrelere tıkıp çıktıklarında bizi tekrar öldürmelerini beklemek caydırıcı olmayan şey asıl. Madem herkes Amerika örneğine çok meraklı, hapisten çıkan ağır ceza suçlularının kaçının tekrar suça karıştığını da koyun madem buraya. Sadece işinize gelen istatistikleri paylaşmakla olmaz.

Ki unutmamak gerek ABD'de idam cezasının sınırları çok keskin, net ve aşırıdır. Bir kişinin idam edilmesi çok çok çok ağır bir suç işlemesini gerektirir. Ki buna rağmen idam cezasının kesinleşmesinden sonra 90 gün temyiz süresi verilir ve hem savunma makamı hem de savcı, suçlunun suçunun idamı gerektirmeyeceğini ispat edecek bir kanıt aramakla yükümlüdür.
Psinoza Bunu Beğendi.
__________________
Öldüğünde, ölü olduğunu fark edemezsin, sadece başkaları için zordur;
aynı şey aptallığın için de geçerli.
Standart Cevap: IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara #39
Üyelik Tarihi: 16 Nisan 2019
Mesajlar: 2.177
Aldığı Beğeni: 2983
Beğendikleri: 7292
10 Ekim 2019 , 22:05
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Alıntı: Arpes Nickli Üyeden Alıntı
Tüm bu mesajlara tek bir cevap vereceğim. Konu sayfasında bir kalabalık yarattığım için öncelikle özür dilerim.

Kırmızı grubun tüm argümanlarında şunu gözlemledim: Hiçbir cevabınız veya mesajınızda idam cezasınım doğasına ya da kendisine dair bir çürütücü argümanınız yok. Tüm argümanlarınız hatalı idam kararları, bir hata olması durumunda geri döndürülememe, "insanlık dışı" olma iddiası ve pedofili tedavi yöntemleri vs.

Burada idam dışında her şeyden bahsediyorsunuz aslında. Eğitim argümanına verdiğim cevapla paralel olarak, burada idam tartışıyorsak idam tartışalım arkadaşlar

Bugün emaresi okunmayan tedavi hayallerinden bahsetmeyelim, idam cezasını uygulayan ülkelerin yöntemlerinin etiğini tartışmayalım. Bunlar konumuz değil. En nihayetinde burada bir yöntem üzerine tartışmıyoruz. Bunu ilaç vererek son derece acısız bir şekilde yapan ülkeler de var, vinçte insan sallandıranlar da.

İnsanlık dışı olma iddiası başlı başına komik geliyor bana. İnsanları hücrelere tıkıp unutmak insani bir davranış da idam mı değil? İnsanilik ve etik dönemsel bir değişkenden başka bir şey değil.

Kabullenmek istemeseniz de kaynakları kısıtlı, şartları ağır ve güvenliğin önemli olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Sistemin sürekliliği ve yarın sizin aç olmamanız için milyonlarca insanın "güvenliğini" garanti ederek çalıştırılması lazım. Bu güvenliği ve kaynak yönetimi sağlamanın yolu da ceza infaz sisteminden geçiyor. İnsanları hücrelere tıkıp çıktıklarında bizi tekrar öldürmelerini beklemek caydırıcı olmayan şey asıl. Madem herkes Amerika örneğine çok meraklı, hapisten çıkan ağır ceza suçlularının kaçının tekrar suça karıştığını da koyun madem buraya. Sadece işinize gelen istatistikleri paylaşmakla olmaz.

Ki unutmamak gerek ABD'de idam cezasının sınırları çok keskin, net ve aşırıdır. Bir kişinin idam edilmesi çok çok çok ağır bir suç işlemesini gerektirir. Ki buna rağmen idam cezasının kesinleşmesinden sonra 90 gün temyiz süresi verilir ve hem savunma makamı hem de savcı, suçlunun suçunun idamı gerektirmeyeceğini ispat edecek bir kanıt aramakla yükümlüdür.

İstatistiklerin taraflı olduğunu düşünüyorsanız şayet, siz de idamın caydırıcı olduğu yönünde istatistikler paylaşabilirsiniz.

"Emaresi okunmayan tedavi yöntemleri" diye bir durum söz konusu değil. Bazı şiddet eğilimi insanların tedavisi mümkünken bazları için henüz net bir sonuca ulaşılamadı. Amerika'da savunmanın sunduğu beyin görüntüleme raporları sebebiyle 100 civarı idam mahkumunun cezası, ömür boyu hapse çevrildi. Ortada bir suç olduğu aşikar fakat bu suçu oluşturan koşullar da önemli yani asalım ve kurtulalım denemeyecek kadar karmaşık bir süreç.

İnsanlık dışı elbette çünkü siz sadece mağdur ve mağdurun ailesi açısından bakıyorsunuz fakat öldürülen kişinin de bir ailesi var ve toplumun her kesimi böyle bir süreci yaşamaya mecbur bırakılıyor. Çözüm olmayacak bir yöntemi, intikam amaçlı ya da o an için insanları sakinleştirmek için adalet gibi yansıtmaya çalışmak ne kadar doğru olabilir ki?

İdamın uygulandığı yerlerde aynı suçlar halen işlenmeye devam ettiğine göre önleyici hiçbir etkisi yok demektir.

Yapılması gereken daha adil bir yargılama sistemi ve en üst sınırdan ceza vermek olmalıdır ki dışarı çıkma ihtimalleri de olmasın.

Size tekrar sormak istiyorum: İdam cezası ile yeni suçların önünü nasıl kesmeyi hedefliyorsunuz? Dünya genelinde idam cezası uygulanan yerlerde suç oranı azalmadığı gibi daha yüksek çıkarken, siz nasıl bir caydırıcılıktan bahsediyorsunuz?
__________________
İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur. Cahilliğin en büyük kanıtı budur.
Montesquieu
Standart Cevap: IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara #40
Üyelik Tarihi: 17 Mart 2014
Nereden: Ankara
Mesajlar: 2.183
Aldığı Beğeni: 104
Beğendikleri: 36
10 Ekim 2019 , 22:28
Alıntı ile Cevapla
Daha fazla yazi gorebilmek icin UYE OLmalisin.
Alıntı: Lefty Nickli Üyeden Alıntı
İstatistiklerin taraflı olduğunu düşünüyorsanız şayet, siz de idamın caydırıcı olduğu yönünde istatistikler paylaşabilirsiniz.

"Emaresi okunmayan tedavi yöntemleri" diye bir durum söz konusu değil. Bazı şiddet eğilimi insanların tedavisi mümkünken bazları için henüz net bir sonuca ulaşılamadı. Amerika'da savunmanın sunduğu beyin görüntüleme raporları sebebiyle 100 civarı idam mahkumunun cezası, ömür boyu hapse çevrildi. Ortada bir suç olduğu aşikar fakat bu suçu oluşturan koşullar da önemli yani asalım ve kurtulalım denemeyecek kadar karmaşık bir süreç.

İnsanlık dışı elbette çünkü siz sadece mağdur ve mağdurun ailesi açısından bakıyorsunuz fakat öldürülen kişinin de bir ailesi var ve toplumun her kesimi böyle bir süreci yaşamaya mecbur bırakılıyor. Çözüm olmayacak bir yöntemi, intikam amaçlı ya da o an için insanları sakinleştirmek için adalet gibi yansıtmaya çalışmak ne kadar doğru olabilir ki?

İdamın uygulandığı yerlerde aynı suçlar halen işlenmeye devam ettiğine göre önleyici hiçbir etkisi yok demektir.

Yapılması gereken daha adil bir yargılama sistemi ve en üst sınırdan ceza vermek olmalıdır ki dışarı çıkma ihtimalleri de olmasın.

Size tekrar sormak istiyorum: İdam cezası ile yeni suçların önünü nasıl kesmeyi hedefliyorsunuz? Dünya genelinde idam cezası uygulanan yerlerde suç oranı azalmadığı gibi daha yüksek çıkarken, siz nasıl bir caydırıcılıktan bahsediyorsunuz?
Bu tartışmanın kaynak argümanının istatistik olamayacağını düşünme sebebimi söyleyeyim size. İdam suçluları caydırmıyor diyorsunuz çünkü kısa vadede bir iyileşme görmüyorsunuz istatistiklerde.

Suç olgusu insanın varoluşundan bu yana baki ve böyle de olacak. Çünkü asıl insaniyet denilen, insanlık denilen bu. Sadece suç değil tabi ama yeme, içme, barınma, sosyalleşme, sevme, değer verme olgularının yanında suç, kavga, savaş, kötülük de bizim parçamız. Suçu bitirmek diye bir şeyden bahseden kişi ya kendini ya başkalarını kandırmaya çalışıyordur.

Ceza hukuku insaniyeti bastırmaya yöneliktir çoğunlukla. Bu sebeple somut hakikati ortaya çıkarmak şeklinde tanımlar ceza hukukçuları yaptıkları şeyi.

Aile mevzusuna değinmedim dahi. İki mesajınızda da bir intikam iddiası ve mağdurun açısından bakma durumundan bahsetmişsiniz. Benim bu konuya attığım hiçbir mesajda ailelerle ilgili bir şey ya da bir intikam dürtüsü yok. Kısastan da bahsetmedim. Bu sebeple sunmadığım argümanları sanki ben sunmuşum gibi lanse edip cevap verdiğiniz kısımları es geçiyorum.

Hâlâ tedaviye ve suçu bitirmeye dair bir mesaj bekliyorsanız benden yahut bu konuyu konuşmakta ısrarcıysanız münazaranın konusunu değiştirmemizi öneririm. Çünkü konumuz somut olarak işlenmiş vahşi suçlarda idamın bir çözüm niteliği taşıyıp taşımadığı. Tartışılan çerçevenin sarih olmasında ısrar ediyorum. Bu mesaj itibarıyla sizi idamın çözüm olmadığına dair argümanlar sunmaya davet ediyorum, argüman sunmak alternatif yollar göstermek değildir.

Misal olarak ben size X yolundan Y noktasına varılır mı sorusunu soruyorum ve siz ısrarla Y noktasında A, B, C yollarından da gidebilirsiniz diyorsunuz. Tekrar ediyorum, soru bu değil.

Sevgiler.
Lefty Bunu Beğendi.
__________________
Öldüğünde, ölü olduğunu fark edemezsin, sadece başkaları için zordur;
aynı şey aptallığın için de geçerli.

« Önceki Konu Sonraki Konu »

Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj
Fernando
Münazara
45
07 Ekim 2019 09:47
Fernando
Münazara
76
04 Ekim 2019 08:40
Lefty
Münazara
20
29 Eylül 2019 17:26
Volina
Münazara
23
16 Aralık 2018 11:46